Altay Türkleri

Tuğba Eray 14.10.2012 4160

B
ugün Rusya Fedarasyonu topraklarında yaşayan Altay Türkleri, adlarını yaşadıkları bölgeden alır. Altay adı geniş anlamıyla Altay ve Alatag bölgesinde yaşayan bütün Türk boylarına verilen addır.

Dilleri Türkçe'dir. Altay Türkçesi, bugüne kadar yapılmış olan Türkçe lehçeleri tasnif denemelerinde farklı gruplarda gösterilmiştir. Altaylar bölgesindeki siyasi olayları da içine alan Orhun yazıtları ve Çin yazıtları, 7-10. asra kadar bu bölgenin Türkçe konuşan halklarının etnik gelişimini de göz önüne serer. Kök Türk kağanlığından sonra Türk devletinin başına geçmiş olan Uygur ve Kırgızların hakimiyetleri dev rinde Altay Sayan platosuna yerleşmiş olan Samoyed ve Ket kabilelerinin konuşmalarına da Türkçe nüfuz etmiştir.

Altay (Oyrat) dili Kırgız Kıpçak grubunda yer alır. Bu dili konuşan 60 bin Altay Türkü Altay Özerk Cumhuriyeti'nde (Rusya Cumhuriyeti'nde Kemerowo'nın güneyinde, Moğolistan sınırında) yaşarken 70 bini ise diğer bölgelere yerleşmiştir. Altay  Türkçesi   kuzey   grubu şivelerindedir ve iki ana gruba ayrılır. Kuzeyde Tuba ve Kumandin boylarının, güneyde Altay, Telengit ve Teleüt boylarının ağzı, yazı dili olarak kabul edilir.

Okul kitapları ve gazeteler bu yazı diliyle çıkmaktadır. Altay Türkleri için ilk olarak 1845'te Kiril esaslı bir alfabe düzenlemiş, 1928-1938 arasında Latin harflerine geçilmiştir. 1938'den sonra ise yeniden Kiril harfleri kullanılmaya başlanmıştır. 1938'den beri , Rus abecesine dayalı Altay edebi dili çerçevesinde modern şiir, hikaye, roman ve piyes türlerinde bir yazılı edebiyat gelişmektedir. 

Kahramanlık hikayeleri ve şarkıları Altay folklorunun en önemli unsurudur. Bu epik hikayeler ne kadar zengin olursa olsun,  Altay Türkünün daha önceki hayatıyla ilgili özellikler taşır. Şiirlerini ve hikayelerini normal veya ağız komusuyla okurlar. Ağız komusu günümüzde de oldukça yaygın ve hemen hemen herkes bu aleti çalmasını biliyor. 

Altay Türklerinin halk edebiyatı ve folkloru ilk defa Verbitskiy tarafından toplanmış ve neşredilmiştir. Daha sonra Radloff, Altay Türkleri üzerine çeşitli çalışmalar yaptı. "Altay Büçay, Alıp Manas" gibi destanları vardır. 1922-1947 yılları arasında Oyrat dili diye isimlendirilen Altay Türkçesi bugünkü konuşulan dildir. Türkiye de kullanılan Türkçeyle oldukça fazla benzer yönleri var.

Altay bölgesindeki, tarihi eserler ve Altay halkının gelenek ve göreneklerinin incelenmesi bizim eski Türk inançları ve Türk kültür tarihinde henüz açıklanmamış birçok kavramı anlamamızı sağlayacaktır. Bu yüzden, resmi makamlarca kasıtlı bir şekilde yıpranmasına ve yok olmasına göz yumulan kültür değerlerimiz bir an önce korunmaya alınmalıdır.

Not: Altay Türkleri henüz islamiyetle şereflenememişlerdir. (Editör)

İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür