Ahıska'nın Dramı

Ömer Ceyhun 22.02.2012 2893

A
hıska, 9 Ağustos 1578 Çıldır zaferi ile Osmanlıların eline geçti. Serdar Lala Mustafa Paşa’nın emri ile “Tahrir” ( köy ve arazilerin sayımı) yaptırılarak, 1578’de kurulan Çıldır eyaletinin ( Beylerbeyliği) merkezi yapıldı. 

1828 yazında Ruslar’ın eline düşünceye kadar tam 250 yıl boyunca bu serhat şehrimizin 21 sancağı (ilçe) vardı. Bugün bu sancaklardan 11’i Türkiye’de 9’u Gürcistan’dadır. 

Hiçbir düşman işgali görmemesi, işlek ticareti, silah ( kama, kılıç, tüfek) bakır, dokuma (şal-bez) işçiliği ile gelişmiş eyalet merkezi idi. 1828’de 50 bin Türk nüfusu vardı. 

Ahıska Türkleri tarihte iki büyük facia ile karşılaştı. 

Birincisi: 1828’de Çarlık Rusya’sı Ahıska’yı işgal ederek şehri yıktı, yaktı, harabeye çevirdi.

İkincisi ise: 1944’de yaşandı. Bu defada Sovyet Rusya bütün Ahıska’nın Müslüman Türk halkını Orta Asya bozkırlarına sürdü. Binlerce Ahıska’lı açlık, hastalık ve soğuktan yollarda ve gittikleri yerlerde öldü. 

Aşağıda bu felaketlerden 1828 Çarlık Rusyası’nın işgalinden bahsedeceğiz:

Osmanlı devleti 1826’da Yeniçeri ordusunu kaldırmış ve yeni talimli askerini henüz çoğaltmamıştı. 1827’de  Navarin feleketiyle donanması yanmış bulunduğundan zayıf bir halde idi ve Yunan-Mora isyanı ile meşguldü. Böyle bir zamanda 26 Nisan 1828’de Ruslar Osmanlı Devleti’ne karşı harp ilan etti. 

Ruslar 7 Temmuz 1828’de Kars’ı ilk defa işgal edip, yakıp, yıktı. Şehrin nüfusu 60 binden 12 bine düştü. Bundan sonra Moskof orduları Ahılkelek ve Ahıska üzerine yürüdü.  5 Ağustos 1828 günü yerli halkın büyük bir cesaretle savunduğu Ahılkelek kalesi toplarla düşürüldü. 

Zalim Bir General
 
1827 Mart ayında Rusların kendi ifadesiyle, “ eğer elinden gelse, ayağının altında ot bitmesine bile izin vermeyecek derecede bir zalim” olan Paskeviç Kafkasya’ya başkumandan olarak tayin edildi. 

Bugün dahi Türk halkı tarafından lanetle anılan vahşet timsali General Paskeviç 17 Ağustos 1828 de ordusuyla Ahıska önlerine gelip, mevzi aldı. Kısa bir zaman sonra da aniden taarruza başlayan Ruslar, önce şiddetli bir top ateşi müteakiben kılıçlarla yapılan çatışmalardan sonra Türk mevzilerini ellerine geçirmeye başladılar.

Bu sıra Türkler, Rusların teslimiyet fikrine karşı din ve namus uğrunda ölmeyi tercih ettiklerini cevaben bildirdiler. 

Ahıska halkından 10 bin kişilik cengaver ve yiğit gönüllüler Türk askerinin yanında savaşıyordu. Esasen şehir halkı eskiden beri sürüp gelen Ahıska’nın istilâsının mümkün olmadığına dair kesin bir kanaate sahipti. Öyle ki bu kanaatlerini, “ siz gök yüzündeki ayı Ahıska’nın Ahmediye Camisi’ndeki hilalden çok daha kolaylıkla sökebilirsiniz!” sözleriyle ifade ediyorlardı.

Gece karanlığı çökünce Ruslar tarafından şehirde yangın çıkartıldı. Bizzat başkumandan Paskeviç yangın alevlerinin mümkün olduğu kadar etrafa yayılması için gayret gösterilmesini emrediyordu. Bu yakma neticesinde şehir alevler içinde kaldı. Her sokakta ve her hanede mücadele bütün şiddetiyle devam ediyordu. Zamanla kale müdaafileri ve halkta mukavemet gücü kalmadı. 

Rus Genareli Karopatkin bu muharebeyle ilgili şunları yazıyordu:

“ Türk kadınları ellerinde kılıç bulunduğu halde, Ruslar üzerine aslanlar gibi hücum ederek muharebede sebat gösteriyorlardı. Çaresiz kalan kadın mücahidler yine Ruslara teslim olmayı kabul etmeyip, esaret felaketine maruz kalmaktansa kendilerini diri diri yangın alevleri içine atıyorlardı.  Alevlere gömülüp cesetlerini küle, ruhlarını Cenab-ı Hak’ka teslim ediyorlardı.”

28 Ağustos 1828 günü kuşluk vakti koca Ahıska, küllerle kaplı ve üzerinde dumanlar tüten bir harabe olarak Moskoflar eline düştü. 

Gazi Ahmet Muhtar Paşa 1926 yılında basılan kitabında diyorki:

“ İnsanlık tarihinde emsali görülmedik aslanca müdaafada bulunan Ahıska mücahidleri ve mücahideleri, gazi ve gaziyeleri adına münasip bir yerde muhteşem ve muazzam bir abide dikilmelidir.”

Ahmediye Camii

Ahıska-Atabeklerinden Hacı Ahmet Paşa, Çıldır Beylerbeyi iken, Ahıskalı ustalara, İstanbul Selâtin Camileri örneğinde çok güzel  Medrese, Çeşme ile Ahmediye adlı bir ulu cami yaptırdı. 1750 yılında biten Ahmediye Külliyesi’nin küçük bir örneğini de yine Ahıskalı ustalar, Atabekli Küçük İshak Paşa’nın sancak beyi olduğu Doğubeyazıt kalesinde 1785’te yapmıştır. Her ikisi de Türk mimarlık şaheserleridir.

1828 Ahıska Felâketi'nin sonra Ruslar, Ahmediye'nin ak minaresini sökerek kiliseye çevirdiler.

1944’de Ahıska Türkleri'nin sürgününden sonra Gürcüler de camiyi müzeye çevirdiler.


Kaynak:   - Türk Kültürü Dergisi Sayı -126
             - Yusuf Zeyrek Ahıska’nın Şanlı Tarihi Huzurunda

Aşağıdaki ağıt, bu caminin kiliseye çevrilmesi sonucu söylenmiştir.
 

Hicretten yapılmış cismin,
Tiflis'ten gelmiştir hasmın
Belirsiz olmuştur ismin,
Ağlasan a Güzel – Cami

Kerpiçlerin pek beyazı,
Duadan unutma bizi,
Senden çevirdiler yüzü,
Ağlasan a Güzel - Cami..

Dahi okunmaz Ezanı,
Cemaat ister izini
Nida etmiyor müezzini,
Ağlasan a Güzel - Cami..

Camimiz kalıyor burada,
Gittikçe düşeriz derde,
Aramıza geçti perde,
Ağlasan a Güzel - Cami..







Cumamız kılınmaz, durdu;
Terk ederiz yeri, yurdu,
Anınçün çekeriz derdi,
Ağlasan a Güzel - Cami..

Cemaat çekeriz âhı,
Urus'a kalmışsın, sahi!
Okunmadı Hutben dahi,
Ağlasan a Güzel - Cami..

Biz gideriz döne döne,
Haçperestler  dolar sana,
Cümle Kafir olur mahkûr,
Umut kesme Güzel Cami,

Mehdi-Resul eder  zuhur,
Sevinirsin bir gün olur,
Bizden küsme Güzel - Cami!..
Bizden küsme Güzel - Cami!









 

İlgili Makaleler

Kafkasya-Kırım
Kırım'ı Kurtarmak
S
osyolojinin kurucusu, Muhammed ibn Haldun’un “coğrafya kaderdir” sözü malûmdur…

Anadolu, medeniyet yahut gönül coğrafyamızın Endülüs’ten Doğu Türkistan’a, Kırım’dan Yemen’e kesişme çizgisinin merkezindedir.
 
Tasvir ettiğimiz bu coğrafya, kaderimizdir.
 
Kader karşısında boynumuz kıldan incedir!..
 
Anadolu’nun fethi, Muhamm…
Kırım'ı Kurtarmak
Kafkasya-Kırım
AZERBAYCAN’IN İLK TÜRKİYE SEFİRİ
Ç
arlık Rusya’sının yıkılmasından sonra 28 Mayıs 1918’de Azerbaycan Halk Cumhuriyeti kuruldu. Yeni cumhuriyeti ilk tanıyan da Osmanlı Devleti oldu. İbrahim Abilof ilk sefir olarak Türkiye’ye geldi. Maalesef bu cumhuriyetin ömrü uzun olmadı. 28 Nisan 1920’de Sovyetlerin Bakü'yü işgali ile ortadan kaldırıldı. O…
Kafkasya-Kırım
Seyyahlara Göre Kırım’da Sosyal Ve Kültürel Hayat
A
raştırmamıza konu olan seyyahlar, yabancı bir müşahit olarak Tatarların sosyal, kültürel ve iktisadi durumu hakkında dikkate değer bilgiler kaydetmişler.. Şehirlerde gördüklerini not alan seyyahlar bu coğrafyada yaşayan insanları inceleme fırsatı bulmuşlardır. 

Seyyahların Tatarlar arasında özellikle dikkat çektikleri…
Kafkasya-Kırım
Seyahatnamelerde Kırım
K
aradeniz’in kuzeyinde yer alan ve jeopolitik açıdan oldukça önemli bir yerde bulunan Kırım, tarih boyunca Rusya’nın genişleme politikasının kilit noktasını oluşturmuştur. Altın Orda devletinin dağılmasından sonra bu bölgede kurulan Kırım Hanlığı, Osmanlı Devletinin himayesiyle birlikte Rus işgaline kadar olan süreçte…
Seyahatnamelerde Kırım
Kafkasya-Kırım
Kırım, Türkiye’nin Parçasıdır…
A

kdeniz’deki Kıbrıs adası, bizim için ne anlama geliyorsa Osmanlı ceddimizin "Siyahdeniz" dediği Karadeniz’e bakan Kırım yarımadası da aynı değerdedir.

Ecdadımız, yüksek devlet adamı idrakiyle hem Akdeniz ve hem de Karadeniz’e büyük ehemmiyet vermişlerdi. "Akdeniz" derken yaptığımız tarifi, bugünkü Akdeniz’den ibaret…
Kırım, Türkiye’nin Parçasıdır…
Kafkasya-Kırım
Kırım'ın Hazin Günü
T

arihin en karanlık sayfalarından biri, 18 Mayıs 1944 gecesi Kırım’da yazıldı. Kırım Tatar halkı, Sovyet lider Josef Stalin’in gizli kararnamesiyle, sadece 15 dakikalık bir hazırlık süresiyle evlerinden koparıldı.

250 Bin İnsanın Yarısı Yollarda Can Verdi 

Kadın, çocuk, yaşlı demeden binlerce insan hayvan…
Kırım'ın Hazin Günü
Kafkasya-Kırım
Kırım'ın Kara Günleri
K

ırım Türkleri, asırlar boyunca yaşadığı Kırım topraklarının stratejik öneme sahip olmasından dolayı sürekli olarak Rusların baskısı altında kalmıştı. Kırım’ın Küçük Kaynarca Anlaşması (1774) sonrasında Osmanlı himayesinden çıkıp, ardından Rus Çarlığı tarafından ilhak edilmesiyle (1783) baskının şiddeti ve…

Kırım'ın Kara Günleri
Kafkasya-Kırım
Kırımlı Âlim Seyyid Ahmed Efendi
A
slen Kırımlı olan bu bu zat, Osmanlı devri âlimlerindendir. İsmi, Ahmed olup, babası Abdullah Efendi’dir.. Kırımî nisbesiyle meşhûr olmuştur. Ahmed Efendi’nin doğum târihi bilinmemektedir.

Kırım’da doğup büyüyen Ahmed Efendi, o beldenin meşhûr âlimlerinden “Fetvâ-i Bezzâziye” sahibi Hâfızüddîn Muhammed Bezzâzî’den ve…
Kafkasya-Kırım
Azerbaycan: Galip Halk Galip Devlet
Y
az tatilimizin 1 aylık kısmını, hanımımın aile büyüklerini ziyarete geldiğimiz Bakü’de geçirdik. Kardeş vatandaki müşahedelerimi aktarmak istiyorum. Azerbaycan, kararlı, cesur liderliği; güçlü, kahraman ordusu ve Türkiye’nin desteğiyle 2020 yılında Karabağ zaferini kazandı. 2023 Eylül'ündeki antiterör emeliyatı…
Azerbaycan: Galip Halk Galip Devlet
Kafkasya-Kırım
Çerkeslerin Muhacereti
Ç

erkeslerin Abigo vadisinde son mukavemet teşebbüsleri, Kafkas tarihinde asla unutulmayacak olan bir hadisedir. 7 - 11 Mayıs 1864’de kadar dört gün içinde Ruslar, bir avuç Çerkes tarafından yenilgiye uğratılmışlardır. Nihayet Rusların kuvvetli bataryalarının ateşi altında bu Çerkeslerin hemen hemen tamamı şehit…

Çerkeslerin Muhacereti
Kafkasya-Kırım
Azerbaycan Türk'ünün Hassasiyeti
G
ünler, talihin bize küstüğü zamanlardan biridir. Türk yurdu Azerbaycan, İngiliz, Rus ve Ermeni işgali altındadır. Yapılmayan kötülük yoktur. Osmanlı zor vaktindedir. Fakat yüreğinin bir yarısı Yemen'se diğer yarısı Bakı'dır. Bu işgal böyle devam edemez. Onun için Nuri Paşa komutasındaki İslam Türk Kafkas Ordusu,…
Azerbaycan Türk'ünün Hassasiyeti
Kafkasya-Kırım
Başkurdistan Neden Karıştı?
B
aşkurdistan Cumhuriyetinde yaklaşık bir haftadır büyük gerginlik var.

Başkurdistan neresi? Rusya Federasyonu’na bağlı bu özerk devlette neler oluyor? Rusya’nın, ülke dışındaki fiilî -özellikle Ukrayna- kabili atakları olduğunda Başkurdistan’daki tepki hareketlerin sebepleri ne olabilir?

Başkurdistan Rusya Federasyonu’na…
Başkurdistan Neden Karıştı?