Ahıska Türklerinin Fergana Dramı

Mircevat Ahıskalı 26.06.2018 2147
1
resim
989 Fergana hâdiseleri, Ahıskalıların çileli hayat yolunda unutulması mümkün olmayan en kanlı hâdisesidir.  23 Mayısta başlayan hâdiseler, 3 Haziranda kanlı saldırılara dönüşüş ve 10 Hazirana kadar devam etmiştir. Hâdiselerin neden başladığı ve kim tarafından başlatıldığına dair farklı iddialar ortaya atılsa da bu durum şimdiye kadar tam olarak aydınlatılabilmiş değildir. 

Fakat bir gerçek vardır ki eğer o dönemin S.S.C.B idaresi isteseydi bu kanlı hadiselerin yaşanmasına dahi izin vermezdi. Böyle büyük çapta, iyi organize edilmiş hadisenin arkasında büyük güçler olmadan, belli bir grubun bu kanlı gösterileri gerçekleştirmesi mümkün değildir. 

Hadiselerin neden ve kim tarafından gerçekleştirildiği bilinmiyor olabilir fakat bilinen bir gerçek var ki milletimizin başına gelen bu hadiseler sahipsizlikten, vatansızlıktan, koca dünyada tek kaldığımızda dolayı yaşanmıştır. Bütün bu yaşanan hadiselerin sebebi 1944 sürgünüdür. 

Kırk beş yıl gurbetlerde vatan mücadelesi veren milletimiz, dünyaya sesini duyuramadı, elinden tutan, arka çıkan olmadı. “Bunlar da insandır” diyen olmadı ve maalesef bugün de bu konu beynelmilel arenada tam manasıyla gündeme getirilemiyor. Ne Türk dünyası, ne İslam dünyası, ne de insan hakları savunucuları bu konuya yeterince önem vermemişlerdir. Dolayısıyla milletimizin bu kanayan yarası hala da kanamaya devam etmektedir.

1929 yılında Ahıska, Ruslar tarafından işgale uğrayınca, âşıklarımızdan biri Sultan Mahmut’a hitaben şöyle bir ağıt yakmıştır:

Ahıska gül idi gitti,
Bir ehli dil idi gitti,
Söyleyin Sultan Mahmut’a 
İstanbul kilidi gitti.

Ne acıdır ki şimdi sadece kilit değil, kapı da çatı da gitmişti. Bağı hazan vurmuş, darı tipilerde savrulmuş ama dünyadan çıt çıkmıyor. Bütün dünya bir âşık kadar duyarlı olamıyor. Ama inanıyorum ki bu milletin bir kısmı gurbet batağından kurtulup anavatanımız Türkiye’ye yerleştiği gibi, bugün dünyanın neresinde olursa olsun bir gün bu millet gurbet batağını terk edip atalarımızın topraklarına dönecektir. Bir gün Ahıskalıların damından da baykuş uçacak, zulmete gün doğacak, tılsım bozulacak ve milletimiz de diğer milletler gibi anavatanına kavuşacaktır.

Burada maksadımız geçmişi kurcalayıp, insanlarımızın yaralarını deşmek, kalplerine husumet ve kin tohumları ekmek; diğer bir milleti de yerden yere vurmak değildir. Bu hadiselerde kendilerinin ve ailelerinin canlarını riske atarak, Ahıska Türklerini ölümden kurtaran yine Özbek milleti olmuştur. Onun için kargaşayı çıkartarak, belli güçlerin maşası olan teröristleri, Özbek milletiyle karıştırmamak gerekir.

Bu hadisenin yaşandığı tarihlerde, bir tarafta Türklerle dili, dini, kültürü, kökeni aynı olan Özbek milleti, diğer tarafta ise teröristler vardı. Özbeklerin ne kadar misafirperver, hayırsever, elindeki son lokmasını başkalarıyla cömertçe paylaşan bir millet olduğunu, biz Ahıskalılardan daha iyi bilen ikinci bir millet olabilir mi? Çünkü 1944 yılında Ahıskalılar öz vatanlarından kopartılıp, Özbekistan’a sürüldüklerinde, daha İkinci Dünya savaşı sona ermemişti. Sadece Özbekistan değil, bütün dünya açlıktan kıvranıyordu ve sefalet içinde yaşamaktaydı. İşte böyle bir günde Özbek milleti, Ahıskalılara kucak açmış, bağrına basmış, evini, yerini, yurdunu ve nihayet son lokmasını paylaşmıştı. 

Geçmişi unutup, maziden ders almayanları, gelecekte acı sürprizler bekler. Onun için ne geçmişimizi ne de kültürümüzü unutmaya hakkımız yoktur. Gelecek nesiller bunun hesabını bizlerden soracaktır. Bir toplumun, milli değerlerini daha da zenginleştirerek gelecek nesillere aktarabilmesinin en güzel yolu kendilerine miras kalan değerlere sahip çıkıp onları koruyabilmesidir. 

İlgili Makaleler

Kafkasya-Kırım
Kırım'ı Kurtarmak
S
osyolojinin kurucusu, Muhammed ibn Haldun’un “coğrafya kaderdir” sözü malûmdur…

Anadolu, medeniyet yahut gönül coğrafyamızın Endülüs’ten Doğu Türkistan’a, Kırım’dan Yemen’e kesişme çizgisinin merkezindedir.
 
Tasvir ettiğimiz bu coğrafya, kaderimizdir.
 
Kader karşısında boynumuz kıldan incedir!..
 
Anadolu’nun fethi, Muhamm…
Kırım'ı Kurtarmak
Kafkasya-Kırım
AZERBAYCAN’IN İLK TÜRKİYE SEFİRİ
Ç
arlık Rusya’sının yıkılmasından sonra 28 Mayıs 1918’de Azerbaycan Halk Cumhuriyeti kuruldu. Yeni cumhuriyeti ilk tanıyan da Osmanlı Devleti oldu. İbrahim Abilof ilk sefir olarak Türkiye’ye geldi. Maalesef bu cumhuriyetin ömrü uzun olmadı. 28 Nisan 1920’de Sovyetlerin Bakü'yü işgali ile ortadan kaldırıldı. O…
Kafkasya-Kırım
Seyyahlara Göre Kırım’da Sosyal Ve Kültürel Hayat
A
raştırmamıza konu olan seyyahlar, yabancı bir müşahit olarak Tatarların sosyal, kültürel ve iktisadi durumu hakkında dikkate değer bilgiler kaydetmişler.. Şehirlerde gördüklerini not alan seyyahlar bu coğrafyada yaşayan insanları inceleme fırsatı bulmuşlardır. 

Seyyahların Tatarlar arasında özellikle dikkat çektikleri…
Kafkasya-Kırım
Seyahatnamelerde Kırım
K
aradeniz’in kuzeyinde yer alan ve jeopolitik açıdan oldukça önemli bir yerde bulunan Kırım, tarih boyunca Rusya’nın genişleme politikasının kilit noktasını oluşturmuştur. Altın Orda devletinin dağılmasından sonra bu bölgede kurulan Kırım Hanlığı, Osmanlı Devletinin himayesiyle birlikte Rus işgaline kadar olan süreçte…
Seyahatnamelerde Kırım
Kafkasya-Kırım
Kırım, Türkiye’nin Parçasıdır…
A

kdeniz’deki Kıbrıs adası, bizim için ne anlama geliyorsa Osmanlı ceddimizin "Siyahdeniz" dediği Karadeniz’e bakan Kırım yarımadası da aynı değerdedir.

Ecdadımız, yüksek devlet adamı idrakiyle hem Akdeniz ve hem de Karadeniz’e büyük ehemmiyet vermişlerdi. "Akdeniz" derken yaptığımız tarifi, bugünkü Akdeniz’den ibaret…
Kırım, Türkiye’nin Parçasıdır…
Kafkasya-Kırım
Kırım'ın Hazin Günü
T

arihin en karanlık sayfalarından biri, 18 Mayıs 1944 gecesi Kırım’da yazıldı. Kırım Tatar halkı, Sovyet lider Josef Stalin’in gizli kararnamesiyle, sadece 15 dakikalık bir hazırlık süresiyle evlerinden koparıldı.

250 Bin İnsanın Yarısı Yollarda Can Verdi 

Kadın, çocuk, yaşlı demeden binlerce insan hayvan…
Kırım'ın Hazin Günü
Kafkasya-Kırım
Kırım'ın Kara Günleri
K

ırım Türkleri, asırlar boyunca yaşadığı Kırım topraklarının stratejik öneme sahip olmasından dolayı sürekli olarak Rusların baskısı altında kalmıştı. Kırım’ın Küçük Kaynarca Anlaşması (1774) sonrasında Osmanlı himayesinden çıkıp, ardından Rus Çarlığı tarafından ilhak edilmesiyle (1783) baskının şiddeti ve…

Kırım'ın Kara Günleri
Kafkasya-Kırım
Kırımlı Âlim Seyyid Ahmed Efendi
A
slen Kırımlı olan bu bu zat, Osmanlı devri âlimlerindendir. İsmi, Ahmed olup, babası Abdullah Efendi’dir.. Kırımî nisbesiyle meşhûr olmuştur. Ahmed Efendi’nin doğum târihi bilinmemektedir.

Kırım’da doğup büyüyen Ahmed Efendi, o beldenin meşhûr âlimlerinden “Fetvâ-i Bezzâziye” sahibi Hâfızüddîn Muhammed Bezzâzî’den ve…
Kafkasya-Kırım
Azerbaycan: Galip Halk Galip Devlet
Y
az tatilimizin 1 aylık kısmını, hanımımın aile büyüklerini ziyarete geldiğimiz Bakü’de geçirdik. Kardeş vatandaki müşahedelerimi aktarmak istiyorum. Azerbaycan, kararlı, cesur liderliği; güçlü, kahraman ordusu ve Türkiye’nin desteğiyle 2020 yılında Karabağ zaferini kazandı. 2023 Eylül'ündeki antiterör emeliyatı…
Azerbaycan: Galip Halk Galip Devlet
Kafkasya-Kırım
Çerkeslerin Muhacereti
Ç

erkeslerin Abigo vadisinde son mukavemet teşebbüsleri, Kafkas tarihinde asla unutulmayacak olan bir hadisedir. 7 - 11 Mayıs 1864’de kadar dört gün içinde Ruslar, bir avuç Çerkes tarafından yenilgiye uğratılmışlardır. Nihayet Rusların kuvvetli bataryalarının ateşi altında bu Çerkeslerin hemen hemen tamamı şehit…

Çerkeslerin Muhacereti
Kafkasya-Kırım
Azerbaycan Türk'ünün Hassasiyeti
G
ünler, talihin bize küstüğü zamanlardan biridir. Türk yurdu Azerbaycan, İngiliz, Rus ve Ermeni işgali altındadır. Yapılmayan kötülük yoktur. Osmanlı zor vaktindedir. Fakat yüreğinin bir yarısı Yemen'se diğer yarısı Bakı'dır. Bu işgal böyle devam edemez. Onun için Nuri Paşa komutasındaki İslam Türk Kafkas Ordusu,…
Azerbaycan Türk'ünün Hassasiyeti
Kafkasya-Kırım
Başkurdistan Neden Karıştı?
B
aşkurdistan Cumhuriyetinde yaklaşık bir haftadır büyük gerginlik var.

Başkurdistan neresi? Rusya Federasyonu’na bağlı bu özerk devlette neler oluyor? Rusya’nın, ülke dışındaki fiilî -özellikle Ukrayna- kabili atakları olduğunda Başkurdistan’daki tepki hareketlerin sebepleri ne olabilir?

Başkurdistan Rusya Federasyonu’na…
Başkurdistan Neden Karıştı?