Ah Kırım Ah

Prof. Dr. Orhan Söylemez 14.07.2014 2934
K

ırım’ı ve Kırım Türklerinin sanatını, tarihini, edebiyatını ve musikisini bir araya getirdiği kitabının sunuş kısmında Sayın Oktay Aslanapa “Kırım, Kırım Türkü/Tatarı denilince yüreğimizin bir köşesi derinden sızlar. Türk ve dünya tarihinin bu en mazlum, en mağdur fakat en haysiyetli insanları, son yüzyılda toplu kıyıma mâruz kalmışlar, katledilmişler, sürülmüşler, lâkin gözlerden uzakta sessiz sedasız nice destanlar yazmışlardır” diyordu.

Rusların Kırım’da görünmeye başlamaları 1699’dan itibarendir. Yine Aslanapa’nın ifadesiyle I. Petro’nun Azak Kalesi’ni zaptıyla ayak sesleri duyulmaya başlamış ve II. Katerina zamanında Anadolu’daki Türklerle bağları koparılmıştı. 1783’te de Kırım Ruslar tarafından ilhak edilmişti.

Rusların baskısı altında göçe zorlanmış, dinî ve kültürel olarak sıkıntılar yaşamışlardır. 1853-1856 Osmanlı-Rus savaşı sırasında Osmanlı kırım’a asker çıkarmaya karar verdiğinde bu karar işgal altındaki Kırım Türkleri arasında büyük bir memnuniyetle karşılanmıştı. Tanınmış yazar Sevinç Çokum, “Hilâl Görününce” adlı romanında kırım halkının bu ümitli bekleyişini ihtiyar “Nizam Dede” etrafında işledi.

Kırım Türkleri nihayet 1944’de İkinci Dünya Savaşı yıllarında Stalin tarafından yurtlarından sökülerek çıkarıldı ve insanî olmayan şartlar altında Kafkasya ve Orta Asya’nın içlerine doğru hayvan vagonlarıyla sürüldüler. Bu sürgünün henüz romanı yazılmamış olsa da savaş yılları rahmetli Cengiz Dağcı tarafından özellikle “Korkunç Yıllar” romanında gerçekçi ve inandırıcı bir üslup ile anlatıldı.

Kırım tarih boyunca şair Girayları ve 19. yüzyılın ikinci yarısında yetiştirdiği İsmail Gaspıralı ile bilinir. En son olarak da Cengiz Dağcı’yı yetiştirdi Kırım.

Kafkasya ve Karadeniz’in kuzeyinde yerleşmiş olan Türk halkları için 1944 yılı bir felâketin başlangıcıdır. 2. Dünya Savaşı’nın sona yaklaştığı bir dönemde yüzyılın en kanlı ve acımasız lideri Stalin’in başında bulunduğu Sovyet idaresi bütün halkları apar topar yurtlarından söküp Orta Asya’nın uçsuz bucaksız çöllerine sürer.

Bu sürgünü anlatan bir tek yazar çıkmıştır bu güne kadar. O da Karaçay-Malkar halkından Halimat Bayramuk. Yazar, “İki Kasım Bindokuzyüzkırküç” adlı romanında Karaçay halkının insanlık dışı bir muamele ile Özbekistan ve Kırgızistan içlerine gönderilmelerini anlatır. Çoluk, çocuk, yaşlı, ihtiyar, hasta demeden pis vagonlara yükleyerek sürgün eden Sovyet idaresi üzerinden elli yıl bile geçmeden paramparça olmuştur. 14 yıllık sürgünden sonra hayatta kalabilen Karaçay halkı yurtlarına dönseler de evlerine yerleştirilen başka insanlar yüzünden sıkıntılar çeker.

Yine aynı dönemde sürgün edilen Ahıska Türkleri ile Kırım Türklerinin bu sürgün hayatı edebiyata henüz yansımamıştır. Rahmetli Cengiz Aytmatov bir sohbet sırasında “2. Dünya Savaşı’nın edebiyatı henüz yazılmadı” diyerek hayıflanmıştı. Hakikaten bu sürgünlerin anlatılması gerekiyor. Kırım’ın ve Türk dünyasının yetiştirdiği önemli kalemlerinden olan rahmetli Cengiz Dağcı bu konuda elinden geleni yaptı.

Yıl 2014 ve Kırım’ın başı yine ağrımaya başladı, hem de ziyadesiyle. Oynanan oyunun herkes farkında, fakat kendimizle uğraşmaktan Kırım’a el uzatamıyoruz, tıpkı 1853’te Kırım’a çıkamayan Osmanlı gibi. Kırım’a sürgünden dönebilmiş Kırım Türklerinin sayısının 300 bin civarında olduğu söyleniyor. TİKA’nın girişimleri ile yurtlarına geri dönen Kırımlılara evler yapıldı.

Şimdi içimizden diyoruz ki keşke daha çok yapılsaydı da daha çok Kırım Türkü yurduna dönebilseydi. Belki Kırım Özerk Cumhuriyeti Meclise karar alırken çoğunlukta olurlardı ve bağımsızlık yönünde tarihi bir karara imza atarlardı. Bugün ise Kırım’ın geleceği ve kaderi Kırım’a sonradan yerleştirilen başka halklar tarafından veriliyor. Cengiz Dağcı, yine aynı sohbette şöyle diyordu:

“Vallaha karışık olmaktan çok bizim halkımız Kırım Türkleri, Kırım tatarları kendilerini çok büyük güçlerin karşısında buldular. Yani her zaman bir yok olma tehlikesi vardı. Ama işte dayandılar. 50 yıl sürgünden sonra geri dönüyorlar. Şimdi Kırım’da onlar da var.

Bazıları 400 bin bazıları yarım milyon kadar var diyorlar. Ama zannedersem doğru rakam 300 bindir. Onların rejistır (nüfusa kayıtlı) olmaları lazım. Yani deftere geçmeleri lazım. Orada âdet odur. Rus olsun, Yahudi olsun, tatar olsun, kim olursa olsun orada rejistır olmaları lazım.

Gayrı resmi olarak 300 bin kadar. Ama resmi rakamlar 30-40 bin kadar. Onlar da gidip geliyorlar Orta Asya’ya, Özbekistan’a. Biraz alış veriş yapıyorlar. İyi bir rakam fakat zannedersem bizim için en azından bir 40-50 yıl lazım ayaklanıp ayağa kalmamız için. Çünkü doğum bizim halkımızla oluyor.”

Ne kadar hazin değil mi? Belki eli kalem tutan bir Kırımlı yazar, bugünlerde neler olduğunu, sebepleri ile beraber yazar da bizler de öğreniriz. Belki de ders alırız, kim bilir?

İlgili Makaleler

Kafkasya-Kırım
Kırım'ı Kurtarmak
S
osyolojinin kurucusu, Muhammed ibn Haldun’un “coğrafya kaderdir” sözü malûmdur…

Anadolu, medeniyet yahut gönül coğrafyamızın Endülüs’ten Doğu Türkistan’a, Kırım’dan Yemen’e kesişme çizgisinin merkezindedir.
 
Tasvir ettiğimiz bu coğrafya, kaderimizdir.
 
Kader karşısında boynumuz kıldan incedir!..
 
Anadolu’nun fethi, Muhamm…
Kırım'ı Kurtarmak
Kafkasya-Kırım
AZERBAYCAN’IN İLK TÜRKİYE SEFİRİ
Ç
arlık Rusya’sının yıkılmasından sonra 28 Mayıs 1918’de Azerbaycan Halk Cumhuriyeti kuruldu. Yeni cumhuriyeti ilk tanıyan da Osmanlı Devleti oldu. İbrahim Abilof ilk sefir olarak Türkiye’ye geldi. Maalesef bu cumhuriyetin ömrü uzun olmadı. 28 Nisan 1920’de Sovyetlerin Bakü'yü işgali ile ortadan kaldırıldı. O…
Kafkasya-Kırım
Seyyahlara Göre Kırım’da Sosyal Ve Kültürel Hayat
A
raştırmamıza konu olan seyyahlar, yabancı bir müşahit olarak Tatarların sosyal, kültürel ve iktisadi durumu hakkında dikkate değer bilgiler kaydetmişler.. Şehirlerde gördüklerini not alan seyyahlar bu coğrafyada yaşayan insanları inceleme fırsatı bulmuşlardır. 

Seyyahların Tatarlar arasında özellikle dikkat çektikleri…
Kafkasya-Kırım
Seyahatnamelerde Kırım
K
aradeniz’in kuzeyinde yer alan ve jeopolitik açıdan oldukça önemli bir yerde bulunan Kırım, tarih boyunca Rusya’nın genişleme politikasının kilit noktasını oluşturmuştur. Altın Orda devletinin dağılmasından sonra bu bölgede kurulan Kırım Hanlığı, Osmanlı Devletinin himayesiyle birlikte Rus işgaline kadar olan süreçte…
Seyahatnamelerde Kırım
Kafkasya-Kırım
Kırım, Türkiye’nin Parçasıdır…
A

kdeniz’deki Kıbrıs adası, bizim için ne anlama geliyorsa Osmanlı ceddimizin "Siyahdeniz" dediği Karadeniz’e bakan Kırım yarımadası da aynı değerdedir.

Ecdadımız, yüksek devlet adamı idrakiyle hem Akdeniz ve hem de Karadeniz’e büyük ehemmiyet vermişlerdi. "Akdeniz" derken yaptığımız tarifi, bugünkü Akdeniz’den ibaret…
Kırım, Türkiye’nin Parçasıdır…
Kafkasya-Kırım
Kırım'ın Hazin Günü
T

arihin en karanlık sayfalarından biri, 18 Mayıs 1944 gecesi Kırım’da yazıldı. Kırım Tatar halkı, Sovyet lider Josef Stalin’in gizli kararnamesiyle, sadece 15 dakikalık bir hazırlık süresiyle evlerinden koparıldı.

250 Bin İnsanın Yarısı Yollarda Can Verdi 

Kadın, çocuk, yaşlı demeden binlerce insan hayvan…
Kırım'ın Hazin Günü
Kafkasya-Kırım
Kırım'ın Kara Günleri
K

ırım Türkleri, asırlar boyunca yaşadığı Kırım topraklarının stratejik öneme sahip olmasından dolayı sürekli olarak Rusların baskısı altında kalmıştı. Kırım’ın Küçük Kaynarca Anlaşması (1774) sonrasında Osmanlı himayesinden çıkıp, ardından Rus Çarlığı tarafından ilhak edilmesiyle (1783) baskının şiddeti ve…

Kırım'ın Kara Günleri
Kafkasya-Kırım
Kırımlı Âlim Seyyid Ahmed Efendi
A
slen Kırımlı olan bu bu zat, Osmanlı devri âlimlerindendir. İsmi, Ahmed olup, babası Abdullah Efendi’dir.. Kırımî nisbesiyle meşhûr olmuştur. Ahmed Efendi’nin doğum târihi bilinmemektedir.

Kırım’da doğup büyüyen Ahmed Efendi, o beldenin meşhûr âlimlerinden “Fetvâ-i Bezzâziye” sahibi Hâfızüddîn Muhammed Bezzâzî’den ve…
Kafkasya-Kırım
Azerbaycan: Galip Halk Galip Devlet
Y
az tatilimizin 1 aylık kısmını, hanımımın aile büyüklerini ziyarete geldiğimiz Bakü’de geçirdik. Kardeş vatandaki müşahedelerimi aktarmak istiyorum. Azerbaycan, kararlı, cesur liderliği; güçlü, kahraman ordusu ve Türkiye’nin desteğiyle 2020 yılında Karabağ zaferini kazandı. 2023 Eylül'ündeki antiterör emeliyatı…
Azerbaycan: Galip Halk Galip Devlet
Kafkasya-Kırım
Çerkeslerin Muhacereti
Ç

erkeslerin Abigo vadisinde son mukavemet teşebbüsleri, Kafkas tarihinde asla unutulmayacak olan bir hadisedir. 7 - 11 Mayıs 1864’de kadar dört gün içinde Ruslar, bir avuç Çerkes tarafından yenilgiye uğratılmışlardır. Nihayet Rusların kuvvetli bataryalarının ateşi altında bu Çerkeslerin hemen hemen tamamı şehit…

Çerkeslerin Muhacereti
Kafkasya-Kırım
Azerbaycan Türk'ünün Hassasiyeti
G
ünler, talihin bize küstüğü zamanlardan biridir. Türk yurdu Azerbaycan, İngiliz, Rus ve Ermeni işgali altındadır. Yapılmayan kötülük yoktur. Osmanlı zor vaktindedir. Fakat yüreğinin bir yarısı Yemen'se diğer yarısı Bakı'dır. Bu işgal böyle devam edemez. Onun için Nuri Paşa komutasındaki İslam Türk Kafkas Ordusu,…
Azerbaycan Türk'ünün Hassasiyeti
Kafkasya-Kırım
Başkurdistan Neden Karıştı?
B
aşkurdistan Cumhuriyetinde yaklaşık bir haftadır büyük gerginlik var.

Başkurdistan neresi? Rusya Federasyonu’na bağlı bu özerk devlette neler oluyor? Rusya’nın, ülke dışındaki fiilî -özellikle Ukrayna- kabili atakları olduğunda Başkurdistan’daki tepki hareketlerin sebepleri ne olabilir?

Başkurdistan Rusya Federasyonu’na…
Başkurdistan Neden Karıştı?