Afganistan Türkleri

Esedullah Oğuz 09.09.2016 5666
A
resim
fganistan'da Peştunlar ve Taciklerden sonra üçüncü kalabalık etnik grup Türklerdir. Türklerin yaşadığı Afganistan'ın kuzey bölgesi "Afgan Türkistanı" olarak da bilinir. Bu bölge her ne kadar Afganistan sınırları içinde kalsa da, Hazar Denizi'nden Kaşgar'a, Urallardan Hindukuş Dağları'na kadar uzanan büyük Türkistan'ın doğal bir parçasıdır. 

Ülkenin en doğusundaki Vahan Koridoru'ndan en batısındaki tarihi Herat şehrine kadar uzanan Afgan Türkistanı, Katağan ve Türkistan olmak üzere iki bölgeye ayrılır. Adını bir Özbek aşiretinden alan Katağan bölgesinin merkezi Kunduz, Türkistan'ın merkezi ise Şebergan'dır. 

Afganistan MS I. yüzyılda yaşamış olan en eski Türk boyu Yueh-Çi'lerden 1747'de ölen Nadir Afşar'a (Avşar) kadar hep Türklerin yönetimi altında olmuştur. Birer Türk boyu olan Akhunlar, Gazneliler, Göktürkler, Selçuklular, Timurlular, Şeybani Özbekleri, Harezmşahlılar ve Avşarlar Afganistan'da derin izler bırakmıştır. XIX. yüzyılın sonunda da Afganistan'da çeşitli Özbek hanları hüküm sürmüştür. 
Afganistan'da Türkler kesif olarak kuzey illerinde yaşarlar. Bununla birlikte ülkenin güney bölgelerinde de bazı Türk boyları bulunur. Bunların çoğu, Peştun veya Taciklerle kaynaşarak milli kimliklerini kaybetmiştir. Yine de kuzey Afganistan tamamen Türk'tür. Bu bölgede Türkçe bilen biri dil problemiyle karşılaşmaz. 

Afganistan'da en kalabalık iki Türk boyu Özbekler ve Türkmenlerdir. Bölgede ayrıca Kazak, Kırgız ve diğer bazı Türk toplulukları da bulunur. 

Afganistan'da Türklerin toplam nüfusu 5 milyon kişi olarak tahmin edilmektedir. Bunun 2 veya 2,5 milyonunu Özbekler, 1,5 veya 2 milyonunu Türkmenler, geri kalanını da öteki Türk boyları oluşturur. Afganistan'da savaş yüzünden son 20 yıldan beri nüfus sayımı yapılamadığından yukarıdaki rakamlar daha önceki sayımlar ve nüfus artışı göz önüne alınarak, tahmini olarak verilmiştir.

Genelde tarım ve ticaretle uğraşan Afgan Özbekleri, yoğun olarak Tehar, Badağşan, Semengan, Şebergan, Mezari Şerif, Kunduz ve Faryab illerinde yaşarlar. 

Afgan Türkistanı’nın Katağan bölgesinde yaşayan Özbekler, Özbek adıyla anılırken, Şebergan ve Faryab illerindeki Özbeklere, bilinmeyen bir sebeple Tat denir. Bununla birlikte Tatlar ile Özbekler arasında dil ve kültür açısından herhangi bir farklılık yoktur. Tıpkı Türkmenler, Kırgızlar ve Kazaklar gibi Özbekler de Sünni'dir. 

Afganistan'ın ikinci kalabalık Türk topluluğu olan Türkmenler, yine Afgan Türkistanı'nda, kuzeydeki Kunduz'dan en batıdaki Herat'a kadar olan bölgede yaşarlar. İran veya Türkmenistan'daki Türkmenlerden farklı olarak, Afgan Türkmenlerinin çoğu Ensarı boyuna mensuptur. İran'ın Türkmen Sahra bölgesinde Yomut Türkmenleri, Türkmenistan'da ise Teke Türkmenleri çoğunluktadır. Ensarılar, 
Türkmenlerin Tekelerden sonraki ikinci büyük boyu sayılır. 

Kuzey Afganistan'da Ensarılardan başka Türkmenlerin öteki boylarına mensup küçük topluluklar da bulunur. Mesela batıdaki Herat kentinde Teke ve Yomut boylarına mensup birkaç yüz Türkmen ailesi yaşar. Buradaki Yomutlar, 1927 yılında Afganistan'a geçerek Herat çevresine yerleşen, Türkmenlerin efsanevi lideri Cüneyt Han'ın yakın akrabalarıdır. 

XIX. yüzyıla kadar göçebe bir hayat süren Türkmenlerin hemen hepsi XX. yüzyılın ilk yıllarından itibaren yerleşik hayata geçmiştir. Geçmişin yüreklere korku salah atlı süvarileri olan Türkmenler, 1920'li yıllarda Bolşevikdere karşı amansız bir bağımsızlık mücadelesi sürdürmüş, ama uzun bir ölüm kalım savaşından sonra nihayet bozkırın mahrumiyetine boyun eğmek zorunda kalmışlardır. 
Cüneyt Han, tıpkı İtalyanlara karşı bağımsızlık mücadelesi veren Libya'nın halk kahramanı Ömer Muhtar gibi, ülkesinin ve halkının hürriyeti için uçsuz bucaksız Karakum Çölü'nde at koşturmuş, Menşevik ve Bolşeviklerin korkulu rüyası haline gelmiştir.

VII. yüzyıldan beri Afgan Türkistanı'nda yaşayan Türkmenlerin önemli bir bölümü, 1887'de Afgan-Rus sınırının çizilmesinden sonra bugünkü Türkmenistan'a geçti. Geride kalan Türkmenler ise yerleşik hayata geçerek, tarım ve hayvancılıkla uğraşmaya başladı. 1920’li yılların başında Bolşeviklerin Türkistan ülkelerini teker teker işgal etmelerinden sonra, Türkmenistan'dan Afganistan'a büyük bir Türkmen göçü başladı. 

1930'lu yıllarda Türkmenistan'da komünistlerin uygulamaya koyduğu mecburi kolektifleştirme sırasında da Afganistan'a doğru ikinci bir göç dalgası daha yaşandı. (Benim mensup olduğum aile de 1930'1u yıllarda Afganistan'a göç eden Türkmenler arasında yer alıyordu.) 
Afganistan ekonomisinde önemli bir yeri olan Türkmenler, tarım, hayvancılık ve ticaretle uğraşır. Ülkenin en önemli ihraç malları arasında yer alan Türkmen halıları ve "Karakum" derilerini Türkmenler üretir. Başarılı tüccarlar olan Türkmenler, maalesef bu başarılarını siyaset alanında pek sürdürememişlerdir. Bunda Afgan hükümetinin Türklere karşı izlediği sömürü siyasetinin etkisi büyüktür. 

Diğer Türk Boyları

Afganistan'da bulunan bir başka Türk topluluğu Kazaklardır. Ülkenin kuzeyinde yaşayan Kazakların önemli bir bölümü, Rusya'daki iç savaş ve Bolşevik Devrimi sırasında bugünkü Kazakistan'dan kaçarak kuzey Afganistan'a sığınmıştır. Genellikle Mezarı Şerif, Kunduz ve Tehar illerindeki kent merkezlerinde Özbeklerle karışık halde yaşayan Kazaklar, esas olarak ticaretle uğraşırlar. Afganistan Kazaklar, Özbeklerle bir arada (aynı mahallelerde) yaşadıkları halde asimile olmamış, Kazak dilini ve kültürünü titizlikle Korumuşlardır. Afganistan'da yaşayan Kazakların sayılan= 50 000 civarında olduğu sanılmaktadır. 

Konuştukları dil ve kültür açısından Kazaklara son derece benzeyen Kırgızlar ise Afganistan, Tacikistan ve Çin sınırının kesiştiği Vahan Koridoru'nda yaşarlar. Sayılarının 10 000 civarında olduğu tahmin edilen bu bölgedeki Kırgızların 4 000 kişilik bir bölümü, 1982'de, liderleri Rahmankul Han'ın öncülüğünde, sürüleriyle birlikte Pakistan'a geçmiş, oradan da Türkiye'ye iltica ederek Van'a yerleşmiştir. Denizden 5 000 m yükseklikteki dağ eteklerinde son derece fakir bir hayat süren Kırgızlar hayvancılıkla uğraşırlar. 

Şehre çok seyrek inen Kırgızlar, üç ülke sınırının kesiştiği stratejik bir bölge olan Vahan Koridoru'nda, ülkedeki diğer topluluklardan ayrı, son derece izole yaşarlar. 

Afganistan'da var olan bir başka Türk topluluğu da Karakalpaklardır. Özbekçe ve Türkmence'den çok farklı bir dil konuşan ve 1917'deki Bolşevik Devrimi'nden sonra Afganistan'a geldiği sanılan Karakalpakların sayısı konusunda kesin bir rakam vermek zordur. Karakalpaklardan yaklaşık 2 000 kişilik bir grubun, 1950'lerde Afgan Türkistanı'ndan göçerek, başkent Kâbil ile ünlü Hayber Geçidi arasında yer alan Celalâbad şehrine yerleştiği bilinir. 

İlgili Makaleler

Türkistan
Rusya’nın Asil Türk Kızları
B
alkan Harbi sırasında S.Petersburg Üniversitesinde okuyan Ümmü Gülsüm Kemalova, Rukiye Yunusova, Meryem Yakubova, Meryem Pataşova isimli Türk kızları Rusya’dan Osmanlı “Hilal-i Ahmer”ine (Kızılay) yardım etmek ve Türkiyeli hanım kardeşlerini uyanışa çağırmak maksadıyla İstanbul’a geldiler. 

Balkan harbinde beş ay sürey…
Türkistan
Türkistan’dan Konya’ya Bir Âlimin Serüveni
K
ırgızlar en eski Türk boylarından biridir. Yenisey Nehri civarı, tarih sahnesine çıktıkları ilk yer olarak kabul edilmektedir. Hun İmparatorluğu döneminde Altay bölgesine göç eden Kırgızlar bugün itibarıyla Tanrı Dağlarının eteklerinde Kırgızistan denilen ülkede yaşamaktadırlar.
 
Kırgızistan, Batı Türkistan’ın doğu ucu…
Türkistan
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
R
usların Türklük ve Müslümanlık aleyhindeki mücadelesinin kökenini, 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Rus Knyasi III. İvan ile Sophia Paliolej’in 1473’te evlendirilmesi sonucu Bizans İmparatorluğu’nun mirasçısı olduğunu ileri sürmelerindeki saldırgan davranışlarda buluyoruz.  

Rusların ilk olarak 15…
Rusların Türkistan'ı İstilası ve Dr. Baymirza Hayit
Türkistan
Sürgün ve Zulüm Diyarı Sibirya’nın Dünü Bugünü
T
ürkiye’de birçok insan 1990’lı yıllara kadar ne Rusya içlerinde yaşayan Türk halklarından ne de Sibirya’dan yeteri kadar bilgi sahibi değildi. Çünkü ülkemizden herhangi bir kimsenin o coğrafyalara gitmesi mümkün olmadığı gibi, aynı şekilde orada yaşayanların da Türkiye’ye gelmeleri imkânsızdı. Zira Rus idarecileri…
Türkistan
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
B
ugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk cumhuriyetler olan Başkurdistan ve Tataristan, Türk-İslam tarihinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bazı tarihçiler ilk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen İdil Bulgar Hanlığı’nın burada, Bulgar şehrinde kurulduğunu ifade eder.
 
Bu coğrafya İdil ve Kama nehirlerinin kesiştiğ…
İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ını Dünyaya Tanıtan Büyük Âlim: Muhammed Murad-ı Kazani
Türkistan
Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
T

ürkistan’ın muhteşem Türk-İslam mimari eserlerini, Cumhuriyet devrinde ilk defa giderek yerinde araştıran iki idealist Türk kadını; Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Gözde Ramazanoğlu oldu. Sanat tarihçisi Dr. Emel Esin, 1955 yılında, Sovyetler zamanında, Moskova Büyükelçisi olan kocası Seyfullah Esin’le binbir müşkülatla…

Mimar Gözü İle Türkistan'ın Şaheserleri
Türkistan
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
D
ünya, Türk-İslam tarihi boyunca âdeta altın çağını yaşadı. Her dilden, her renkten ve her cibilliyetten insan, Türklerin merhametli kanatları altında huzur buldu. Bunun temelini hiç şüphesiz İslam’ın “ahiret inancı” ve “insan” merkezli bakış açısı oluşturuyordu. Binaenaleyh Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı devletleri…
Bağdat’ı ve halifeyi esaretten kurtaran büyük Türk sultanı: Tuğrul Bey
Türkistan
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
T
ürkistan…

Hoca Ahmet Yesevi’nin medfun olduğu kadim Türk şehri.
 
Kazakistan Cumhuriyeti’nin hususi ehemmiyet atfettiği bu tarihî şehir önceki gün Kazakistan Meclisi'nin gündemindeydi. Türkistan’a hususi statü verilmesi ve “Türk Dünyası”nın manevi başkenti olması oy birliğiyle kanunlaştı.

2021 yılında Türk Devletleri Teşk…
Türkistan (Yesi) Resmen Manevi Başkentimiz
Türkistan
Sovyet Esaretindeki Türkistan
A
ta yurdumuz Türkistan hakkında Osmanlılar zamanında, mesafenin uzak olmasından dolayı çok fazla ilmî araştırma ve çalışma yapılamadı. 20. asırda ise bütün Türkistan, komünizm esareti altında idi. Türkiye’den Türkistan’a, oradan Türkiye’ye gidip gelmek, araştırma yapmak hemen hemen imkânsızdı. Türkistan’ın tarihi,…
Sovyet Esaretindeki Türkistan
Türkistan
Türkistan’dan İstanbul’a Siyası Mülteciler
O

rta Asya’daki Rus işgalleri ve buradaki siyasî müesseselerin çökmesi veya Rusya’ya bağımlı hale gelmeleri neticesinde, bilhassa XIX. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul, birçok Türkistanlı siyasi mülteciyi geçici veya devamlı olarak misafir etmek zorunda kalmıştır. Bu mülteciler Osmanlı idarisiyle yakın münasebet…

Türkistan
Türk Birliği ve Mahtumkulu
2

0. Asırda dünya iki büyük savaş görmüş, iki defa da taksim edilmiştir. Bu savaşlardan da taksimlerden de en büyük zararı Türk milleti görmüştür. Çünkü bu iki savaşta en çok Türk milleti ölmüş, en çok Türk ülkesi taksim edilmiştir. Dünyada hiçbir Türk topluluğu yoktur ki yekpâre bir vatanda yaşasın. Bölünmüşlük…

Türkistan
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür
T
ürkistan’ın piri Hoca Ahmed Yesevi bir şiirinde şöyle der: 

Neler gelse görmek gerek o Hüda’dan/Yusuf’unu ayırdılar Kenan’dan/Doğduğum yer o mübarek Türkistan’dan/Bağrıma taşlar vurup geldim.

Eski çağlardan beri Türk kavimlerinin yurdu olarak bilinen, geçtiğimiz asırda Ruslar tarafından işgal edilen “Uluğ Türkistan” ism…
Türk Ülküsü Yolunda Bir Ömür