Sultan Abdülhamid Han’nın İçtimai Siyaset Anlayışı

Melik Arvas 07.02.2017 1950
İ
çtimai açıdan siyasi anlayış şu şekilde ifade edilebilirdi; İslamcılık siyaseti çerçevesinde İslam dinine uygun bir şekilde cemiyet hayatının yeniden düzenlenmesi, sosyal ahlakın korunması ve İslam dininin doğru olarak yaşanması için gereken tedbirlerin alınmasıydı. Bu anlamda II. Abdülhamid Han’ın temel ilkeleri Halifelik makamının gerektirdiği temsiliyeti yerine getirmek, Halife olarak Müslüman halka karşı samimi davranmak ve halk ile saray arasındaki mesafeyi kaldırmaktı.

Sultan Abdülhamid Han içtimai açıdan, halka karşı samimi bir anlayış benimsemişti. Onun bu tavrı kısa zamanda Osmanlı toplumunun ona karşı derin bir saygı ve muhabbetle bağlanması sonucunu doğurmuştu. Sultan Abdülhamid Han döneminde, gerek fertlerin hususi hayatlarında gerekse içtimai hayata gözle görülür derecede bir dinîleşme fark edilmişti. 

Bu konudaki temel düşünce, dinin devletin en önemli temel taşı olduğuydu. O halde devlet bir taraftan dinî hayatı çeşitli müesseselerle teşvik ederken, halk da diğer taraftan dinini öğrenmeli ve tatbik etmeye çalışmalıydı. Bu anlamda yapılan sosyal ve hukuki düzenlemeler ile genel ahlaka ve İslam dinine uymayan davranış ve faaliyetlere engellemeler getirilmişti. Bizzat Sultan Abdülhamid Han kendisi samimi bir Müslümandı ve dinî vazifelerine itina göstermekteydi. Ona göre devleti temsil etme makamında olan kişiler devletle halkın yakınlaşmamasında veya uzaklaşmasında çok önemliydi.  

Dolayısıyla devlet görevlileri özel hayatlarında farklı davransalar dahi resmî görevleri esnasında davranışlarına dikkat etmeliydiler. Nitekim Sultan Abdülhamid Han, bu hususu 1882’de Mısır’a göreve gönderdiği bir heyete nasıl davranmaları gerektiğini açıkça belirtmiş ve dikkatli olmalarını onlardan istemişti. 

Sosyal Dayanışmayı Sağlayan Faaliyetler

Sultan Abdülhamid Han’ın halkı ile içtimai dayanışmayı sağlayıp bütünleşmeyi sağlama çabaları çeşitli şekillerde ortaya çıkmıştı. Bu gayretleri Halife sıfatıyla ve ekseriyetle üç aylarda yaptığı sosyal faaliyetlerle dikkat çekmişti. Düzenli verilemeyen maaşların hiç olmazsa Ramazan ve Kurban bayramları öncesi ödenmesi için her türlü fedakârlığa katlanılmasını istemiş, emekli, dul ve yetimlere ramazan münasebetiyle yardımda bulunabilmek için maliyeyi tazyik etmesi, takdire şayandır. 

Kışların şiddetli geçip dar gelirli ailelerin perişanlığına yol açması durumlarında odun, kömür ve yiyecek ihtiyaçlarına bağışları cebinden yaparken, Halife unvanı ile takdimine itina göstermiştir. Böyle bir tavırla bir yandan halkın minnet ve şükranına mazhar olurken, diğer taraftan da halk devlet ayrımını hiç olmazsa şahsında giderme amacında olmuştur. 

Diğer taraftan ictimai ahlakı ve asayişi sağlamak için de önemli adımlar atılmıştı. 18 Mart 1889 tarihli bir emirle İstanbul’un Müslüman mahallelerinde meyhane açılıp içki satılmasını yasaklayan Abdülhamid Han, o andaki mevcut meyhanelerin de kapatılmasını emretmişti. Ancak Abdülhamid Han öncekilerin aksine tutarlı bir şekilde konuyu ele almış içki tüketiminin toplum hayatını olumsuz etkilediğini, sarhoşların sayısının dikkat çekecek kadar arttığına değinmişti. Gayrimüslimlerin ekseri olduğu mahallelere yasak konulamadığı için Müslümanların bu bölgelerdeki meyhanelere girişlerini yasaklamış ve uygulamasına Şeremaneti ve Zaptiye Nazırı’nı vazifelendirmişti.

Sultan Abdülhamid Han, içkiyi yasak ederken toplumda umumi ahlakı koruyucu tedbirler almaktan geri kalmamıştı. Başlangıcından bu yana yaşanarak yerleşen ancak yazılmayan İslam ahlakının, batı taklitçiliği ile ikinci plana düşer gibi olması kumar, fuhuş, hırsızlık gibi kötülüklerin ön plana çıkmasına sebep olmuştu. Padişah, İslam âlemine de örnek olmanın gereklerini dikkate alarak, üç aylar, kandiller gibi dinî gün ve gecelerde Bayezid, Kapalı Çarşı gibi umumi yerlerde, bazı ahlaksızlıkların yeni yetişen nesillerin ahlakını bozacağı endişesiyle tedbir alınmasını emretmişti. 

Ayrıca Halifelik merkezinde ahlaksızlığın artmasını önlemek için kadınlar konusunda bir takım düzenlemeler de yapılmıştı. Bütün bunlar Osmanlı toplumunun asırlardan beri var olan kendi medeniyet değerleri üzerine kurulmuş taklit ve özentiden uzak, samimi ve hakiki kanaat ve inançların tabi bir neticesi olarak Abdülhamid Han ile cemiyet arasında manevi bir bağ sağlamıştı.  

İlgili Makaleler

Sultan Abdülhamit
Kızlarının Kaleminden Sultan Abdülhamid Han
S
ultan Abdülhamid Han’ın 9 kızından; Ayşe sultan: 1877’de İstanbul’da yıldız sarayında doğdu. Annesi Müşfika hanımdır. 1960’da İstanbul’da vefat etti. Kabri Beşiktaş’ta Yahya Efendi kabristanındadır; Şadiye Sultan: 1886’da İstanbul’da yıldız sarayında doğdu. Annesi Emsalinur hanımdır. 1997’de İstanbul’da vefat etti.…
Kızlarının Kaleminden Sultan Abdülhamid Han
Sultan Abdülhamit
Yahya Kemal Ve Abdulhamid Han
S
on bir asırdaki ilk ve orta mektep tarih kitaplarında kısacık, kifâyetsiz ve çarpık Osmanlı Tarihi derslerinde Abdülhamid Han, müstebit gibi karalamalara maruz kalmaktan başka fotoğrafının altında da ismi yazmaz, isim olarak “Kızıl Sultan” ibaresi yer alırdı.

“Kızıl Sultan” iftirası, Fransız tarihçi Albert Vandal’a…
Sultan Abdülhamit
İkinci Fatih: Sultan Abdülhamid Han
D
evletlerin fetih asırlarındaki zaferler çok kıymetlidir. İstanbul’un Sultan Mehmed Han tarafından zapt edilerek İslamlaştırılıp Müslüman Türk şehri yapılması, bu Padişaha Fatih ünvanını kazandırdığı gibi biz evlâdlarına da ebedî bir şeref bahşetmiştir…
 
Devletlerin zor zamanlarındaki vatan müdafaaları da fetih…
Sultan Abdülhamit
Yıldız Sarayı Kapılarını Açıyor
1

15 yıldır müze olarak halka açık değildi Yıldız Sarayı. Beş yıldır süren restorasyon çalışmaları büyük ölçüde bitmiş. Saray, 19 Temmuz’da müze olarak açılıyor. Açılıştan önce gittim, gezdim, gördüm. Milli Saraylar İdaresi, harikulade bir çalışma yapmış. Abdülhamid Han devrinin hatıralarıyla dopdolu Yıldız Sarayı,…

Yıldız Sarayı Kapılarını Açıyor
Sultan Abdülhamit
Sultan Abdülhamid Han’ın Mirası
S
ultan II. Abdülhamid 30 sene süren nispi sulh devresinde maarif ve imar faaliyetlerine ağırlık verdi. Devrinde yapılan faaliyetler ciltlerce kitabı doldurur. 1879’da adliye teşkilatı tanzim edildi. Bugün de Türkiye’deki adliye teşkilatı oradan kalmadır. Ordunun güçlendirilmesi için ciddi çalıştı. Almanya’dan…
Sultan Abdülhamid Han’ın Mirası
Sultan Abdülhamit
Vefât yıldönümünde cennetmekân Sûltân II. Abdülhamid Hân (10 Şubat 1918)
S
ûltân II. Abdülhamid Hân; tahttan indirilmesinin üzerinden 8 yıl, 9 ay, 13 gün geçmiştiki 10 Şubat 1918’de Beylerbeyi Sarayında hayata gözlerini yumdu. Vefât ettiğinde 75 yaşını 4 ay, 19 gün geçiyordu. Sûltân Mehmed Reşad’ın dışında bütün devlet adamlarının ve Hânedân üyelerinin eksiksiz katıldığı muhteşem cenâze…
Vefât yıldönümünde cennetmekân Sûltân II. Abdülhamid Hân (10 Şubat 1918)
Sultan Abdülhamit
Sultan Abdülhamid Han’ın Sosyal ve Dini Hususlardaki Hassasiyetleri
O
smanlı Devleti’nde padişahların sözlü ve yazılı emirlerine ‘‘İrade-i Seniyye’’ denirdi. Bu emirler saray başkâtibi tarafından kaleme alınır, daha sonra icap eden yerlere tebliğ edilirdi. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı’nda bulunan ve Başkâtip Tahsin Paşa tarafından kaleme alınan bazı irade-i…
Sultan Abdülhamid Han’ın Sosyal ve Dini Hususlardaki Hassasiyetleri
Sultan Abdülhamit
ABDÜLHAMİD HAN SİYASETTE BÜYÜK BİR DAHÎ İDİ
C
umhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan da Sultan’ın İzinde

Sultan Abdülhamid Han’ın iç ve dış siyasette iki önemli hedefi vardı: İç siyasette Balkanlar da kiliseler arasındaki ihtilafı körükleyerek birleşmelerine engel olmaktı. Ne yazık ki, ittihatçılar idareyi ele alınca büyük bir gaflet ve ihanetle çıkardıkları bir…
ABDÜLHAMİD HAN SİYASETTE BÜYÜK BİR DAHÎ İDİ
Sultan Abdülhamit
Kalbinde Merhamet Elinde Maharet Vardı
S
ultan Abdülhamid Han, 1909’da 31 Mart Vakası ile İttihat ve Terakki ileri gelenleri tarafından tahttan indirildikten sonra, Selanik’e götürüldü. Burada Alatini Köşkünde üç buçuk yıl kadar nezarette tutuldu. 1912’de Balkan Savaşı’nın başlaması sebebiyle, İstanbul’daki Beylerbeyi Sarayı’na getirildi ve 1918’deki…
Sultan Abdülhamit
Abdülhamid Han Düşmanlığı
A
bdülhamid Han, 1876-1909 arasında Padişahlık yapmış bir Devlet Başkanımızdır. Hizmet müddeti, 33 yıldır. Baştaki 1,5 yıl ile sondaki 1 yıla yakın süre Meşruti idaredir. V. Murad’dan sonra tahta veliahd Abdülhamid Efendi geçmemiş olsaydı Devlet-i Ali Osman, yüksek ihtimalle yarım asır sonraki I. Dünya Harbi’de değil…
Sultan Abdülhamit
Sultan Abdülhamid’in Bir Selamı Neler Yapardı?
İ

ngilizlerin parmağı olan “31 Mart Hadisesi”nin tertipçileri arasında bulunan şair filozof Rıza Tevfik bu meşûm ihtilâlden sonra arkadaşlarıyla birlikte İngiliz sefaretine gittiklerinde çok soğuk bir şekilde karşılanırlar. Rıza Tevfik bu harekete o anda bir mana veremez. Çok sonraları İngiltere’ye oğlunu görmeye…

Sultan Abdülhamit
Abdülhamid Han'ın İttihadçılar'a Verdiği Ders
B

irinci Dünya Harbi’ni çarçabuk bir neticeye bağlamak niyeti ile müttefik devletler, yani İngiltere, Fransa, ve İtalya her şeyden önce Çanakkale boğazını zorlamak ve geçmek İstanbul’u zaptedip Osmanlı kuvvetlerini bertaraf etmek ve asıl mühimmi yine müttefikleri bulunan Rusya ile aralarında muvasalatı sağlamak…