Yıldız Sarayı Kapılarını Açıyor

Ahmet Hakan Çoşkun 07.07.2024 522
1
resim

15 yıldır müze olarak halka açık değildi Yıldız Sarayı. Beş yıldır süren restorasyon çalışmaları büyük ölçüde bitmiş. Saray, 19 Temmuz’da müze olarak açılıyor. Açılıştan önce gittim, gezdim, gördüm. Milli Saraylar İdaresi, harikulade bir çalışma yapmış. Abdülhamid Han devrinin hatıralarıyla dopdolu Yıldız Sarayı, en orijinal şekilde ortaya çıkmış. Bir devri yeniden yaşamak ve anlamak için Yıldız Sarayı’nı mutlaka gezin, görün.

Hamid Bahçesi

Yıldız Sarayı'nın bahçesine Hamid Bahçesi de deniyormuş. Aslına uygun peyzaj çalışmasıyla bahçe, tarihi özelliklerini koruyarak ortaya çıkarılmış. Bahçenin içinde yukarıdan bakıldığında eski harflerle “Hamid” yazısının okunduğu kocaman bir havuz var. Havuz dediğime bakmayın. Bir tür nehir bu. İçinde özel kayıklarla seyahat edilebiliyor.

Yazın en sıcak gününde püfür püfür esen çok büyük bir park bu. 19 Temmuz’dan itibaren bu bahçe de halka açılacak.

Sultan’ın Tiyatro Binası

Yıldız Sarayı’nın içinde küçük bir tiyatro binası da var. Klasik 

Batı Müziği konserlerinin de icra edildiği bu salonda Abdülhamid Han’ın hususi bir bölmesi var. Üst katında duvarları işlemeli localar dikkat çekiyor. İçindeki restorasyon çalışmaları sürüyor bu binanın. Açılışı bir sonraki aşamada yapılacak.

Milli Saraylar İdaresi Başkanı Dr. Yasin Yıldız ve Başkan Yardımcısı Adnan Gayhan’la gezdik sarayı. Yasin Yıldız, konusuna hâkim bir isim. Yurtdışında tarihi saraylarda yapılan çalışmaları yakından takip ediyor. Aslına uygun restorasyon konusunda son derece hassas. Bilim insanlarıyla çalışıyor. Müthiş bir ekibi var. Yardımcısı Adnan Gayhan da dikkati, özeni ve tamamlayıcılığıyla göz dolduruyor.

Her iki isimle de geçmişte beraber çalışmışlığımız var. İkisini de çalışma hayatına ilk atıldıklarında tanıyorum. Ancak kendileriyle ilgili görüşlerimde bunun zerre kadar etkisi yok.

Nadide Eserler Kütüphanesi

Yıldız Sarayı’nın içinde yer alan kütüphanede birbirinden değerli el yazması eserler var. Muhibbi Divanı’nı inceledim. Muhteşemdi. Matrakçı Nasuh’un 5 yüz yıllık el yazması eseri ise çok iyi korunmuştu.

Bu arada Sultan Hamid Han’ın sıkı bir Sherlock Holmes hayranı olduğunu biliyorduk. İngiltere’de çıkar çıkmaz tercüme ettirip yurda getirttiği söyleniyordu. Kütüphanede bunun delilini de buldum. Bunlar da eski harflerle yazılmış Sherlock Holmes romanları.

Abdülhamid Han’ın Marangozluğu

resimÖnümde gördüğünüz bu masa, Abdülhamid Han’ın marangozluk çalışmaları yaparken kullandığı masa. Bunun üzerinde ağaçlara şekil veriyormuş. Marangozluk malzemeleri de müzede görülebilecek. Bu arada Yıldız Sarayı içinde açılacak olan köşklerde, kasırlarda ve kütüphanede Abdülhamid Han’ın planlarını çizdiği mobilyalar da yer alıyor. Bu sandalyenin ise Abdülhamid Han tarafından yapıldığı belirlenmiş.

Restorasyonun Kaynağı

Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı’nın yaptığı restorasyon çalışmalarıyla önemli bir bilgi: Milli Saraylar, yaptığı tüm restorasyonlarda...

Restorasyon giderlerinin yüzde 90’ını kendi gelirleriyle karşılıyor.

Böyle bir sonuca ulaşılmasında ise bütün sarayların, “Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı” adı altında doğrudan Cumhurbaşkanlığı’na bağlı bir “başkanlık” bünyesinde toplanmasının payı büyük.

Eskiden bu saraylarla ilgili yetki karmaşası vardı. Bu karmaşanın sona ermesi, gelirlerle restorasyon giderlerinin karşılanması sonucunun doğmasında etkili olmuş.

Abdülhamid Han’ın Banyosu

Saray içinde iki banyoyla karşılaştım.

Biri o dönem için alabildiğine alafranga, diğeri ise kurnalı klasik hamam biçiminde alaturka.

Alafranga banyonun fayanslarındaki zarafete ise hayran oldum.

Mühim not:
İki banyo da çok büyük değil. Bugünün üst orta sınıf banyolarının yanında küçük bile kalabilir.

 

İlgili Makaleler

Sultan Abdülhamid Han
II. Abdülhamid Han'ın Büyük Eseri: Hicaz Demiryolu
I I. Abdülhamid Han, demir yollarını sadece yolcu ve yük taşıyan raylar olarak görmüyordu. Onun nazarında demir yolları; devlet otoritesini güçlendiren, askerî sevkiyatı hızlandıran, ticareti…
II. Abdülhamid Han'ın Büyük Eseri: Hicaz Demiryolu
Sultan Abdülhamid Han
Abdülhamid Han'a Karşı 24 Temmuz “bayram” değil, “darbe”dir; neyi kutluyoruz?
H er 24 Temmuz'da yüzlerce, "Gazeteciler gününüzü ve Basın Bayramınızı tebrik ederiz" mesajı alıyorum. Hem de muhafazakârlardan! Bu gafleti "esefle" karşılıyor ve kahroluyorum! Ya, biz ne zaman…
Abdülhamid Han'a Karşı 24 Temmuz “bayram” değil, “darbe”dir; neyi kutluyoruz?
Sultan Abdülhamid Han
Abdülhamid Han’ın Üzüntüsü: "Eyvah, Rumeli Elden Gitti!’’
O smanlı devletinin son zaman ki valilerinden Mehmed Ali Aynî hatıralarında diyor ki: Uzun seneler devam eden Sırplık, Bulgarlık, Rumluk keşmekeşine İttihat ve Terakki Fırkası Meşrutiyet’in ilânından…
Sultan Abdülhamid Han
Sultan Abdülhamid Han’ın Ehl-i Sünnet Hassasiyeti
S ultan Abdülhamid Han zamanında Lazkiye valisi olan Mehmed Ali Aynî hatıralarında diyor ki: ''Lazkiye’de iken Nusayrîler ile uğraşmak belli başlı işlerimizin arasına girmişti. Sultan II. Abdülhamid…
Sultan Abdülhamid Han
Kızlarının Kaleminden Sultan Abdülhamid Han
S
ultan Abdülhamid Han’ın 9 kızından; Ayşe sultan: 1877’de İstanbul’da yıldız sarayında doğdu. Annesi Müşfika hanımdır. 1960’da İstanbul’da vefat etti. Kabri Beşiktaş’ta Yahya Efendi kabristanındadır; Şadiye Sultan: 1886’da İstanbul’da yıldız sarayında doğdu. Annesi Emsalinur hanımdır. 1997’de İstanbul’da vefat etti.…
Kızlarının Kaleminden Sultan Abdülhamid Han
Sultan Abdülhamid Han
Yahya Kemal Ve Abdulhamid Han
S
on bir asırdaki ilk ve orta mektep tarih kitaplarında kısacık, kifâyetsiz ve çarpık Osmanlı Tarihi derslerinde Abdülhamid Han, müstebit gibi karalamalara maruz kalmaktan başka fotoğrafının altında da ismi yazmaz, isim olarak “Kızıl Sultan” ibaresi yer alırdı.

“Kızıl Sultan” iftirası, Fransız tarihçi Albert Vandal’a…
Sultan Abdülhamid Han
İkinci Fatih: Sultan Abdülhamid Han
D
evletlerin fetih asırlarındaki zaferler çok kıymetlidir. İstanbul’un Sultan Mehmed Han tarafından zapt edilerek İslamlaştırılıp Müslüman Türk şehri yapılması, bu Padişaha Fatih ünvanını kazandırdığı gibi biz evlâdlarına da ebedî bir şeref bahşetmiştir…
 
Devletlerin zor zamanlarındaki vatan müdafaaları da fetih…
Sultan Abdülhamid Han
Sultan Abdülhamid Han’ın Mirası
S
ultan II. Abdülhamid 30 sene süren nispi sulh devresinde maarif ve imar faaliyetlerine ağırlık verdi. Devrinde yapılan faaliyetler ciltlerce kitabı doldurur. 1879’da adliye teşkilatı tanzim edildi. Bugün de Türkiye’deki adliye teşkilatı oradan kalmadır. Ordunun güçlendirilmesi için ciddi çalıştı. Almanya’dan…
Sultan Abdülhamid Han’ın Mirası
Sultan Abdülhamid Han
Vefât yıldönümünde cennetmekân Sûltân II. Abdülhamid Hân (10 Şubat 1918)
S
ûltân II. Abdülhamid Hân; tahttan indirilmesinin üzerinden 8 yıl, 9 ay, 13 gün geçmiştiki 10 Şubat 1918’de Beylerbeyi Sarayında hayata gözlerini yumdu. Vefât ettiğinde 75 yaşını 4 ay, 19 gün geçiyordu. Sûltân Mehmed Reşad’ın dışında bütün devlet adamlarının ve Hânedân üyelerinin eksiksiz katıldığı muhteşem cenâze…
Vefât yıldönümünde cennetmekân Sûltân II. Abdülhamid Hân (10 Şubat 1918)
Sultan Abdülhamid Han
Sultan Abdülhamid Han’ın Sosyal ve Dini Hususlardaki Hassasiyetleri
O
smanlı Devleti’nde padişahların sözlü ve yazılı emirlerine ‘‘İrade-i Seniyye’’ denirdi. Bu emirler saray başkâtibi tarafından kaleme alınır, daha sonra icap eden yerlere tebliğ edilirdi. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı’nda bulunan ve Başkâtip Tahsin Paşa tarafından kaleme alınan bazı irade-i…
Sultan Abdülhamid Han’ın Sosyal ve Dini Hususlardaki Hassasiyetleri
Sultan Abdülhamid Han
ABDÜLHAMİD HAN SİYASETTE BÜYÜK BİR DAHÎ İDİ
C
umhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan da Sultan’ın İzinde

Sultan Abdülhamid Han’ın iç ve dış siyasette iki önemli hedefi vardı: İç siyasette Balkanlar da kiliseler arasındaki ihtilafı körükleyerek birleşmelerine engel olmaktı. Ne yazık ki, ittihatçılar idareyi ele alınca büyük bir gaflet ve ihanetle çıkardıkları bir…
ABDÜLHAMİD HAN SİYASETTE BÜYÜK BİR DAHÎ İDİ
Sultan Abdülhamid Han
Kalbinde Merhamet Elinde Maharet Vardı
S
ultan Abdülhamid Han, 1909’da 31 Mart Vakası ile İttihat ve Terakki ileri gelenleri tarafından tahttan indirildikten sonra, Selanik’e götürüldü. Burada Alatini Köşkünde üç buçuk yıl kadar nezarette tutuldu. 1912’de Balkan Savaşı’nın başlaması sebebiyle, İstanbul’daki Beylerbeyi Sarayı’na getirildi ve 1918’deki…