Sultan Abdülhamid Han'ın Mülkleri

Rahim Er 13.10.2017 1888
resim
S
ultan Abdülhamid Hân, istikbalde petrol kuyuları olacak ve uğruna dünya harbi çıkacak imparatorluk coğrafyasındaki yerlerin bir bir tesbitini yaptırmışdı. Bunların en başında da Kerkük, Musul, Erbil ve bütünüyle Irak gelmektedir.

Sultan, petrol/neft yağı kaynaklarının haritasını çıkarttırdıktan sonra bunları kendi adına tapulattı. Bugünden bakıldığında bu tasarruf bazıları için yabancı gelebilir. Sebebi şudur:

Bir memleket, yabancı bir devlet veya devletler tarafından işgal edildiğinde işgalciler, oradaki menkul veya gayrı menkul hazine mülklerine el koyabilirler. Bir devlet harbi kaybedince, mülkiyeti de kaybeder. Lâkin husûsî mülkiyet buna dâhil değildir. Beynelmilel hukuk ve teamüle nazaran işgalci devlet işgal edilen memleketteki insanların özel mülkiyetlerine dokunamaz.

Abdülhamid Hân, bir taraftan kendine arkeoloji mühendisi intibaı vererek güya tarihî eser araştıran ajanları takip ettirirken diğer taraftan onların mim koydukları petrol arazilerini kendi mülkiyetine geçiriyordu. Padişahın yaptırdığı bu petrol haritaları bugün dahi hayret uyandıracak kadar başarıyla çizilmiştir.

Sultan, gelmekte olan dünya harbini sezmiştir. Onun muhtemel neticelerini de görmektedir.

Malûm olduğu üzre Sultan Abdülhamid Hân 13 Nisan 1909'da "31 Mart Darbesi"yle İttihadçı cunta tarafından hal edilerek Selanik'e Alatini Biraderlerin bugünkü Selanik Vilayet Binası olan köşklerine sürgün edildi.

23 Temmuz 1908'den beri devlette meşruti parlamenter nizam vardır. Bundan dolayı mahlû/devrik Padişahın yerine gelen Sultan Mehmed Reşad, sembolik bir devlet reisidir. 31 Mart Darbesini yapan İttihad ve Terakki çetesi, hükûmet olmuş ve başa geçmiştir. Bu devirden de devletten de habersiz gafiller, zamanı okuyamayarak Sultan Abdülhamid Han'ın üzerinde ne kadar mülk varsa onları kamulaştırdılar. Böylece şahıs malı olan bütün petrol yatakları hazineye intikal etti.

I. Dünya Harbi'nden sonra İngilizler başta olmak üzere galip devletler, petrol ve mülkiyet envanteri yaptılar. Hazineye ait olduğunu gördüklerine el koydular. Ancak tamamını tesbit edememişlerdi. Bu arada devleti batırmış İttihad ve Terakki ileri gelenleri, 1918'de kaçıp gittiler. Mehmed Vahideddin 3 Temmuz 1918'de Padişah oldu. 

Yeni Padişah, Abdülhamid Hân'ın kamulaştırılmış olan mülklerini ve bu arada petrol kuyularını 1920 senesinde tekrar sahibine iade etti. Bu sahip, artık Abdülhamid Hân değil O'nun vârisleriydi. Padişah, 10 Şubat 1918'de vefat etmişti. Bu sebeple Hânedân, Kerkük, Erbil, Musul petrollerine vâris oldu. Sadece ona değil. Abdülhamid Hân, bir Yahudi mülküne sığınmış gibi olmasın diye Alatini Köşkü'nü de satın aldırtmıştı. O da mülküydü. Şu hâlde; Körfez, Suriye, Arabistan, Mısır, Adalar ve Balkanlarda petrol kuyusundan arazilere kadar daha nelerin Padişahın tapulu şahsî mülkü olduğu TBMM'de kurulacak bir komisyon tarafından araştırılmalıdır.

Vahideddin Han, iadenin bedelini 1 Kasım 1922'de Saltanat'ın lağvıyla çok ağır ödedi. Bebekler dahil Hânedân mensuplarının tamamı sürgün edildi. Bazı Hânedân üyeleri, avukatlar tutarak Kerkük, Musul, Erbil... 
petrollerinin Abdülhamid Hân'ın tapulu mülkü olduğuna dair dâvâlar açtılar. "Bari devletimize kalsın, bizi yalnız bırakmayın!" diye yaptıkları müteaddit müracaatlarına Ankara, dönüp bakmadı. Abdülhamid Han'ın zevcesi Müşfika Kadınefendinin TBMM'ne vs. yaptığı müracaatlar neticesiz kaldı.

Bugün Kerkük, Musul, Erbil... başta olmak üzere bazı yerleri konuşuyor ve harbin eşiğine geliyorsak öncelikle o yerlerin hukuki mahiyetine de vâkıf olmamız gerekmektedir. Mevzua dair eski neşriyat vardır. Bu defa, Derin Tarih dergisinin Ekim 2017 sayısında Prof. Metin Hülagü ve Prof. Dr. Mustafa Budak ve tarihçi Mustafa Armağan gibi işinin ehli imzalar, bu üç şehir için devletin işine çok yarayacak vesikalar ortaya koymaktalar. Sn. Metin Hülagü, "bu şehirler, Sultan Abdülhamid Han'ın şahsî mülküdür" demektedir. Hatta Selanik de buna dâhil ediliyor. Sn. Mustafa Budak ise 1926 tarihli Ankara Muahedesine/Andlaşmasına göre Türkiye'nin garantörlük hakkı doğmakla bahsi geçen yerlere askerî müdahale hakkını tahlil etmektedir. 

Metin Hülagü Hoca'nın ayrıca çok isabetli iki teklifi daha bulunmakta:

-Türkiye Cumhuriyeti, Hanedân'ın hazine aleyhine şahsî mülkle alâkalı olarak açacağı veya açmış olduğu bir-iki dâvâyı kabul ettiği takdirde, Hânedân, bunu Kerkük, Musul, Erbil vs. gibi yerlerdeki dâvâlar için dünya önünde kaziye-i muhkeme/kesin yargı kararı olarak gösterme hakkına kavuşacaktır.. Şunun mutlaka farkında olmak lazım. Hânedân bahsi geçen ve geçmeyen yerlerde hakkına kavuşursa bu, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti'nin kazancı olacaktır.

Diğer teklif de şudur:

-Bugün İBB'nin işlettiği Hamidiye Sularıyla Şişli Etfal Hastanesi, Sultan Abdülhamid Hân'ın şahsi mülküdür. Buradan Hânedan'a hisse verilebilir. 

Her iki teklife biz de iştirak etmekteyiz.

Tek başına Hamidiye Suları'nın iradı dahi kâfi gelir. Bu şirketin yıllık kazancından yüzde 10 gibi bir pay verilse bile ecdadımızın bizlere emaneti Hânedan, sıkıntıdan kurtulur.

MHP milletvekili Sn. Ekmeleddin İhsanoğlu, TBMM'ne verdiği bir teklifle Hanedan'a maaş bağlanmasını istemişti. Bu teklif, iki yıla yakın zamandır mecliste bekliyor. AK Parti İktidarı, bu haklı teklife sahip çıkmalıdır. Şimdi; Hamidiye Suları'ndan hisse verilme çâresiyle artık karşılıksız ödemeye de lüzum kalmayacaktır. İBB, basit bir hukuki düzenlemeyle bu hisseyi hak sahiplerine verebilir.



İlgili Makaleler

Sultan Abdülhamit
Kızlarının Kaleminden Sultan Abdülhamid Han
S
ultan Abdülhamid Han’ın 9 kızından; Ayşe sultan: 1877’de İstanbul’da yıldız sarayında doğdu. Annesi Müşfika hanımdır. 1960’da İstanbul’da vefat etti. Kabri Beşiktaş’ta Yahya Efendi kabristanındadır; Şadiye Sultan: 1886’da İstanbul’da yıldız sarayında doğdu. Annesi Emsalinur hanımdır. 1997’de İstanbul’da vefat etti.…
Kızlarının Kaleminden Sultan Abdülhamid Han
Sultan Abdülhamit
Yahya Kemal Ve Abdulhamid Han
S
on bir asırdaki ilk ve orta mektep tarih kitaplarında kısacık, kifâyetsiz ve çarpık Osmanlı Tarihi derslerinde Abdülhamid Han, müstebit gibi karalamalara maruz kalmaktan başka fotoğrafının altında da ismi yazmaz, isim olarak “Kızıl Sultan” ibaresi yer alırdı.

“Kızıl Sultan” iftirası, Fransız tarihçi Albert Vandal’a…
Sultan Abdülhamit
İkinci Fatih: Sultan Abdülhamid Han
D
evletlerin fetih asırlarındaki zaferler çok kıymetlidir. İstanbul’un Sultan Mehmed Han tarafından zapt edilerek İslamlaştırılıp Müslüman Türk şehri yapılması, bu Padişaha Fatih ünvanını kazandırdığı gibi biz evlâdlarına da ebedî bir şeref bahşetmiştir…
 
Devletlerin zor zamanlarındaki vatan müdafaaları da fetih…
Sultan Abdülhamit
Yıldız Sarayı Kapılarını Açıyor
1

15 yıldır müze olarak halka açık değildi Yıldız Sarayı. Beş yıldır süren restorasyon çalışmaları büyük ölçüde bitmiş. Saray, 19 Temmuz’da müze olarak açılıyor. Açılıştan önce gittim, gezdim, gördüm. Milli Saraylar İdaresi, harikulade bir çalışma yapmış. Abdülhamid Han devrinin hatıralarıyla dopdolu Yıldız Sarayı,…

Yıldız Sarayı Kapılarını Açıyor
Sultan Abdülhamit
Sultan Abdülhamid Han’ın Mirası
S
ultan II. Abdülhamid 30 sene süren nispi sulh devresinde maarif ve imar faaliyetlerine ağırlık verdi. Devrinde yapılan faaliyetler ciltlerce kitabı doldurur. 1879’da adliye teşkilatı tanzim edildi. Bugün de Türkiye’deki adliye teşkilatı oradan kalmadır. Ordunun güçlendirilmesi için ciddi çalıştı. Almanya’dan…
Sultan Abdülhamid Han’ın Mirası
Sultan Abdülhamit
Vefât yıldönümünde cennetmekân Sûltân II. Abdülhamid Hân (10 Şubat 1918)
S
ûltân II. Abdülhamid Hân; tahttan indirilmesinin üzerinden 8 yıl, 9 ay, 13 gün geçmiştiki 10 Şubat 1918’de Beylerbeyi Sarayında hayata gözlerini yumdu. Vefât ettiğinde 75 yaşını 4 ay, 19 gün geçiyordu. Sûltân Mehmed Reşad’ın dışında bütün devlet adamlarının ve Hânedân üyelerinin eksiksiz katıldığı muhteşem cenâze…
Vefât yıldönümünde cennetmekân Sûltân II. Abdülhamid Hân (10 Şubat 1918)
Sultan Abdülhamit
Sultan Abdülhamid Han’ın Sosyal ve Dini Hususlardaki Hassasiyetleri
O
smanlı Devleti’nde padişahların sözlü ve yazılı emirlerine ‘‘İrade-i Seniyye’’ denirdi. Bu emirler saray başkâtibi tarafından kaleme alınır, daha sonra icap eden yerlere tebliğ edilirdi. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı’nda bulunan ve Başkâtip Tahsin Paşa tarafından kaleme alınan bazı irade-i…
Sultan Abdülhamid Han’ın Sosyal ve Dini Hususlardaki Hassasiyetleri
Sultan Abdülhamit
ABDÜLHAMİD HAN SİYASETTE BÜYÜK BİR DAHÎ İDİ
C
umhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan da Sultan’ın İzinde

Sultan Abdülhamid Han’ın iç ve dış siyasette iki önemli hedefi vardı: İç siyasette Balkanlar da kiliseler arasındaki ihtilafı körükleyerek birleşmelerine engel olmaktı. Ne yazık ki, ittihatçılar idareyi ele alınca büyük bir gaflet ve ihanetle çıkardıkları bir…
ABDÜLHAMİD HAN SİYASETTE BÜYÜK BİR DAHÎ İDİ
Sultan Abdülhamit
Kalbinde Merhamet Elinde Maharet Vardı
S
ultan Abdülhamid Han, 1909’da 31 Mart Vakası ile İttihat ve Terakki ileri gelenleri tarafından tahttan indirildikten sonra, Selanik’e götürüldü. Burada Alatini Köşkünde üç buçuk yıl kadar nezarette tutuldu. 1912’de Balkan Savaşı’nın başlaması sebebiyle, İstanbul’daki Beylerbeyi Sarayı’na getirildi ve 1918’deki…
Sultan Abdülhamit
Abdülhamid Han Düşmanlığı
A
bdülhamid Han, 1876-1909 arasında Padişahlık yapmış bir Devlet Başkanımızdır. Hizmet müddeti, 33 yıldır. Baştaki 1,5 yıl ile sondaki 1 yıla yakın süre Meşruti idaredir. V. Murad’dan sonra tahta veliahd Abdülhamid Efendi geçmemiş olsaydı Devlet-i Ali Osman, yüksek ihtimalle yarım asır sonraki I. Dünya Harbi’de değil…
Sultan Abdülhamit
Sultan Abdülhamid’in Bir Selamı Neler Yapardı?
İ

ngilizlerin parmağı olan “31 Mart Hadisesi”nin tertipçileri arasında bulunan şair filozof Rıza Tevfik bu meşûm ihtilâlden sonra arkadaşlarıyla birlikte İngiliz sefaretine gittiklerinde çok soğuk bir şekilde karşılanırlar. Rıza Tevfik bu harekete o anda bir mana veremez. Çok sonraları İngiltere’ye oğlunu görmeye…

Sultan Abdülhamit
Abdülhamid Han'ın İttihadçılar'a Verdiği Ders
B

irinci Dünya Harbi’ni çarçabuk bir neticeye bağlamak niyeti ile müttefik devletler, yani İngiltere, Fransa, ve İtalya her şeyden önce Çanakkale boğazını zorlamak ve geçmek İstanbul’u zaptedip Osmanlı kuvvetlerini bertaraf etmek ve asıl mühimmi yine müttefikleri bulunan Rusya ile aralarında muvasalatı sağlamak…