Sultan Abdülhamid Han’ın Hanımından Menderes’e: “Oğlum, Geçinemiyorum, Beni Âciz Bırakma!”

Murat Bardakçı 29.05.2019 2464
T
resim
BMM Darbeleri Araştırma Komisyonu'na Devlet Arşivleri'nden gönderilen binlerce belge arasından, tarihimizin en hazin mektuplarından biri çıktı. Sultan İkinci Abdülhamid'in hanımı Müşfika Kadınefendi, 26 Ekim 1954'te Başbakan Adnan Menderes'e yazdığı mektupta "Oğlum, örtülü ödenekten her ay 200 lira maaşım var ama artık geçinemiyorum. Mümkünse bir miktar ilâve yapın ve beni âciz şekilde yaşamaktan kurtarın" demiş ve aylığına 50 lira zam yapılmıştı. Cumhuriyet Arşivleri’nin TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu’na gönderdiği 27 Mayıs darbesiyle ilgili binlerce belgenin arasından, tarihimizde eşine ender rastlanacak derecede hüzünlü bir mektup çıktı.

Mektup, Osmanlı hükümdarı İkinci Abdülhamid’in hanımı olan ve 1961’de vefat eden Müşfika Kadınefendi, yahut cumhuriyet dönemindeki ismi ile Müşfika Kayasoy tarafından 26 Ekim 1954’te zamanın Başbakanı Adnan Menderes’e yazılmıştı.

Tarihin Emanetçisiyim

Sultan Abdülhamid’in hanımı, mektubunda örtülü ödenekten kendisine her ay 200 lira verildiğini, tek gelirinin bu olduğunu ama artık geçinemediğini söylüyor; “Ben merhametli milletimize tarihin emaneti gibiyim. Devletten ve milletten başka dayanağım yoktur. Âciz bir şekilde yaşamama rıza göstermeyin” diyor ve 200 liralık aylığına zam yapılmasını rica ediyordu.

Çektiği sıkıntıyı son derece açık bir şekilde ifade eden Müşfika Kadınefendi, mektubunu Başbakan Adnan Menderes’e hitaben “Oğlum... Hâlimi arzettim. ...Sevgi ve dualarla gözlerinizden öperim” sözleriyle bitiriyordu.

Milletimi Terketmedim

Kadınefendi’nin mektubunun altına elyazısı ile yazılmış olan “Sayın Müsteşar’a (yani, Adnan Menderes’in Başbakanlık Müsteşarı Ahmet Salih Korur’a) arzedildi. Ayda 50 lira olmak üzere üç ayda 150 lira ilâveyi tensip buyurmuşlardır. 4 Aralık 1954” şeklindeki nottan, Osmanlı Devleti’nin “sabık imparatoriçesine” ayda 50 lira zam yapıldığı anlaşılıyor.

İşte bir zamanlar sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en güçlü ve en zengin devlet başkanı olan Sultan İkinci Abdülhamid’in hanımının Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’na yazdığı mektup:

“Sayın Başvekil, Ben, Osmanlı hanedanının son hükümdarlarından II. Abdülhamid’in dördüncü zevcesiyim. O devrin ebediyen kapandığına kail (razı olmuş) bulunmaktayım. Devir kapanırken, mezkûr hanedana mensup olanlar hasbelicap (durumun gereği olarak) memleketi terketmek mecburiyetinde kaldılar. Ben, ol bâbdaki (o konudaki) kanunun bahşettiği müsaadelerden bilistifade (istifade ederek) şefik milletimin âgûşuna (merhametli milletimin kucağına) sığınarak sevgili milletimi terketmeyip daimî surette onun sâye-i himayesinde (himayesi altında) kaldım.

Yedi yüz senelik bir devrin yegâne yadigârı olan bendeniz sayın vekâletinizin mestûresinden (örtülü ödeneğinden) lûtfettiği 200 liradan başka bir gelirim yoktur. Bu tahsisatla mahmûl (yüklenmiş) bulunduğun tarihin şerefini vikaye ederek (koruyarak) yaşayabilmek için cemiyette yaşayan bir insanın bütün ihtiyaçlarını terkederek senelerden beri tamamen münzevî bir halde devlet ve millete duâhan olarak (dua ederek) yaşıyorum. Lâkin son günlerde zarûrî ihtiyaçlar karşısında lütuf buyurulan 200 lira ile böyle bir hayatı idame ettirmeğe (devam ettirmeye) kâfi gelememektedir. Millet ve devletten başka istinâdgâhım (dayanağım) yoktur.

Tarihin şefîk (merhametli) milletimize vedia (emanet) olarak bıraktığı 85 yaşındaki bir insanın asîl milletimiz ortasında zebûn (âciz) olarak yaşamasına necîp milletimizin rıza göstereceğine asla ihtimal veremem. Onun için:

Oğlum... Hâlimi arzettim. Yeniden milletin âgûşuna dehâlet ediyorum (kucağına sığınıyorum). Milletimin hakikî mümessilleri olan sizlere müracaat ediyorum. Mümkünse verilen tahsisata bir miktar daha ilâvesine delâletlerinizi rica ederken sevgi ve dualarla gözlerinizden öperim.

Müşfika Kayasoy 
Beşiktaş, Serencebey Yokuşu No: 53 İstanbul”


200 liralık aylığı İnönü bağlattı, Menderes buna 50 lira zam yaptı

ABAZA asilzadelerinden Şehid Mahmud Bey’in kızı ve Sultan İkinci Abdülhamid’in dördüncü hanımı olan Müşfika Kadınefendi, 1867’de Hopa’da dünyaya geldi.

Kadınefendi, Sultan Abdülhamid ile 1886’da Yıldız Sarayı’nda evlendi ve 1887’de tek çocuğu olan kızı Ayşe Sultan doğdu. 1909’daki 31 Mart ayaklanmasından sonra tahtından indirilen Abdülhamid ile beraber Selânik’e sürgüne gitti, devrik hükümdarın Beylerbeyi Sarayı’nda gözaltında tutulduğu günlerde de hep yanında bulundu. Abdülhamid, 1918’in 10 Şubat’ında vefat ettiği sırada başucunda “en sevdiği ve en yakın hanımı” olarak bilinen Müşfika Kadınefendi vardı.

Osmanlı Hanedanı 1924’te sürgüne gönderilirken eşleri artık hayatta olmayan padişah ve şehzade hanımlarının Türkiye’de kalmalarına izin verildiği için Müşfika Kadınefendi memleketten ayrılmadı ama tek çocuğu olan kızı Ayşe Sultan, hanedanın diğer mensupları ile beraber sürgüne gitmek zorunda kaldı. Müşfika Kadınefendi, Beşiktaş’ta, Serencebey Yokuşu’nda Hazine’ye ait bir konağın müştemilâtı olan ahşap eve yerleşti ve sürgündeki kızının yanına gitmesi için yapılan bütün telkinleri;

 “Efendimiz hayatta olsa idi, memleket dışına çıkmamı istemezdi ” diyerek reddetti. Kızını tekrar ancak 28 sene sonra, sürgünün hanedanın kadın mensupları için sona erdiği 1952 yılın da göre bilen Kadınefendi, Ayşe Sultan’ın 1960’ta vefat etmesinden sonra 11 ay yaşadı ve hayattan 16 Temmuz 1961’de ayrıldı. Müşfika Kadınefendi, Serencebey Yokuşu’ndaki ahşap evde geçirdiği 37 yıl boyunca dışarıya sadece birkaç defa çıktı, tek bir gazetecinin “Hiç sokağa çıkmadan evde nasıl vakit geçiriyorsunuz?” şeklindeki tek bir sorusunu kabul etti ve soruya “Namaz kılıyorum, Kur’an okuyorum, efendime dua ediyorum evlâdım” cevabını verdi.

Serencebey yıllarını maddî sıkıntılar içerisinde geçiren Müşfika Kadınefendi, Sultan Abdülhamid’in efsanevî mirasından hükümdarın vârisleri ile beraber hisse alabilmek için 1940’lı senelerde bazı avukatlar vasıtası ile Büyük Millet Meclisi nezdinde girişimlerde bulunmuştu. Meclis, bu konuda hukukî savunma mahiyetinde bir risale de yayınlamış olan Müşfika Kadınefendi ile diğer vârislerin taleplerini 2 Mayıs 1949’da aldığı 245 sayılı “tefsir kararı” ile reddetmiş ama Cumhurbaşkanı İsmet


İlgili Makaleler

Sultan Abdülhamit
Kızlarının Kaleminden Sultan Abdülhamid Han
S
ultan Abdülhamid Han’ın 9 kızından; Ayşe sultan: 1877’de İstanbul’da yıldız sarayında doğdu. Annesi Müşfika hanımdır. 1960’da İstanbul’da vefat etti. Kabri Beşiktaş’ta Yahya Efendi kabristanındadır; Şadiye Sultan: 1886’da İstanbul’da yıldız sarayında doğdu. Annesi Emsalinur hanımdır. 1997’de İstanbul’da vefat etti.…
Kızlarının Kaleminden Sultan Abdülhamid Han
Sultan Abdülhamit
Yahya Kemal Ve Abdulhamid Han
S
on bir asırdaki ilk ve orta mektep tarih kitaplarında kısacık, kifâyetsiz ve çarpık Osmanlı Tarihi derslerinde Abdülhamid Han, müstebit gibi karalamalara maruz kalmaktan başka fotoğrafının altında da ismi yazmaz, isim olarak “Kızıl Sultan” ibaresi yer alırdı.

“Kızıl Sultan” iftirası, Fransız tarihçi Albert Vandal’a…
Sultan Abdülhamit
İkinci Fatih: Sultan Abdülhamid Han
D
evletlerin fetih asırlarındaki zaferler çok kıymetlidir. İstanbul’un Sultan Mehmed Han tarafından zapt edilerek İslamlaştırılıp Müslüman Türk şehri yapılması, bu Padişaha Fatih ünvanını kazandırdığı gibi biz evlâdlarına da ebedî bir şeref bahşetmiştir…
 
Devletlerin zor zamanlarındaki vatan müdafaaları da fetih…
Sultan Abdülhamit
Yıldız Sarayı Kapılarını Açıyor
1

15 yıldır müze olarak halka açık değildi Yıldız Sarayı. Beş yıldır süren restorasyon çalışmaları büyük ölçüde bitmiş. Saray, 19 Temmuz’da müze olarak açılıyor. Açılıştan önce gittim, gezdim, gördüm. Milli Saraylar İdaresi, harikulade bir çalışma yapmış. Abdülhamid Han devrinin hatıralarıyla dopdolu Yıldız Sarayı,…

Yıldız Sarayı Kapılarını Açıyor
Sultan Abdülhamit
Sultan Abdülhamid Han’ın Mirası
S
ultan II. Abdülhamid 30 sene süren nispi sulh devresinde maarif ve imar faaliyetlerine ağırlık verdi. Devrinde yapılan faaliyetler ciltlerce kitabı doldurur. 1879’da adliye teşkilatı tanzim edildi. Bugün de Türkiye’deki adliye teşkilatı oradan kalmadır. Ordunun güçlendirilmesi için ciddi çalıştı. Almanya’dan…
Sultan Abdülhamid Han’ın Mirası
Sultan Abdülhamit
Vefât yıldönümünde cennetmekân Sûltân II. Abdülhamid Hân (10 Şubat 1918)
S
ûltân II. Abdülhamid Hân; tahttan indirilmesinin üzerinden 8 yıl, 9 ay, 13 gün geçmiştiki 10 Şubat 1918’de Beylerbeyi Sarayında hayata gözlerini yumdu. Vefât ettiğinde 75 yaşını 4 ay, 19 gün geçiyordu. Sûltân Mehmed Reşad’ın dışında bütün devlet adamlarının ve Hânedân üyelerinin eksiksiz katıldığı muhteşem cenâze…
Vefât yıldönümünde cennetmekân Sûltân II. Abdülhamid Hân (10 Şubat 1918)
Sultan Abdülhamit
Sultan Abdülhamid Han’ın Sosyal ve Dini Hususlardaki Hassasiyetleri
O
smanlı Devleti’nde padişahların sözlü ve yazılı emirlerine ‘‘İrade-i Seniyye’’ denirdi. Bu emirler saray başkâtibi tarafından kaleme alınır, daha sonra icap eden yerlere tebliğ edilirdi. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı’nda bulunan ve Başkâtip Tahsin Paşa tarafından kaleme alınan bazı irade-i…
Sultan Abdülhamid Han’ın Sosyal ve Dini Hususlardaki Hassasiyetleri
Sultan Abdülhamit
ABDÜLHAMİD HAN SİYASETTE BÜYÜK BİR DAHÎ İDİ
C
umhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan da Sultan’ın İzinde

Sultan Abdülhamid Han’ın iç ve dış siyasette iki önemli hedefi vardı: İç siyasette Balkanlar da kiliseler arasındaki ihtilafı körükleyerek birleşmelerine engel olmaktı. Ne yazık ki, ittihatçılar idareyi ele alınca büyük bir gaflet ve ihanetle çıkardıkları bir…
ABDÜLHAMİD HAN SİYASETTE BÜYÜK BİR DAHÎ İDİ
Sultan Abdülhamit
Kalbinde Merhamet Elinde Maharet Vardı
S
ultan Abdülhamid Han, 1909’da 31 Mart Vakası ile İttihat ve Terakki ileri gelenleri tarafından tahttan indirildikten sonra, Selanik’e götürüldü. Burada Alatini Köşkünde üç buçuk yıl kadar nezarette tutuldu. 1912’de Balkan Savaşı’nın başlaması sebebiyle, İstanbul’daki Beylerbeyi Sarayı’na getirildi ve 1918’deki…
Sultan Abdülhamit
Abdülhamid Han Düşmanlığı
A
bdülhamid Han, 1876-1909 arasında Padişahlık yapmış bir Devlet Başkanımızdır. Hizmet müddeti, 33 yıldır. Baştaki 1,5 yıl ile sondaki 1 yıla yakın süre Meşruti idaredir. V. Murad’dan sonra tahta veliahd Abdülhamid Efendi geçmemiş olsaydı Devlet-i Ali Osman, yüksek ihtimalle yarım asır sonraki I. Dünya Harbi’de değil…
Sultan Abdülhamit
Sultan Abdülhamid’in Bir Selamı Neler Yapardı?
İ

ngilizlerin parmağı olan “31 Mart Hadisesi”nin tertipçileri arasında bulunan şair filozof Rıza Tevfik bu meşûm ihtilâlden sonra arkadaşlarıyla birlikte İngiliz sefaretine gittiklerinde çok soğuk bir şekilde karşılanırlar. Rıza Tevfik bu harekete o anda bir mana veremez. Çok sonraları İngiltere’ye oğlunu görmeye…

Sultan Abdülhamit
Abdülhamid Han'ın İttihadçılar'a Verdiği Ders
B

irinci Dünya Harbi’ni çarçabuk bir neticeye bağlamak niyeti ile müttefik devletler, yani İngiltere, Fransa, ve İtalya her şeyden önce Çanakkale boğazını zorlamak ve geçmek İstanbul’u zaptedip Osmanlı kuvvetlerini bertaraf etmek ve asıl mühimmi yine müttefikleri bulunan Rusya ile aralarında muvasalatı sağlamak…