Sultan Abdülhamid Han’ın Habeşistan Siyaseti

Prof. Dr. A. Hâluk Dursun 03.06.2016 3204
H
resim
abeşistan (Etiyopya) nüfusunun 1/3’ünü Müslümanlar oluştururken Eritre’nin yaklaşık %70’i Müslümandır. Eritre önceleri bir İtalyan sömürgesi iken, daha sonra Etiyopya’nın kuzeydoğusunda yer alan bir eyalet, 1993 yılında da bağımsızlığını elde eden bir devlet olmuştur. Eritre’de Osmanlı Devleti’nin eyalet merkezi Musavva şehriydi, fakat Beylerbeyi bazen Sevâkin’de otururdu.

Asırlardan beri Türklerin yerleşim yerlerinden biri olan Sevâkin’de 18. asra girerken 3 cami bulunuyordu. Musavva ile birlikte Türkçe konuşan nüfusun iskân yerlerinden olan bu şehirlerde, çoğu yerli kadınlarla evlenmiş, Mağrip Ocakları’nda olduğu gibi (Kuloğulları) melez Türkler dünyaya gelmiştir. 

Sultan II. Abdülhamit, “İslâm Birliği” politikası doğrultusunda bölgeyle özel olarak ilgilenmiş ve 1896 yılında padişah yâverlerinden Sadık el-Müeyyed Paşa, beraberinde padişahın fahri yâverlerinden Binbaşı Talip Bey ve Tüfenkçi Bölüğü Çavuşlarından Yasin Efendi ile Habeşistan’a gönderilmiştir. 
Sadık el-Müeyyed Paşa –ki merkeze bildirmiş olduğu bilgileri daha sonra “Habeş Seyahatnâmesi” başlığıyla İstanbul’da bir kitap olarak basmıştır- Habeşistan’da iken orada çeşitli vesilelerle bulunan Anadolulu bir Müslüman cemaatin mevcudiyetini görmüş ve bunlar için camiler inşâsı hususunda Osmanlı Dışişleri Bakanlığı’na yazılar yazmıştır. Sultan II. Abdülhamit’in de tasdikiyle Habeşistan’da, başkentte bir büyük cami inşası ile harap bulunan eserlerin tamirleri için vakıflardan bir miktar para gönderilmesi 1905’te Bakanlar Kurulu kararıyla uygun görülmüştür. 

Daha sonra bölgeye birçok uzman diplomat gönderildi. Bunlardan bir tanesi Tercüme Odası Müdürlerinden Ahmet Mazhar Bey’dir ki, Mazhar Bey Harar’da Başkonsolos olarak görev yaparken Afrika’nın bu köşesine ilgi duyan sömürgeci devletlerin takip ettikleri siyasete karşılık Osmanlı Devleti’nin ne şekilde davranması ve nasıl bir siyaset uygulaması lâzım geldiğini tespit etmiş ve bunu 1 Kasım 1913 tarihinde bir rapor halinde yazmıştır. 

Mazhar Bey, bu konudaki teferruatlı görüşlerini de içeren bilgileri daha sonra “Habeşistan ve Siyaset-i Osmaniye” başlıklı bir kitap halinde neşretmiştir. Bu kitapta, Fransızların bölgeye yerleşmek için Kızıldeniz kıyısında bir küçük kasaba meydana getirdiklerine dikkati çekmektedir. Mazhar Bey’in sözünü ettiği kasabadan bugün Fransız etkisinde kalan Müslüman Cibuti Devleti ortaya çıkmıştır. 
Mazhar Bey, Habeş devlet idarecileri arasında İslâmiyet’e yakın olanları birer birer incelemekte ve daha önce Sadık el-Müeyyed Paşa’nın raporlarında belirttiği görüşlerini yeni bilgilerle zenginleştirmektedir.

Bu arada Lic Yasu isimli bir prensten bahsedilmekte ve onun desteklenerek Habeş devletinin başına geçirilmesi için Osmanlıların yardımı talep edilmektedir. Mazhar Bey, bu Lic Yasu’yu özel olarak marke etmiş ve o da Mazhar Bey’in sayesinde İslamiyet’e gittikçe ısınarak camiye gitmeye başlamış, hatta Habeş bayrağında bulunan ve haç taşıyan arslan yerine, yeşil bir zemin üzerine “Lâ ilahe illallah” ile bir hilâl şekli nakşedilmiş bayrağı Habeş bayrağı olarak kaul etmiştir. Bu bayraklardan bir tanesini de Osmanlı Başkonsolosu’na hediye etmiştir. Lic Yasu daha da ileri giderek, Addis Ababa’da, yani başkentte kendi sarayı karşısında hükûmete ait bir binayı parasız olarak Osmanlı diplomatlarına tahsis etmişti. 

İlgili Makaleler

Sultan Abdülhamid Han
II. Abdülhamid Han'ın Büyük Eseri: Hicaz Demiryolu
I I. Abdülhamid Han, demir yollarını sadece yolcu ve yük taşıyan raylar olarak görmüyordu. Onun nazarında demir yolları; devlet otoritesini güçlendiren, askerî sevkiyatı hızlandıran, ticareti…
II. Abdülhamid Han'ın Büyük Eseri: Hicaz Demiryolu
Sultan Abdülhamid Han
Abdülhamid Han'a Karşı 24 Temmuz “bayram” değil, “darbe”dir; neyi kutluyoruz?
H er 24 Temmuz'da yüzlerce, "Gazeteciler gününüzü ve Basın Bayramınızı tebrik ederiz" mesajı alıyorum. Hem de muhafazakârlardan! Bu gafleti "esefle" karşılıyor ve kahroluyorum! Ya, biz ne zaman…
Abdülhamid Han'a Karşı 24 Temmuz “bayram” değil, “darbe”dir; neyi kutluyoruz?
Sultan Abdülhamid Han
Abdülhamid Han’ın Üzüntüsü: "Eyvah, Rumeli Elden Gitti!’’
O smanlı devletinin son zaman ki valilerinden Mehmed Ali Aynî hatıralarında diyor ki: Uzun seneler devam eden Sırplık, Bulgarlık, Rumluk keşmekeşine İttihat ve Terakki Fırkası Meşrutiyet’in ilânından…
Sultan Abdülhamid Han
Sultan Abdülhamid Han’ın Ehl-i Sünnet Hassasiyeti
S ultan Abdülhamid Han zamanında Lazkiye valisi olan Mehmed Ali Aynî hatıralarında diyor ki: ''Lazkiye’de iken Nusayrîler ile uğraşmak belli başlı işlerimizin arasına girmişti. Sultan II. Abdülhamid…
Sultan Abdülhamid Han
Kızlarının Kaleminden Sultan Abdülhamid Han
S
ultan Abdülhamid Han’ın 9 kızından; Ayşe sultan: 1877’de İstanbul’da yıldız sarayında doğdu. Annesi Müşfika hanımdır. 1960’da İstanbul’da vefat etti. Kabri Beşiktaş’ta Yahya Efendi kabristanındadır; Şadiye Sultan: 1886’da İstanbul’da yıldız sarayında doğdu. Annesi Emsalinur hanımdır. 1997’de İstanbul’da vefat etti.…
Kızlarının Kaleminden Sultan Abdülhamid Han
Sultan Abdülhamid Han
Yahya Kemal Ve Abdulhamid Han
S
on bir asırdaki ilk ve orta mektep tarih kitaplarında kısacık, kifâyetsiz ve çarpık Osmanlı Tarihi derslerinde Abdülhamid Han, müstebit gibi karalamalara maruz kalmaktan başka fotoğrafının altında da ismi yazmaz, isim olarak “Kızıl Sultan” ibaresi yer alırdı.

“Kızıl Sultan” iftirası, Fransız tarihçi Albert Vandal’a…
Sultan Abdülhamid Han
İkinci Fatih: Sultan Abdülhamid Han
D
evletlerin fetih asırlarındaki zaferler çok kıymetlidir. İstanbul’un Sultan Mehmed Han tarafından zapt edilerek İslamlaştırılıp Müslüman Türk şehri yapılması, bu Padişaha Fatih ünvanını kazandırdığı gibi biz evlâdlarına da ebedî bir şeref bahşetmiştir…
 
Devletlerin zor zamanlarındaki vatan müdafaaları da fetih…
Sultan Abdülhamid Han
Yıldız Sarayı Kapılarını Açıyor
1

15 yıldır müze olarak halka açık değildi Yıldız Sarayı. Beş yıldır süren restorasyon çalışmaları büyük ölçüde bitmiş. Saray, 19 Temmuz’da müze olarak açılıyor. Açılıştan önce gittim, gezdim, gördüm. Milli Saraylar İdaresi, harikulade bir çalışma yapmış. Abdülhamid Han devrinin hatıralarıyla dopdolu Yıldız Sarayı,…

Yıldız Sarayı Kapılarını Açıyor
Sultan Abdülhamid Han
Sultan Abdülhamid Han’ın Mirası
S
ultan II. Abdülhamid 30 sene süren nispi sulh devresinde maarif ve imar faaliyetlerine ağırlık verdi. Devrinde yapılan faaliyetler ciltlerce kitabı doldurur. 1879’da adliye teşkilatı tanzim edildi. Bugün de Türkiye’deki adliye teşkilatı oradan kalmadır. Ordunun güçlendirilmesi için ciddi çalıştı. Almanya’dan…
Sultan Abdülhamid Han’ın Mirası
Sultan Abdülhamid Han
Vefât yıldönümünde cennetmekân Sûltân II. Abdülhamid Hân (10 Şubat 1918)
S
ûltân II. Abdülhamid Hân; tahttan indirilmesinin üzerinden 8 yıl, 9 ay, 13 gün geçmiştiki 10 Şubat 1918’de Beylerbeyi Sarayında hayata gözlerini yumdu. Vefât ettiğinde 75 yaşını 4 ay, 19 gün geçiyordu. Sûltân Mehmed Reşad’ın dışında bütün devlet adamlarının ve Hânedân üyelerinin eksiksiz katıldığı muhteşem cenâze…
Vefât yıldönümünde cennetmekân Sûltân II. Abdülhamid Hân (10 Şubat 1918)
Sultan Abdülhamid Han
Sultan Abdülhamid Han’ın Sosyal ve Dini Hususlardaki Hassasiyetleri
O
smanlı Devleti’nde padişahların sözlü ve yazılı emirlerine ‘‘İrade-i Seniyye’’ denirdi. Bu emirler saray başkâtibi tarafından kaleme alınır, daha sonra icap eden yerlere tebliğ edilirdi. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı’nda bulunan ve Başkâtip Tahsin Paşa tarafından kaleme alınan bazı irade-i…
Sultan Abdülhamid Han’ın Sosyal ve Dini Hususlardaki Hassasiyetleri
Sultan Abdülhamid Han
ABDÜLHAMİD HAN SİYASETTE BÜYÜK BİR DAHÎ İDİ
C
umhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan da Sultan’ın İzinde

Sultan Abdülhamid Han’ın iç ve dış siyasette iki önemli hedefi vardı: İç siyasette Balkanlar da kiliseler arasındaki ihtilafı körükleyerek birleşmelerine engel olmaktı. Ne yazık ki, ittihatçılar idareyi ele alınca büyük bir gaflet ve ihanetle çıkardıkları bir…
ABDÜLHAMİD HAN SİYASETTE BÜYÜK BİR DAHÎ İDİ