Sultan Abdulhamid Han’ın Büyük Din Gayreti

Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci 02.11.2020 1348
resim
Avrupa’da Peygamberimizin Aleyhine Piyesleri Yasaklattı

Aydınlanma çağından sonra, Avrupalı entelektüellerde Şark’ı doğru anlamak merakı hâsıl olmuş; bunun neticesi olarak gerek Müslümanlığa, gerekse Osmanlı estetik ve kültürüne karşı bir sempati doğmuştu.

Bununla beraber sosyal ve siyasi alışkanlıkların tesiriyle halk arasında fanatikler de eksik olmamıştır. İnançsızların, inananların inandığı şeylere saygı göstermesi beklenmez belki ama, insanların kıymet verdiklerine, en azından açıkça saygısız davranmamak da medeni insanın vecibesi olmalıdır.

Osmanlı hükûmeti, kendisine ve Müslüman halka zarar vereceği endişesiyle bu konjonktürel fanatizmi söndürmeye çalışmıştır. Bu hassasiyet hilafet prestijini ayakta tutmaya en fazla ehemmiyet veren Sultan II. Abdülhamid’de görülür.

Avrupa’da İslâmiyet veya Osmanlılar aleyhindeki piyeslerin, Osmanlı hükûmetinin ricasıyla ve diplomatik yollarla sahneden kaldırıldığı veya hiç sahnelenmediğine dair Osmanlı arşivinde vesikalar mevcuttur. Gazeteci merhum Ziyad Ebuzziya Bey, vaktiyle bunları neşretmişti.
 
Fena tesir!
 
Meşhur Fransız yazarı ve Academie Française azası Marki Henri de Bornier’nin, Hazret-i Muhammed ve İslâmiyet hakkında uygunsuz ifadeler taşıyan “Mahomet” adlı piyesinin Paris’te sahne alacağını bir Fransız gazetesinde okuyan Padişah, Paris sefaretine bir talimat gönderdi.

1888 tarihli bu talimatta, “İslâmiyet aleyhinde tertip edilmiş bir tiyatro risalesinin Paris’te Comedie Française nam tiyatroda oynatılacağı anlaşılarak, bilcümle Müslümanlarca fena tesir doğuracak böyle bir oyunun icrasına Fransa Devleti tarafından rıza gösterilmeyeceğinin açık olduğu” beyan ediliyor; gayet nazik bir üslûpla ve diplomatik bir lisanla bunun engellenmesi isteniyordu. Paris Sefiri Esad Paşa, Fransız bürokratları ile görüşerek, piyesin icrasını bir sene tehir ettirmeye muvaffak oldu.

Mart 1890’da Comedie Française, piyesi tekrar repertuarına alınca, diplomatik bir kriz doğdu. Fransız hariciyesi, piyeste İslâmiyet ve Hazret-i Peygamber aleyhinde bir unsur bulunmadığını beyan ederek; piyesin o zaman Fransız hâkimiyetindeki Cezayir ve Tunus’ta oynatılmayacağı hususunda teminat verdi.

Bu zaman zarfında Padişah, Fransız sefiri Kont Montebello ile bizzat görüşerek, piyesin kaldırılmasında ısrarcı oldu. Uyanık sefirin, başbakan Freycinet’i ikazı üzerine, sadece Comedie Française’de değil, bütün Fransa’da piyesin icrası hükûmetçe menedildi. Sefir bunu, 22 Mart 1890’da Hariciye Nazırı Said Paşa’ya haber verdi. Buna dair yazışmalar, Osmanlı Arşivi’nde mevcuttur

Eski diplomatlar
 
Bunun üzerine de Bornier, piyesini daha bir hürriyet memleketi olan İngiltere’de sahneletmeye teşebbüs etti. Londra’da Lyceum tiyatrosu ile anlaştı. O zaman Kraliçe Victoria’nın hariciye nazırı, Türk dostluğu ile tanınan Lord Salisbury idi. Padişahın arzusu üzerine hükûmet, buna müracaat ederek, piyesi İngiltere’de de menettirmeye muvaffak oldu.

Üç sene sonra, Lord Salisbury düşüp, yerine Lord Rosebery geçince, Borniet cesarete gelip, tekrar bir başka Londra tiyatrosu ile anlaşmışsa da, Osmanlı sefirinin müracaatı üzerine, hükûmet tarafından engellenmiştir. O zamanki Osmanlı sefaret mensupları, kokteyllerde gezmek yerine, memleket menfaatlerini ciddi manada takip eden kültürlü, tecrübeli ve hassas diplomatlardı.
 
Dünyadan haber
 
Avrupa’da neşredilen hemen her gazeteyi getirtip okuyan veya okutan, böylece dünyada olup bitenden haberdar olmaya çalışan Sultan II. Abdülhamid’in, sahnelenmemesi için diplomatik yollarla mücadele ettiği piyesler bunlardan ibaret değildir. Hiçbirinde dünyayı ayağa kaldırmak veya harb ilan etmek gibi ifadeler kullanılmış değildir. Kimse de piyesi yazanın kafasını kesmeye kalkışmamıştır.

1893’te Roma’da “Mehmed II” isimli piyesin sahneleneceğini haber alan Sultan II. Abdülhamid’in talimatı üzerine hükûmet, İtalyan hariciyesi nezdinde müracaatta bulunmuş; piyeste gerek Fatih Sultan Mehmed ve gerekse İslâmiyet hakkında tahkir edici bir unsur varsa, kaldırılacağı teminatı alınmıştır.

William Percy’nin 1601’de yazdığı “Mahomet and His Heaven” (Muhammed ve Cenneti) adlı piyesin 1900 senesinde Paris’te oynanmak istenmesi üzerine, Osmanlı hükûmetinin Paris sefaretinin müdahalesiyle piyesin ismi değiştirilmiş ve içinde İslâmiyete karşı yanlış anlaşılabilecek hususların çıkarılması kabul ettirilmiştir.

İlgili Makaleler

Sultan Abdülhamid Han
II. Abdülhamid Han'ın Büyük Eseri: Hicaz Demiryolu
I I. Abdülhamid Han, demir yollarını sadece yolcu ve yük taşıyan raylar olarak görmüyordu. Onun nazarında demir yolları; devlet otoritesini güçlendiren, askerî sevkiyatı hızlandıran, ticareti…
II. Abdülhamid Han'ın Büyük Eseri: Hicaz Demiryolu
Sultan Abdülhamid Han
Abdülhamid Han'a Karşı 24 Temmuz “bayram” değil, “darbe”dir; neyi kutluyoruz?
H er 24 Temmuz'da yüzlerce, "Gazeteciler gününüzü ve Basın Bayramınızı tebrik ederiz" mesajı alıyorum. Hem de muhafazakârlardan! Bu gafleti "esefle" karşılıyor ve kahroluyorum! Ya, biz ne zaman…
Abdülhamid Han'a Karşı 24 Temmuz “bayram” değil, “darbe”dir; neyi kutluyoruz?
Sultan Abdülhamid Han
Abdülhamid Han’ın Üzüntüsü: "Eyvah, Rumeli Elden Gitti!’’
O smanlı devletinin son zaman ki valilerinden Mehmed Ali Aynî hatıralarında diyor ki: Uzun seneler devam eden Sırplık, Bulgarlık, Rumluk keşmekeşine İttihat ve Terakki Fırkası Meşrutiyet’in ilânından…
Sultan Abdülhamid Han
Sultan Abdülhamid Han’ın Ehl-i Sünnet Hassasiyeti
S ultan Abdülhamid Han zamanında Lazkiye valisi olan Mehmed Ali Aynî hatıralarında diyor ki: ''Lazkiye’de iken Nusayrîler ile uğraşmak belli başlı işlerimizin arasına girmişti. Sultan II. Abdülhamid…
Sultan Abdülhamid Han
Kızlarının Kaleminden Sultan Abdülhamid Han
S
ultan Abdülhamid Han’ın 9 kızından; Ayşe sultan: 1877’de İstanbul’da yıldız sarayında doğdu. Annesi Müşfika hanımdır. 1960’da İstanbul’da vefat etti. Kabri Beşiktaş’ta Yahya Efendi kabristanındadır; Şadiye Sultan: 1886’da İstanbul’da yıldız sarayında doğdu. Annesi Emsalinur hanımdır. 1997’de İstanbul’da vefat etti.…
Kızlarının Kaleminden Sultan Abdülhamid Han
Sultan Abdülhamid Han
Yahya Kemal Ve Abdulhamid Han
S
on bir asırdaki ilk ve orta mektep tarih kitaplarında kısacık, kifâyetsiz ve çarpık Osmanlı Tarihi derslerinde Abdülhamid Han, müstebit gibi karalamalara maruz kalmaktan başka fotoğrafının altında da ismi yazmaz, isim olarak “Kızıl Sultan” ibaresi yer alırdı.

“Kızıl Sultan” iftirası, Fransız tarihçi Albert Vandal’a…
Sultan Abdülhamid Han
İkinci Fatih: Sultan Abdülhamid Han
D
evletlerin fetih asırlarındaki zaferler çok kıymetlidir. İstanbul’un Sultan Mehmed Han tarafından zapt edilerek İslamlaştırılıp Müslüman Türk şehri yapılması, bu Padişaha Fatih ünvanını kazandırdığı gibi biz evlâdlarına da ebedî bir şeref bahşetmiştir…
 
Devletlerin zor zamanlarındaki vatan müdafaaları da fetih…
Sultan Abdülhamid Han
Yıldız Sarayı Kapılarını Açıyor
1

15 yıldır müze olarak halka açık değildi Yıldız Sarayı. Beş yıldır süren restorasyon çalışmaları büyük ölçüde bitmiş. Saray, 19 Temmuz’da müze olarak açılıyor. Açılıştan önce gittim, gezdim, gördüm. Milli Saraylar İdaresi, harikulade bir çalışma yapmış. Abdülhamid Han devrinin hatıralarıyla dopdolu Yıldız Sarayı,…

Yıldız Sarayı Kapılarını Açıyor
Sultan Abdülhamid Han
Sultan Abdülhamid Han’ın Mirası
S
ultan II. Abdülhamid 30 sene süren nispi sulh devresinde maarif ve imar faaliyetlerine ağırlık verdi. Devrinde yapılan faaliyetler ciltlerce kitabı doldurur. 1879’da adliye teşkilatı tanzim edildi. Bugün de Türkiye’deki adliye teşkilatı oradan kalmadır. Ordunun güçlendirilmesi için ciddi çalıştı. Almanya’dan…
Sultan Abdülhamid Han’ın Mirası
Sultan Abdülhamid Han
Vefât yıldönümünde cennetmekân Sûltân II. Abdülhamid Hân (10 Şubat 1918)
S
ûltân II. Abdülhamid Hân; tahttan indirilmesinin üzerinden 8 yıl, 9 ay, 13 gün geçmiştiki 10 Şubat 1918’de Beylerbeyi Sarayında hayata gözlerini yumdu. Vefât ettiğinde 75 yaşını 4 ay, 19 gün geçiyordu. Sûltân Mehmed Reşad’ın dışında bütün devlet adamlarının ve Hânedân üyelerinin eksiksiz katıldığı muhteşem cenâze…
Vefât yıldönümünde cennetmekân Sûltân II. Abdülhamid Hân (10 Şubat 1918)
Sultan Abdülhamid Han
Sultan Abdülhamid Han’ın Sosyal ve Dini Hususlardaki Hassasiyetleri
O
smanlı Devleti’nde padişahların sözlü ve yazılı emirlerine ‘‘İrade-i Seniyye’’ denirdi. Bu emirler saray başkâtibi tarafından kaleme alınır, daha sonra icap eden yerlere tebliğ edilirdi. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı’nda bulunan ve Başkâtip Tahsin Paşa tarafından kaleme alınan bazı irade-i…
Sultan Abdülhamid Han’ın Sosyal ve Dini Hususlardaki Hassasiyetleri
Sultan Abdülhamid Han
ABDÜLHAMİD HAN SİYASETTE BÜYÜK BİR DAHÎ İDİ
C
umhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan da Sultan’ın İzinde

Sultan Abdülhamid Han’ın iç ve dış siyasette iki önemli hedefi vardı: İç siyasette Balkanlar da kiliseler arasındaki ihtilafı körükleyerek birleşmelerine engel olmaktı. Ne yazık ki, ittihatçılar idareyi ele alınca büyük bir gaflet ve ihanetle çıkardıkları bir…
ABDÜLHAMİD HAN SİYASETTE BÜYÜK BİR DAHÎ İDİ