Sultan Abdülhamid Han’dan Sonra Başımıza Gelenler

Dr. İbrahim Pazan 09.12.2017 1884
S
resim
ultan İkinci Abdülhamid Han, devrinin önemli yabancı devlet adamlarının dahi takdir etmek zorunda kaldıkları deha seviyesindeki siyasetiyle Balkan devletlerinin birleşmesini önlemiş, kendisinden sonra çıkacak Balkan Savaşı'nı, dolayısıyla da Birinci Dünya Savaşı'nı 30 sene geciktirmişti. Balkanlar üzerinde Rusya ile Avusturya-Macaristan'ın anlaşmasına imkân vermemiş, ikinci devlet Almanya'yı kazanarak, birinci devlet İngiltere tarafından yutulmayı önleyebilmişti. 

Memleketi savaştan uzak tutarak, bütün gücüyle eğitim ve bayındırlık faaliyetlerine yüklenmişti. Zamanında sadece Yunan Savaşı çıkmış, o da 32 gün sürmüş ve zaferle sonuçlanmıştı. 0 tarihte, dünyanın büyük bölümünü ele geçiren sömürgeci Hristiyan devletler, zirveye yaklaşmışlardı. Zirveye varınca, tabii olarak iniş başlayacaktı. Bu inişe kadar Osmanlı Devleti mevcut durumunu muhafaza edebilirse, daha sonra sömürgeci devletlerle hesaplaşma başIayabilirdi. Önemli olan, o an geldiğinde her bakımdan güçlü olmaktı. İşte Sultan İkinci Abdülhamid Han'ın siyaseti bu idi. 

Asıl Yıkılış: İkinci Meşrutiyet 

Osmanlı İmparatorluğu'nun asıl yıkılış tarihi, İkinci Meşrutiyet'in ilan edildiği 23 Temmuz 1909'dur. Batı, tarihimizdeki bu önemli kırılma noktasında emeline ulaşmış, devleti parçalayıp paylaşmalarının önündeki en büyük engel olan Sultan İkinci Abdülhamid Han'ı nihayet etkisiz hale getirmişti. Felâketler daha İkinci Meşrutiyet ilan edilip yönetim Sultan İkinci Abdülhamid Han'dan İttihatçılara geçer geçmez başlamıştı. 

İttihatçıların "inkılap" diye övündükleri ve milli bayram ilan edip her sene şenliklerle kutladıkları bu tarihten 2 ay kadar sonra, 5 Ekim 1908'de, Bulgaristan (96 bin kilometre kare) Osmanlılardan ayrıldı. Aynı gün Avusturya-Macaristan, Bosna-Hersek'i (52 bin kilometre kare) topraklarına kattı. 1911-12 yıllarında Trablusgarp'ta İtalya ile yapılan savaş sonunda Trablus vilayeti (1 milyon 59 bin kilometre kare) ile Bingazi sancağı (700 bin kilometre kare) yani Libya kaybedildi. 

İttihatçıların Büyük Hatası 

İttihatçılar ihanet derecesine varan bir gafletle, Sultan İkinci Abdülhamid Han'ın bizzat körüklediği kiliseler ihtilafını, 1910'da çıkardıkları bir kanunla hallettiler. Böylece Balkan milletleri Osmanlı'ya karşı kolayca birleşti. 1912'de patlayan Balkan Savaşı'nda koca imparatorluk, Karadağ, Bulgaristan, Yunanistan ve Sırbistan gibi Balkan devletçikleri karşısında bozgun yaşadı. Bu devletler Osmanlı'dan, Selanik, Manastır, Kosova,  Yanya, İşkodra, Akdeniz Adaları vilayetleri ile Edirne vilayetinin Dedeağaç ve Gümülcine sancaklarını, Girit ve Sisam'ı (167 bin kilometre kare) kopardılar. 

Sultan İkinci Abdülhamid Han'ın "Memleketi benden sonra on sene idare etsinler, yüz sene idare etmişler sayacağım." dediği İttihatçılar bununla da kalmadılar. 1914'te devleti, bu defa da dünyanın süper güçlerine karşı Almanya safında Birinci Dünya Savaşı'na soktular. 1914 sonunda İngiltere Kıbrıs (9 bin kilometre kare) ile Mısır (994 bin kilometre kare) ve Sudan'ı (2 milyon 294 bin kilometre kare) ilhak etti. 1918'de savaş bittiğinde imparatorluğun kalan toprakları da yağma edilmiş, bugünkü Irak, Suriye, Lübnan, İsrail, Ürdün, Yemen ve Suudi Arabistan devletlerinin bulunduğu topraklar elden çıkmıştı. Sonuç olarak 1908'de 9 milyon kilometre kare olan imparatorluk topraklarını kaybederek on sene içinde 780 bin kilometre kareye düşmüş olduk. 

Tarıhimiz Tam Bir Başarı Hikayesidir

Cumhurbaşkanlığı forsundaki 16 yıldız, tarihteki 16 büyük Türk imparatorluğunu, ortadaki güneş ise son Türk devleti Türkiye Cumhuriyeti'ni simgeler. Bu 16 bağımsız Türk devletinden ilki Milat'tan önce 220 yılında Kara Han (Teoman) tarafından kurular Büyük Hun İmparatorluğu'dur. Osmanlıların da atası olan Kara Han oğlu Oğuz Han (Mete)  Milattan önce 209 yılında tahta geçince ilk düzenli kara ordusunu kurmuştur. Nitekim bu tarih Türk Kara Kuvvetlerinin kuruluş tarihi olarak kabul edilmiştir. Bu Türk devletlerinden Büyük Hun ve Göktürk İmparatorlukları 18 milyon kilo-metrekare, Büyük Selçuklu imparatorluğu 10 milyon kilometrekare, Osmanlı imparatorluğu ise 20 milyon kilometrekare yüzölçümüne ulaşmıştır. 

Dolayısıyla iki bin seneyi aşan Türk tarihi, müddet, yüzölçümü, süreklilik, askeri ve mali güç bakımından benzersiz seviyelere ulaşan devletleriyle tam anlamıyla bir başarı hikâyesidir. Ecdadımız bizlere, dünya üzerindeki her ferdin imreneceği bir tarih mirası bırakmıştır. Bu kadar uzun zaman diliminde meydana gelen bazı özel durumlar cımbızla çekilip, art niyetle öne çıkarılmadığı sürece, bu tarihi mirasta utanacağımız hiçbir husus yoktur.

Karamsarlığa Gerek Yok 

Şu anda da 254 ülke içinde yüzölçümü bakımından 37. sıradayız. Nüfus bakımından ise 17. büyük devletiz. Nüfusta Almanya, İngiltere, Fransa ve İtalya'yı geride bıraktık. Yıllarca nüfus planlaması yalanıyla uyutulduktan sonra çok şükür bunu da aştık ve nüfusun bir güç olduğunu kavradık. Avrupalı sözde dostlarımızın can sıkıntısının bir sebebi de bu olsa gerek. Çünkü bu büyük nüfusumuz yetmiyormuş gibi oralarda da 4,5 milyondan fazla Türk yaşıyor. 

Ekonomiye gelince Satın Alma Gücü Paritesi (SAGP) bazlı Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) 2016 rakamları bakımından 1,988 trilyon dolar ile 13. sıradayız. Yani şu anda yine büyük devletler arasındayız. 

Başımıza sarılmak istenen belalar, her gün karşılaştığımız olumsuzluklar bizi karamsarlığa sevk etmesin. Hiçbir asırda, hiçbir devlet sıfır problem seviyesine ulaşamadı. Bundan sonra da ulaşamayacak. İç ve dış meseleler, yabancıların değil, millet olarak bizim uygun gördüğümüz ve devletin başına getirdiğimiz yöneticiler tarafından çözülmeye çalışılacak. Biz de fert olarak her alanda çok çalışacağız ve asırlardan beri yaptığımız gibi "Allah devletimize, milletimize zeval vermesin!" diye dua edeceğiz.

İlgili Makaleler

Sultan Abdülhamid Han
II. Abdülhamid Han'ın Büyük Eseri: Hicaz Demiryolu
I I. Abdülhamid Han, demir yollarını sadece yolcu ve yük taşıyan raylar olarak görmüyordu. Onun nazarında demir yolları; devlet otoritesini güçlendiren, askerî sevkiyatı hızlandıran, ticareti…
II. Abdülhamid Han'ın Büyük Eseri: Hicaz Demiryolu
Sultan Abdülhamid Han
Abdülhamid Han'a Karşı 24 Temmuz “bayram” değil, “darbe”dir; neyi kutluyoruz?
H er 24 Temmuz'da yüzlerce, "Gazeteciler gününüzü ve Basın Bayramınızı tebrik ederiz" mesajı alıyorum. Hem de muhafazakârlardan! Bu gafleti "esefle" karşılıyor ve kahroluyorum! Ya, biz ne zaman…
Abdülhamid Han'a Karşı 24 Temmuz “bayram” değil, “darbe”dir; neyi kutluyoruz?
Sultan Abdülhamid Han
Abdülhamid Han’ın Üzüntüsü: "Eyvah, Rumeli Elden Gitti!’’
O smanlı devletinin son zaman ki valilerinden Mehmed Ali Aynî hatıralarında diyor ki: Uzun seneler devam eden Sırplık, Bulgarlık, Rumluk keşmekeşine İttihat ve Terakki Fırkası Meşrutiyet’in ilânından…
Sultan Abdülhamid Han
Sultan Abdülhamid Han’ın Ehl-i Sünnet Hassasiyeti
S ultan Abdülhamid Han zamanında Lazkiye valisi olan Mehmed Ali Aynî hatıralarında diyor ki: ''Lazkiye’de iken Nusayrîler ile uğraşmak belli başlı işlerimizin arasına girmişti. Sultan II. Abdülhamid…
Sultan Abdülhamid Han
Kızlarının Kaleminden Sultan Abdülhamid Han
S
ultan Abdülhamid Han’ın 9 kızından; Ayşe sultan: 1877’de İstanbul’da yıldız sarayında doğdu. Annesi Müşfika hanımdır. 1960’da İstanbul’da vefat etti. Kabri Beşiktaş’ta Yahya Efendi kabristanındadır; Şadiye Sultan: 1886’da İstanbul’da yıldız sarayında doğdu. Annesi Emsalinur hanımdır. 1997’de İstanbul’da vefat etti.…
Kızlarının Kaleminden Sultan Abdülhamid Han
Sultan Abdülhamid Han
Yahya Kemal Ve Abdulhamid Han
S
on bir asırdaki ilk ve orta mektep tarih kitaplarında kısacık, kifâyetsiz ve çarpık Osmanlı Tarihi derslerinde Abdülhamid Han, müstebit gibi karalamalara maruz kalmaktan başka fotoğrafının altında da ismi yazmaz, isim olarak “Kızıl Sultan” ibaresi yer alırdı.

“Kızıl Sultan” iftirası, Fransız tarihçi Albert Vandal’a…
Sultan Abdülhamid Han
İkinci Fatih: Sultan Abdülhamid Han
D
evletlerin fetih asırlarındaki zaferler çok kıymetlidir. İstanbul’un Sultan Mehmed Han tarafından zapt edilerek İslamlaştırılıp Müslüman Türk şehri yapılması, bu Padişaha Fatih ünvanını kazandırdığı gibi biz evlâdlarına da ebedî bir şeref bahşetmiştir…
 
Devletlerin zor zamanlarındaki vatan müdafaaları da fetih…
Sultan Abdülhamid Han
Yıldız Sarayı Kapılarını Açıyor
1

15 yıldır müze olarak halka açık değildi Yıldız Sarayı. Beş yıldır süren restorasyon çalışmaları büyük ölçüde bitmiş. Saray, 19 Temmuz’da müze olarak açılıyor. Açılıştan önce gittim, gezdim, gördüm. Milli Saraylar İdaresi, harikulade bir çalışma yapmış. Abdülhamid Han devrinin hatıralarıyla dopdolu Yıldız Sarayı,…

Yıldız Sarayı Kapılarını Açıyor
Sultan Abdülhamid Han
Sultan Abdülhamid Han’ın Mirası
S
ultan II. Abdülhamid 30 sene süren nispi sulh devresinde maarif ve imar faaliyetlerine ağırlık verdi. Devrinde yapılan faaliyetler ciltlerce kitabı doldurur. 1879’da adliye teşkilatı tanzim edildi. Bugün de Türkiye’deki adliye teşkilatı oradan kalmadır. Ordunun güçlendirilmesi için ciddi çalıştı. Almanya’dan…
Sultan Abdülhamid Han’ın Mirası
Sultan Abdülhamid Han
Vefât yıldönümünde cennetmekân Sûltân II. Abdülhamid Hân (10 Şubat 1918)
S
ûltân II. Abdülhamid Hân; tahttan indirilmesinin üzerinden 8 yıl, 9 ay, 13 gün geçmiştiki 10 Şubat 1918’de Beylerbeyi Sarayında hayata gözlerini yumdu. Vefât ettiğinde 75 yaşını 4 ay, 19 gün geçiyordu. Sûltân Mehmed Reşad’ın dışında bütün devlet adamlarının ve Hânedân üyelerinin eksiksiz katıldığı muhteşem cenâze…
Vefât yıldönümünde cennetmekân Sûltân II. Abdülhamid Hân (10 Şubat 1918)
Sultan Abdülhamid Han
Sultan Abdülhamid Han’ın Sosyal ve Dini Hususlardaki Hassasiyetleri
O
smanlı Devleti’nde padişahların sözlü ve yazılı emirlerine ‘‘İrade-i Seniyye’’ denirdi. Bu emirler saray başkâtibi tarafından kaleme alınır, daha sonra icap eden yerlere tebliğ edilirdi. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı’nda bulunan ve Başkâtip Tahsin Paşa tarafından kaleme alınan bazı irade-i…
Sultan Abdülhamid Han’ın Sosyal ve Dini Hususlardaki Hassasiyetleri
Sultan Abdülhamid Han
ABDÜLHAMİD HAN SİYASETTE BÜYÜK BİR DAHÎ İDİ
C
umhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan da Sultan’ın İzinde

Sultan Abdülhamid Han’ın iç ve dış siyasette iki önemli hedefi vardı: İç siyasette Balkanlar da kiliseler arasındaki ihtilafı körükleyerek birleşmelerine engel olmaktı. Ne yazık ki, ittihatçılar idareyi ele alınca büyük bir gaflet ve ihanetle çıkardıkları bir…
ABDÜLHAMİD HAN SİYASETTE BÜYÜK BİR DAHÎ İDİ