İttihatçı Basının Abdülhamit Hân Düşmanlığı

Yavuz Bahadıroğlu 27.06.2016 3169
B
resim
undan 127 sene önce (kuruluş tarihi: 02-03 Haziran 1889) “İttihad-ı Osmanî” adıyla birkaç askeri tıbbiye öğrencisi tarafından kurulan İttihad ve Terakki Cemiyeti, basın-yayına aşırı önem veriyor. Bu kanalla “algı operasyonları” gerçekleştiriyor. 
Parti yayın organlarıyla dış destekli yayın organları tarafından sürekli olarak şunlar tekrarlanıyor...
Sultan Abdülhamid kötüdür!..
Sultan Abdülhamid diktatördür!..
Sultan Abdülhamid hırsızdır!..
Sultan Abdülhamid ürkek ve korkaktır!..
Sultan Abdülhamid vefasızdır!..
Sultan Abdülhamid cimridir!..
Sultan Abdülhamid kavgacıdır! (Onun yüzünden bütün dünya, Osmanlı Devleti’ne düşman olmuştur)...
Böylece, “O gitmeden hiçbir şey düzelmez” düşüncesini topluma hâkim kılmaya çalışıyorlar. Çünkü toplum, Padişah’ı seviyor. Ekonomik durum ise hiç kötü değildir. Özellikle eğitim, sağlık ve ulaşım alanlarında çağ atlanıyor (neye benziyor?).
Selânik’te çıkan İttihat ve Terakki, Hürriyet, Rumeli ve İstanbul’da yayınlanan Tanin, Şûrâ-yı Ümmet gibi cemiyetin sözcülüğünü yapan gazeteler başta olmak üzere, Tasvîr-i Efkâr, Tercümân-ı Hakîkat, İstiklâl, Hak, Hâdisât, Vakit, Kalem, Karagöz, Şûrâ-yı Ümmet, Türk Yurdu, İslâm Mecmûası, Yeni Mecmûa gibi yandaş gazete ve dergiler Sultan II. Abdülhamid’i iftira yağmuruna tutuyor. Yasalarla belirlenmiş cezalara çarptırıldıklarında ise “Matbuata (medya diyelim) baskı var!” diye ortalığı ayağa kaldırıyorlar (peki, bu neye benziyor?)...
Garip, ama İngiltere ve Fransa başta olmak üzere, Avrupa hükümetleri ile medyasından da büyük destek görüyorlar.
Zaten Cemiyet, Fransız mason locaları tarafından finanse ediliyor.
Kısacası, İttihad ve Terakki Cemiyeti’nin özünü oluşturan “ihtilâlcilik”dünya masonluğunun kontrolünde bulunan medyadan çok büyük destek görüyor. Diyebiliriz ki, Osmanlı üstüne hesap yapan dış güçlerin gözdesi haline geliyor.
Bu sayede 1908 seçimlerinde iktidar oluyor. İktidar olur olmaz da dış yardımlarla 31 Mart Olayı’nı tezgâhlayıp Sultan II. Abdümhamid’i tahttan indiriyor (27 Nisan 1909).
Ama hiçbir şey düzelmiyor. Tam tersine her şey karmakarışık hale geliyor. Ne de olsa iktidar olmak muhalefet yapmak kadar kolay değildir: Çabucak tökezliyorlar. 
Baskılar, baskınlar ve fail-i meçhul cinayetler arasında yıllar geçiyor. Ekonomik dengeler altüst oluyor. Yatırım hamleleri duruyor. Onlara“himaye” sözü veren Avrupalı büyükler, Sultan Abdülhamid sonrasında himayelerini çekiyorlar ve dımdızlak ortada bırakıyorlar.
Birinci Dünya Savaşı yaklaşırken, İttihad ve Terakki iktidarı için bütün çareler tükenmiş, eski dostları İngiltere ve Fransa sırt çevirdiği için, Almanya saflarında savaşa girme dışında alternatif kalmamıştır. Ama Birinci Dünya Savaşı, sadece Osmanlı İmparatorluğu’nun değil, İttihad ve Terakki’nin de sonunu getirecektir. Önder isimler memleketi terk etmek zorunda kalıyorlar.
Açıkçası, üç kıtaya yayılmış altı yüz senelik koca Osmanlı Devleti, İttihad ve Terakki’nin iktidarı döneminde çöküyor...
En az iki milyon vatan evlâdı, cephelerde şehit oluyor. Beş milyon kilometre kare olarak devraldıkları memleket coğrafyası, birkaç yüz bin kilometrekareye düşüyor. 
“Abdülhamid giderse vatan kurtulur” tezi, hem onlara, hem millete pahalıya patlıyor. İttihadcılar, Avrupa’ya güvenmenin ne anlama geldiğini sonunda anlıyorlar, ama iş işten geçiyor.
Siyasi tarihimizin ilk siyasi partisi olan İttihad ve Terakki’nin son kongresi, Birinci Dünyâ Savaşı sonrasında, 14 Kasım 1918’de gerçekleşiyor. Bu kongrede parti kendini feshederek, tarihe karışıyor. 


İlgili Makaleler

Sultan Abdülhamit
Kızlarının Kaleminden Sultan Abdülhamid Han
S
ultan Abdülhamid Han’ın 9 kızından; Ayşe sultan: 1877’de İstanbul’da yıldız sarayında doğdu. Annesi Müşfika hanımdır. 1960’da İstanbul’da vefat etti. Kabri Beşiktaş’ta Yahya Efendi kabristanındadır; Şadiye Sultan: 1886’da İstanbul’da yıldız sarayında doğdu. Annesi Emsalinur hanımdır. 1997’de İstanbul’da vefat etti.…
Kızlarının Kaleminden Sultan Abdülhamid Han
Sultan Abdülhamit
Yahya Kemal Ve Abdulhamid Han
S
on bir asırdaki ilk ve orta mektep tarih kitaplarında kısacık, kifâyetsiz ve çarpık Osmanlı Tarihi derslerinde Abdülhamid Han, müstebit gibi karalamalara maruz kalmaktan başka fotoğrafının altında da ismi yazmaz, isim olarak “Kızıl Sultan” ibaresi yer alırdı.

“Kızıl Sultan” iftirası, Fransız tarihçi Albert Vandal’a…
Sultan Abdülhamit
İkinci Fatih: Sultan Abdülhamid Han
D
evletlerin fetih asırlarındaki zaferler çok kıymetlidir. İstanbul’un Sultan Mehmed Han tarafından zapt edilerek İslamlaştırılıp Müslüman Türk şehri yapılması, bu Padişaha Fatih ünvanını kazandırdığı gibi biz evlâdlarına da ebedî bir şeref bahşetmiştir…
 
Devletlerin zor zamanlarındaki vatan müdafaaları da fetih…
Sultan Abdülhamit
Yıldız Sarayı Kapılarını Açıyor
1

15 yıldır müze olarak halka açık değildi Yıldız Sarayı. Beş yıldır süren restorasyon çalışmaları büyük ölçüde bitmiş. Saray, 19 Temmuz’da müze olarak açılıyor. Açılıştan önce gittim, gezdim, gördüm. Milli Saraylar İdaresi, harikulade bir çalışma yapmış. Abdülhamid Han devrinin hatıralarıyla dopdolu Yıldız Sarayı,…

Yıldız Sarayı Kapılarını Açıyor
Sultan Abdülhamit
Sultan Abdülhamid Han’ın Mirası
S
ultan II. Abdülhamid 30 sene süren nispi sulh devresinde maarif ve imar faaliyetlerine ağırlık verdi. Devrinde yapılan faaliyetler ciltlerce kitabı doldurur. 1879’da adliye teşkilatı tanzim edildi. Bugün de Türkiye’deki adliye teşkilatı oradan kalmadır. Ordunun güçlendirilmesi için ciddi çalıştı. Almanya’dan…
Sultan Abdülhamid Han’ın Mirası
Sultan Abdülhamit
Vefât yıldönümünde cennetmekân Sûltân II. Abdülhamid Hân (10 Şubat 1918)
S
ûltân II. Abdülhamid Hân; tahttan indirilmesinin üzerinden 8 yıl, 9 ay, 13 gün geçmiştiki 10 Şubat 1918’de Beylerbeyi Sarayında hayata gözlerini yumdu. Vefât ettiğinde 75 yaşını 4 ay, 19 gün geçiyordu. Sûltân Mehmed Reşad’ın dışında bütün devlet adamlarının ve Hânedân üyelerinin eksiksiz katıldığı muhteşem cenâze…
Vefât yıldönümünde cennetmekân Sûltân II. Abdülhamid Hân (10 Şubat 1918)
Sultan Abdülhamit
Sultan Abdülhamid Han’ın Sosyal ve Dini Hususlardaki Hassasiyetleri
O
smanlı Devleti’nde padişahların sözlü ve yazılı emirlerine ‘‘İrade-i Seniyye’’ denirdi. Bu emirler saray başkâtibi tarafından kaleme alınır, daha sonra icap eden yerlere tebliğ edilirdi. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı’nda bulunan ve Başkâtip Tahsin Paşa tarafından kaleme alınan bazı irade-i…
Sultan Abdülhamid Han’ın Sosyal ve Dini Hususlardaki Hassasiyetleri
Sultan Abdülhamit
ABDÜLHAMİD HAN SİYASETTE BÜYÜK BİR DAHÎ İDİ
C
umhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan da Sultan’ın İzinde

Sultan Abdülhamid Han’ın iç ve dış siyasette iki önemli hedefi vardı: İç siyasette Balkanlar da kiliseler arasındaki ihtilafı körükleyerek birleşmelerine engel olmaktı. Ne yazık ki, ittihatçılar idareyi ele alınca büyük bir gaflet ve ihanetle çıkardıkları bir…
ABDÜLHAMİD HAN SİYASETTE BÜYÜK BİR DAHÎ İDİ
Sultan Abdülhamit
Kalbinde Merhamet Elinde Maharet Vardı
S
ultan Abdülhamid Han, 1909’da 31 Mart Vakası ile İttihat ve Terakki ileri gelenleri tarafından tahttan indirildikten sonra, Selanik’e götürüldü. Burada Alatini Köşkünde üç buçuk yıl kadar nezarette tutuldu. 1912’de Balkan Savaşı’nın başlaması sebebiyle, İstanbul’daki Beylerbeyi Sarayı’na getirildi ve 1918’deki…
Sultan Abdülhamit
Abdülhamid Han Düşmanlığı
A
bdülhamid Han, 1876-1909 arasında Padişahlık yapmış bir Devlet Başkanımızdır. Hizmet müddeti, 33 yıldır. Baştaki 1,5 yıl ile sondaki 1 yıla yakın süre Meşruti idaredir. V. Murad’dan sonra tahta veliahd Abdülhamid Efendi geçmemiş olsaydı Devlet-i Ali Osman, yüksek ihtimalle yarım asır sonraki I. Dünya Harbi’de değil…
Sultan Abdülhamit
Sultan Abdülhamid’in Bir Selamı Neler Yapardı?
İ

ngilizlerin parmağı olan “31 Mart Hadisesi”nin tertipçileri arasında bulunan şair filozof Rıza Tevfik bu meşûm ihtilâlden sonra arkadaşlarıyla birlikte İngiliz sefaretine gittiklerinde çok soğuk bir şekilde karşılanırlar. Rıza Tevfik bu harekete o anda bir mana veremez. Çok sonraları İngiltere’ye oğlunu görmeye…

Sultan Abdülhamit
Abdülhamid Han'ın İttihadçılar'a Verdiği Ders
B

irinci Dünya Harbi’ni çarçabuk bir neticeye bağlamak niyeti ile müttefik devletler, yani İngiltere, Fransa, ve İtalya her şeyden önce Çanakkale boğazını zorlamak ve geçmek İstanbul’u zaptedip Osmanlı kuvvetlerini bertaraf etmek ve asıl mühimmi yine müttefikleri bulunan Rusya ile aralarında muvasalatı sağlamak…