İleri Görüşlü Sultan: II. Abdülhamid Han

Yrd. Doç. Dr. Mustafa Şeker 04.02.2016 2399
O
smanlı Devleti'nin l9. yüzyıldaki sıkıntılı durumdan toparlanabilmesi için zamana ihtiyaç olduğuna inanan Sultan II. Abdülhamid Han, bilhassa savaşlardan kaçınma yoluna gitti. O, savaşlardan zaferle sona erenlerin dahi milleti yorup bitirdiği görüşündeydi. Saltanatı müddetince daima idareli davrandı. Devletin pek çok ihtiyaçlarını hazineden para almak yerine kendi kesesinden karşıladı.

Padişah bir kararnameyle devletin tütün, damga pulu, tuz, ipek, balık ve sigara tekelleri ile bazı imtiyazlı eyaletlerin maktu vergileri bu iş için kurulan "Duyun-i Umumiye" teşkilatına bırakılıyordu. Bu suretle İngiltere ve Fransa başta olmak üzere alacaklılar verdikleri borçları muntazam bir şekilde tahsil edebileceklerdi. Bunun karşılığında 278 milyon borcun 161 milyonu, yani yarısından fazlası Türkiye lehine siliniyordu. Alacaklılar alacaklarını belirli şekilde tahsil edebilecekleri için memnundular. 

Meselenin bu şekilde halli ve Osmanlı Devleti 'nin üzerinden ekonomik baskının kalkması Sultan Abdülhamid'in büyük başarılarından biri oldu. Zira adı geçen memleketlerden Osmanlı hazinesine düzenli gelen bir vergi veya para da yoktu. Bu topraklardan alamadığı vergilerle uğraşma vazifesini borçlu olduğu ülkelere bırakmış aynı zamanda devleti önemli borçlardan da kurtarmıştır. Yani alan memnun veren memnundu ama Osmanlı Devleti ciddi bir borç problemini düşmanlarını da memnun ederek yine onlara yüklemişti.

Sultan II. Abdülhamid Han'ın 33 yıllık döneminde çok önemli toprak kayıpları yaşanmamıştır. Hasta adam olarak nitelendirilen Osmanlı Devleti'nin tekrar şahlanması ve dünyada hatırı sayılır konuma tekrar yükselmesi özellikle deniz gücünde bile dünyaya kafa tutar duruma gelmesi bazı ülkeleri özellikle de İngilizleri ve Yahudileri rahatsız etti. Tabiî ki bu ülkeler doğrudan Osmanlı Devleti ile mücadeleye yanaşmadılar. Çünkü Sultan'ın dünya siyasetinde etkin bir rol oynamaya başladığını görüyorlardı. Bundan dolayı Osmanlı'yı özellikle içeriden çözme politikasını devreye sokmuşlardı. Bunun en basit yolu da Sulatan II. Abdülhamid karşıtlarını desteklemekti. 

Neticede planlarını uyguladılar ve iç muhalefeti ciddi derecede desteklediler. Artık padişahı nereden vuracaklarını biliyorlardı. Padişah istibdatçı (baskıcı, zira devlet düşmanlarını takıp ettiriyordu), antidemokratik, gizli teşkilatlar kuran (ki devleti korumak için hafiye teşkilatı kurmuştur) kızıl sultandı. Yalan haber ve propagandalarla dezenformasyon politikasıyla halkı yanlış bilgilendiriyorlardı. Zira abdestsiz yere bile basmayan padişahı din kitaplarını yaktırmakla suçluyorlardı. Bu yaktırma olayının aslı ise şudur: 

Özellikle son zamanlarda dini kitaplar kasıtlı tahrif edildiği için alimler heyeti tarafından denetlenmeden piyasaya sürülen yanlış kitapları toplatmıştı. Öyle ki bazı fikıh kitaplarında bile bilerek tahrifat yapılmış, haram yerine helal, mubah yerine mekruh, caiz değildir yerine caiz gibi değişikliklerle din kitapları tahrif edilmeye başlanmıştı. Sultanın emriyle yanlış yazılan bu kitaplar tahrip edilmiştir.

Sultan her türlü bilimsel buluşun destekçisi olmuş. ABD'den Thomas Edison'a ABD'de aldığı maaşın 20 katını teklif etmiş ama Edison gelmemişti. Böyle bir padişah hakkında mesnetsiz suçlamalar yapılarak halk galeyana getirilmek istenmiş ama halk padişahı sevdiği için bunu başarmakta zorlanmışlardı Sultan Abdülhamid zamanında: Her vilayette mektepler, hastaneler, yollar, çeşmeler, yapıldı.

Japon imparatoru Sultan II. Abdulhamid Han'a hediyeler göndermiştir. Hünkâr da hediyeye hediye ile mukabele edilmesini istemiş ve Musa dede adında bir ustaya her saat başı ezan okuyan bir robot yapmasını istemiştir. Bu robotun ismi bile hazırdır. "Alamet"  Sultan Abdulhamid Han asrın teknoloji harikası olan bu robotu, yazılmış özel bir mektup, hediyeler ve nişanla birlikte Ertuğrul Fırkateyni vasıtasıyla Japon İmparatoru'na göndermiştir. Ertuğrul Fırkateyni dönüş yolunda 450 mürettebatıyla birlikte batmıştı. 

Japon İmparatoru'nun Abdülhamid Han'a gönderdiği mektubun tercümesi şöyledir:

"Şevketlü, kudretlü dostum, yüce ve muhteşem muhibbim Sultan Abdülhamid Han Hazretleri;

Azim mülkünüze giden tebaamızın daima hoş bir kabul gördüğünü ve özellikle sevgili Prens (Komatsu) Akihito ve eşi prenses hanımefendinin sizin katınızda gayet güzel bir kabule mazhar olduklarını haber alınca pek memnun ve mesrur oldum. Dolayısıyla samimi ve büyük dostluğumuzun eser ve delilini siz padişah hazretlerine ibraz etmek arzusundayım. Bu manada "Krizantem " nam büyük nişanımızı zatınıza hediye ediyor ve mektupla birlikte gönderilen mezkûr nişanı lütfen kabul buyurmanızı rica ediyorum. Yine bu vesileden istifadeyle azim hürmet ve değişmez muhabbetimin teminatını beyan ederim. Mutsuhilo. Tokyo Sarayı. 10.05.1888"

İlgili Makaleler

Sultan Abdülhamit
Kızlarının Kaleminden Sultan Abdülhamid Han
S
ultan Abdülhamid Han’ın 9 kızından; Ayşe sultan: 1877’de İstanbul’da yıldız sarayında doğdu. Annesi Müşfika hanımdır. 1960’da İstanbul’da vefat etti. Kabri Beşiktaş’ta Yahya Efendi kabristanındadır; Şadiye Sultan: 1886’da İstanbul’da yıldız sarayında doğdu. Annesi Emsalinur hanımdır. 1997’de İstanbul’da vefat etti.…
Kızlarının Kaleminden Sultan Abdülhamid Han
Sultan Abdülhamit
Yahya Kemal Ve Abdulhamid Han
S
on bir asırdaki ilk ve orta mektep tarih kitaplarında kısacık, kifâyetsiz ve çarpık Osmanlı Tarihi derslerinde Abdülhamid Han, müstebit gibi karalamalara maruz kalmaktan başka fotoğrafının altında da ismi yazmaz, isim olarak “Kızıl Sultan” ibaresi yer alırdı.

“Kızıl Sultan” iftirası, Fransız tarihçi Albert Vandal’a…
Sultan Abdülhamit
İkinci Fatih: Sultan Abdülhamid Han
D
evletlerin fetih asırlarındaki zaferler çok kıymetlidir. İstanbul’un Sultan Mehmed Han tarafından zapt edilerek İslamlaştırılıp Müslüman Türk şehri yapılması, bu Padişaha Fatih ünvanını kazandırdığı gibi biz evlâdlarına da ebedî bir şeref bahşetmiştir…
 
Devletlerin zor zamanlarındaki vatan müdafaaları da fetih…
Sultan Abdülhamit
Yıldız Sarayı Kapılarını Açıyor
1

15 yıldır müze olarak halka açık değildi Yıldız Sarayı. Beş yıldır süren restorasyon çalışmaları büyük ölçüde bitmiş. Saray, 19 Temmuz’da müze olarak açılıyor. Açılıştan önce gittim, gezdim, gördüm. Milli Saraylar İdaresi, harikulade bir çalışma yapmış. Abdülhamid Han devrinin hatıralarıyla dopdolu Yıldız Sarayı,…

Yıldız Sarayı Kapılarını Açıyor
Sultan Abdülhamit
Sultan Abdülhamid Han’ın Mirası
S
ultan II. Abdülhamid 30 sene süren nispi sulh devresinde maarif ve imar faaliyetlerine ağırlık verdi. Devrinde yapılan faaliyetler ciltlerce kitabı doldurur. 1879’da adliye teşkilatı tanzim edildi. Bugün de Türkiye’deki adliye teşkilatı oradan kalmadır. Ordunun güçlendirilmesi için ciddi çalıştı. Almanya’dan…
Sultan Abdülhamid Han’ın Mirası
Sultan Abdülhamit
Vefât yıldönümünde cennetmekân Sûltân II. Abdülhamid Hân (10 Şubat 1918)
S
ûltân II. Abdülhamid Hân; tahttan indirilmesinin üzerinden 8 yıl, 9 ay, 13 gün geçmiştiki 10 Şubat 1918’de Beylerbeyi Sarayında hayata gözlerini yumdu. Vefât ettiğinde 75 yaşını 4 ay, 19 gün geçiyordu. Sûltân Mehmed Reşad’ın dışında bütün devlet adamlarının ve Hânedân üyelerinin eksiksiz katıldığı muhteşem cenâze…
Vefât yıldönümünde cennetmekân Sûltân II. Abdülhamid Hân (10 Şubat 1918)
Sultan Abdülhamit
Sultan Abdülhamid Han’ın Sosyal ve Dini Hususlardaki Hassasiyetleri
O
smanlı Devleti’nde padişahların sözlü ve yazılı emirlerine ‘‘İrade-i Seniyye’’ denirdi. Bu emirler saray başkâtibi tarafından kaleme alınır, daha sonra icap eden yerlere tebliğ edilirdi. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı’nda bulunan ve Başkâtip Tahsin Paşa tarafından kaleme alınan bazı irade-i…
Sultan Abdülhamid Han’ın Sosyal ve Dini Hususlardaki Hassasiyetleri
Sultan Abdülhamit
ABDÜLHAMİD HAN SİYASETTE BÜYÜK BİR DAHÎ İDİ
C
umhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan da Sultan’ın İzinde

Sultan Abdülhamid Han’ın iç ve dış siyasette iki önemli hedefi vardı: İç siyasette Balkanlar da kiliseler arasındaki ihtilafı körükleyerek birleşmelerine engel olmaktı. Ne yazık ki, ittihatçılar idareyi ele alınca büyük bir gaflet ve ihanetle çıkardıkları bir…
ABDÜLHAMİD HAN SİYASETTE BÜYÜK BİR DAHÎ İDİ
Sultan Abdülhamit
Kalbinde Merhamet Elinde Maharet Vardı
S
ultan Abdülhamid Han, 1909’da 31 Mart Vakası ile İttihat ve Terakki ileri gelenleri tarafından tahttan indirildikten sonra, Selanik’e götürüldü. Burada Alatini Köşkünde üç buçuk yıl kadar nezarette tutuldu. 1912’de Balkan Savaşı’nın başlaması sebebiyle, İstanbul’daki Beylerbeyi Sarayı’na getirildi ve 1918’deki…
Sultan Abdülhamit
Abdülhamid Han Düşmanlığı
A
bdülhamid Han, 1876-1909 arasında Padişahlık yapmış bir Devlet Başkanımızdır. Hizmet müddeti, 33 yıldır. Baştaki 1,5 yıl ile sondaki 1 yıla yakın süre Meşruti idaredir. V. Murad’dan sonra tahta veliahd Abdülhamid Efendi geçmemiş olsaydı Devlet-i Ali Osman, yüksek ihtimalle yarım asır sonraki I. Dünya Harbi’de değil…
Sultan Abdülhamit
Sultan Abdülhamid’in Bir Selamı Neler Yapardı?
İ

ngilizlerin parmağı olan “31 Mart Hadisesi”nin tertipçileri arasında bulunan şair filozof Rıza Tevfik bu meşûm ihtilâlden sonra arkadaşlarıyla birlikte İngiliz sefaretine gittiklerinde çok soğuk bir şekilde karşılanırlar. Rıza Tevfik bu harekete o anda bir mana veremez. Çok sonraları İngiltere’ye oğlunu görmeye…

Sultan Abdülhamit
Abdülhamid Han'ın İttihadçılar'a Verdiği Ders
B

irinci Dünya Harbi’ni çarçabuk bir neticeye bağlamak niyeti ile müttefik devletler, yani İngiltere, Fransa, ve İtalya her şeyden önce Çanakkale boğazını zorlamak ve geçmek İstanbul’u zaptedip Osmanlı kuvvetlerini bertaraf etmek ve asıl mühimmi yine müttefikleri bulunan Rusya ile aralarında muvasalatı sağlamak…