Abdülhamid Han’ı İçten Vurdular!

Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil 12.08.2021 1154
D

<img style="display:inline;margin:0 5px;" src="http://www.turkalemiyiz.com/asil/resim/31a55232bed941f695469cc4561563a3.jpg" alt="resim" align="right" vspace="10" hspace="10" />ış mihrakların yıllarca çalışmaya ve masrafa rağmen alt edemedikleri Abdülhamid Han’ı bu sefer   içeriden yıkma planları sahneye konuldu. 1890 yılında bir kısım Harbiye ve Askeri Tıbbiye talebelerinin teşebbüsü ile gizlice kurulan İttihat ve Terakki Cemiyeti aslında, ileride II. Abdülhamid Han'ın tahtından indirilmesi gayesiyle teşkil olunmuş bir hareket idi.

Devletinin yanında ve hizmetinde olması gereken asker bir kez daha siyasetin içine çekiliyor yabancıların oyuncağı haline geliyordu. Nitekim Ermenilerin ortaya attığı “kızıl sultan” iftirası, bunlar tarafından da kullanılmaya başlandı. İttihatçı Prens Sabahaddin Bey, Abdülhamid Han’ın Ermeni katili olduğunu söyleyecek kadar ileri gitmişti.

Ermeni ve Yahudi meselesi yüzünden bütün basın ve Avrupa kamuoyu tamamen aleyhine geçmişti.   3. Ordu’daki Talat Bey, Enver Bey, Niyazi Bey ve benzeri genç subayları da arasına katan İttihat ve Terakki Cemiyeti, II. Abdülhamid Han'ı tahttan indirebilmek için Ermeni, Bulgar, Arnavut vesair terör örgütleri ile birlikte hareket ediyorlardı. Hareketlerine karşı çıkanlara mürteci damgasını vuran İttihat ve Terakkiciler, II. Abdülhamid Han’a temel hükümleri zaten yürürlükte olan Kanun-ı Esasi'yi tamamen yürürlüğe sokmak ve Meclis'i açmak üzere baskı yaptılar.

Neticede 23 Temmuz 1908'de II. Meşrutiyet ilan edildi. Çok geçmeden 31 Mart Vakası adı verilen ihtilal ile de Sultan II. Abdülhamid Han'ı 27 Nisan 1909'da siyaset sahnesinden uzaklaştırdılar. İttihatçı liderlerden Talat Bey, silah tehdidi altında Meclise hal' kararını aldırmıştı. Ardından da içinde hiç Müslüman Türk bulunmayan dört kişilik heyete (Yahudi Emanuel Karaso, Ermeni Komitecisi Aram Efendi, Arnavut Esad Toptani Paşa ve Gürci Arif Hikmet Paşa) hal' kararını II. Abdülhamid Han’a tebliğ ettirdi.

Abdülhamid Han'ı tahttan indirdiklerinde büyük bir bayram havası estiren İttihatçılar çok geçmeden asıl bayramı Türk ve Osmanlı düşmanlarının yaptıklarını gördüler. Onlar sadece maşa olmuşlardı. On yılda on milyon kilometrekarelik koskoca devleti eritip bitirip yurt dışına kaçacaklardır. Türk tarihi bir kez daha şu değişmez gerçeği yaşayacaktır.

Bizsiz bize yetmezdi güçleri

Bizimle güçlenerek yettiler bize

 

Sultan II. Abdülhamid Han ise bu acı dolu yılları, işbaşında olmadığından, ancak uzaktan ıstıraplı ve kederli gözlerle izleyebildi. Atalarının kurduğu bu yüce devletin. birkaç gafil devlet adamı elinde yok edilmesine mâni olamamanın hüznünü, muhtemelen yüreğinin derinliklerinde duydu. 10 Şubat 1918 tarihinde 76 yaşında vefat etti. Kabri bugün İstanbul Çemberlitaş'ta bulunan II. Mahmud Türbesi içindedir.

Kendisinin en büyük hasımlarından olan filozof Rıza Tevfik, onu müstebit diyerek kötüledikten sonra iktidara gelen İttihat ve Terakki liderlerinin, kendilerine muhalif olan herkesi ya öldürmeleri veya ölümle tehdit etmeleri karşısında şu gerçeği ifade etmekten kendisini alamayacaktır.

Sen hafiyelerle dem sürdün ancak

Bunlar her tarafa kurdu salıncak

 

İlim, imar ve siyaset adamı olan bu büyük Osmanlı hakanını halkı da çok sevmişti. Hal’inden birkaç gün önceki son selâmlığında; “Padişah'ım çok yaşa” âvâzeleriyle yeri göğü inleten halk, gerçekten samimi idi.

Neticede II. Abdülhamid Han darbesi öncekilere hiç benzemiyordu. Onun tahttan indirilişi ile Osmanlı devleti de aslında fiili olarak askıya alınmıştı. Vahideddin Han’ın tahta çıkarılışı son ve sistemli darbeyi indirmek içindi. II. Abdülhamid Han darbeye karşı durmadı. Kardeş kanı akıtılmasın diyerek saltanattan bir anlamda feragat etti.

Sonrasında dünya onu siyasetin neredeyse bir numaralı adamı olarak okuyacaktı. Dönemindeki devlet adamları onun dâhiyane siyasi tarzını parlak cümlelerle methedeceklerdi.

İngiliz Henry F. Woods Paşanın şu ifadeleri tarihe kazınacaktı:

“Kendisiyle tanışmak imkânını bulan herkesin itiraf ettiği gibi Abdülhamid Han büyüleyici bir karaktere sahipti. Tahttan düşürülmemiş olsaydı, Avrupa devletlerinin halen yaralarını sarmaya çalıştığı o büyük felaket (I. Dünya Savaşı) meydana gelmiş olmayacaktı. Aksini farz etsek bile Abdülhamid Han, büyük bir ihtimalle Türkiye'nin tarafsız kalmasını sağlayarak memleketine bir zafer hediye etmiş olacaktı. Bunu iddia etmekle kâhin sayılmamalıyım.”

Buna rağmen II. Abdülhamid Han, Cumhuriyet yılları boyunca da Ermeni teröristlerinin ağzıyla kızıl sultan ve müstebit diye anılmaya devam edecektir. Onun saltanat yılları ise istibdat devri diye kitaplarda okutulacaktır.

Neden?

Çünkü İttihatçı kadrolar üç kişiden ibaret değildi. Cumhuriyet döneminde de etkin noktalarda bulunuyorlardı. Bilhassa Abdülhamid Han’ın dini inancına ve yaşantısına Osmanlının Ehl-i sünnet akidesine karşı çıkanların eserleri revaçta idi.

Tarihin ters yüz edildiği bir dönem başlamıştı. Osmanlı devleti gibi bir anlamda Osmanlı tarihi de biçildi. Doğru yanlıştan ayırt edilemez hale geldi.

Bu sebeple nice tarih araştırmacıları: “II. Abdülhamid anlamak her şeyi anlamaktır” dediler.

Peki, onlar doğru anlıyorlar mıydı?

Maalesef hayır!..

İlgili Makaleler

Sultan Abdülhamit
Kızlarının Kaleminden Sultan Abdülhamid Han
S
ultan Abdülhamid Han’ın 9 kızından; Ayşe sultan: 1877’de İstanbul’da yıldız sarayında doğdu. Annesi Müşfika hanımdır. 1960’da İstanbul’da vefat etti. Kabri Beşiktaş’ta Yahya Efendi kabristanındadır; Şadiye Sultan: 1886’da İstanbul’da yıldız sarayında doğdu. Annesi Emsalinur hanımdır. 1997’de İstanbul’da vefat etti.…
Kızlarının Kaleminden Sultan Abdülhamid Han
Sultan Abdülhamit
Yahya Kemal Ve Abdulhamid Han
S
on bir asırdaki ilk ve orta mektep tarih kitaplarında kısacık, kifâyetsiz ve çarpık Osmanlı Tarihi derslerinde Abdülhamid Han, müstebit gibi karalamalara maruz kalmaktan başka fotoğrafının altında da ismi yazmaz, isim olarak “Kızıl Sultan” ibaresi yer alırdı.

“Kızıl Sultan” iftirası, Fransız tarihçi Albert Vandal’a…
Sultan Abdülhamit
İkinci Fatih: Sultan Abdülhamid Han
D
evletlerin fetih asırlarındaki zaferler çok kıymetlidir. İstanbul’un Sultan Mehmed Han tarafından zapt edilerek İslamlaştırılıp Müslüman Türk şehri yapılması, bu Padişaha Fatih ünvanını kazandırdığı gibi biz evlâdlarına da ebedî bir şeref bahşetmiştir…
 
Devletlerin zor zamanlarındaki vatan müdafaaları da fetih…
Sultan Abdülhamit
Yıldız Sarayı Kapılarını Açıyor
1

15 yıldır müze olarak halka açık değildi Yıldız Sarayı. Beş yıldır süren restorasyon çalışmaları büyük ölçüde bitmiş. Saray, 19 Temmuz’da müze olarak açılıyor. Açılıştan önce gittim, gezdim, gördüm. Milli Saraylar İdaresi, harikulade bir çalışma yapmış. Abdülhamid Han devrinin hatıralarıyla dopdolu Yıldız Sarayı,…

Yıldız Sarayı Kapılarını Açıyor
Sultan Abdülhamit
Sultan Abdülhamid Han’ın Mirası
S
ultan II. Abdülhamid 30 sene süren nispi sulh devresinde maarif ve imar faaliyetlerine ağırlık verdi. Devrinde yapılan faaliyetler ciltlerce kitabı doldurur. 1879’da adliye teşkilatı tanzim edildi. Bugün de Türkiye’deki adliye teşkilatı oradan kalmadır. Ordunun güçlendirilmesi için ciddi çalıştı. Almanya’dan…
Sultan Abdülhamid Han’ın Mirası
Sultan Abdülhamit
Vefât yıldönümünde cennetmekân Sûltân II. Abdülhamid Hân (10 Şubat 1918)
S
ûltân II. Abdülhamid Hân; tahttan indirilmesinin üzerinden 8 yıl, 9 ay, 13 gün geçmiştiki 10 Şubat 1918’de Beylerbeyi Sarayında hayata gözlerini yumdu. Vefât ettiğinde 75 yaşını 4 ay, 19 gün geçiyordu. Sûltân Mehmed Reşad’ın dışında bütün devlet adamlarının ve Hânedân üyelerinin eksiksiz katıldığı muhteşem cenâze…
Vefât yıldönümünde cennetmekân Sûltân II. Abdülhamid Hân (10 Şubat 1918)
Sultan Abdülhamit
Sultan Abdülhamid Han’ın Sosyal ve Dini Hususlardaki Hassasiyetleri
O
smanlı Devleti’nde padişahların sözlü ve yazılı emirlerine ‘‘İrade-i Seniyye’’ denirdi. Bu emirler saray başkâtibi tarafından kaleme alınır, daha sonra icap eden yerlere tebliğ edilirdi. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı’nda bulunan ve Başkâtip Tahsin Paşa tarafından kaleme alınan bazı irade-i…
Sultan Abdülhamid Han’ın Sosyal ve Dini Hususlardaki Hassasiyetleri
Sultan Abdülhamit
ABDÜLHAMİD HAN SİYASETTE BÜYÜK BİR DAHÎ İDİ
C
umhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan da Sultan’ın İzinde

Sultan Abdülhamid Han’ın iç ve dış siyasette iki önemli hedefi vardı: İç siyasette Balkanlar da kiliseler arasındaki ihtilafı körükleyerek birleşmelerine engel olmaktı. Ne yazık ki, ittihatçılar idareyi ele alınca büyük bir gaflet ve ihanetle çıkardıkları bir…
ABDÜLHAMİD HAN SİYASETTE BÜYÜK BİR DAHÎ İDİ
Sultan Abdülhamit
Kalbinde Merhamet Elinde Maharet Vardı
S
ultan Abdülhamid Han, 1909’da 31 Mart Vakası ile İttihat ve Terakki ileri gelenleri tarafından tahttan indirildikten sonra, Selanik’e götürüldü. Burada Alatini Köşkünde üç buçuk yıl kadar nezarette tutuldu. 1912’de Balkan Savaşı’nın başlaması sebebiyle, İstanbul’daki Beylerbeyi Sarayı’na getirildi ve 1918’deki…
Sultan Abdülhamit
Abdülhamid Han Düşmanlığı
A
bdülhamid Han, 1876-1909 arasında Padişahlık yapmış bir Devlet Başkanımızdır. Hizmet müddeti, 33 yıldır. Baştaki 1,5 yıl ile sondaki 1 yıla yakın süre Meşruti idaredir. V. Murad’dan sonra tahta veliahd Abdülhamid Efendi geçmemiş olsaydı Devlet-i Ali Osman, yüksek ihtimalle yarım asır sonraki I. Dünya Harbi’de değil…
Sultan Abdülhamit
Sultan Abdülhamid’in Bir Selamı Neler Yapardı?
İ

ngilizlerin parmağı olan “31 Mart Hadisesi”nin tertipçileri arasında bulunan şair filozof Rıza Tevfik bu meşûm ihtilâlden sonra arkadaşlarıyla birlikte İngiliz sefaretine gittiklerinde çok soğuk bir şekilde karşılanırlar. Rıza Tevfik bu harekete o anda bir mana veremez. Çok sonraları İngiltere’ye oğlunu görmeye…

Sultan Abdülhamit
Abdülhamid Han'ın İttihadçılar'a Verdiği Ders
B

irinci Dünya Harbi’ni çarçabuk bir neticeye bağlamak niyeti ile müttefik devletler, yani İngiltere, Fransa, ve İtalya her şeyden önce Çanakkale boğazını zorlamak ve geçmek İstanbul’u zaptedip Osmanlı kuvvetlerini bertaraf etmek ve asıl mühimmi yine müttefikleri bulunan Rusya ile aralarında muvasalatı sağlamak…