Sultan Murad Han V

l 07.06.2013 2868

O
smanlı sultanlarının otuz üçüncü ve İslâm halîfelerinin doksan sekizincisi. Sultan Abdülmecîd Han’ın oğlu olup, 21 Eylül 1840’ta Şevkefzâ Kadın Efendi’den doğdu. Tahsilini özel olarak yapıp, Türkçe yazı ve inşâ, Arapça ve Farsça ile birlikte babasının tavsiyesi üzerine Fransızca öğrendi. 

Babasının 25 Haziran 1861’de vefâtından sonra Abdülazîz Han padişah olunca, velîaht oldu. Nezâketi, kibarlığı, çağına göre bilgisi ve yumuşak huyluluğu ile sevildi. Amcası Abdülazîz Han’ın 1863 Mısır ve 1867 Avrupa seyahatlerine katıldı. Bu gezilerde, davranışları ile Osmanlı hânedânının asaletini temsil ederek takdir topladı.

Velîahtlığı zamânında, Abdülazîz Han, Kurbağalıdere'deki köşkünü şehzâde Murâd’a tahsis etti. On beş senelik velîahtlığında zamânının çoğunu burada geçirmekle beraber; bâzan kış aylarında Dolmabahçe Sarayı’ndaki velîaht dâiresine geldiği gibi, bâzan da Bebek’teki Nisbetiye köşküne giderdi.

1867 senesinde, Osmanlı Türk kültür ve terbiyesiyle yetişmiş dirayetli, fevkalâde zekî, ileri görüşlü ve tedbirli kişi olan Abdülazîz Han’a istedikleri şeyi yaptıramayanlar ve çeşitli sebeplerle ona kin besleyen başta serasker Hüseyin Avni Paşa olmak üzere Midhat, Mütercim Rüşdî ve Kayserili Ahmed paşalar gizli toplantılar yaparak Padişah’ı tahttan indirmeye karar verdiler. 

Sultan Abdülazîz Han aleyhinde akla hayâle gelmedik yalanlar ve iftiralarla halkı Padişah’tan soğutmaya çalıştılar. Son zamanlarda devlet işlerinin kötü gidişinden kendileri ve Mahmûd Nedîm Paşa mesûl oldukları hâlde, bütün kabahati Abdülazîz Han’a yüklediler. Fakat Padişah’ı çok seven halk bu iftirâlara aldırış etmeyince;

“Abdülazîz Han’a sûikast düzenleneceğini, bunu önlemek için Dolmabahçe Sarayı’nın çepe çevre sarılacağını, bu şerefli işin de kendilerine düştüğünü”
söyleyerek kandırdıkları donanma askeri ve harbiye öğrencileriyle sarayı çevirip Abdülazîz Han’ı tahttan indirerek velîaht Murâd’ı getirip bî’at ettiler.

Şuuru Bozuldu

Abdülazîz Han’ı tahttan indiren paşalar, yerine Beşinci Murâd’ı tahta geçirmekle, onun yumuşak huyluluğundan, kibarlık ve nezâketinden istifâde ederek devleti istedikleri gibi yöneteceklerini zannediyorlardı. Fakat tahttan indirilen amcasına karşı yapılan edebsizliklere çok üzülen ince ruhlu Sultan, saltanatının beşinci günü de yine Hüseyin Avni ve Kayserili Ahmed paşaların tertibiyle Abdülazîz Han’ın fecî şekilde şehîd edildiğini ve annesi Pertevniyâl Sultan’a hakaretler yapıldığını öğrenince, iyice sarsıldı ve bu felâket yolunun sonunu düşünmekden aklı bozuldu. 

Padişah’ın devlet işleriyle meşgul olacak şuura mâlik olmaması, Sadrâzam Mütercim Rüşdî Paşa’nın işine geliyordu. Kimseye hesap vermeden devleti yönetiyor, durmadan Kânûni esâsî’nin îlânını isteyen Midhat Paşa’ya böyle bir zamanda bunun sırası olmadığını söyleyerek kulak asmıyordu. Bu sırada başlayan SırpKaradağ muharebesi ve mâlî zorluklar, başsız kalan devletin büsbütün perişan olmasına sebeb oluyordu. Ulemâ arasında ise, şuuru yerinde olmayan bir padişahın ülkenin başında duramayacağına dâir sözler dolaşmaya başlamıştı.

Velîaht Abdülhamîd Efendi (İkinci Abdülhamîd Han), bu hâlleri dikkatle tâkib ediyor, devletin daha fazla başsız kalmaması için vükelâ ile görüşmeler yapıyordu. Nihayet vükelâ da Padişah’ın tahttan indirilmesi zaruretine inanınca, Murâd Han Şeyhülislâm Hayrullah Efendi’nin hal’ fetvasıyla saltanatının doksan üçüncü günü tahttan indirilip, yerine İkinci Abdülhamîd Han geçti.

Murâd Han, saltanattan hal’inden sonra ailesiyle beraber kendisine tahsis edilen Çırağan Sarayı’na yerleşti. Abdülhamîd Han’ın bizzat ilgilenip zamânın meşhur doktorlarını göndererek tedâvi ettirmesi üzerine bir müddet sonra tamamen iyileşti. Vefât edinceye kadar yirmi sekiz yıl ikâmet ettiği Çırağan Sarayı’nda vaktini, okumak ve torunlarını okutmakla geçiren Murâd Han, Abdülhamîd Han’ın nâzikâne hatır sormasını, dâima teşekkürle cevaplandırırdı. 

1905’te şiddetini arttıran şeker hastalığı bildirilince, Abdülhamîd Han doktor Ali Rızâ Paşa ile Etfal Hastahânesi başhekimi İbrâhim Paşa’yı tedâvisi için görevlendirdi. Fakat bütün uğraşmalara rağmen kurtarılamayarak 28 Ağustos 1905 Pazartesi gecesi vefât etti. Cenazesi hânedâna mahsus törenle kaldırılıp, Hidâyet Câmii’nde namazı kılınarak Yeni Câmii yanındaki Vâlide Sultan türbesinde, annesi Şevkefzâ Kadın Efendi’nin yanına defnedildi. Murad Han’ın, Selâhaddîn Efendi adlı bir şehzâdesinden başka; Hadîce, Fehîme, Fatma ve Âliye Sultan olmak üzere dört kız çocuğu vardı.

 


İlgili Makaleler

Türk Sultanları
Baburşah II
H
indistan’da Bâbürlü Türk Devleti’nin son hükümdarı. Asıl ismi Ebü’l-Muzaffer Sirâceddîn Muhammed’dir. İkinci Ekber Şah’ın oğludur. 24 Ocak 1775’te doğdu. 1837 yılında babasının ölümü üzerine, 62 yaşında tahta çıktı. Bu sırada devletin kontrolü İngilizlerin elinde bulunuyordu. 20 sene sadece isimden ibaret kalan bir…
Türk Sultanları
Tîmûr Han
T
ürk-İslâm dünyâsının büyük hükümdarlarından. Târihin en büyük cihangirlerinden biridir. Babası Moğol Barlas Aşireti reislerinden Emir Turgaya, annesi Tigin Hatundur. 1336 senesinde  Mâverâünnehr’de Semerkand’la Belh arasında  Keş kasabasında doğdu. Âlimleri ve Allah dostlarını çok seven babası Emir Turagay,…
Tîmûr Han
Türk Sultanları
Ahmed Bin Hülâgû
İ
ran’daki İlhanlı devletinin üçüncü hükümdarı. Birinci İlhanlı hükümdarı Hülâgû’nun oğludur. Asıl ismi, Teküder’dir. Müslüman olduktan sonra Ahmed ismini aldı. Doğum târihi kesin olarak bilinmeyen Ahmed Han, ağabeyi Abaka Han’ın ölümünden sonra hükümdar oldu. İki yıl kadar hükümdarlık yaptıktan sonra, 1284 (H.683)…
Türk Sultanları
Abdullah Han
M
âverâünnehr bölgesinde kurulan (şimdiki Özbekistan bölgesinde) Şeybânî hanedanlığının büyük hükümdarlarından. İsmi, Abdullah bin İskender bin Ebü’l-Hayr’dır. 1533 (H.940) senesinde Aferinkend’de doğdu. Doğduğu zaman babası İskender Han, duâsını almak için büyük âlim Ubeydlullah-ı Ahrâr’ın talebesi ve zamanın âlimi…
Türk Sultanları
Melikşah

B

üyük Selçuklu Devleti hükümdârı. Babası Sultan Alparslan’dır. 1055’te doğdu, Büyük Selçuklu Devleti’nin topraklarını en geniş hâle getirdiği için kendisi, “Ebü’l-Feth” (fetihlerin babası veya pekçok fetih yapan) lakabıyla anıldı. Sâhip olduğu bâzı üstün husûsiyetler sebebiyle, özel bir eğitim ve öğretim…

Melikşah
Türk Sultanları
İltutmuş

D
elhi Türk Sultanlığının en büyük hükümdarlarından. Lakabı Şemseddîn’dir. Türkistan’daki asil İlbarı kabîlesine mensûb olup, Aylam Han’ın oğludur. Çok akıllı, zekî ve kabiliyetli idi.
Hindistan evliyasının büyüklerinden Muînüddîn Çeştî ile büyük velî Şihâbüddîn-i Sühreverdî birlikte oturmuş sohbet ediyordu. Bu…
Türk Sultanları
Firûz Şah
D
elhi Türk sultanlarından. Tuğluk hânedanlığının üçüncü hükümdarı. Bu hânedanlığın kurucusu ve ilk hükümdarı olan Gıyâseddîn Tuğluk’un kardeşi Melik Receb’in oğludur. Asıl adı Kemâleddîn’dir. 1309 (H.709)’da doğdu. 1351 (H.752) senesinde hükümdar oldu. 1388 (H.790)’da seksen yaşında vefât etti.

Firûz Şah’ın annesi Naila…
Türk Sultanları
Bahadır Şah-II
H
indistan’da Bâbürlü Türk Devleti’nin son hükümdarı. Asıl ismi Ebü’l-Muzaffer Sirâceddîn Muhammed’dir. İkinci Ekber Şah’ın oğludur. 24 Ocak 1775’te doğdu. 1837 yılında babasının ölümü üzerine, 62 yaşında tahta çıktı. Bu sırada devletin kontrolü İngilizlerin elinde bulunuyordu. 20 sene sadece isimden ibaret kalan bir…
Türk Sultanları
Muhammed Tapar
B
üyük Selçuklu Devleti sultânı. Sultan Melikşah’ın oğlu olup, 1082 yılında doğdu. Babasının 1092’de vefâtıyla, Selçuklu sultanı olan ağabeyi Berkyaruk’un yanında yetişti. Sultan Berkyaruk ona Gence havâlisinin idâresini verdi. Muhammed Tapar, Gence’ye gelerek Arran’ı da hâkimiyeti altına aldı. Kumandanlarının…
Türk Sultanları
Celâleddîn Harezmşah
H
arezmşahlar Devleti’nin son hükümdarı, ismi, Mengübertî, lakabı Celâleddîn’dir. Doğum târihi bilinmemektedir. Babası, Harezmşah Devleti sultânı Alâüddîn Muhammed, annesi Ay-Ciçek Hâtun’dur. Babasının 1220  yılında  vefâtı üzerine Harezmşah sultânı oldu. 1231 yılında şehit edildi.

Celâleddîn Harezmşah, küçük yaştan îtib…
Celâleddîn Harezmşah
Türk Sultanları
Ebü'l Gâzi Bahadır Han
Ö

zbek hükümdarı ve târihçi. 1603 (H.1012)’de Rus Kazaklarının Urgenç’e hücumlarından ve bunları babasının imha etmesinden kırk gün sonra doğdu. Babasının bu gazası ve galibiyeti sebebiyle ona Ebü’l-Gâzi ismi verildi. Babası Harezm Özbek hânlarının ceddi olan Yadigâr Han’ın dördüncü batından torunu Arab Muhammed…

Türk Sultanları
Belek Bey
H

açlılara karşı büyük zaferler kazanan Artuklu beyi. İsmi, Belek bin Behrâm bin Artuk olup, lakabı Nûruddevle’dir. Doğum târihi bilinmemektedir. Amcası İlgâzi, Artukluların Mardin; diğer amcası Sökmen ise Hısn-Keyfâ kolunun beyi idi.

Suriye Selçuklu sultânı Tutuş, Suruç’u, Sökmen Bey’e iktâ olarak verdi. Haçlılara…