Ebü'l Gâzi Bahadır Han

- 03.11.2014 2757
Ö

zbek hükümdarı ve târihçi. 1603 (H.1012)’de Rus Kazaklarının Urgenç’e hücumlarından ve bunları babasının imha etmesinden kırk gün sonra doğdu. Babasının bu gazası ve galibiyeti sebebiyle ona Ebü’l-Gâzi ismi verildi. Babası Harezm Özbek hânlarının ceddi olan Yadigâr Han’ın dördüncü batından torunu Arab Muhammed Han’dır. 1644 (H.1054) senesinde tahta geçti. 21 sene hükümdarlık yaptı. 1663 (H. 1074)’de vefât etti.

Arab Muhammed Han, önce Urgenç’i sonra da Hive’yi başşehir yaptı. Oğlu Ebü’l-Gâzi’yi Harezm’de Kat vâliliğine tâyin etti. 1620 (H.1030) senesinin başlarında Arab Muhammed Han’ın oğullan Habeş ve İlbars, babalarına isyan ettiler. Ebü’l-Gâzi, babasının yanında yer alarak çıkan savaşlarda fevkalâde cesaret ve kahramanlık gösterdi ise de babasının yakalanıp saltanattan el çektirilmesine mâni olamadı. Bu hâdise üzerine Ebü’l-Gâzi Bahadır Han, Buhârâ hükümdarı İmâm Kuli Han’a sığındı ve iki yıl onun yanında kaldı.

Arab Muhammed Han’ın büyük oğlu İsfendiyâr Han, babasının yerine Harezm hanlığına geçince, 1623 (H.1033) senesinde Urgenç’i has olarak Ebü’l- Gâzi Bahadır Han’a verdi. Ebü’l- Gâzi, burada üç sene kaldı. Harezm’e tek başına hâkim olmak arzusuyla ağabeyi ile harbe girişti. Fakat muvaffak olamadı.

Hive Kalesini Ele Geçirdi

1626 (H.1036) senesinde Kazakistan’a gidip, üç ay orada kaldı. Daha sonra da Taşkent hanının dâvetine icabet etti. İki sene de Taşkent’te kaldı. Buradan tekrar, Buhara hükümdarı İmâm Kuli Han’ın ülkesine giderek ordu toplamaya başladı. Ağabeyi İsfendiyâr Han’ın seferde olmasından faydalanarak, Hive şehri üzerine yürüyüp şehrin kalesini ele geçirdi. Fakat İsfendiyâr Han, ordusu ile gittiği seferden dönünce, Ebü’l-Gâzi üzerine harekete geçti. Ebü’l-Gâzi mukavemet gösteremeyip, yakalandı ve Safevîlerin elinde bulunan Yurd’a gönderildi. Oradan İsfehân’a geçen Ebü’l-Gâzi Bahadır Han, kendi yazdığı târihinde, İran’da iken Şah tarafından iyi muamele gördüğünü, kendisine dirlik verilip maaş bağlandığını ve on yıl orada kaldığını yazmıştır. 

Târihe büyük bir ilgi duyan Ebü’l-Gâzi Bahadır Han, gittiği yerlerin târihini incelediği gibi, İsfehan’da iken de Türk târihi üzerine yazılmış Fars kaynaklarını tetkik etme imkânı buldu.

Harezm Hanlığı'nın Tahtına Geçti

Ebü’l-Gâzi Bahadır Han, İsfehan’dan kaçarak önce Ersari sonra da Balhan’daki Türkmenlerin yanına gitti. Bir müddet de başka Türkmenlerin yanında yaşadıktan sonra, 1642 (H.1052) senesinde ağabeyi İsfendiyâr Han’ın ölümü üzerine 1643 (H.1053)’te Harezm Hanlığı tahtına geçti. Hive şehrini kendine merkez yaptı. Yirmi bir sene tahtta kaldı. En çok Türkmenlerle mücâdele etti. Rus çarları, Buhara hânları, Safevîler, Kazak hânları ve Osmanlı sultanları ile münâsebetleri oldu.

Ebü’l-Gâzi Bahadır Han’ın on altı yaşlarında devlet işlerine karışmasına rağmen Urgenç’te geçirdiği gençlik yıllarında ve İran’da bulunduğu müddet içinde, ciddî bir şekilde ilim tahsil ettiği, Arapça’yı ve Farsça’yı iyi bildiği, bu dillerden yaptığı tercümelerden ve yazdığı eserlerden anlaşılmaktadır.

Meşhur Bir Tarihçiydi

Ebü’l-Gâzi Bahadır Han, hükümdarlığı yanında meşhur bir târihçidir. İki mühim eseri vardır. Bunlardan biri, 1659 (H.1070) senesinde yazdığı "Şecere-i Terâkime", diğeri de 1663 (H.1074)’de vefâtı üzerine yarım kalan ve vasiyeti üzerine oğlu Enûşe tarafından tamamlanan, "Şecere-i Türk"’tür. İlk eserini, Reşîdüddîn’in târihinden aldığı Oğuznâme ile Türkmenlerden topladığı yirmiye yakın Oğuznâmeyi rivâyetleriyle karşılaştırarak yazmıştır. Eser, Rus müsteşriki Tumansky tarafından, 1892 (H.1310)’da Aşkaâbâd’da Rusça olarak ve 1937 (H.1356) yılında da Türk Dil Kurumu tarafından faksimile olarak (aynen) neşredilmiştir.

Ebü’l-Gâzi Bahadır Han’ın diğer eseri Şecere-i Türk ise on beşinci asrın ikinci yarısından başlayıp, Harezm’de hükümet süren Yâdigâroğlu Şıban Özbek hanlarının târihini ve nesebini tesbit etmek maksadı ile kaleme alınmış ve bu sülâlenin 1663 (H.1074)’e kadar gelen târihi için asıl kaynak olmuştur. Bu bakımdan yalnız Özbek hanları târihi için değil, bütün Moğol ve Türk târihi için başlıca kaynak sayılmıştır. Bu eseri batıya ilk defa tanıtan Poltava savaşından sonra Ruslar tarafından Sibirya’ya sürülen İsveçli bir subaydır. Eser, Moğol hanedanını ve kabîlelerin târihini belirten başlıca kaynaklardan biridir. Kont Estrahenburg tarafından Almanca’ya tercüme edilen eserin Fransızca tercümesi de, 1726 (H.1139)’da Leiden’de yayınlanmıştır.

İlgili Makaleler

Türk Sultanları
Baburşah II
H
indistan’da Bâbürlü Türk Devleti’nin son hükümdarı. Asıl ismi Ebü’l-Muzaffer Sirâceddîn Muhammed’dir. İkinci Ekber Şah’ın oğludur. 24 Ocak 1775’te doğdu. 1837 yılında babasının ölümü üzerine, 62 yaşında tahta çıktı. Bu sırada devletin kontrolü İngilizlerin elinde bulunuyordu. 20 sene sadece isimden ibaret kalan bir…
Türk Sultanları
Tîmûr Han
T
ürk-İslâm dünyâsının büyük hükümdarlarından. Târihin en büyük cihangirlerinden biridir. Babası Moğol Barlas Aşireti reislerinden Emir Turgaya, annesi Tigin Hatundur. 1336 senesinde  Mâverâünnehr’de Semerkand’la Belh arasında  Keş kasabasında doğdu. Âlimleri ve Allah dostlarını çok seven babası Emir Turagay,…
Tîmûr Han
Türk Sultanları
Ahmed Bin Hülâgû
İ
ran’daki İlhanlı devletinin üçüncü hükümdarı. Birinci İlhanlı hükümdarı Hülâgû’nun oğludur. Asıl ismi, Teküder’dir. Müslüman olduktan sonra Ahmed ismini aldı. Doğum târihi kesin olarak bilinmeyen Ahmed Han, ağabeyi Abaka Han’ın ölümünden sonra hükümdar oldu. İki yıl kadar hükümdarlık yaptıktan sonra, 1284 (H.683)…
Türk Sultanları
Abdullah Han
M
âverâünnehr bölgesinde kurulan (şimdiki Özbekistan bölgesinde) Şeybânî hanedanlığının büyük hükümdarlarından. İsmi, Abdullah bin İskender bin Ebü’l-Hayr’dır. 1533 (H.940) senesinde Aferinkend’de doğdu. Doğduğu zaman babası İskender Han, duâsını almak için büyük âlim Ubeydlullah-ı Ahrâr’ın talebesi ve zamanın âlimi…
Türk Sultanları
Melikşah

B

üyük Selçuklu Devleti hükümdârı. Babası Sultan Alparslan’dır. 1055’te doğdu, Büyük Selçuklu Devleti’nin topraklarını en geniş hâle getirdiği için kendisi, “Ebü’l-Feth” (fetihlerin babası veya pekçok fetih yapan) lakabıyla anıldı. Sâhip olduğu bâzı üstün husûsiyetler sebebiyle, özel bir eğitim ve öğretim…

Melikşah
Türk Sultanları
İltutmuş

D
elhi Türk Sultanlığının en büyük hükümdarlarından. Lakabı Şemseddîn’dir. Türkistan’daki asil İlbarı kabîlesine mensûb olup, Aylam Han’ın oğludur. Çok akıllı, zekî ve kabiliyetli idi.
Hindistan evliyasının büyüklerinden Muînüddîn Çeştî ile büyük velî Şihâbüddîn-i Sühreverdî birlikte oturmuş sohbet ediyordu. Bu…
Türk Sultanları
Firûz Şah
D
elhi Türk sultanlarından. Tuğluk hânedanlığının üçüncü hükümdarı. Bu hânedanlığın kurucusu ve ilk hükümdarı olan Gıyâseddîn Tuğluk’un kardeşi Melik Receb’in oğludur. Asıl adı Kemâleddîn’dir. 1309 (H.709)’da doğdu. 1351 (H.752) senesinde hükümdar oldu. 1388 (H.790)’da seksen yaşında vefât etti.

Firûz Şah’ın annesi Naila…
Türk Sultanları
Bahadır Şah-II
H
indistan’da Bâbürlü Türk Devleti’nin son hükümdarı. Asıl ismi Ebü’l-Muzaffer Sirâceddîn Muhammed’dir. İkinci Ekber Şah’ın oğludur. 24 Ocak 1775’te doğdu. 1837 yılında babasının ölümü üzerine, 62 yaşında tahta çıktı. Bu sırada devletin kontrolü İngilizlerin elinde bulunuyordu. 20 sene sadece isimden ibaret kalan bir…
Türk Sultanları
Muhammed Tapar
B
üyük Selçuklu Devleti sultânı. Sultan Melikşah’ın oğlu olup, 1082 yılında doğdu. Babasının 1092’de vefâtıyla, Selçuklu sultanı olan ağabeyi Berkyaruk’un yanında yetişti. Sultan Berkyaruk ona Gence havâlisinin idâresini verdi. Muhammed Tapar, Gence’ye gelerek Arran’ı da hâkimiyeti altına aldı. Kumandanlarının…
Türk Sultanları
Celâleddîn Harezmşah
H
arezmşahlar Devleti’nin son hükümdarı, ismi, Mengübertî, lakabı Celâleddîn’dir. Doğum târihi bilinmemektedir. Babası, Harezmşah Devleti sultânı Alâüddîn Muhammed, annesi Ay-Ciçek Hâtun’dur. Babasının 1220  yılında  vefâtı üzerine Harezmşah sultânı oldu. 1231 yılında şehit edildi.

Celâleddîn Harezmşah, küçük yaştan îtib…
Celâleddîn Harezmşah
Türk Sultanları
Belek Bey
H

açlılara karşı büyük zaferler kazanan Artuklu beyi. İsmi, Belek bin Behrâm bin Artuk olup, lakabı Nûruddevle’dir. Doğum târihi bilinmemektedir. Amcası İlgâzi, Artukluların Mardin; diğer amcası Sökmen ise Hısn-Keyfâ kolunun beyi idi.

Suriye Selçuklu sultânı Tutuş, Suruç’u, Sökmen Bey’e iktâ olarak verdi. Haçlılara…

Türk Sultanları
Balaban (Giyasüddîn Uluğ Han)
D
elhi Müslüman-Türk Devleti hükümdarı. İsmi Balaban olup Türk’tür. Ecdadı, Kıpçak boylarındandır. Babası, on bin çadırdan meydana gelen Alp-Eri kabîlesinin başbuğu idi. Doğum yeri ve târihi bilinmemektedir. 1287 (H. 686) senesinde Delhi’de vefât etti. Sultan İltutmuş’un kabri civarındaki kabri hâlen harabe halindedir.

B…