Sultan Murâd Han I (Hüdâvendigar)

xx 02.10.2012 6030

O
smanlı padişahlarının üçüncüsü, velî ve ahî şeyhi. Orhan Gâzi’nin oğlu olup, Osman Gâzi’nin vefât ettiği ve Bursa’nın fethedildiği sene olan 1326’da Nîlüfer Hâtun’dan doğdu. Şehzâde Murâd, küçük yaştan îtibâren devrin âlimleri tarafından sağlam bir îtikâda, mükemmel bir bilgiye sâhib olması için tam bir ihtimamla yetiştirildi.

Bir müddet sonra Lala Şâhin Paşa’nın yanına verilip idâre ve harp bilgileri öğretildi. Bursa çevresinde sancak beyliğine tâyin edilip, tecrübe kazandırıldı. Ağabeyi Rumeli fâtihi velîaht şehzâde Süleymân Paşa’nın 1359 senesinde vefâtı üzerine velîaht tâyin edildi. Rumeli’deki ordunun kumandası kendisine verildi. Kısa bir müddet sonra da babasının vefâtı üzerine Bursa’ya davet edilip, otuz dört yaşında Osmanlı tahtına geçti (1360).

Eski târihlerin kayıtlarına göre Murâd Han; orta boylu, yuvarlak yüzlü, irice burunlu, boynu uzun, parmakları iri ve enli, sakalı sık değil, cesur, disiplinde babasından daha sert, hiddetli, harekâtında süratli bir hükümdardı. Halkı ve askeri tarafından çok sevilip, "Sultân-ül- Guzât vel - Mücâhidîn, Melik-ül-Meşâyih, Gıyâsüd Dünyâ ved- Dîn, Şihâbüddîn, Gâzi, Hünkâr, Hüdâvendigâr, Leys-ül-İslâm, Ebü’l Feth, Giyâsül Müslimîn, Es- Sultân-ül- Adl, Sultân-ı Muazzam" gibi lakablar verildi.

Yirmi dokuz sene süren hükümdarlığı zamânında zaferden zafere koşmuş ve hepsinde muvaffak olarak mağlûbiyet yüzü görmemişti. Babasından bir beylik olarak devraldığı devleti imparatorluk hâline getirmiştir. Gibbons’un da pek güzel tarif ettiği gibi Osman Gâzi etrafına bir ırk toplamış, Orhan Gâzi bir devlet vücûda getirmiş, fakat imparatorluğu Murâdı Hüdâvendigâr kurmuştur.

Zamânındaki hâdiseler ve bunlara karşı takındığı tavırlar dikkatle incelendiğinde, azîm, irâde, vakar ve ciddiyet sahibi olan Murâd Han; din farkı gözetmeksizin tebeasına karşı çok şefkatli ve merhametli idi. Samîmi şahsiyeti ile içte ve dışta sevgi ve saygı uyandırmış büyük bir Türk hükümdârı idi. Kendi gayretleri yanında, Çandarlı Halil Hayreddîn ve onun oğlu Ali paşalar gibi iki şahsın gayret ve faaliyetleri ile hukûkî, mâlî, askerî sahalarda esaslı teşkilât kurarak, devleti aşîret hâlinden kudretli bir devlet hâline getirmişti.

Murâd Han, en tehlikeli zamanlarda bile îtidâlini muhafaza eder, ne sûretle hareket edeceğini bilir ve vereceği kararı mutlak sûrette tecrübeli beyleriyle müzâkere ettikten sonra verirdi. Kendi mütâlâasına aykırı mütâlaaların isâbetini takdir edince onu kabul eder, îtirazlara ehemmiyet verir ve dinlerdi. Bu hâli, başarılarında çok etkili olmuştur.

Ağabeyi Süleymân Paşa’nın başlattığı Rumeli fütuhatını büyük bir siyâsî dehâ ile kısa zamanda geliştirdi. Anadolu’daki Türkmen aşîretlerini fethettiği bölgelere yerleştirerek, bölgede Türk nüfûsunun çoğunluğu ele geçirmesini sağladı. Bu göçler sayesindedir ki, Osmanlı Türkleri fütuhatı Viyana önlerine kadar ilerleyerek, Rumeli’de Osmanlı Devleti beş yüz yıl hâkimiyetini devam ettirdi.

Anadolu beylikleriyle de kısmen akrabalık bağları, kısmen de Karamanoğulları örneğinde olduğu gibi, zorla hâkimiyet kurarak, bu beyliklerin potansiyel askerî güçlerini Balkan fütuhatında geniş şekilde kullandı.

Fethedilen yerlerde îmâr faaliyetlerine de önem veren Murâd Han, hükümet merkezini Bursa’dan Edirne’ye taşıyarak, yeni fethetmiş olduğu Edirne’yi, yaptırdığı câmi, medrese, han, hamam, saray gibi eserlerle Türkİslâm beldesi hâline getirdi. Memleketin çeşitli yerlerini hayır eserleri ile donattı.

9 Ağustos 1389 sabahı başlayan ve Osmanlı Devleti’nin ilk defa top kullandığı, sekiz saat süren şiddetli bir meydan savaşından sonra, müttefik ordusu hemen hemen tamamen imha edildi. Müttefiklerin mağrur komutanı Lazar da ölüler arasındaydı.

Muharebenin sonuna doğru artık zafer tamamen belli olunca, Murâd Han, zaferin şükrânesi olarak muharebe sahasını gezdiği şırada, bir şey söylemek isteğiyle yanına sokulan yaralı Sırp azilzâdesi Lazar’ın dâmâdı Miloş Obiliç tarafından hançerle kalbinden vurularak şehîd edildi. Cenâzesi Bursa’ya getirilip Çekirge semtinde bulunan Murâdı Hüdâvendigâr Câmii karşısındaki türbesine defnedildi. Şehîd edildiği yere Meşhedi Hüdâvendigâr ismiyle meşhur bir makam yaptırıldı.



İlgili Makaleler

Türk Sultanları
Baburşah II
H
indistan’da Bâbürlü Türk Devleti’nin son hükümdarı. Asıl ismi Ebü’l-Muzaffer Sirâceddîn Muhammed’dir. İkinci Ekber Şah’ın oğludur. 24 Ocak 1775’te doğdu. 1837 yılında babasının ölümü üzerine, 62 yaşında tahta çıktı. Bu sırada devletin kontrolü İngilizlerin elinde bulunuyordu. 20 sene sadece isimden ibaret kalan bir…
Türk Sultanları
Tîmûr Han
T
ürk-İslâm dünyâsının büyük hükümdarlarından. Târihin en büyük cihangirlerinden biridir. Babası Moğol Barlas Aşireti reislerinden Emir Turgaya, annesi Tigin Hatundur. 1336 senesinde  Mâverâünnehr’de Semerkand’la Belh arasında  Keş kasabasında doğdu. Âlimleri ve Allah dostlarını çok seven babası Emir Turagay,…
Tîmûr Han
Türk Sultanları
Ahmed Bin Hülâgû
İ
ran’daki İlhanlı devletinin üçüncü hükümdarı. Birinci İlhanlı hükümdarı Hülâgû’nun oğludur. Asıl ismi, Teküder’dir. Müslüman olduktan sonra Ahmed ismini aldı. Doğum târihi kesin olarak bilinmeyen Ahmed Han, ağabeyi Abaka Han’ın ölümünden sonra hükümdar oldu. İki yıl kadar hükümdarlık yaptıktan sonra, 1284 (H.683)…
Türk Sultanları
Abdullah Han
M
âverâünnehr bölgesinde kurulan (şimdiki Özbekistan bölgesinde) Şeybânî hanedanlığının büyük hükümdarlarından. İsmi, Abdullah bin İskender bin Ebü’l-Hayr’dır. 1533 (H.940) senesinde Aferinkend’de doğdu. Doğduğu zaman babası İskender Han, duâsını almak için büyük âlim Ubeydlullah-ı Ahrâr’ın talebesi ve zamanın âlimi…
Türk Sultanları
Melikşah

B

üyük Selçuklu Devleti hükümdârı. Babası Sultan Alparslan’dır. 1055’te doğdu, Büyük Selçuklu Devleti’nin topraklarını en geniş hâle getirdiği için kendisi, “Ebü’l-Feth” (fetihlerin babası veya pekçok fetih yapan) lakabıyla anıldı. Sâhip olduğu bâzı üstün husûsiyetler sebebiyle, özel bir eğitim ve öğretim…

Melikşah
Türk Sultanları
İltutmuş

D
elhi Türk Sultanlığının en büyük hükümdarlarından. Lakabı Şemseddîn’dir. Türkistan’daki asil İlbarı kabîlesine mensûb olup, Aylam Han’ın oğludur. Çok akıllı, zekî ve kabiliyetli idi.
Hindistan evliyasının büyüklerinden Muînüddîn Çeştî ile büyük velî Şihâbüddîn-i Sühreverdî birlikte oturmuş sohbet ediyordu. Bu…
Türk Sultanları
Firûz Şah
D
elhi Türk sultanlarından. Tuğluk hânedanlığının üçüncü hükümdarı. Bu hânedanlığın kurucusu ve ilk hükümdarı olan Gıyâseddîn Tuğluk’un kardeşi Melik Receb’in oğludur. Asıl adı Kemâleddîn’dir. 1309 (H.709)’da doğdu. 1351 (H.752) senesinde hükümdar oldu. 1388 (H.790)’da seksen yaşında vefât etti.

Firûz Şah’ın annesi Naila…
Türk Sultanları
Bahadır Şah-II
H
indistan’da Bâbürlü Türk Devleti’nin son hükümdarı. Asıl ismi Ebü’l-Muzaffer Sirâceddîn Muhammed’dir. İkinci Ekber Şah’ın oğludur. 24 Ocak 1775’te doğdu. 1837 yılında babasının ölümü üzerine, 62 yaşında tahta çıktı. Bu sırada devletin kontrolü İngilizlerin elinde bulunuyordu. 20 sene sadece isimden ibaret kalan bir…
Türk Sultanları
Muhammed Tapar
B
üyük Selçuklu Devleti sultânı. Sultan Melikşah’ın oğlu olup, 1082 yılında doğdu. Babasının 1092’de vefâtıyla, Selçuklu sultanı olan ağabeyi Berkyaruk’un yanında yetişti. Sultan Berkyaruk ona Gence havâlisinin idâresini verdi. Muhammed Tapar, Gence’ye gelerek Arran’ı da hâkimiyeti altına aldı. Kumandanlarının…
Türk Sultanları
Celâleddîn Harezmşah
H
arezmşahlar Devleti’nin son hükümdarı, ismi, Mengübertî, lakabı Celâleddîn’dir. Doğum târihi bilinmemektedir. Babası, Harezmşah Devleti sultânı Alâüddîn Muhammed, annesi Ay-Ciçek Hâtun’dur. Babasının 1220  yılında  vefâtı üzerine Harezmşah sultânı oldu. 1231 yılında şehit edildi.

Celâleddîn Harezmşah, küçük yaştan îtib…
Celâleddîn Harezmşah
Türk Sultanları
Ebü'l Gâzi Bahadır Han
Ö

zbek hükümdarı ve târihçi. 1603 (H.1012)’de Rus Kazaklarının Urgenç’e hücumlarından ve bunları babasının imha etmesinden kırk gün sonra doğdu. Babasının bu gazası ve galibiyeti sebebiyle ona Ebü’l-Gâzi ismi verildi. Babası Harezm Özbek hânlarının ceddi olan Yadigâr Han’ın dördüncü batından torunu Arab Muhammed…

Türk Sultanları
Belek Bey
H

açlılara karşı büyük zaferler kazanan Artuklu beyi. İsmi, Belek bin Behrâm bin Artuk olup, lakabı Nûruddevle’dir. Doğum târihi bilinmemektedir. Amcası İlgâzi, Artukluların Mardin; diğer amcası Sökmen ise Hısn-Keyfâ kolunun beyi idi.

Suriye Selçuklu sultânı Tutuş, Suruç’u, Sökmen Bey’e iktâ olarak verdi. Haçlılara…