Kılıç Arslan

hh 16.12.2010 10263

T
ürkiye Selçuklu Devleti’nin kurucusu Kutalmışoğlu Süleyman Şah’ın oğlu ve ikinci Türkiye Selçuklu sultânı. Babası Süleyman Şah’ın 1086 senesinde Suriye seferinde Melik Tutuş’a yenilmesiyle, Antakya’da bulunan Kılıç Arslan Büyük Selçuklu sultânı Melikşâh’ın emriyle İsfehan’a gönderildi. İsfehan sarayında Selçuklu sultânının nezâretinde altı sene iyi bir eğitim ve öğretim görerek, Türk-İslâm terbiyesi ile yetiştirildi.

Büyük Selçuklu sultânı Melikşah’ın 1092 senesinde vefâtı üzerine Anadolu’ya dönen Birinci Kılıç Arslan, 1086’dan beri devam eden Türkiye Selçuklu Devleti’ndeki fetret devrine son verip, İznik tahtına sâhib oldu. Düşmana karşı tek vücud hâline gelmek gayesi ile meşhur denizci İzmir beyi Çaka Bey’in kızı ile evlendi, İznik şehrini îmâr ettirip, savunmasını güçlendirdi. Bizans İmparatorluğunun saldırılarına karşı beylerbeyi ünvanını verdiği İlhan Muhammed’i vazifelendirdi. İznik’e saldırıları bertaraf edilen Bizanslılar, Balıkesir ve Kapıdağ bölgelerinde geri püskürtüldüler.

Kılıç Arslan, takip ettiği iskân siyâseti ile Anadolu’nun Türkleşip, bir İslâm memleketi olması için doğudan Müslüman Türk aileleri getirtip, Batı Anadolu’ya yerleştirdi. İslâm âlimleri, ilim adamları, sanatkârlar ve değerli kumandanlar Türkiye Selçuklu Sultânının himayesinde çalışmaya başlayıp, kıymetli eserler meydana getirdiler. Kılıç Arslan’ın halka karşı güzel davranışları, askerî ve îmâr faaliyetleri, Bizans imparatorunu rahatsız ediyordu.

Bizanslılar, Türk beylerine karşı târihî entrikalarını faaliyete geçirip, Çaka Bey ile damadı Sultan Kılıç Arslan’ın arasını açmaya çalıştılar. Bu sırada Kılıç Arslan fetret devrinde Türkiye Selçuklu Devleti’nden ayrılan şehirleri tekrar bir bayrak altında toplayıp, birlik kurmak için harekete geçmişti. 1096 senesinde Malatya şehrini kuşattı. Malatya kalesi düşmek üzereyken, haçlı ordusunun batıdan Türkiye topraklarına girdiğini öğrenince, kuşatmayı kaldırdı. Süratle, İzmit’e doğru harekete geçerek, haçlıları karşılamaya yöneldi.

Müslüman-Hıristiyan ayırt etmeksizin büyük katliâm yapan haçlı ordusunun sayısının çok fazla olması yüzünden, Kılıç Arslan, Türk mücâhidlerinin ağır kayıplar vermesine razı olmadı ve geri çekilerek yıpratma savaşı uyguladı. Kayseri ve Toroslar üzerinden Kudüs’e doğru yol alan haçlı ordusu, Kılıç Arslan’ın ve kumandanlarının yıpratma savaşları netîcesinde, altı yüz bin olarak çıktığı seferi kırk bin olarak tamamlayıp Kudüs’e ulaşan haçlılar, Antakya, Urfa ve Kudüs’te Hıristiyan idareler kurdular.

Haçlı saldırıları sonucu, Türkiye Selçuklu Devleti’nin başşehri İznik’ten Konya’ya taşındı. Batı Anadolu tekrar Bizanslıların hâkimiyetine geçti. Kılıç Arslan, haçlı saldırılarını durdurmaya çalışırken, yerlerinden ayrılan Türkleri de iskân etmek için uğraştı. 1106 senesinde Malatya’yı Danişmendlilerden aldı. Harran ve Meyyâfârikîn’i de zabt edip, Diyarbakır’ı tâbiiyyetine aldı. Musul civarına da hâkim oldu. Büyük Selçukluların Musul emîri Çavlı, Artukoğlu İlgâzi ve Suriye Meliki Rıdvan ile 1107 senesi temmuz ayında Habur Irmağı kıyısında yaptığı savaşı kaybetti. Yaralı olarak Habur Irmağını geçerken boğularak şehit oldu. Cenazesi Meyyâfârikîn’e getirilerek Kubbet-üs sultan adlı bir türbe yaptırıldı.

Türkiye Selçuklu Devleti’nin buhranlı devrelerinde hükümdar olan Birinci Kılıç Arslan, teşkilâtçı bir devlet adamıydı. Üstün kumandanlık kabiliyetine sahip, hayâtı mücâdele içinde geçen büyük bir kahraman ve gazidir. Mutaassıp haçlı ordusuna ağır kayıplar verdirerek, Türklerin, Anadolu topraklarından atılamayacağını isbât etti. Çok hayır işleyip, ahâlinin sevgisini kazandı. Hıristiyan halka da adalet ve şefkatle davrandı. Bu yüzden vefâtı Hıristiyan halk için de matem oldu.

Kılıç Arslan’ın Anadolu’ya gelişi nasıl Türkler arasında bir bayram havası estirmişse, destan olan cihâdından ve savaşlarından sonra genç yaşta ölümü de o derece mateme sebeb olmuştur. Kılıç Arslan, on beş senelik saltanat devresinde çok büyük hâdiselerle karşılaşmış, Haçlı seferleri ve Bizans karşısında varlığı tehlikeye düşen Anadolu, Türklüğün bu yeni vatanında yaşamasına vesîle olmak kudretini göstermiştir.

İlgili Makaleler

Türk Sultanları
Baburşah II
H
indistan’da Bâbürlü Türk Devleti’nin son hükümdarı. Asıl ismi Ebü’l-Muzaffer Sirâceddîn Muhammed’dir. İkinci Ekber Şah’ın oğludur. 24 Ocak 1775’te doğdu. 1837 yılında babasının ölümü üzerine, 62 yaşında tahta çıktı. Bu sırada devletin kontrolü İngilizlerin elinde bulunuyordu. 20 sene sadece isimden ibaret kalan bir…
Türk Sultanları
Tîmûr Han
T
ürk-İslâm dünyâsının büyük hükümdarlarından. Târihin en büyük cihangirlerinden biridir. Babası Moğol Barlas Aşireti reislerinden Emir Turgaya, annesi Tigin Hatundur. 1336 senesinde  Mâverâünnehr’de Semerkand’la Belh arasında  Keş kasabasında doğdu. Âlimleri ve Allah dostlarını çok seven babası Emir Turagay,…
Tîmûr Han
Türk Sultanları
Ahmed Bin Hülâgû
İ
ran’daki İlhanlı devletinin üçüncü hükümdarı. Birinci İlhanlı hükümdarı Hülâgû’nun oğludur. Asıl ismi, Teküder’dir. Müslüman olduktan sonra Ahmed ismini aldı. Doğum târihi kesin olarak bilinmeyen Ahmed Han, ağabeyi Abaka Han’ın ölümünden sonra hükümdar oldu. İki yıl kadar hükümdarlık yaptıktan sonra, 1284 (H.683)…
Türk Sultanları
Abdullah Han
M
âverâünnehr bölgesinde kurulan (şimdiki Özbekistan bölgesinde) Şeybânî hanedanlığının büyük hükümdarlarından. İsmi, Abdullah bin İskender bin Ebü’l-Hayr’dır. 1533 (H.940) senesinde Aferinkend’de doğdu. Doğduğu zaman babası İskender Han, duâsını almak için büyük âlim Ubeydlullah-ı Ahrâr’ın talebesi ve zamanın âlimi…
Türk Sultanları
Melikşah

B

üyük Selçuklu Devleti hükümdârı. Babası Sultan Alparslan’dır. 1055’te doğdu, Büyük Selçuklu Devleti’nin topraklarını en geniş hâle getirdiği için kendisi, “Ebü’l-Feth” (fetihlerin babası veya pekçok fetih yapan) lakabıyla anıldı. Sâhip olduğu bâzı üstün husûsiyetler sebebiyle, özel bir eğitim ve öğretim…

Melikşah
Türk Sultanları
İltutmuş

D
elhi Türk Sultanlığının en büyük hükümdarlarından. Lakabı Şemseddîn’dir. Türkistan’daki asil İlbarı kabîlesine mensûb olup, Aylam Han’ın oğludur. Çok akıllı, zekî ve kabiliyetli idi.
Hindistan evliyasının büyüklerinden Muînüddîn Çeştî ile büyük velî Şihâbüddîn-i Sühreverdî birlikte oturmuş sohbet ediyordu. Bu…
Türk Sultanları
Firûz Şah
D
elhi Türk sultanlarından. Tuğluk hânedanlığının üçüncü hükümdarı. Bu hânedanlığın kurucusu ve ilk hükümdarı olan Gıyâseddîn Tuğluk’un kardeşi Melik Receb’in oğludur. Asıl adı Kemâleddîn’dir. 1309 (H.709)’da doğdu. 1351 (H.752) senesinde hükümdar oldu. 1388 (H.790)’da seksen yaşında vefât etti.

Firûz Şah’ın annesi Naila…
Türk Sultanları
Bahadır Şah-II
H
indistan’da Bâbürlü Türk Devleti’nin son hükümdarı. Asıl ismi Ebü’l-Muzaffer Sirâceddîn Muhammed’dir. İkinci Ekber Şah’ın oğludur. 24 Ocak 1775’te doğdu. 1837 yılında babasının ölümü üzerine, 62 yaşında tahta çıktı. Bu sırada devletin kontrolü İngilizlerin elinde bulunuyordu. 20 sene sadece isimden ibaret kalan bir…
Türk Sultanları
Muhammed Tapar
B
üyük Selçuklu Devleti sultânı. Sultan Melikşah’ın oğlu olup, 1082 yılında doğdu. Babasının 1092’de vefâtıyla, Selçuklu sultanı olan ağabeyi Berkyaruk’un yanında yetişti. Sultan Berkyaruk ona Gence havâlisinin idâresini verdi. Muhammed Tapar, Gence’ye gelerek Arran’ı da hâkimiyeti altına aldı. Kumandanlarının…
Türk Sultanları
Celâleddîn Harezmşah
H
arezmşahlar Devleti’nin son hükümdarı, ismi, Mengübertî, lakabı Celâleddîn’dir. Doğum târihi bilinmemektedir. Babası, Harezmşah Devleti sultânı Alâüddîn Muhammed, annesi Ay-Ciçek Hâtun’dur. Babasının 1220  yılında  vefâtı üzerine Harezmşah sultânı oldu. 1231 yılında şehit edildi.

Celâleddîn Harezmşah, küçük yaştan îtib…
Celâleddîn Harezmşah
Türk Sultanları
Ebü'l Gâzi Bahadır Han
Ö

zbek hükümdarı ve târihçi. 1603 (H.1012)’de Rus Kazaklarının Urgenç’e hücumlarından ve bunları babasının imha etmesinden kırk gün sonra doğdu. Babasının bu gazası ve galibiyeti sebebiyle ona Ebü’l-Gâzi ismi verildi. Babası Harezm Özbek hânlarının ceddi olan Yadigâr Han’ın dördüncü batından torunu Arab Muhammed…

Türk Sultanları
Belek Bey
H

açlılara karşı büyük zaferler kazanan Artuklu beyi. İsmi, Belek bin Behrâm bin Artuk olup, lakabı Nûruddevle’dir. Doğum târihi bilinmemektedir. Amcası İlgâzi, Artukluların Mardin; diğer amcası Sökmen ise Hısn-Keyfâ kolunun beyi idi.

Suriye Selçuklu sultânı Tutuş, Suruç’u, Sökmen Bey’e iktâ olarak verdi. Haçlılara…