Geyikli Baba

26.03.2013 3448

O
rhan Gâzi devri Osmanlı evliyâsından. Âzerbaycan'ın Hoy şehrinde doğdu. 1275-1350 (H.674-750) yılları arasında yaşadığı tahmin edilmektedir.

Bağdâtlı Şeyh Ebü'l-Vefâ hazretlerinin yolundan feyz aldı. Aynı yoldaki Baba İlyas Horasânî'den ilim öğrendi. Zâhirî, bâtınî ilimlerde ve tasavvuf yolunda kemâl derecesine ulaştıktan sonra Rum ülkesine geldi. Derhal Anadolu'nun en uç bölgesinde İslâmiyeti yaymak için çarpışan ve gayret eden Osmanlı mücâhid gâzileri arasına katıldı. Bursa'nın fethi sırasında bir geyiğe binmiş ve elinde altmış okkalık bir kılıç olduğu halde en ön saflarda çarpıştı. Kalenin fethinde pekçok kerâmetleri görüldü. Bu sebepten kendisine Geyikli Baba denildi.

Fetihten sonra Keşiş (Ulu) Dağına yerleşti. Buradaki dergâhında kendi hâlinde yaşar, gelenlere dînini öğretir, şehre inmezdi. Diğer taraftan Orhan Gâzi ise Bursa'nın fethinde yardıma gelen evliyânın gönlünü almak, onların bereketli duâlarına kavuşmak için bir imâret yaptırdı. Onları Bursa'ya dâvet etti. Bu arada Bursa'nın fethinden sonra bir daha görmediği Geyikli Babanın da gelmesini istedi ve; "Eğer gelmezse, ben varıp elini öpeyim." dedi. 

Geyikli Babayı arayıp buldular. Sultânın sözünü arz ettiler ve Bursa'ya dâvet ettiler. Geyikli Baba bu dâvete rızâ göstermedi.
"Sakın Orhan da gelmesin. Dervişler gönül ehli olurlar, gözetirler. Öyle bir vakitte varırlar ki, vardıkları zamanda ettikleri duânın kabûl olmasını arzu ederler." buyurdu. 

"Bâri Orhan Gâziye duâ et." dediklerinde; "Biz onu hâtırımızdan çıkarmıyoruz. Her zaman devletine duâ ile meşgûlüz. Onun İslâmiyete hizmeti sebebiyle, sevgi ve muhabbeti kalbimizde taht kurmuştur." diye haber gönderdi.

Aradan zaman geçti. Geyikli Baba, dergâhının yanından bir ağaç dalı keserek omuzuna alıp yola revân oldu. Doğru Bursa Hisarına vardı. Pâdişâh sarayına girip, avlu kapısının iç tarafına, getirdiği dalı dikmeye başladı. 

Sultan Orhan Gâziye haber verdiler. "Bir derviş gelmiş, saray avlusuna ağaç diker." dediler. Sultan çıkıp hâli gördü. Bu dervişin Geyikli Baba olduğunu bildi.
Geyikli Baba, ağacı dikince doğruldu ve Orhan Gâziye; "Bu hatıramız burada kaldığı müddetçe, dervişlerin duâsı senin ve neslinin üzerindedir. Senin neslin ve devletin bu ağaç gibi kök salacak, dalları çok uzaklara ulaşacak, evlatların dîn-i İslâma çok hizmet edecekler." deyip; "Kökü sâbit, dalları ise göktedir." meâlindeki, İbrâhim sûresi 24. âyet-i kerîmesini okudu. Az sonra da geldiği gibi gitti.Diktiği ağaç ulu bir çınar oldu. O ağacın bugün Bursa'da hazret-i Üftâde'ye giden Kavaklı Caddedeki çınar ağacı olduğu söylenmektedir.

Bir zaman sonra Orhan Gâzi, Geyikli Babaya iâde-i ziyârette bulundu. Ona; "İnegöl ve çevresi senin tasarrufunda olsun." dedi. "Mülk ve mal cenâb-ı Hakk'ındır, ehline verir, biz O'nun ehli değiliz. Mal, mülk ve sebeplere meyletmek, emir ve sultanlara gerektir. Bizim gibi fukara kısmına, Allah adamlarına yakışmaz." diye cevap verdi. Pâdişâh ısrar edince, kendisine hibe edilen yerlere bedel olarak, dergâhının çevresinden az bir mikdarını dervişlere odunluk kabûl edip, Sultânın gönlünü aldı. Orhan Gâzi memnûn ve râzı olup, pekçok duâ aldı.

Geyikli Baba bundan sonra yine Keşiş Dağındaki dergâhında ibâdet ve zikirle meşgûl oldu.Sayısız talebe yetiştirdi. Kendisinden nasihat almak ve duâsına mazhâr olmak isteyen pekçok kişi dergâhına gelirdi. Uludağ'ın doğu eteklerinde İnegöl yakınlarında vefât edip oraya defnedildi. 

Orhan Gâzi tarafından kabri üzerine türbe yaptırıldı. Sonradan yine Orhan Gâzi tarafından türbe yanına bir câmi ve dergâh ilâve edildi.Sevenleri çevresinde bir köy meydana getirdiler. Kurdukları bu köye Baba Sultan adını verdiler. Geyikli Baba Külliyesi 1950 (H.1369)den sonra yeniden restore edilip, onarıldı.

Taşköprüzâde merhum, Şakâyık-ı Nu'mâniyye'sinde, Osmanlı'nın gülbahçesinde yetişen, Nu'mân'ın (İmâm-ı A'zam'ın) bülbüllerini anlatırken, Geyikli Baba'dan da söz eder ve kabrini ziyâretle şereflendiğini söyler. "Kabrini ziyâret ettim. Kabrin yakınında bir mezar daha gördüm. Türbedârdan bu mezarın kime âit olduğunu sordum. Germiyanoğullarından saltanat sâhibi bir kimseyken saltanatı terk edip, Geyikli Babanın hizmetine giren bir büyüğün mezarı olduğunu söyledi." demekte ve zamânında Geyikli Babaya gösterilen îtibârı ifâde etmektedir.

İlgili Makaleler

Türkiye’deki Türk Dünyası
Ahmed Sadık Efendi
Ş
eyh Ahmed Sadık Hüseynî Efendi 953'de (1546-47) Buhara'da vefat eden Mehmed Abdüssemi'nin oğludur. O beldede tahsilini tamamladı. Nakşibendî tarikatının ulularından irade alarak tarikata girdi. 

980'de (1572-73) hacdan sonra İstanbul'a geldi. Şeyhülislâm Ebussuud Efendi meclisine kabul olunup ev ve maaş ihsan…
Türkiye’deki Türk Dünyası
Prof. Dr. Abdulhamit Avşar
D
oğu Türkistan'ın Yarkent şehrinde 1964 yılında doğdu. İlk ve orta öğretimi Kayseri’de dereceyle bitirdi. 1986 yılında Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi (Basın-Yayın Yüksek Okulu) Radyo-Televizyon Bölümünden birincilikle mezun oldu. 

İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Siyaset Bilimi Anabilim Dalında…
Prof. Dr.  Abdulhamit Avşar
Türkiye’deki Türk Dünyası
Prof. Dr. Ahmet Temir
P
rof. Dr. Ahmet Temir, İmamı Rabbani Hazretlerinin ‘‘Mektubat’’ kitabını Farisi’den Arabi’ye tercüme eden, Muhammed Muradi Kazani Hazretleri’nin doğduğu Tataristan’ın Elmet köyünde 1912 tarihinde dünyaya geldi. Çocukluk dönemi Çarlık Rusya’sında, gençlik dönemi Sovyet Dönemi’nde geçti. Sovyetler döneminde…
Prof. Dr. Ahmet Temir
Türkiye’deki Türk Dünyası
Ebussü'üd Efendi
O
smanlı âlimlerinin en meşhûrlarından. Onüçüncü Osmanlı Şeyhülislâmı olup, tefsîr, fıkıh ilimlerinde ve diğer ilimlerde büyük âlim idi. 898 (m. 1413) senesinde doğdu. 982 (m. 1584) senesinde İstanbul’da vefât etti. Kabri Eyyûb Sultan’da kendi yaptırdığı medresenin yanında, Eyyûb Câmii karşısındadır.

Ebüssü’ûd Efendi, âl…
Ebussü'üd Efendi
Türkiye’deki Türk Dünyası
Prof. Dr. İlber Ortaylı
1
947 yılında bir göçmen kampında Kırım Tatarı bir ailenin çoçuğu olarak dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini İstanbul ve Ankara'da tamamladı. 1965'te Ankara Atatürk Lisesi'nden mezun oldu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (1968) ile Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Tarih bölümünü…
Prof. Dr. İlber Ortaylı
Türkiye’deki Türk Dünyası
Ahmed Davutoğlu

S
on devirde yetişen din adamlarından. Fakir bir çiftçi ailesinin çocuğudur. Babası Hasan Efendidir. 1912 senesinde Bulgaristan’ın Şumnu vilayetine bağlı Kalaycı köyünde doğdu. 

İlk tahsilini doğduğu yerde, rüşdiye yani orta tahsilini köyüne yakın Ekizce köyünde bitirdi. Babası dini ilimlere ve alimlere…

Ahmed Davutoğlu
Türkiye’deki Türk Dünyası
Muhammed Semerkandî Hazretleri
1
116 [m. 1704] de vefat edip, Karaca Ahmed kabristânında defn edilen Muhammed Semerkandi, Ahmed Yekdest Cüryaninin, bu da, Urvet-ül-vüska Muhammed Ma'sûm-ı müceddidî Serhendinin talebesidir. 

Muhammed Semerkandi Hazretleri vefatlarına kadar, Üsküdar Şemsi Paşa'daki tekkelerinde, doğru iman bilgilerini, islâmiyetin…
Türkiye’deki Türk Dünyası
Esseyyid Muhterem Taşkendi
S
eyyid, alîm ve nakşibendi tarikatı büyüklerindendir. Türkistan’ın Taşkent şehrinde doğdu. Yüksek dini ilimleri beldesinde bulunan medreselerde okudu. Hac vazifesini ifa ettikten sonra Hicaz’dan hilafet merkezi olan İstanbul’a geldi. 

Devrin padişahı Kanuni Sultan Süleyman Han tarafından burada kendilerine tahsisat…
Esseyyid Muhterem Taşkendi
Türkiye’deki Türk Dünyası
Esseyyid Muhterem Taşkendi
S
eyyid, alîm ve nakşibendi tarikatı büyüklerindendir. Türkistan’ın Taşkent şehrinde doğdu. Yüksek dini ilimleri beldesinde bulunan medreselerde okudu. Hac vazifesini ifa ettikten sonra Hicaz’dan hilafet merkezi olan İstanbul’a geldi. 

Devrin padişahı Kanuni Sultan Süleyman Han tarafından burada kendilerine…
Esseyyid Muhterem Taşkendi
Türkiye’deki Türk Dünyası
Hüseyin Hilmi Işık
8
Mart 1911 tarihinde, İstanbul Eyüp'te doğdu. Babası Said Efendi, Bulgaristan Lofca'dan 1877 Osmanlı-Rus Savaşı'nda göçmen olarak İstanbul'a gelmişti.

Eğitimi

Beş yaşında Eyüp Sultan'da Mihrişah Sultan ilkokulu'na başladı. Yazları Hakîm Kutbeddin, Kalenderhâne ve Ebussuud sibyan mekteblerine devam etti. Yedi yaşında…
Hüseyin Hilmi Işık
Türkiye’deki Türk Dünyası
Dr. Enver Ören
R
umeli'den Türkiye'ye muhacir olarak gelen bir aileden, 10 Şubat 1939’da Denizli’nin Honaz ilçesinde doğdu. Babasının ismi Nazîf Efendi, annesinin ismi Melike Hanımdır. Dört yaşındayken âilesi Denizli’ye yerleşti. İlk ve ortaokulu burada bitirdi. Ortaokuldan mezun olduğu 1953 senesinde babasını kaybetti.

Annesi Melike H…
Dr. Enver Ören
Türkiye’deki Türk Dünyası
Şevki Bektöre
A
aslen Kırımlıdır. 1888 yılında, Romanya’da Kavlaklar köyünde bir öğretmen ailesinde doğmuştur. Henüz beş yaşında iken ailesi, Ankara’nın Polatlı ilçesine bağlı Karakaya köyüne göç etti. İlk okulunu köyde ve rüşdiye tahsilini Haymana kasabasında aldı. Daha sonra tahsiline devam etmek için İstanbul’a gönderildi.1912’de…
Şevki Bektöre