Ebussü'üd Efendi

- 03.04.2024 449
O
resim
smanlı âlimlerinin en meşhûrlarından. Onüçüncü Osmanlı Şeyhülislâmı olup, tefsîr, fıkıh ilimlerinde ve diğer ilimlerde büyük âlim idi. 898 (m. 1413) senesinde doğdu. 982 (m. 1584) senesinde İstanbul’da vefât etti. Kabri Eyyûb Sultan’da kendi yaptırdığı medresenin yanında, Eyyûb Câmii karşısındadır.

Ebüssü’ûd Efendi, âlimler yetiştiren bir aileye mensûb idi. Dedesi, meşhûr âlim Ali Kuşcu’nun kardeşi Mustafa İmâdî’dir. Dedeleri Türkistanlı olup, Semerkand’dan Anadolu’ya gelmişlerdir. Ebüssü’ûd Efendi’nin dedesinin babası Mehmed Kuşçu, Timur Hân’ın torunu olan Uluğ Bey’in yakını ve Doğancıbaşısı idi. senelerce Uluğ Bey’in hizmetinde bulunup, sevgisini kazanmıştı. Mehmed Kuşcu’nun oğulları Ali Kuşçu ve Ebüssü’ûd Efendi’nin dedesi olan Mustafa İmâdî, Uluğ Bey’in elinde yetişip ilim öğrenmişlerdir. Mustafa îmâdi. bilhassa tasavvufta yetişip ilerlemiştir. 

Uluğ Bey’in vefâtından sonra, Ali Kuşçu ve Mustafa İmâdi, aileleri ile birlikte Akkoyunlu devleti pâdişâhı Uzun Hasen’in yanına gittiler. Uzun Hasen onlara yakın alâka gösterdi. Onlarda, siyâsî ve ilmi faaliyetleriyle hizmet ettiler. Burada bulundukları sırada Ali Kuşçu, Osmanlı Sultânı Fâtih Sultan Mehmed Hân’a Uzun Hasen’in elçisi olarak gitmişti. Ali Kuşçu’ya çok iltifât eden Fâtih Sultan Mehmed Hân, onun İstanbul’a gelmesini ısrarla istedi. Uzun Hasen’den müsâade alan Ali Kuşçu, kardeşi Mustafa İmâdî ile birlikte İstanbul’a gelip yerleştiler. Fâtih Sultan Mehmed Hân, onların Tebrîz’den İstanbul’a yaptıkları yolculukları için, günlüğü bin akçe olarak hesaplatıp vermiştir. İstanbul’a geldiklerinde, Fâtih Sultan Mehmed Hân, Ali Kuşçu’yu Ayasofya Medresesi’ne müderris tayin etti. Mustafa İmâdî de, ilim öğretmekle meşgûl olan tasavvuf ehli bir âlim idi. İstanbul’a geldikten sonra, Ali Kuşçu, kızını kardeşi Mustafa İmâdî’nin oğlu Yavsı Muhyiddîn Mehmed’e nikahladı. Bu evlilikden Ebüssü’ûd Efendi doğdu.

Ebüssü’ûd Efendi’nin babası, hem amcası hem de kayınbabası olan Ali Kuşcu’dan ve kendi babası Mustafa İmâdî’den ilim öğrendi. senelerce süren bu tahsilden sonra, babası gibi o da tasavvufa yönelip zamanının meşhûr evliyâsından ve Akşemseddîn hazretlerinin halîfesi olan İbrâhim Tennûri’ye talebe oldu. Onun sohbetlerinde bulunarak, tasavvufda yetişti. Hocası İbrâhim Tennûrî’nin vefâtından sonra, onun halîfesi olduğu için yerine geçti ve İstanbul’da insanları irşâd etmekle meşgûl oldu. İkinci Bâyezîd Hân, ona büyük bir zaviye yaptırdı ve buraya mülk vakfetti. İkinci Bâyezîd Hân, onun sohbetlerinden çok tad alırdı. Bu sebeble, ekseriya beraber bulunurlardı. Zamanının meşhûr devlet adamları ve âlimleri, “Hünkâr Şeyhi” lakabıyla da anılan Yavsî Muhyîddîn Mehmed İskilîbî’nin sohbetine gelirler, dergâhı dolup taşardı. Meşhûr tarihçi Hoca Sa’deddîn Efendi, bu hâli şöyle ifâde etmiştir: “Sultanların Şeyhi, Şeyhlerin Sultânı olmuş, herkesin gönlünü kazanmıştır.”

Böyle bir zâtın oğlu olan Ebüssü’ûd Efendi, önce babasından ilim öğrendi. Onun terbiyesi altında yetişti. 
Eserleri: Ebüssü’ûd Efendi, tefsîr, fıkıh ilimlerinde ve diğer ilimlerde pekçok eser yazmıştır. Bu eserlerinden bir kısmı şunlardır:

İrşâdü akl-is-Selim; meşhûr tefsîri olup, kıymetli bir eserdir. Ebüssü’ûd Efendi yazdığı bu tefsîrde, “Keşşâf” tefsîri ile müfessirlerin baştâcı olan İmâm-ı Beydâvî’nin “Envâr-üt-tenzîl”ini kaynak olarak almıştır. Bu tefsîrlerden aldığı bilgiler yanına, yeni inceleme ve mütâlâalar da ilâve etmiştir. Evliyâ Çelebi, bu tefsîrden, “Seyehatnâme” adlı eserinde şöyle bahsetmiştir:

 “Üçbin ulemâdan ve binyediyüz kadar mu’teber tefsîrden istifâde etmek, feyz almak sûretiyle yazdığı tefsîr, hâlen âlimler arasında makbûl ve medhedilen bir tefsîrdir. Ona denk bir tefsîr yoktur.” “Mir’ât-ı kâinat” müellifi Nişancı-zâde de bu tefsîr için: “Yazdığı güzel tefsîr-i şerîfi dünyânın en güzel tefsîrlerindendir” demiştir.

İlgili Makaleler

Türkiye’deki Türk Dünyası
Ahmed Sadık Efendi
Ş
eyh Ahmed Sadık Hüseynî Efendi 953'de (1546-47) Buhara'da vefat eden Mehmed Abdüssemi'nin oğludur. O beldede tahsilini tamamladı. Nakşibendî tarikatının ulularından irade alarak tarikata girdi. 

980'de (1572-73) hacdan sonra İstanbul'a geldi. Şeyhülislâm Ebussuud Efendi meclisine kabul olunup ev ve maaş ihsan…
Türkiye’deki Türk Dünyası
Prof. Dr. Abdulhamit Avşar
D
oğu Türkistan'ın Yarkent şehrinde 1964 yılında doğdu. İlk ve orta öğretimi Kayseri’de dereceyle bitirdi. 1986 yılında Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi (Basın-Yayın Yüksek Okulu) Radyo-Televizyon Bölümünden birincilikle mezun oldu. 

İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Siyaset Bilimi Anabilim Dalında…
Prof. Dr.  Abdulhamit Avşar
Türkiye’deki Türk Dünyası
Prof. Dr. Ahmet Temir
P
rof. Dr. Ahmet Temir, İmamı Rabbani Hazretlerinin ‘‘Mektubat’’ kitabını Farisi’den Arabi’ye tercüme eden, Muhammed Muradi Kazani Hazretleri’nin doğduğu Tataristan’ın Elmet köyünde 1912 tarihinde dünyaya geldi. Çocukluk dönemi Çarlık Rusya’sında, gençlik dönemi Sovyet Dönemi’nde geçti. Sovyetler döneminde…
Prof. Dr. Ahmet Temir
Türkiye’deki Türk Dünyası
Prof. Dr. İlber Ortaylı
1
947 yılında bir göçmen kampında Kırım Tatarı bir ailenin çoçuğu olarak dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini İstanbul ve Ankara'da tamamladı. 1965'te Ankara Atatürk Lisesi'nden mezun oldu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (1968) ile Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Tarih bölümünü…
Prof. Dr. İlber Ortaylı
Türkiye’deki Türk Dünyası
Ahmed Davutoğlu

S
on devirde yetişen din adamlarından. Fakir bir çiftçi ailesinin çocuğudur. Babası Hasan Efendidir. 1912 senesinde Bulgaristan’ın Şumnu vilayetine bağlı Kalaycı köyünde doğdu. 

İlk tahsilini doğduğu yerde, rüşdiye yani orta tahsilini köyüne yakın Ekizce köyünde bitirdi. Babası dini ilimlere ve alimlere…

Ahmed Davutoğlu
Türkiye’deki Türk Dünyası
Muhammed Semerkandî Hazretleri
1
116 [m. 1704] de vefat edip, Karaca Ahmed kabristânında defn edilen Muhammed Semerkandi, Ahmed Yekdest Cüryaninin, bu da, Urvet-ül-vüska Muhammed Ma'sûm-ı müceddidî Serhendinin talebesidir. 

Muhammed Semerkandi Hazretleri vefatlarına kadar, Üsküdar Şemsi Paşa'daki tekkelerinde, doğru iman bilgilerini, islâmiyetin…
Türkiye’deki Türk Dünyası
Esseyyid Muhterem Taşkendi
S
eyyid, alîm ve nakşibendi tarikatı büyüklerindendir. Türkistan’ın Taşkent şehrinde doğdu. Yüksek dini ilimleri beldesinde bulunan medreselerde okudu. Hac vazifesini ifa ettikten sonra Hicaz’dan hilafet merkezi olan İstanbul’a geldi. 

Devrin padişahı Kanuni Sultan Süleyman Han tarafından burada kendilerine tahsisat…
Esseyyid Muhterem Taşkendi
Türkiye’deki Türk Dünyası
Esseyyid Muhterem Taşkendi
S
eyyid, alîm ve nakşibendi tarikatı büyüklerindendir. Türkistan’ın Taşkent şehrinde doğdu. Yüksek dini ilimleri beldesinde bulunan medreselerde okudu. Hac vazifesini ifa ettikten sonra Hicaz’dan hilafet merkezi olan İstanbul’a geldi. 

Devrin padişahı Kanuni Sultan Süleyman Han tarafından burada kendilerine…
Esseyyid Muhterem Taşkendi
Türkiye’deki Türk Dünyası
Hüseyin Hilmi Işık
8
Mart 1911 tarihinde, İstanbul Eyüp'te doğdu. Babası Said Efendi, Bulgaristan Lofca'dan 1877 Osmanlı-Rus Savaşı'nda göçmen olarak İstanbul'a gelmişti.

Eğitimi

Beş yaşında Eyüp Sultan'da Mihrişah Sultan ilkokulu'na başladı. Yazları Hakîm Kutbeddin, Kalenderhâne ve Ebussuud sibyan mekteblerine devam etti. Yedi yaşında…
Hüseyin Hilmi Işık
Türkiye’deki Türk Dünyası
Dr. Enver Ören
R
umeli'den Türkiye'ye muhacir olarak gelen bir aileden, 10 Şubat 1939’da Denizli’nin Honaz ilçesinde doğdu. Babasının ismi Nazîf Efendi, annesinin ismi Melike Hanımdır. Dört yaşındayken âilesi Denizli’ye yerleşti. İlk ve ortaokulu burada bitirdi. Ortaokuldan mezun olduğu 1953 senesinde babasını kaybetti.

Annesi Melike H…
Dr. Enver Ören
Türkiye’deki Türk Dünyası
Şevki Bektöre
A
aslen Kırımlıdır. 1888 yılında, Romanya’da Kavlaklar köyünde bir öğretmen ailesinde doğmuştur. Henüz beş yaşında iken ailesi, Ankara’nın Polatlı ilçesine bağlı Karakaya köyüne göç etti. İlk okulunu köyde ve rüşdiye tahsilini Haymana kasabasında aldı. Daha sonra tahsiline devam etmek için İstanbul’a gönderildi.1912’de…
Şevki Bektöre
Türkiye’deki Türk Dünyası
Prof. Dr. İbrahim Yarkın
Z
iraatçı, yazar. 1902'de, Taşkent'te doğdu. Özbek Türklerindendir. İlkokulu bitirdikten sonra, 1913 yılında Münevver Kârî Abdurreşithanoğlu’nun yeni usûl okulunda orta kısmı (1915), Sovyet rejimi tarafından İkinci Basamak Okul adı verilen okulda liseyi (1921) bitirdi. 1921-22 ders yılında Taşkent’teki Türkistan Devlet…