
mir Timur Han’ın Özbekistan’ın Semerkand şehrinde bulunan
Türbesinin en bariz özelliği
Küçük kapıdan kubbeli ön mekâna geçilir. Burada kubbelerin tabanı alttan bakıldığında sekiz köşeli yıldızlar görüntüsü verecek biçimde yapılmış. Duvarlar turkuvaz çini levhalarla kaplanmıştır. Bu bölüm ilave olabilir. Çünkü türbe kapısının yanındaki duvarda zeminden itibaren sırasıyla düz kaplama, mukarnas kuşak ve kabartma hat bantı ile tezyin olan mermer kaplama görülür.
Bütün Türk türbelerinde türbeler sünnete uyularak süslü yapılmıştır. Burada da türbe odasındaki ihtişamı kelimelerle ifade etmek çok zordur. Bütün mekân kalemisleri, çiniler, mermerlerle; mukarnas, geometrik desenler, hat kuşakları; kıvrık dallar, çiçekler, rozetlerle donatılmış. Hepsi bir arada, üst üste, yan yana birleşip bütünleşiyor. Timur'u; ayaklarının altına gömülmeyi istediği hocasını; torunu Uluğbey'i kucaklıyor.
Binanın dört duvarında mukarnas örtülü yüksek birer niş bulunur. Mukarnas dalgaları kalem işi ve bol altın varak bezemelidir. Sivri kubbenin içi altın varaklı kabartma desenlerle işlenmiş. Kubbe eteğinde, kasnağın tabanında çiniye, aşağı kotta mermere işlenen hat kuşakları mekânı sarmalar. Kemer içleri çini rozetlerle süslenir. Duvarların geniş yüzeyleri kabartma geometrik işlemelerle desenlenir. Duvarların alt kısmı mermer kaplıdır.
Yani mekânın tezyinatı çok zengin, çok görkemlidir. Bütün malzeme, figür kullanmadan, her türlü tezyinat biçimine bürünmüş ve bu türbe oluşturulmuş. Şöyle açıklayalım: Bu muhteşem tezyinatı bildiğimiz klasik deyimlerle tanımlamamız gerekse, Gotik'ten (o zaman henüz bilinmeyen) Barok'a kadar, pek çok akımı müthiş bir uyumla barındıran post-modern bir eserdir. (Yük. Mimar G. Ramazanoğlu)