Bulgaristan’da Bir Osmanlı Şaheseri: “Tombul Cami”

Fevzi Ömer 18.10.2017 2025
T

ombul Camii, Bulgaristan Türkleri ve Müslümanlarının hayatında özel bir yeri ve pahabiçilmez, eşsiz değeri vardır. Kubbesinden dolayı Tombul Cami denmektedir.


Osmanlı imparatorluğu döneminde Şumnu, özellikle 15-18. yüzyıllar arasında çok önemli askerî, ticarî, dinî ve kültür merkezi idi.


Bu yıllarda, diğer Balkan ülkelerinde olduğu gibi, burada da tarihî değer taşıyan birçok mimari eser inşa edilmiştir.


Bu zaman zarfında, yalnız Şumnu yöresinde 86 adet sıbyan mektebi (Mahalle okulu), 4 Medrese mektebi, bunlardan başka halka hizmet veren bakım evleri, hastane, han ve hamamlar, saat kulesi, bedesten, kervansaray, çeşmeler, köprüler, tekke ve zaviyeler inşa edilmiştir.


Tarihî değer taşıyan yapıların başında da camiler gelmektedir. Belgelerden, buradaki, cami sayısı 63’e ulaşmıştır. Kasabanın her mahallesinde en azından 2 veya 3 cami bulunduğu görülmektedir.


Bunların birçoğunun, ahşap yapılar olması sebebiyle, zamanla kullanılamaz hale gelerek yıkıldıkları belirtilmektedir.


Tarihi şahsiyetlerin teşebbüsüyle ve kendi adlarına, dayanıklı malzemelerden yaptırdıkları eserler ise özel mimari özellikleriyle bugün dahi fazla dikkati çekmektedirler.


Evliya Çelebi, tarihi seyahatnamesinin Şumnu ile ilgili bölümünde, buradaki Atik Nasuh Paşa Camiin en eski cami olduğunu belirtmektedir. Bu cami uzun zaman ayakta kalabilmiş, Müslüman halka hizmet vermiştir. Ancak, 1985 yılında komünist ve ateist iktidar tarafından yıktırılmıştır. Osmanlı Dönemindeki bu 63 camiden bugün ancak 3 camii ayakta kalabilmiştir.


Bunlar başta Şerif Halil Paşa (Tombul Cami) olmak üzere, Kıllâk (Hacı Ahmet Camii) ve Tatar Mahalle Camiidir. Şumnu’daki Şerif Halil Paşa (Tombul Cami) Osmanlı mimari yapısı itibariyle Balkanlarda en ihtişamlı, eserlerinden biridir. Camii, bugün de yerli ve yabancı binlerce turistin hayranlıkla seyrettiği, gezip gördüğü önemli mimari eserlerimizin başında yer almaktadır.


Şerif Halil Paşa 18. yüzyıl sonlarında Şumnu’da doğmuş ve zamanına göre iyi bir eğitim görerek devlet kademesinde hızla yükselmeyi başarmıştır.


Şumnudaki askeri birliklerin komutanlığını da yapan Şerif Halil Paşa, doğduğu kasabada camii, medrese ve büyük bir kütüphaneden oluşan bir din ve kültür ocağı kurdurmuştur.  Bu külliyenin cami ve medresesi 1744’te ibadet ve eğitime kapılarını, açmıştır.


Paşa, medresenin kitap ihtiyacını gidermek için kendi kütüphanesini vakfetmiş, 1745’te de cami kitaplığının hizmete girmesini sağlamıştır. Zamanla yeni yapılan bağışlarla kütüphane tarih, felsefe, mantık, tıp ve eski yazma kitaplarla zenginleşmiştir.


Şairliği de olan Şerif Halil Paşa, vakfettiği külliye ve özel kitaplığıyla tarihî kişiler arasında yer almaya hak kazanmıştır.


Caminin iç duvarları çeşitli bitki figürleriyle süslenmiş, güzel Arapça yazılarla bezenmiştir. Üst kattaki, mahfil bölümüne sağ ve sol taraftaki merdivenlerden çıkılmaktadır. Kubbenin hemen altında, belirli aralarla elips şeklinde ufak camlardan oluşan ikişer sıra pencere bulunmaktadır.


Tabana yakın taş duvarlarda yine bir sıra pencere ile gündüzleri cami içi aydınlatılmaktadır. Caminin çok güzel ve zarif, 40 metre yüksekliğinde bir minaresi vardır. Minarenin tepesinde de altın yaldızlı hilal vardır. Bu görünümüyle de camiye ayrı bir güzellik kazandırmaktadır.


Cami külliyesinin sol tarafındaki yapı eskiden rüştiye mektebi olarak hizmet vermiştir. Bugün bu bölüm yeniden tamir edilerek devreye girmiştir. Şumnu Bölge Müftülüğü ve Şumnu Vakıf Encümenliği burada bulunmaktadır.


Külliyenin sağ, iç bölümündeki 14 oda, imam ve misafir odasının üzerindeki kütüphane ve medrese mektebi bölümü oluşturmuştur. Burada eğitim gören öğrenciler, çeşitli dini derslerin yanı sıra, Arapça, Farsça, hitabet, coğrafiye, tarih, astronomi gibi dersler de görmüşlerdir. Bu sağ bölümünde dikkatleri üzerine çeken musluklu şadırvan müminlerin günde 5 defa abdest almalarını sağlamaktadır.


Caminin ön, kapalı güney bölümü ünlü Müslümanların gömüldükleri mezarlıktır. Müftülüğün yer aldığı sol bölümündeki küçük avluda dikili yuvarlak taş üzerindeki Arapça kabartma yazılarda, 2. Sultan Mahmut Han’ın burayı ziyareti kaydedilmiştir.


Cami her gün ziyaret ve ibadete açıktır. Ancak bugün acilen tamir edilmesi gerekmektedir. Ancak Bulgaristan’ın bürokratik engellerinden dolayı iskeleler kurulmuş olmasına rağmen restorasyona başlanamamaktadır.

İlgili Makaleler

Muhteşem Mimarimiz
İstanbul’da En Yüksek Osmanlı Eseri: Beyazıt Kulesi
S
ultan II.Mahmut zamanında, 1828 yılında Mimar Senekerim Balyan'a yaptırıldı. 85 metre yüksekliğindedir. Gözetleme yerine kadar çıkan merdivenler 180 basamaktan ibarettir. 

Kule;

Nöbet Katı

İşaret Katı

Sancak Katı olmak üzere üç bölümden oluşur.

Osmanlı devleti zamanında yangınları gözetlemek, Cumhuriyet döneminde ise…
İstanbul’da En Yüksek Osmanlı Eseri: Beyazıt Kulesi
Muhteşem Mimarimiz
Semerkan’ta Şaheser Bir Külliye: Şah-ı Zinde
K
ur’an-ı Kerimin “Allah yolunda ölenlere ölüdür demeyiniz” hükmü gereğince (Bakara, 154. âyet, Al-i îmran, 168. âyet) Semerkand’lılar Hazreti Peygamber’in bu yakın akrabasının daima canlı olduğunu kabul ederek ona “Şah-ı Zinde” demişlerdir. “Kıyamet gününde üç zümreye şefaat edilir: Peygamberler, âlimler, şehîdler.” Ve…
Semerkan’ta Şaheser Bir Külliye: Şah-ı Zinde
Muhteşem Mimarimiz
Dekorasyon Bakımından Benzeri Olmayan Bir Şaheser: Yıldız Hamidiye Camii
B
eşiktaş ilçesinde, Yıldız Sarayı yolu üzerindedir. Caminin bânîsi Sultan II. Abdülhamid Han’dır. Cami, II. Abdülhamid Han’ın Yıldız Sarayı’na yerleşmesinden sonra, 1885-1886 yılında yaptırılmıştır. Son dönem Osmanlı mimarlığında mimarisi ve dekoratif unsurları bakımından benzeri olmayan bir yapıdır. Mimarı Sarkis…
Dekorasyon Bakımından Benzeri Olmayan Bir Şaheser: Yıldız Hamidiye Camii
Muhteşem Mimarimiz
İstanbul'un Sanat Şaheserlerinden Biri Tophane Meydan Çeşmesi
T
ophane meydan Çeşmesi, Beyoğlu İlçesi'nde Tophane Meydanı'nın ortasında bulunmaktadır. önceleri Haliç'in kıyısında bulunan çeşme, denizin zamanla doldurulmasıyla sahilden uzakta kalmıştır. 

Kılıç Ali Paşa Camii ile mimari bir bütünlük arz eden çeşme, Sultan Birinci Mahmud Han tarafından taksim Suyu Tesisleri'nin…
İstanbul'un Sanat Şaheserlerinden Biri Tophane Meydan Çeşmesi
Muhteşem Mimarimiz
Muhteşem Süleyman’ın Muhteşem Türbesi
K
anunî Sultan Süleyman Türbesi tezhinatında ve bilhassa çinilerinde görülen nakışlar, tam manasıyla, Istanbul üslülbû vasıflarını taşımaktadır. Burada, hurdelenmiş rumî nakışları oldukça kıvrak ve dengelidir. Çizim kaideleri hususunda bazı esaslar göz ardı edilmiş gibi görünse de bu durum, o günün sanatkârının belli…
Muhteşem Süleyman’ın Muhteşem Türbesi
Muhteşem Mimarimiz
İstanbul’da En Yüksek Osmanlı Eseri: Beyazıt Kulesi
S
ultan II.Mahmut zamanında, 1828 yılında Mimar Senekerim Balyan'a yaptırıldı. 85 metre yüksekliğindedir. Gözetleme yerine kadar çıkan merdivenler 180 basamaktan ibarettir. 

Kule;

Nöbet Katı

İşaret Katı

Sancak Katı olmak üzere üç bölümden oluşur.

Osmanlı devleti zamanında yangınları gözetlemek, Cumhuriyet döneminde ise…
İstanbul’da En Yüksek Osmanlı Eseri: Beyazıt Kulesi
Muhteşem Mimarimiz
İstanbul’da Abidevî Bir Osmanlı Eseri: Hürrem Sultan Hamamı
İ
stanbul’un abidevî eserlerinden olan Hürrem Sultan Hamamı, Ayasofya ve Sultan Ahmet camileri arasında bulunmaktadır. Kanuni Sultan Süleyman’ın hanımı olan Hürrem Sultan tarafından, Mimar Sinan’a 1557 yılında yaptırılmıştır. 

Klasik devir Osmanlı hamamları üslubundaki yapı, çifte hamam şeklinde ve 75 m uzunluğundadır.…
İstanbul’da Abidevî Bir Osmanlı Eseri: Hürrem Sultan Hamamı
Muhteşem Mimarimiz
İstanbul’da en çok ziyaret edilen Eyüp Sultan Camii.
E
yüp Sultan Camii, İstanbul'da Eyüp semtinde Haliç kıyısında bulunur. Sahabe-i Kiram'dan Eyüp Sultan Hazretlerinin türbesi burada olmasından dolayı mukaddes bir ziyaret mahallidir.
 
Eyüp Sultan Camii, dikdörtgen planda, mihrabı çıkıntılıdır. Merkez kubbe altı sütun ve iki filayağına müstenit kemerlere yaslanır,…
İstanbul’da en çok ziyaret edilen Eyüp Sultan Camii.
Muhteşem Mimarimiz
Dokuz Asırlık Kayseri Ulu Cami Dimdik Ayakta
K
ayseri’de Selçukluların ilk eserlerinden biri olan Ulu Camide dokuz asırdan beri ibadet edilmektedir. Cami şehrin merkezinde olup, kalbi gibidir. Kapalıçarşı'nın yanında yer almaktadır. Ulu Cami olarak bilinmekle beraber değişik kaynaklarda Cami-i Kebir veya Sultan Camii olarak da anılmaktadır. 

Ulu Cami 1135 tarihinde…
Dokuz Asırlık Kayseri Ulu Cami Dimdik Ayakta
Muhteşem Mimarimiz
İstanbul’da Zerafet Timsali Bağdat Köşkü

T
opkapı Sarayı'nın köşklerinden en güzeli Bağdat Köşkü'dür. 1639'da Sultan 4.Murat tarafından, Bağdat'ın zaptından sonra, bu zaferin hatırasına yaptırılmıştır. Mimari Kasım Ağa'dır.

Köşk sekiz cephelidir. Dört girinti dört çıkıntı ve kubbe saçağı ile orijinal bir mimariye sahiptir. Çepçevre saçağın tavanı dört…

İstanbul’da Zerafet Timsali Bağdat Köşkü
Muhteşem Mimarimiz
Türkiye’nin Minareleri En Süslü Camii

Ş
ehzadebaşı Camii, Kanuni Sultan Süleyman'ın genç yaşta ölen oğlu Şehzade Mehmet adına Mimar Sinan tarafından yapılmıştır. Osmanlı İmparatorluğu'nun en parlak devrinin büyük mimarı Mimar Sinan, Şehzadebaşı Camii ve külliyesini 1544-48 tarihleri arasında dört yılda tamamlamıştır. Mimar Sinan daha sonra "Şehzadebaşı çıra…
Türkiye’nin Minareleri En Süslü Camii
Muhteşem Mimarimiz
Türkiye’nin 40 Direkli En Büyük Ahşap Camii Afyon’da
A

fyon’un merkezinde, kalenin bulunduğu tepenin güneybatısında yer alan Ulu Cami, Selçuklu döneminde 1272 tarihinde Sahip Ata oğullarından Nusretüddin Ahmet tarafından yaptırılmıştır. Karamanoğulları zamanında da 1341 yılında onarılmıştır.

Yapı, 40 ahşap direk üzerine oturtulmuş olması sebebiyle “Kırk Direkli Camii” olar…
Türkiye’nin 40 Direkli En Büyük Ahşap Camii Afyon’da