Semerkant’ta Bir Sanat Şaheseri: Türkan Ata Türbesi

06.09.2013 3653
S

emerkant’ta Şah-ı Zinde grubu içindeki en sağlam binalardan biri, 1371 tarihli Türkan Aka Türbesi'dir. Bilinen öyküsü şöyle: Timur'un kız kardeşi Türkan Aka, kızı Sadi Mülk Aka için yaptırmış, sonradan Türkan Aka da buraya gömülmüş. Türbenin taban oturumu 10x8.6 metredir. Çiniler orijinalidir.

"Mimar Sinan'da Tezyinat Anlayışı" adlı eserimizde "Çini sanatı da Mimar Sinan döneminde zirvededir" demiştik. Bugün şuna da şahit olduk ki Osmanlı'da çini buradaki seviyeye ulaşamamış. Kıskançlık hissi duymamak gerek çünkü bunu yapanlar da Türk'tü. Türbede yatanın adı da zaten Türkan'dır. Zaten Türkan: "Türk-Kan"dır. Bu eserlerin bulunduğu yol yaklaşık 2 metre genişliğindedir. Birçok Türk ve Türk’ten çok yabancı fotoğraf çekmek için sırada beklemektedir.

Cephesini kaplayan çini tezyinat gerçek anlamıyla mükemmel. Çini tekniğinin ve mimarîde kullanımının son noktası, zirvesi Epigrafik, bitkisel, geometrik desenler; kabartmalar, oymalar, geçmelerle iç içe bütünleşmiş. Sırlı tuğla, çini ve mozaikler pano, bordur, rozet, kuşak, mukarnas, sütunçe haline gelmiş. Tamamı lacivert, turkuaz, beyaz ve çok az mor ile renklendirilmiş.

Çini yüzeyindeki bütün desenler (mukarnas dâhil) oymalı zeminde kabartmalarla işlenmiş. Bu üstün teknik, kompozisyon ve renk ahengiyle birleşince ortaya mükemmel bir eser çıkmış. Buradaki bütünü oluşturan her birim, bağımsız bir sanat şaheseridir.

Üst kısmı yıkılmış olan ön cephe, taç kapı biçiminde ele alınmış. Binanın köşelerindeki sütunların güzelliğini kalemle anlatmak mümkün değil. Aynı estetiği kelimelerle ifade edemeyeceğimizi bilerek kabaca geometrisini ele alıyoruz. Muhteşem işlemeli sütunun kaidesi sanki iki yarım küre ters olarak üst üste koyulmuş, arasına da kaymasını önlemek için bir bilezik geçirilmiş gibidir.

Üstteki yarım küre, bordürlerle silindirik olarak uzatılmış ve yukarısı dilim dilim genişletilmiş. Ahşap sütunlarda da; Talas'taki granit sütunda da aynı şekli gördük. Burada bu sütunu küre üzerine oturtma geleneği, öyle bir estetiğe bürünmüş ki üstteki küre açılmakta olan bir lale haline gelmiş.

Mimar olarak duyduğumuz hayranlık, eğer seramikçi olsaydık sınırsız bir üzüntüye dönüşürdü. Çünkü asrımız teknolojisi bu çinileri değil aşmak, taklidini yapmaya bile imkân sağlamıyor. Sadece cephe çinileri üzerine kitaplar yazılabilir; 2-3 farklı tez ortaya koyulabilir. Bu sebeple detaya giremeyeceğiz.

Giriş cephesinin ana şeması diğer türbelerle aynıdır. Dışta hat, içte sekiz yapraklı çiçek dizisiyle iki geniş bant, onların arasında Selçukî yıldızlı bordur ve tümünü saran mozaik geometrik desenler... Giriş eyvanının yanındaki hat kuşağı içbükey yüzeylidir.

Kapı yine yazı ile çevrelenmiş ve hat ile taçlanmış. Giriş nişinin köşe sütunçeleri ve yan yüzündeki iki pano sadece "harika" diye tanımlanabilir. Bu çinilerin tekniğine ulaşmak bugün için mümkün değil.

Kapıdan geçince muhteşem çinilerle donanmış muhteşem mekâna giriyoruz. Bu defa elma yeşili ve sarının da katılmasıyla renkler değişmiş. Bu kadar zengin bezeme öyle güzel yapılmış ki açgözlü bir gösteriş değil, huzurlu bir denge sergiliyor.

Duvarlarda kabartma yazı çerçeveli panoların ortası kabartma hat rozetleri ile süslenmiş. Kubbeye geçen köşe kemerlerine mukarnas işlenmiş.

Kubbe, merkezdeki sekiz kollu yıldızın köşelerinde buluşan sekiz bölüme ayrılmış. Bu dilimler, dört değişik biçimde yıldızlı çinilerle bezenmiş. Arasında da damla şeklinde rozetler var. Acaba diyoruz bu damlalar yıldız yıldız işlemeli gökyüzünden düştüğü ümit edilen rahmeti mi simgeliyor?

(Yük. Mimar G. Ramazanoğlu)

İlgili Makaleler

Muhteşem Mimarimiz
İstanbul’da En Yüksek Osmanlı Eseri: Beyazıt Kulesi
S
ultan II.Mahmut zamanında, 1828 yılında Mimar Senekerim Balyan'a yaptırıldı. 85 metre yüksekliğindedir. Gözetleme yerine kadar çıkan merdivenler 180 basamaktan ibarettir. 

Kule;

Nöbet Katı

İşaret Katı

Sancak Katı olmak üzere üç bölümden oluşur.

Osmanlı devleti zamanında yangınları gözetlemek, Cumhuriyet döneminde ise…
İstanbul’da En Yüksek Osmanlı Eseri: Beyazıt Kulesi
Muhteşem Mimarimiz
Semerkan’ta Şaheser Bir Külliye: Şah-ı Zinde
K
ur’an-ı Kerimin “Allah yolunda ölenlere ölüdür demeyiniz” hükmü gereğince (Bakara, 154. âyet, Al-i îmran, 168. âyet) Semerkand’lılar Hazreti Peygamber’in bu yakın akrabasının daima canlı olduğunu kabul ederek ona “Şah-ı Zinde” demişlerdir. “Kıyamet gününde üç zümreye şefaat edilir: Peygamberler, âlimler, şehîdler.” Ve…
Semerkan’ta Şaheser Bir Külliye: Şah-ı Zinde
Muhteşem Mimarimiz
Dekorasyon Bakımından Benzeri Olmayan Bir Şaheser: Yıldız Hamidiye Camii
B
eşiktaş ilçesinde, Yıldız Sarayı yolu üzerindedir. Caminin bânîsi Sultan II. Abdülhamid Han’dır. Cami, II. Abdülhamid Han’ın Yıldız Sarayı’na yerleşmesinden sonra, 1885-1886 yılında yaptırılmıştır. Son dönem Osmanlı mimarlığında mimarisi ve dekoratif unsurları bakımından benzeri olmayan bir yapıdır. Mimarı Sarkis…
Dekorasyon Bakımından Benzeri Olmayan Bir Şaheser: Yıldız Hamidiye Camii
Muhteşem Mimarimiz
İstanbul'un Sanat Şaheserlerinden Biri Tophane Meydan Çeşmesi
T
ophane meydan Çeşmesi, Beyoğlu İlçesi'nde Tophane Meydanı'nın ortasında bulunmaktadır. önceleri Haliç'in kıyısında bulunan çeşme, denizin zamanla doldurulmasıyla sahilden uzakta kalmıştır. 

Kılıç Ali Paşa Camii ile mimari bir bütünlük arz eden çeşme, Sultan Birinci Mahmud Han tarafından taksim Suyu Tesisleri'nin…
İstanbul'un Sanat Şaheserlerinden Biri Tophane Meydan Çeşmesi
Muhteşem Mimarimiz
Bulgaristan’da Bir Osmanlı Şaheseri: “Tombul Cami”
T

ombul Camii, Bulgaristan Türkleri ve Müslümanlarının hayatında özel bir yeri ve pahabiçilmez, eşsiz değeri vardır. Kubbesinden dolayı Tombul Cami denmektedir.


Osmanlı imparatorluğu döneminde Şumnu, özellikle 15-18. yüzyıllar arasında çok önemli askerî, ticarî, dinî ve kültür merkezi idi.


Bu yıllarda, diğer B…

Bulgaristan’da Bir Osmanlı Şaheseri: “Tombul Cami”
Muhteşem Mimarimiz
Muhteşem Süleyman’ın Muhteşem Türbesi
K
anunî Sultan Süleyman Türbesi tezhinatında ve bilhassa çinilerinde görülen nakışlar, tam manasıyla, Istanbul üslülbû vasıflarını taşımaktadır. Burada, hurdelenmiş rumî nakışları oldukça kıvrak ve dengelidir. Çizim kaideleri hususunda bazı esaslar göz ardı edilmiş gibi görünse de bu durum, o günün sanatkârının belli…
Muhteşem Süleyman’ın Muhteşem Türbesi
Muhteşem Mimarimiz
İstanbul’da En Yüksek Osmanlı Eseri: Beyazıt Kulesi
S
ultan II.Mahmut zamanında, 1828 yılında Mimar Senekerim Balyan'a yaptırıldı. 85 metre yüksekliğindedir. Gözetleme yerine kadar çıkan merdivenler 180 basamaktan ibarettir. 

Kule;

Nöbet Katı

İşaret Katı

Sancak Katı olmak üzere üç bölümden oluşur.

Osmanlı devleti zamanında yangınları gözetlemek, Cumhuriyet döneminde ise…
İstanbul’da En Yüksek Osmanlı Eseri: Beyazıt Kulesi
Muhteşem Mimarimiz
İstanbul’da Abidevî Bir Osmanlı Eseri: Hürrem Sultan Hamamı
İ
stanbul’un abidevî eserlerinden olan Hürrem Sultan Hamamı, Ayasofya ve Sultan Ahmet camileri arasında bulunmaktadır. Kanuni Sultan Süleyman’ın hanımı olan Hürrem Sultan tarafından, Mimar Sinan’a 1557 yılında yaptırılmıştır. 

Klasik devir Osmanlı hamamları üslubundaki yapı, çifte hamam şeklinde ve 75 m uzunluğundadır.…
İstanbul’da Abidevî Bir Osmanlı Eseri: Hürrem Sultan Hamamı
Muhteşem Mimarimiz
İstanbul’da en çok ziyaret edilen Eyüp Sultan Camii.
E
yüp Sultan Camii, İstanbul'da Eyüp semtinde Haliç kıyısında bulunur. Sahabe-i Kiram'dan Eyüp Sultan Hazretlerinin türbesi burada olmasından dolayı mukaddes bir ziyaret mahallidir.
 
Eyüp Sultan Camii, dikdörtgen planda, mihrabı çıkıntılıdır. Merkez kubbe altı sütun ve iki filayağına müstenit kemerlere yaslanır,…
İstanbul’da en çok ziyaret edilen Eyüp Sultan Camii.
Muhteşem Mimarimiz
Dokuz Asırlık Kayseri Ulu Cami Dimdik Ayakta
K
ayseri’de Selçukluların ilk eserlerinden biri olan Ulu Camide dokuz asırdan beri ibadet edilmektedir. Cami şehrin merkezinde olup, kalbi gibidir. Kapalıçarşı'nın yanında yer almaktadır. Ulu Cami olarak bilinmekle beraber değişik kaynaklarda Cami-i Kebir veya Sultan Camii olarak da anılmaktadır. 

Ulu Cami 1135 tarihinde…
Dokuz Asırlık Kayseri Ulu Cami Dimdik Ayakta
Muhteşem Mimarimiz
İstanbul’da Zerafet Timsali Bağdat Köşkü

T
opkapı Sarayı'nın köşklerinden en güzeli Bağdat Köşkü'dür. 1639'da Sultan 4.Murat tarafından, Bağdat'ın zaptından sonra, bu zaferin hatırasına yaptırılmıştır. Mimari Kasım Ağa'dır.

Köşk sekiz cephelidir. Dört girinti dört çıkıntı ve kubbe saçağı ile orijinal bir mimariye sahiptir. Çepçevre saçağın tavanı dört…

İstanbul’da Zerafet Timsali Bağdat Köşkü
Muhteşem Mimarimiz
Türkiye’nin Minareleri En Süslü Camii

Ş
ehzadebaşı Camii, Kanuni Sultan Süleyman'ın genç yaşta ölen oğlu Şehzade Mehmet adına Mimar Sinan tarafından yapılmıştır. Osmanlı İmparatorluğu'nun en parlak devrinin büyük mimarı Mimar Sinan, Şehzadebaşı Camii ve külliyesini 1544-48 tarihleri arasında dört yılda tamamlamıştır. Mimar Sinan daha sonra "Şehzadebaşı çıra…
Türkiye’nin Minareleri En Süslü Camii