Semerkant’ın Altın Tezyinatlı Şahaseri: Tillia Kari Medresesi

15.08.2014 3293
R

egistan meydanına girerken karşıda görülen binadır. Yayvan etkili giriş cephesinde Orta Asya’nın klasik cephe şemasını görüyoruz. Ortadaki çok büyük taçkapı, iki katlı nişlerle hareketlenen duvarlarla iki köşedeki minarelere bağlanır. Bütün cephe sırlı tuğlalarla ve çinilerle tezyinatlıdır.

Ortadaki görkemli taçkapısı Uluğ Bey ve Şir-Dor medreselerindeki kadar büyüktür. Taçkapı çerçevesi, köşe sütunçeleri, kemerli panoları, kufî yazılı bordürü ve giriş eyvanını saran kordon benzeri burgulu çinileri diğer medreselerle uyum sergiler. Ancak giriş eyvanı hem çokgen biçimli, hem kubbe örtülüdür. Nişin içi, kubbe dahil çinilerle kaplanmış. Kaburgalı kubbenin eteğindeki yazı bantı bütün eyvanı kuşatır. Alt kısmı iki katlı, kemerli nişlerle tezyin edilmiştir.

Yan duvarlar kemerli niş sırasıyla meydana gelir. Niş tonozları ve içleri sırlı tuğlalarla, kemer köşelikleri çinilerle işlenmiş. Minarelerin şerefesi, beden duvarının hemen üstü hizasında kemerli ezan okuma yeri biçimindedir. Üstü turkuvaz çini kubbeyle örtülür. Minare gövdesi sırlı tuğladan geometrik desenlerle nakışlıdır.

1660 yılında, Şir Dor medresesi gibi Yalangtuş Bahadır Han tarafından yaptırılmış. 75x75 metrelik taban oturumuyla meydandaki diğer medreselerden daha büyütür. Medrese eskiden Ulucami hizmetini de görüyormuş.

İçeriye girince öğrenci odalarının nişleriyle sarılan gayet güzel süslemeli büyük avluya ulaşıyoruz. Ve binanın aslında tek katlı olduğunu fark ediyoruz. Yani iki katlı görünen ön cephe kabuk şeklindedir. Giriş tarafında arkadan dış cephenin yükselen duvarları görülüyor.

Avluda özellikle dört büyük taçkapı dikkati çeker. Taçkapılar hem diğer bölümlerden daha yüksek, hem daha süslüdür. Girişe göre solda, daha da büyük olanı, mescitin girişini vurguluyor. Diğer ikisi dershanelerin kapısıdır.

Taçkapıların tezyini aynı özellikleri taşır. Binadan %30 oranın yüksektir. Ortasında eyvan havası veren yüksek niş yapılmış. Fakat gerçek eyvan değildir. Çünkü derslik mekanlarının avluya bakan cepheleri iklim şartları sebebiyle kapalıdır. Hepsinin köşeleri sütunçelerle süslenip çevresi geometrik desenli ve hatlı bordürlerle sarılır. Üstü hat kuşağıyla taçlanır. Niş kemerinin köşelikleri çini tezyinatlıdır. Niş içi, sırlı tuğladan geometrik desenlerle işlemelidir. Bu medreseye has bir uygulama olarak giriş kapıları nişin merkezinden değil, yanlarındandır.

Avludaki kemerlerin tamamı çiniden köşeliklidir. Mermer subasman dışında her yer renkli sırlı tuğlalarla tezyin edilmiştir. Medrese odalarının nişlerinde kapıların üstünde çini hat panoları ve çiniden içlik pencere bulunur.

Mescit kapısı avlu duvarından ileriye çıkar. Tezyini diğerlerinden daha özenlidir. Kapı çerçevesinin iki yanında kemerli panolar var. Eyvanımsı nişin köşeleri sütunçelerle zenginleşir. Sütunçelerin başlığı hizasında nişi saran yazı kuşağı görülüyor. Kuşak yazının alt ve üst kısımları farklı desenlerde işlenmiş. Ortadaki geniş kapının hafifletme kemeri, çini kafesli pencere ile süslenir. Mescit kapısı olduğundan mermer subasman daha yüksek yapılıp üstü mukarnas bant ve hat kuşağı ile tezyin edilmiş. Köşelerdeki sütunçelerin tabanı da mermerdendir.

Mescidin yüksek turkuvaz çinilerle, kubbe eteği mukarnasla, kasnağı hat ile süslenmiş.

Mescide girdiğimizde bizi şaşırtacak kadar çok, zengin tezyinat ile karşılaşıyoruz. Her taraf pırıl pırıl altınla, renk renk kalemişi nakışlarla tezyin edilmiş. Muhteşem tezyin insanı içine çekip dış dünyayla bağlarını kopartıyor. Zaten “Tilla Kari” “Altın İşlemeli” demektir. Mescit tezyinattan ötürü bütün medrese bu ismi almış.

Burası dört büyük niş ile hareketlenen, kubbe örtülü mekandır. Sanki mekan daha aydınlık olsa, altınların pırıltısı gözümüzü kamaştırırdı gibi hissediyoruz. Kapının karşısındaki mermer mihrap mukarnas yaşmakla örtülüdür. Çerçevesi altın varak bezemeli mihrap nişi, lacivert üstüne altın harfli yazı kuşağıyla sarılır.

Duvarların alt kısmı mermerdendir. Üstündeki mukarnas ve kabartma hat kuşağı tamamen altınlarla tezyin edilmiştir. Üstü, kubbenin içi ve mukarnas dahil koyu minyatür renklerinde kalemişi ve bol altın varakla donatılmış. Kubbeye geçişte köşe kemerleri mukarnas yaşmaklıdır. Kubbenin yarısına kadar olan kısmına mukarnas tezyin edilmiş. Bu görkemli süsleme içinde minber 11 basamaktan ibarettir. Mermerden yapılmış ve yüksek olması buralar için bir ayrıcalık. (Yrd. Doç. Dr. Gözde Ramazanoğlu)

İlgili Makaleler

Muhteşem Mimarimiz
İstanbul’da En Yüksek Osmanlı Eseri: Beyazıt Kulesi
S
ultan II.Mahmut zamanında, 1828 yılında Mimar Senekerim Balyan'a yaptırıldı. 85 metre yüksekliğindedir. Gözetleme yerine kadar çıkan merdivenler 180 basamaktan ibarettir. 

Kule;

Nöbet Katı

İşaret Katı

Sancak Katı olmak üzere üç bölümden oluşur.

Osmanlı devleti zamanında yangınları gözetlemek, Cumhuriyet döneminde ise…
İstanbul’da En Yüksek Osmanlı Eseri: Beyazıt Kulesi
Muhteşem Mimarimiz
Semerkan’ta Şaheser Bir Külliye: Şah-ı Zinde
K
ur’an-ı Kerimin “Allah yolunda ölenlere ölüdür demeyiniz” hükmü gereğince (Bakara, 154. âyet, Al-i îmran, 168. âyet) Semerkand’lılar Hazreti Peygamber’in bu yakın akrabasının daima canlı olduğunu kabul ederek ona “Şah-ı Zinde” demişlerdir. “Kıyamet gününde üç zümreye şefaat edilir: Peygamberler, âlimler, şehîdler.” Ve…
Semerkan’ta Şaheser Bir Külliye: Şah-ı Zinde
Muhteşem Mimarimiz
Dekorasyon Bakımından Benzeri Olmayan Bir Şaheser: Yıldız Hamidiye Camii
B
eşiktaş ilçesinde, Yıldız Sarayı yolu üzerindedir. Caminin bânîsi Sultan II. Abdülhamid Han’dır. Cami, II. Abdülhamid Han’ın Yıldız Sarayı’na yerleşmesinden sonra, 1885-1886 yılında yaptırılmıştır. Son dönem Osmanlı mimarlığında mimarisi ve dekoratif unsurları bakımından benzeri olmayan bir yapıdır. Mimarı Sarkis…
Dekorasyon Bakımından Benzeri Olmayan Bir Şaheser: Yıldız Hamidiye Camii
Muhteşem Mimarimiz
İstanbul'un Sanat Şaheserlerinden Biri Tophane Meydan Çeşmesi
T
ophane meydan Çeşmesi, Beyoğlu İlçesi'nde Tophane Meydanı'nın ortasında bulunmaktadır. önceleri Haliç'in kıyısında bulunan çeşme, denizin zamanla doldurulmasıyla sahilden uzakta kalmıştır. 

Kılıç Ali Paşa Camii ile mimari bir bütünlük arz eden çeşme, Sultan Birinci Mahmud Han tarafından taksim Suyu Tesisleri'nin…
İstanbul'un Sanat Şaheserlerinden Biri Tophane Meydan Çeşmesi
Muhteşem Mimarimiz
Bulgaristan’da Bir Osmanlı Şaheseri: “Tombul Cami”
T

ombul Camii, Bulgaristan Türkleri ve Müslümanlarının hayatında özel bir yeri ve pahabiçilmez, eşsiz değeri vardır. Kubbesinden dolayı Tombul Cami denmektedir.


Osmanlı imparatorluğu döneminde Şumnu, özellikle 15-18. yüzyıllar arasında çok önemli askerî, ticarî, dinî ve kültür merkezi idi.


Bu yıllarda, diğer B…

Bulgaristan’da Bir Osmanlı Şaheseri: “Tombul Cami”
Muhteşem Mimarimiz
Muhteşem Süleyman’ın Muhteşem Türbesi
K
anunî Sultan Süleyman Türbesi tezhinatında ve bilhassa çinilerinde görülen nakışlar, tam manasıyla, Istanbul üslülbû vasıflarını taşımaktadır. Burada, hurdelenmiş rumî nakışları oldukça kıvrak ve dengelidir. Çizim kaideleri hususunda bazı esaslar göz ardı edilmiş gibi görünse de bu durum, o günün sanatkârının belli…
Muhteşem Süleyman’ın Muhteşem Türbesi
Muhteşem Mimarimiz
İstanbul’da En Yüksek Osmanlı Eseri: Beyazıt Kulesi
S
ultan II.Mahmut zamanında, 1828 yılında Mimar Senekerim Balyan'a yaptırıldı. 85 metre yüksekliğindedir. Gözetleme yerine kadar çıkan merdivenler 180 basamaktan ibarettir. 

Kule;

Nöbet Katı

İşaret Katı

Sancak Katı olmak üzere üç bölümden oluşur.

Osmanlı devleti zamanında yangınları gözetlemek, Cumhuriyet döneminde ise…
İstanbul’da En Yüksek Osmanlı Eseri: Beyazıt Kulesi
Muhteşem Mimarimiz
İstanbul’da Abidevî Bir Osmanlı Eseri: Hürrem Sultan Hamamı
İ
stanbul’un abidevî eserlerinden olan Hürrem Sultan Hamamı, Ayasofya ve Sultan Ahmet camileri arasında bulunmaktadır. Kanuni Sultan Süleyman’ın hanımı olan Hürrem Sultan tarafından, Mimar Sinan’a 1557 yılında yaptırılmıştır. 

Klasik devir Osmanlı hamamları üslubundaki yapı, çifte hamam şeklinde ve 75 m uzunluğundadır.…
İstanbul’da Abidevî Bir Osmanlı Eseri: Hürrem Sultan Hamamı
Muhteşem Mimarimiz
İstanbul’da en çok ziyaret edilen Eyüp Sultan Camii.
E
yüp Sultan Camii, İstanbul'da Eyüp semtinde Haliç kıyısında bulunur. Sahabe-i Kiram'dan Eyüp Sultan Hazretlerinin türbesi burada olmasından dolayı mukaddes bir ziyaret mahallidir.
 
Eyüp Sultan Camii, dikdörtgen planda, mihrabı çıkıntılıdır. Merkez kubbe altı sütun ve iki filayağına müstenit kemerlere yaslanır,…
İstanbul’da en çok ziyaret edilen Eyüp Sultan Camii.
Muhteşem Mimarimiz
Dokuz Asırlık Kayseri Ulu Cami Dimdik Ayakta
K
ayseri’de Selçukluların ilk eserlerinden biri olan Ulu Camide dokuz asırdan beri ibadet edilmektedir. Cami şehrin merkezinde olup, kalbi gibidir. Kapalıçarşı'nın yanında yer almaktadır. Ulu Cami olarak bilinmekle beraber değişik kaynaklarda Cami-i Kebir veya Sultan Camii olarak da anılmaktadır. 

Ulu Cami 1135 tarihinde…
Dokuz Asırlık Kayseri Ulu Cami Dimdik Ayakta
Muhteşem Mimarimiz
İstanbul’da Zerafet Timsali Bağdat Köşkü

T
opkapı Sarayı'nın köşklerinden en güzeli Bağdat Köşkü'dür. 1639'da Sultan 4.Murat tarafından, Bağdat'ın zaptından sonra, bu zaferin hatırasına yaptırılmıştır. Mimari Kasım Ağa'dır.

Köşk sekiz cephelidir. Dört girinti dört çıkıntı ve kubbe saçağı ile orijinal bir mimariye sahiptir. Çepçevre saçağın tavanı dört…

İstanbul’da Zerafet Timsali Bağdat Köşkü
Muhteşem Mimarimiz
Türkiye’nin Minareleri En Süslü Camii

Ş
ehzadebaşı Camii, Kanuni Sultan Süleyman'ın genç yaşta ölen oğlu Şehzade Mehmet adına Mimar Sinan tarafından yapılmıştır. Osmanlı İmparatorluğu'nun en parlak devrinin büyük mimarı Mimar Sinan, Şehzadebaşı Camii ve külliyesini 1544-48 tarihleri arasında dört yılda tamamlamıştır. Mimar Sinan daha sonra "Şehzadebaşı çıra…
Türkiye’nin Minareleri En Süslü Camii