Peygamberimizin Hırkasıyla Şereflenen Mabed: Hırka-i Şerif Camii

31.01.2014 3970

B

u cami Sultan Abdlmecid tarafından “Hırka-i Şerf”in muhafazası ve ziyaret edilmesi gayesiyle 1851 yılında yaptırılmıştır.

İstanbul’a getirilmiş olan Hırka-i Şerif, Üveysi sülalesince, önce ikametgahlarında sonra da 18. Yüzyıldan itibaren Çorlulu Ali Paşa’nın inşa ettiği hücrede, Ramazan aylarında ziyarete açılıyordu. Bugünkü cami yapılana kadar böyle devam etmiştir.

Sultan Abdülmecid cami yaptırmaya karar verirce çevredeki bir çok bina yıktırılmış, 1847’de inşaat başlamış, 1851’de sona ermiştir. Üveysi sülalesi için bir konak, Hırka-i Şerif’i korumak için bir jandarma bölüğüne kışla ve diğer görevliler için çeşitli odalar tasarlanarak bir külliye meydana getirilmiştir.

Cami, doğuda Akseki Caddesi, güneyde Köşk Sokağı, batıda Keçeciler Caddesi ile sınırlıdır. Kuzey avlusuna közey ve güney yönlerinde iki kapı vardır. Bahçeye üçüncü bir kapı daha açılır. Avluda eski Hırka-i Şerif odası ve bunun arkasında görevlilere mahsus odalar vardır. Meşruta olarak kullanılan konak arsanın kuzeyindedir. Jandarma karakolu (bugün İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü olarak kullanılıyor) ise kıble yönünde Kadı Sokağı’nın karşı yakasındadır.

Caminin abidevi avlu girişleri köfeki taşı ile örülmüştür. Akseki Caddesi girişindeki kapının alınlığında “kâle aleyhi’s-selam” yazılı madalyon, celi sülüsle “Kim namazın kendi üzerinde farz olduğunu bilirse cennete girer” mealindeki hadisin metni yazılmıştır.

Keçeciler Caddesi’ne açılan batı kapısı akuntus yapraklı toksan başlıklarla donatılmıştır. Alınlıktaki madolyonda “kâle’llâhu tebâreke ve teâlâ” ibaresi, kemerin üzerinde celi sülüs hatla “Mektup Süleyman’dadır ve o Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla başlamaktadır.” (en-Neml, 27/30) mealindeki bir ayet yer alır.

Kadı Sokağı’na açılan güneydoğu kapısının tasarımı diğer kapılara benzemektedir. Alınlığın ortasında beyzi madalyonda celi sülüs istifde “kâle aleyhi’s-selam”, kemerinde “Bismillahirrahmanirrahim her kapının anahtarıdır” mealindeki hadis-i şerif metni yazılıdır.

Avlu kapılarındaki üç kitâbeden hiç birinde imza (ketebe) olmamakla beraber, bunların camideki diğer yazıların hattatı olan Kazasker Mustafa İzzet Efendi tarafından yazıldığı bilinmektedir.

Bütün kapılarda burmalı girland biçiminde tunç kulplar ve dökümden yapılmış fanus aplikleri dikkati çeker.

Cami: 11,5 m çapındaki kubbenin örttüğü sekizgen prizma biçimindedir. Zemin katı Hırka-i Şerif-in muhafazasına, üst katı ziyaret edilmesine mahsustur. İslam mimarisinin en erken tarihli yapılarından olan Kudüs’teki “Kubbetü’s-sahra”nın (681), sekizgen planı ve merkezdeki mukaddes mahalli kuşatan ziyaret galerileriyle Hırka-i Şerif Camii’ni tesirine aldığı görülmektedir.

İlgili Makaleler

Muhteşem Mimarimiz
İstanbul’da En Yüksek Osmanlı Eseri: Beyazıt Kulesi
S
ultan II.Mahmut zamanında, 1828 yılında Mimar Senekerim Balyan'a yaptırıldı. 85 metre yüksekliğindedir. Gözetleme yerine kadar çıkan merdivenler 180 basamaktan ibarettir. 

Kule;

Nöbet Katı

İşaret Katı

Sancak Katı olmak üzere üç bölümden oluşur.

Osmanlı devleti zamanında yangınları gözetlemek, Cumhuriyet döneminde ise…
İstanbul’da En Yüksek Osmanlı Eseri: Beyazıt Kulesi
Muhteşem Mimarimiz
Semerkan’ta Şaheser Bir Külliye: Şah-ı Zinde
K
ur’an-ı Kerimin “Allah yolunda ölenlere ölüdür demeyiniz” hükmü gereğince (Bakara, 154. âyet, Al-i îmran, 168. âyet) Semerkand’lılar Hazreti Peygamber’in bu yakın akrabasının daima canlı olduğunu kabul ederek ona “Şah-ı Zinde” demişlerdir. “Kıyamet gününde üç zümreye şefaat edilir: Peygamberler, âlimler, şehîdler.” Ve…
Semerkan’ta Şaheser Bir Külliye: Şah-ı Zinde
Muhteşem Mimarimiz
Dekorasyon Bakımından Benzeri Olmayan Bir Şaheser: Yıldız Hamidiye Camii
B
eşiktaş ilçesinde, Yıldız Sarayı yolu üzerindedir. Caminin bânîsi Sultan II. Abdülhamid Han’dır. Cami, II. Abdülhamid Han’ın Yıldız Sarayı’na yerleşmesinden sonra, 1885-1886 yılında yaptırılmıştır. Son dönem Osmanlı mimarlığında mimarisi ve dekoratif unsurları bakımından benzeri olmayan bir yapıdır. Mimarı Sarkis…
Dekorasyon Bakımından Benzeri Olmayan Bir Şaheser: Yıldız Hamidiye Camii
Muhteşem Mimarimiz
İstanbul'un Sanat Şaheserlerinden Biri Tophane Meydan Çeşmesi
T
ophane meydan Çeşmesi, Beyoğlu İlçesi'nde Tophane Meydanı'nın ortasında bulunmaktadır. önceleri Haliç'in kıyısında bulunan çeşme, denizin zamanla doldurulmasıyla sahilden uzakta kalmıştır. 

Kılıç Ali Paşa Camii ile mimari bir bütünlük arz eden çeşme, Sultan Birinci Mahmud Han tarafından taksim Suyu Tesisleri'nin…
İstanbul'un Sanat Şaheserlerinden Biri Tophane Meydan Çeşmesi
Muhteşem Mimarimiz
Bulgaristan’da Bir Osmanlı Şaheseri: “Tombul Cami”
T

ombul Camii, Bulgaristan Türkleri ve Müslümanlarının hayatında özel bir yeri ve pahabiçilmez, eşsiz değeri vardır. Kubbesinden dolayı Tombul Cami denmektedir.


Osmanlı imparatorluğu döneminde Şumnu, özellikle 15-18. yüzyıllar arasında çok önemli askerî, ticarî, dinî ve kültür merkezi idi.


Bu yıllarda, diğer B…

Bulgaristan’da Bir Osmanlı Şaheseri: “Tombul Cami”
Muhteşem Mimarimiz
Muhteşem Süleyman’ın Muhteşem Türbesi
K
anunî Sultan Süleyman Türbesi tezhinatında ve bilhassa çinilerinde görülen nakışlar, tam manasıyla, Istanbul üslülbû vasıflarını taşımaktadır. Burada, hurdelenmiş rumî nakışları oldukça kıvrak ve dengelidir. Çizim kaideleri hususunda bazı esaslar göz ardı edilmiş gibi görünse de bu durum, o günün sanatkârının belli…
Muhteşem Süleyman’ın Muhteşem Türbesi
Muhteşem Mimarimiz
İstanbul’da En Yüksek Osmanlı Eseri: Beyazıt Kulesi
S
ultan II.Mahmut zamanında, 1828 yılında Mimar Senekerim Balyan'a yaptırıldı. 85 metre yüksekliğindedir. Gözetleme yerine kadar çıkan merdivenler 180 basamaktan ibarettir. 

Kule;

Nöbet Katı

İşaret Katı

Sancak Katı olmak üzere üç bölümden oluşur.

Osmanlı devleti zamanında yangınları gözetlemek, Cumhuriyet döneminde ise…
İstanbul’da En Yüksek Osmanlı Eseri: Beyazıt Kulesi
Muhteşem Mimarimiz
İstanbul’da Abidevî Bir Osmanlı Eseri: Hürrem Sultan Hamamı
İ
stanbul’un abidevî eserlerinden olan Hürrem Sultan Hamamı, Ayasofya ve Sultan Ahmet camileri arasında bulunmaktadır. Kanuni Sultan Süleyman’ın hanımı olan Hürrem Sultan tarafından, Mimar Sinan’a 1557 yılında yaptırılmıştır. 

Klasik devir Osmanlı hamamları üslubundaki yapı, çifte hamam şeklinde ve 75 m uzunluğundadır.…
İstanbul’da Abidevî Bir Osmanlı Eseri: Hürrem Sultan Hamamı
Muhteşem Mimarimiz
İstanbul’da en çok ziyaret edilen Eyüp Sultan Camii.
E
yüp Sultan Camii, İstanbul'da Eyüp semtinde Haliç kıyısında bulunur. Sahabe-i Kiram'dan Eyüp Sultan Hazretlerinin türbesi burada olmasından dolayı mukaddes bir ziyaret mahallidir.
 
Eyüp Sultan Camii, dikdörtgen planda, mihrabı çıkıntılıdır. Merkez kubbe altı sütun ve iki filayağına müstenit kemerlere yaslanır,…
İstanbul’da en çok ziyaret edilen Eyüp Sultan Camii.
Muhteşem Mimarimiz
Dokuz Asırlık Kayseri Ulu Cami Dimdik Ayakta
K
ayseri’de Selçukluların ilk eserlerinden biri olan Ulu Camide dokuz asırdan beri ibadet edilmektedir. Cami şehrin merkezinde olup, kalbi gibidir. Kapalıçarşı'nın yanında yer almaktadır. Ulu Cami olarak bilinmekle beraber değişik kaynaklarda Cami-i Kebir veya Sultan Camii olarak da anılmaktadır. 

Ulu Cami 1135 tarihinde…
Dokuz Asırlık Kayseri Ulu Cami Dimdik Ayakta
Muhteşem Mimarimiz
İstanbul’da Zerafet Timsali Bağdat Köşkü

T
opkapı Sarayı'nın köşklerinden en güzeli Bağdat Köşkü'dür. 1639'da Sultan 4.Murat tarafından, Bağdat'ın zaptından sonra, bu zaferin hatırasına yaptırılmıştır. Mimari Kasım Ağa'dır.

Köşk sekiz cephelidir. Dört girinti dört çıkıntı ve kubbe saçağı ile orijinal bir mimariye sahiptir. Çepçevre saçağın tavanı dört…

İstanbul’da Zerafet Timsali Bağdat Köşkü
Muhteşem Mimarimiz
Türkiye’nin Minareleri En Süslü Camii

Ş
ehzadebaşı Camii, Kanuni Sultan Süleyman'ın genç yaşta ölen oğlu Şehzade Mehmet adına Mimar Sinan tarafından yapılmıştır. Osmanlı İmparatorluğu'nun en parlak devrinin büyük mimarı Mimar Sinan, Şehzadebaşı Camii ve külliyesini 1544-48 tarihleri arasında dört yılda tamamlamıştır. Mimar Sinan daha sonra "Şehzadebaşı çıra…
Türkiye’nin Minareleri En Süslü Camii