Oltaniçe Zaferi

14.08.2012 5780

O
smanlı ordusunun Kırım muharebesinde Ruslara karşı savaştığı sırada harikulade hâdiseler meydana gelmiş idi. Ahmed Mithat Bey, “Zübdetü'l-Hakayık” isimli eserinde şöyle bir hatıra naklediyor:

-" Serdâr-ı Ekrem Ömer Paşa, her taraftan hücuma geçen Rusları tutmaya çalışıyordu. Fakat cephenin en zayıf noktası Oltaniçe (Romanya'da Bükreş'in yakınlarında bir kasaba) idi. Orada üç bine yakın zayıf bir Türk birliği bulunmaktaydı. Onlar da iki veya üçü geçmeyen bir bataryaya sahipti.

 

Düşman ordusu ilk defa bu zayıf noktayı ezmek, boğmak istemişti. Buraya on misli bir kuvvetle hücuma geçti. Bu harbi civar tepelerden Eflak ve Boğdan ahalisi, hatta gazeteciler ve halk seyrediyorlardı.

Düşman sabahtan külliyetli bir top ateşiyle Türk askerlerinin yolunu tutmuş; seyircilerin de Türk askerinin nasıl mahvolacağını düşünerek gözleri gayr-i ihtiyari yaşarmıştı.

Türk askerinin arkasında Tuna akıyordu. Geriye dönmek ihtimali de yoktu. Önünde cehennemi bir ateş püsküren toplar vardı. Bu toplar bir başladı mı, asla susmuyor, gülleler yağdırıyordu.

Savaş bütün şiddetiyle başlamıştı. Top seslerinden âdeta gökler parçalanıyor, Müslüman askerinin üzerinde uçuşan gülle ve mermiler biraz ileride Tuna'ya gömülüyordu.

Osmanlı askerleri düşmanlarının kendilerinden sayı ve teçhizat bakımından ne kadar üstün olduklarını biliyorlardı. Fakat işin içinde, büyük bir mücâdele vardı. Bu mücâdele iman mücâdelesi idi. Kimse şehitlik mertebesini terkedip, düşmana teslim olmayı düşünmüyordu.

Kolağasının izni ile, ikişer rekat namaz kılan askerler birbirleriyle helallaşıp, kucaklaştılar. Şimdi son taarruzlarını yapacaklardı. Çünkü Türk askerinin mühimmatı tükenmiş, sıra göğüs göğüse süngü ile mücâdeleye gelmişti.

Rus askerleri de süngülerini takmış hazırdılar. Halk bu müthiş boğuşmayı, ölüm-kalım mücadelesini seyrediyordu. O anda fevkalade bir hâdise oldu ve Kolağası, şehâdet parmağını gökyüzüne kaldırarak:

-" Haydin gazilerim, imanlı evlatlarım. Allahü teala bize imdad ediyor" diyerek herkesi heyecanla savaş meydanına sürüyordu.

Bir anda semaya bakanlar, gördüler ki, bölük bölük mücahidler ordusu geliyor. Türk askerleri bu manzara karşısında, Allah ! Allah ! nidalarıyla ileri atıldı ve yerleri sarsarak yürümeye başladı.

Rus askerleri de bu hâdiseyi seyrediyor, dehşet içinde sağa sola kaçışıyordu. Bir anda koca Rus ordusu dağıldı, parçalandı ve kaçışmaya başladı. Ortalık sükûnete kavuştuktan sonra, bu fevkalade hali seyretmiş olan halk, Türk askerlerine:

-" Yanınızda dövüşen yeşil elbiseli, nur yüzlü babayiğit askerler kimlerdi, şimdi onları göremiyoruz" demekten kendilerini olamıyorlardı.

Nihayet Ruslar, Oltaniçe'de müthiş bir hezimete uğrayarak, bin ölüyü geride bırakarak kaçmışlardır.

İlgili Makaleler

Zaferlerimiz
Bursa'nın Fethi
B
ursa, Bizans'ın Marmara bölgesinde mühim ve müstahkem bir kalesi idi. Osman Gazi zamanından beri yakınına yapılan iki kale ile sıkı bir kuşatma ve kontrol altına alınmıştı. Orhan Gazi, hasta olan babasının yerine, 1320 senesinden itibaren sefer işlerini yürütüyordu.

İlk iş olarak Bursa'ya deniz yoluyla İ…
Bursa'nın Fethi
Zaferlerimiz
Talas Meydan Muhârebesi
İ
lk müttefik Türk ve İslâm orduları ile Çin ordusu arasında yapılan meydan savaşı. İslâmiyeti henüz kabul etmeyen Türklerin, Orta Asya’da İslâm dînini tanıtıp yayan Araplarla berâber Çinlilere karşı Talas’ta yaptıkları bu harp sebep ve neticesi bakımından çok önemlidir.

Göktürk İmparatorluğunu yıkmış olan Çin’in…

Talas  Meydan Muhârebesi
Zaferlerimiz
Estergon'un Fethi
E
stergon şehri Budin’in 45 km kuzeybatısında, Tuna kıyısında Vaç dirseğinin kuzeyinde yer almaktadır. Onuncu yüzyılın sonlarında Hıristiyanlığı benimseyen Macar Krallığının başkenti oldu (996). Dördüncü Kral Bela 12. yüzyılın ortalarında başkenti Budin’e taşıdı ise de şehir dînî merkez olma hüviyetini devam ettirdi.…
Estergon'un Fethi
Zaferlerimiz
Zigetvar Zaferi
C
ihan Hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman, ordusunun başında son seferine çıkıyordu. 13 yıldır, savaştan uzak yaşamıştı. Şehzade Mustafa ve Şehzade Bâyezîd gibi iki pırlanta evlâdından olmuş; yaşamak ve hükmetmek gözünden düşmüştü. Nitekim, Saraydan çıkmadan önce, oğlu Şehzade Selim’e kendi el yazısı ile…
Zigetvar Zaferi
Zaferlerimiz
Cerbe Muhârebesi
1
560’ta vukû bulan ve Haçlı donanmasının hezîmetiyle sonuçlanan, deniz muhârebesi. Preveze yenilgisinin izlerini silmek isteyen Avrupalılar, Türkleri Batı Akdeniz’den çıkarabilmek için, Turgut Reisi Cerbe’de vurup askerini imhâ etmek gâyesindeydiler. Ancak bu sâyede Tunus ve Trablus, İspanya’nın eline geçerdi.…
Cerbe Muhârebesi
Zaferlerimiz
Vâdi-üs-Seyl Zaferi
O
smanlı Devleti, Kanuni Sultan Süleyman zamanında Cezayir’i fethedince, batısında bulunan Fas ile komşu oldular. O tarihlerde Fas sultanı olan II. Muhammed, Osmanlıların kendi devletini de ele geçireceğinden korkarak, 80.000 kişilik bir ordu ile Cezayir üzerine yürüdü. Cezayir valisi olan Kazdağlı Salih Paşa bunu…
Vâdi-üs-Seyl Zaferi
Zaferlerimiz
Ridâniye Meydan Muhârebesi
O
smanlı ordusunun kesin zaferiyle netîcelenen Osmanlı-Memlûk meydan muhârebesi. 22 Ocak 1517 târihinde Kâhire yakınlarındaki Ridâniye mevkiinde Osmanlı Sultânı Birinci Selim Han ile Mısır Memlûk Sultanı Tomanbay arasında meydana geldi. Netîcesi îtibâriyle İslâm ve Osmanlı târihi bakımından önemli hâdise ve…
Ridâniye Meydan Muhârebesi
Zaferlerimiz
Çıldır Meydan Muhârebesi
Ç
ıldır Meydan Muhârebesi, 9 Ağustos 1578'de Osmanlı Devleti ile Safevi kuvvetleri arasında yapılan meydan savaşıdır. 1555 yılında imzalanan Amasya Antlaşması'yla Safevi Şahı I. Tahmasp; Osmanlıların Kars, Iğdır, Revan (Erivan) ve Tebriz çevresindeki egemenliğini kabul etmişti.

23 yıl sonra antlaşma bozuldu ve bu bölge…

Çıldır Meydan Muhârebesi
Zaferlerimiz
Uyvar Zaferi
Uyvar önünde bir Türk gibi kuvvetli

F

azıl Ahmed Paşa 'nın mühürdarı Hasan Ağa ile Erzurumlu Osman Dede, Orta Avrupa 'nın kapısı sayılan Uyvar'ın muhasara ve fethinde hazır bulunmuşlardı. Tarihimizin zaferler silsilesi içinde önemli bir yeri olan bu olayın hikâyesini, onların kalemlerinden sunuyoruz.
Budapeşte’nin 80 k…

Uyvar Zaferi
Zaferlerimiz
Dargo Meydan Muharebeleri
T
ürk harp tarihinin şanlı sayfaları arasına gömülmüş en kanlı savaşlardan birisi de muhakkak ki Dargo Meydan Muharebesidir. Bu savaş muazzam Rus ordularına karşı Şeyh Şamil’in enbüyük zaferi ile neticelenmiştir.

Dargo meydan muharebesi, Şâmil’in cihana sığmayan büyük askerî kudret ve dehâsını, şöhretin arşına çıkaran…
Dargo Meydan Muharebeleri
Zaferlerimiz
İstanbul'un Fethi
O
smanlı sultanlarından İkinci Mehmed Hanın 29 Mayıs 1453’te Bizans İmparatorluğunun başşehrini alması. Türk-İslâm mefkûresinde çok önemli bir yer işgâl eden İstanbul’un fethi, İslâmiyetle birlikte ortaya çıkan mukaddes bir ideâl, bir kızıl elma yâni yüce bir gâyedir. Bu ulvî gâye uğruna önce Araplar, sonra da Türkler,…
İstanbul'un Fethi
Zaferlerimiz
Koyun Adaları Zaferi

A
kdeniz’de bir hakimiyet kurmuş olan Venedik donanması, Papalık ve Malta hükümetlerinden de yardım görerek 7 Eylül 1694’te Sakız adasına büyük miktarda asker çıkarmıştı. Kalede bulunan pek az sayıda Türk kuvvetleri civar sularda dolaşan Kaptan-ı Deryâ Palabıyık Yusuf Paşa emrindeki donanmamızdan yardım göremeyince,…