Zigetvar Zaferi

- 22.07.2015 4808
C
ihan Hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman, ordusunun başında son seferine çıkıyordu. 13 yıldır, savaştan uzak yaşamıştı. Şehzade Mustafa ve Şehzade Bâyezîd gibi iki pırlanta evlâdından olmuş; yaşamak ve hükmetmek gözünden düşmüştü. Nitekim, Saraydan çıkmadan önce, oğlu Şehzade Selim’e kendi el yazısı ile vasiyetini yazıp bırakmıştı. Besbelli, Allah’ın huzuruna, şühedâ mertebesinden dahil olmak istiyordu. 72 yaşındaydı. Nikris hastalığı, ayaklarını kelepçelemişti.

1566 yılının Nisan sonu idi…

Nemçe’ye son dersini vermek için Orduyu Hümayununun başında, köpük beyazı atının üstünde, Edirnekapı’dan şehri terk ederken, sakalı göbeğinde bir pir-ü fâni, ön safda diz çöküp ellerini gökyüzüne kaldırdı; dolu bir sesle şöyle dedi:

“Padişahım, biz senden râzı idik, Hak teâlâ da senden râzı ola!” Hünkâr, muradına ereceğini o anda anlamış olmalıdır; çünkü gülümsüyordu.

Zigetvar Önlerinde

Böyle çıktı, Orduyu Hümâyun İstanbul’dan… Böyle düştü gazâ yollarına… Böyle revan oldu şehişâhin ordusu, doğan güneşe doğru… Murad, zafer!.. Murad, şehadet!..

Hünkâr, yollar elverişli ise, araba ile, değilse, tahtırevanla gidiyor, şehirlere girileceği sıralar, atına biniyordu. Yaş yetmişiki… insanların kırkında, ellisinde hayata veda ettikleri o günlerde, 72 yaş, bugünün doksanı, yüzü… Buna rağmen Sultan Süleyman, yaşının handikapını kimseye duyurmadan ordusunun başına Zigetvar’a ulaştı. Tarih 1566 yılının 5 Ağustos’u idi. Osmanlı akıncıları, Macaristan’ın çimenli topraklarında nal izleri bırakarak köyleri kasabaları dize getirmiş, Osmanlı sancakları ile tepeleri tutmuşlardı.

Zigetvar, ünlü bir kale idi. “Yıllarca, dıştan bir yardım almadan, dayanabileceği” iddia edilirdi. Daha önemlisi, Avrupa’nın en yaman kumandanlarından sayılan Kont Zerini (Zerinski Nokloş) kaleyi savunuyordu. O Zerini ki, Şikloş’da, Tırhala sancak beyi ile oğlunu şehit etmiş ve cezayı hak etmişti. Kale kuşatıldı, cenk başladı. Veziriâzam, Sokulu Mehmed Paşa idi.

“Siget şehri, her yanından nehirle çevrilmiş olup, Eski Şehir, Yeni Şehir ve kaleden mürekkepti… Bunlardan her biri, köprülerle birbirine bağlıydı” diyor Hammer.
Önce, eski şehir topla dövüldü ve iyice yumuşatıldı. Kont Zerini, bu şartlarda eski şehri savunamayacağını anlayınca, yeni şehri baştan aşağıya yaktı ve bütün gücü ile eski şehrin savunmasına geçti.

Ama Türkler, hendekleri toprakla doldurup, yeni şehrin harabelerinden atlayarak eski şehri aldılar. Artık başka çare kalmadığı için Kont Zerini de kaleye çekildi. Yaman bir vuruşma sürüyordu! Osmanlılar, kale duvarlarını topla dövüyor, mazgallarını yerle bir ediyorlardı. Zerrini direniyordu ama, daha fazla dayanamazdı. Tek çare; bir baskınla Osmanlı ordusunu şaşırtmaktı…

Zerrini, altı yüz kadar askeri ile kaleden fırladı. Muhasara çemberini yarıp çıkmayı tasarlıyordu. Ne var ki, Osmanlılar tetikte idi. Göğsüne iki kurşun, başına da bir ok yiyen Zerini, Yeniçerilerin ayakları dibine düştü.

Müjdeden Sonra Vefât

Kale, kuşatılmış!..
1566 yılı Ağustosu’nun beşi..
Sultan Süleyman 72 yaşında…
Sultan Süleyman, nikrisli bacaklarının üstünde zor duruyor.
Ama sağlam görüntü vermek gerek askerine… “Kan tükürüp, kızılcık şerbeti içtik” demek gerek bu sıralar…

Yorgun mu, hasta mı olduğunu bilmiyor. Ama iyi değil… Sağlam günlerinde, diri günlerinde yazdığı mısralar, aklından geçiyor muydu acaba?.. “Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi” diye mırıldanıyor muydu?.. Ama işte “alınmaz” diye ün yapmış Zigetvar kalesi kuşatılmış… Toplar, eski şehri dövüyor, yerle bir ediyor!.. Kalenin düştüğünü; yiğitlerin, kale burçlarına bayrak kondurduğunu görebilecek mi acaba?..
Huzur-u Rabbülâlemin’e çıkmaya hazırdır.

Ne ettiyse, ne yaptıysa, şeriât üzre yaptı… Şeyhülislâmı Ebüssuud Efendi’nin fetvası olmaksızın hiçbir işe kalkışmadı. Vasiyet etti ki, “Bu fetvalar, benimle birlikte gömüle…” Allah’ın emrine uymuş bir Hünkâr, Allah’ın huzuruna öyle çıkmak istedi.

Böylece, tam 33 gün, gece-gündüz kalenin düştüğü haberini bekledi. Kale de ha düştü, ha düşecek… Ama Zerini direniyor son gücüyle… Hünkâr da titizlendikçe titizleniyor… Veziriâzam Sokullu Mehmed Paşa, onun ne beklediğini bilmekte… Hünkâr, iyice hasta. Artık, çadırın kapısına kadar çıkması bile azalmış… Kale, bugün-yarın; Hünkâr, bugün-yarın… Sonunda dış kale düştü ve Sokullu Mehmed Paşa, Hünkâr’a koştu: “Müjdeler olsun Sultanım, kefere kırıldı, kale düştü!...” dedikten sonra koca sultan hakkın rahmetine kavuştu.

İlgili Makaleler

Zaferlerimiz
Bursa'nın Fethi
B
ursa, Bizans'ın Marmara bölgesinde mühim ve müstahkem bir kalesi idi. Osman Gazi zamanından beri yakınına yapılan iki kale ile sıkı bir kuşatma ve kontrol altına alınmıştı. Orhan Gazi, hasta olan babasının yerine, 1320 senesinden itibaren sefer işlerini yürütüyordu.

İlk iş olarak Bursa'ya deniz yoluyla İ…
Bursa'nın Fethi
Zaferlerimiz
Talas Meydan Muhârebesi
İ
lk müttefik Türk ve İslâm orduları ile Çin ordusu arasında yapılan meydan savaşı. İslâmiyeti henüz kabul etmeyen Türklerin, Orta Asya’da İslâm dînini tanıtıp yayan Araplarla berâber Çinlilere karşı Talas’ta yaptıkları bu harp sebep ve neticesi bakımından çok önemlidir.

Göktürk İmparatorluğunu yıkmış olan Çin’in…

Talas  Meydan Muhârebesi
Zaferlerimiz
Estergon'un Fethi
E
stergon şehri Budin’in 45 km kuzeybatısında, Tuna kıyısında Vaç dirseğinin kuzeyinde yer almaktadır. Onuncu yüzyılın sonlarında Hıristiyanlığı benimseyen Macar Krallığının başkenti oldu (996). Dördüncü Kral Bela 12. yüzyılın ortalarında başkenti Budin’e taşıdı ise de şehir dînî merkez olma hüviyetini devam ettirdi.…
Estergon'un Fethi
Zaferlerimiz
Cerbe Muhârebesi
1
560’ta vukû bulan ve Haçlı donanmasının hezîmetiyle sonuçlanan, deniz muhârebesi. Preveze yenilgisinin izlerini silmek isteyen Avrupalılar, Türkleri Batı Akdeniz’den çıkarabilmek için, Turgut Reisi Cerbe’de vurup askerini imhâ etmek gâyesindeydiler. Ancak bu sâyede Tunus ve Trablus, İspanya’nın eline geçerdi.…
Cerbe Muhârebesi
Zaferlerimiz
Vâdi-üs-Seyl Zaferi
O
smanlı Devleti, Kanuni Sultan Süleyman zamanında Cezayir’i fethedince, batısında bulunan Fas ile komşu oldular. O tarihlerde Fas sultanı olan II. Muhammed, Osmanlıların kendi devletini de ele geçireceğinden korkarak, 80.000 kişilik bir ordu ile Cezayir üzerine yürüdü. Cezayir valisi olan Kazdağlı Salih Paşa bunu…
Vâdi-üs-Seyl Zaferi
Zaferlerimiz
Ridâniye Meydan Muhârebesi
O
smanlı ordusunun kesin zaferiyle netîcelenen Osmanlı-Memlûk meydan muhârebesi. 22 Ocak 1517 târihinde Kâhire yakınlarındaki Ridâniye mevkiinde Osmanlı Sultânı Birinci Selim Han ile Mısır Memlûk Sultanı Tomanbay arasında meydana geldi. Netîcesi îtibâriyle İslâm ve Osmanlı târihi bakımından önemli hâdise ve…
Ridâniye Meydan Muhârebesi
Zaferlerimiz
Çıldır Meydan Muhârebesi
Ç
ıldır Meydan Muhârebesi, 9 Ağustos 1578'de Osmanlı Devleti ile Safevi kuvvetleri arasında yapılan meydan savaşıdır. 1555 yılında imzalanan Amasya Antlaşması'yla Safevi Şahı I. Tahmasp; Osmanlıların Kars, Iğdır, Revan (Erivan) ve Tebriz çevresindeki egemenliğini kabul etmişti.

23 yıl sonra antlaşma bozuldu ve bu bölge…

Çıldır Meydan Muhârebesi
Zaferlerimiz
Uyvar Zaferi
Uyvar önünde bir Türk gibi kuvvetli

F

azıl Ahmed Paşa 'nın mühürdarı Hasan Ağa ile Erzurumlu Osman Dede, Orta Avrupa 'nın kapısı sayılan Uyvar'ın muhasara ve fethinde hazır bulunmuşlardı. Tarihimizin zaferler silsilesi içinde önemli bir yeri olan bu olayın hikâyesini, onların kalemlerinden sunuyoruz.
Budapeşte’nin 80 k…

Uyvar Zaferi
Zaferlerimiz
Dargo Meydan Muharebeleri
T
ürk harp tarihinin şanlı sayfaları arasına gömülmüş en kanlı savaşlardan birisi de muhakkak ki Dargo Meydan Muharebesidir. Bu savaş muazzam Rus ordularına karşı Şeyh Şamil’in enbüyük zaferi ile neticelenmiştir.

Dargo meydan muharebesi, Şâmil’in cihana sığmayan büyük askerî kudret ve dehâsını, şöhretin arşına çıkaran…
Dargo Meydan Muharebeleri
Zaferlerimiz
İstanbul'un Fethi
O
smanlı sultanlarından İkinci Mehmed Hanın 29 Mayıs 1453’te Bizans İmparatorluğunun başşehrini alması. Türk-İslâm mefkûresinde çok önemli bir yer işgâl eden İstanbul’un fethi, İslâmiyetle birlikte ortaya çıkan mukaddes bir ideâl, bir kızıl elma yâni yüce bir gâyedir. Bu ulvî gâye uğruna önce Araplar, sonra da Türkler,…
İstanbul'un Fethi
Zaferlerimiz
Koyun Adaları Zaferi

A
kdeniz’de bir hakimiyet kurmuş olan Venedik donanması, Papalık ve Malta hükümetlerinden de yardım görerek 7 Eylül 1694’te Sakız adasına büyük miktarda asker çıkarmıştı. Kalede bulunan pek az sayıda Türk kuvvetleri civar sularda dolaşan Kaptan-ı Deryâ Palabıyık Yusuf Paşa emrindeki donanmamızdan yardım göremeyince,…
Zaferlerimiz
Talas Meydan Muhârebesi

İ
lk müttefik Türk ve İslâm orduları ile Çin ordusu arasında yapılan meydan savaşı. İslâmiyeti henüz kabul etmeyen Türklerin, Orta Asya’da İslâm dînini tanıtıp yayan Araplarla berâber Çinlilere karşı Talas’ta yaptıkları bu harp sebep ve neticesi bakımından çok önemlidir.

Göktürk İmparatorluğunu yıkmış olan Çin’in…