Ridâniye Meydan Muhârebesi

- 20.01.2015 5873
O
smanlı ordusunun kesin zaferiyle netîcelenen Osmanlı-Memlûk meydan muhârebesi. 22 Ocak 1517 târihinde Kâhire yakınlarındaki Ridâniye mevkiinde Osmanlı Sultânı Birinci Selim Han ile Mısır Memlûk Sultanı Tomanbay arasında meydana geldi. Netîcesi îtibâriyle İslâm ve Osmanlı târihi bakımından önemli hâdise ve değişikliklere sebep oldu.

Sinâ Çölünü Beş Günde Geçti 

Sultan Selim Han, Osmanlı Devleti aleyhine başka devletlerle ittifak içine giren Memlûk Devletine karşı, 1516 yılında Mısır Seferine çıktı. 24 Ağustos 1516 târihinde Mercidâbık’ta Mısırlıları mağlup ederek, Sûriye veFilistin’i zaptetti. İleri harekâta devamla ağırlıklarıyla berâber Sinâ Çölünü beş günde geçerek, Sâlihiye’ye geldi. Sinâ Çölünü geçerken yağmur yağınca, her birine dörder ve altışar çekim hayvanının koşulduğu ağır arabalardaki yüzlerce top, kumların katılaşması sâyesinde kolayca geçirildi. Ordu ve hayvanlar su sıkıntısı çekmedi. Sultan Selim Hanın Ridâniye’ye giderken, ordunun ağırlıklarıyla bir günde elli kilometre yürümesi, harp târihinde rekordur.

Osmanlı ordusu, 21 Ocakta Kâhire’ye çok yakın Birket-ül-Hac mevkiinde konakladı. Mısır Seferi esnâsında, çölde ve Kâhire yakınında Bedevî eşkıyâların ve Memlûklerin tecâvüzkâr saldırılarına karşı tedbir alınıp, taarruzları önlendi. Tomanbay kumandasındaki Mısır-Memlûk ordusu, Âdiliye’deydi. Kâhire’nin kuzeyindeki Ridâniye Köyü Ovası önündeki cephesi, kuzeydoğuya dönük bir mevzi hazırlayıp, doğuda El-Mukattam Dağına; batı kanadı da Nil Nehrine dayatılmıştı. Bu mevziin önü açıktı. İleri arâziye hâkim olup, Sinâ Çölünden gelen yolu kapayan ve kontrol altında bulunduran bir vaziyetteydi. Mevzi kazılan derin bir hendekle çıkan toprağın bu hendeğin önüne atılmasıyla hazırlanan bir siper ve gerisine gömülen iki yüz top vardı. Toplar Avrupa’dan getirilmiş olup, topçular yabancıydı.

Ani Baskın

Tomanbay, ordusunun piyâde kısmını bu mevziye yerleştirip, süvâri birlikleri ve ihtiyatı geride bulunduruyordu. Tomanbay’ın taktik plânı; Osmanlıların taarruzunu önce topçu ateşiyle kırdıktan sonra süvârîlerin ve hassa ordusu cündîlerin karşı taarruzu ile Osmanlı ordusunu yok etmekti. Memlûk ordusunun mevcûdu elli bin civârında bulunuyordu. Osmanlı ordusunun mevcûdu altmış bin olup, üç yüz de top vardı. Topların bir kısmı yivli olup, bâzıları arka arkaya beş, on gülle atabiliyordu.

Sultan Selim Han, esirlerden ve keşif netîcesinde Memlûk muhârebe usûlünü tespit ettirdi. Vakit geçirmeden düşmana son darbeyi vurmak için çok dâhiyâne ve cüretli bir kararla harekete geçildi. Ridâniye mevziine, cepheden taarruz vazîfesi yapacak ihtiyâtî kuvvetleri bıraktıktan sonra, asıl kuvvetlerle 21/22 Ocak 1517 gecesi Kâhire’nin doğusundaki El-Mukattam Dağını dolaşarak sarktı. Osmanlı toplarını sür’at ve mahâretle uygun yerlere yerleştirdi. Böylece Sultan Selim Han, Memlûklerin beklemediği bir istikâmetten taarruz etmekle, Mısırlıları baskına uğratıp, taktik plânlarını bozarak, uzun zamandan beri büyük emeklerle hazırladıkları mevzi ve topları muhârebe dışı bırakacaktı. 22 Ocak sabahı harp başlamadan önce iki tarafın muhârebe düzeni bu hâldeydi.

Memlük Kuvvetleri Şaşkına Döndü

Muhârebe, 22 Ocak 1517 sabahı erken saatlerde başladı. Mısır ordusunun önündeki Osmanlı alayı hücûma geçince, Tomanbay önceden mevzîlerde hazır beklettiği topların ateşe başlamalarını emretti. Bu arada gerilerine sarkmış bulunan asıl Osmanlı kuvvetlerinin “Allah, Allah!” nidâları ile kendilerine hücûm ettiğini görünce, şaşkına döndü. Topları mevzilerinde kalıp işe yaramadı. Memlûk kuvvetleri bir anda iki ateş arasında kaldı. Fakat Memlûk süvârileri büyük bir cesâretle ileri atıldılar. Merkezdeki saflar birbirine girip, iki taraf da kıyasıya muhârebeye tutuştu. Yakın muhârebe ve boğuşma kayıpları arttırdı. Osmanlı topu ve tüfekçisinin ateşi altında mücâdele edip, pervâsızca direnmeleri Memlûk kayıplarını daha da arttırdı.

Memlûklerin Osmanlı merkezine karşı ileri atılmaları üzerine, Vezîriâzam Hadım Sinan Paşa kumandasındaki sağ kanat ve Vezir Yûnus Paşa emrindeki sol kanat kuvvetleri taarruza geçerek Mısırlıların yan ve gerilerini kuşattı. Bu arada savaşı kaybetmek üzere olduğunu anlayan Tomanbay yanına aldığı iki yüz seçme askerle pâdişâhın otağına saldırdı. Pâdişâhı öldürebilirse Osmanlı ordusunun dağılabileceğini hesaplamıştı. Ancak onlar Yavuz zannettikleri Sinân Paşanın kuvvetlerini yararak etrâfını çevirdiler. Sinân Paşa büyük bir azîm ve kahramanlıkla mücâdele ettiyse de şehit düştü. Yavuz Sultan Selim, bu kısma derhâl Bâli Ağa kumandasında yardımcı birlikler gönderip durumu lehine çevirdi. Muhârebe akşama doğru Osmanlı ordusunun zaferiyle netîcelendi.

Sinân’ı Mısır’a Değişmezdim

Yirmi beş bin kayıp veren Memlûk ordusunun geride kalanları Kâhire’ye ve oradan da Sait istikâmetine çekildi. Sultan Tomanbay da Kurtbay ve bir avuç adamıyla selâmeti kaçmakta buldu. Vezir Yûnus Paşa, Memlûklere karşı zaferin kazanıldığını ve Tomanbay’ın kaçtığını Sultan Selim Hana bildirdiğinde; “Lala Lala! Mısır’ı aldık ama Sinân’ı kaybettik. Sinân’ı Mısır’a değişmezdim. Sinân’sız Mısır’da ne güzellik olur?” sözleriyle Sinân Paşanın yanındaki kıymetini belirtti. Ertesi gün vezîriâzam Sinân Paşa ve diğer şehitler defnedildi. 24 Ocak 1517 târihinde Kâhire’ye girilip Mısır’ın fethi tamamlandı.

Halîfelik, Sultan Selim Hana Geçti

Osmanlı zaferiyle netîcelenen Ridâniye Meydan Muhârebesi; Osmanlı Devletine ve dünyâ târihine pekçok maddî ve mânevî faydalar sağladı. Mısır, Arabistan Yarımadası, Osmanlı hâkimiyetine geçti. Kızıldeniz’e ve Hind Okyanusuna inilip, Kuzey Afrika hâkimiyet yolu açılarak, Osmanlı hudûdu Atlas Okyanusuna dayandırıldı. Hicaz ve Orta Doğudaki mübârek makamlar Osmanlı hizmetine açıldı. Buralar nâdide eserlerle süslendi. Yeni eserler ve ilâveler yapılarak, istifâdeye sunuldu. Halîfelik, Sultan Selim Hana geçerek Osmanlı pâdişâhları saltanata ilâveten hilâfet makâmına da sâhip olmalarıyla, İslâm âleminin de lideri oldu.

Ridâniye Muhârebesi ve Mısır’ın fethinde, askerî sâhada ilk defâ Osmanlılar 1517 yılında yivli top kullandılar. Avrupa’da 1868’de ilk defâ Almanların kullandığı yivli topların, Osmanlılarda on altıncı yüzyıl başlarında mevcut olması, îmâl edilerek muhârebelerde kullanılmaları, teknikteki üstünlüklerini göstermesi bakımından önemlidir. Yavuz Sultan Selim Hanın Mısır Seferi harekât kâbiliyeti, sevk ve idâre, muhârebede tatbik edilen taktik ve strateji bakımından harp târihinin eşsiz nümûneleri arasına girer.

 

İlgili Makaleler

Zaferlerimiz
Bursa'nın Fethi
B
ursa, Bizans'ın Marmara bölgesinde mühim ve müstahkem bir kalesi idi. Osman Gazi zamanından beri yakınına yapılan iki kale ile sıkı bir kuşatma ve kontrol altına alınmıştı. Orhan Gazi, hasta olan babasının yerine, 1320 senesinden itibaren sefer işlerini yürütüyordu.

İlk iş olarak Bursa'ya deniz yoluyla İ…
Bursa'nın Fethi
Zaferlerimiz
Talas Meydan Muhârebesi
İ
lk müttefik Türk ve İslâm orduları ile Çin ordusu arasında yapılan meydan savaşı. İslâmiyeti henüz kabul etmeyen Türklerin, Orta Asya’da İslâm dînini tanıtıp yayan Araplarla berâber Çinlilere karşı Talas’ta yaptıkları bu harp sebep ve neticesi bakımından çok önemlidir.

Göktürk İmparatorluğunu yıkmış olan Çin’in…

Talas  Meydan Muhârebesi
Zaferlerimiz
Estergon'un Fethi
E
stergon şehri Budin’in 45 km kuzeybatısında, Tuna kıyısında Vaç dirseğinin kuzeyinde yer almaktadır. Onuncu yüzyılın sonlarında Hıristiyanlığı benimseyen Macar Krallığının başkenti oldu (996). Dördüncü Kral Bela 12. yüzyılın ortalarında başkenti Budin’e taşıdı ise de şehir dînî merkez olma hüviyetini devam ettirdi.…
Estergon'un Fethi
Zaferlerimiz
Zigetvar Zaferi
C
ihan Hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman, ordusunun başında son seferine çıkıyordu. 13 yıldır, savaştan uzak yaşamıştı. Şehzade Mustafa ve Şehzade Bâyezîd gibi iki pırlanta evlâdından olmuş; yaşamak ve hükmetmek gözünden düşmüştü. Nitekim, Saraydan çıkmadan önce, oğlu Şehzade Selim’e kendi el yazısı ile…
Zigetvar Zaferi
Zaferlerimiz
Cerbe Muhârebesi
1
560’ta vukû bulan ve Haçlı donanmasının hezîmetiyle sonuçlanan, deniz muhârebesi. Preveze yenilgisinin izlerini silmek isteyen Avrupalılar, Türkleri Batı Akdeniz’den çıkarabilmek için, Turgut Reisi Cerbe’de vurup askerini imhâ etmek gâyesindeydiler. Ancak bu sâyede Tunus ve Trablus, İspanya’nın eline geçerdi.…
Cerbe Muhârebesi
Zaferlerimiz
Vâdi-üs-Seyl Zaferi
O
smanlı Devleti, Kanuni Sultan Süleyman zamanında Cezayir’i fethedince, batısında bulunan Fas ile komşu oldular. O tarihlerde Fas sultanı olan II. Muhammed, Osmanlıların kendi devletini de ele geçireceğinden korkarak, 80.000 kişilik bir ordu ile Cezayir üzerine yürüdü. Cezayir valisi olan Kazdağlı Salih Paşa bunu…
Vâdi-üs-Seyl Zaferi
Zaferlerimiz
Çıldır Meydan Muhârebesi
Ç
ıldır Meydan Muhârebesi, 9 Ağustos 1578'de Osmanlı Devleti ile Safevi kuvvetleri arasında yapılan meydan savaşıdır. 1555 yılında imzalanan Amasya Antlaşması'yla Safevi Şahı I. Tahmasp; Osmanlıların Kars, Iğdır, Revan (Erivan) ve Tebriz çevresindeki egemenliğini kabul etmişti.

23 yıl sonra antlaşma bozuldu ve bu bölge…

Çıldır Meydan Muhârebesi
Zaferlerimiz
Uyvar Zaferi
Uyvar önünde bir Türk gibi kuvvetli

F

azıl Ahmed Paşa 'nın mühürdarı Hasan Ağa ile Erzurumlu Osman Dede, Orta Avrupa 'nın kapısı sayılan Uyvar'ın muhasara ve fethinde hazır bulunmuşlardı. Tarihimizin zaferler silsilesi içinde önemli bir yeri olan bu olayın hikâyesini, onların kalemlerinden sunuyoruz.
Budapeşte’nin 80 k…

Uyvar Zaferi
Zaferlerimiz
Dargo Meydan Muharebeleri
T
ürk harp tarihinin şanlı sayfaları arasına gömülmüş en kanlı savaşlardan birisi de muhakkak ki Dargo Meydan Muharebesidir. Bu savaş muazzam Rus ordularına karşı Şeyh Şamil’in enbüyük zaferi ile neticelenmiştir.

Dargo meydan muharebesi, Şâmil’in cihana sığmayan büyük askerî kudret ve dehâsını, şöhretin arşına çıkaran…
Dargo Meydan Muharebeleri
Zaferlerimiz
İstanbul'un Fethi
O
smanlı sultanlarından İkinci Mehmed Hanın 29 Mayıs 1453’te Bizans İmparatorluğunun başşehrini alması. Türk-İslâm mefkûresinde çok önemli bir yer işgâl eden İstanbul’un fethi, İslâmiyetle birlikte ortaya çıkan mukaddes bir ideâl, bir kızıl elma yâni yüce bir gâyedir. Bu ulvî gâye uğruna önce Araplar, sonra da Türkler,…
İstanbul'un Fethi
Zaferlerimiz
Koyun Adaları Zaferi

A
kdeniz’de bir hakimiyet kurmuş olan Venedik donanması, Papalık ve Malta hükümetlerinden de yardım görerek 7 Eylül 1694’te Sakız adasına büyük miktarda asker çıkarmıştı. Kalede bulunan pek az sayıda Türk kuvvetleri civar sularda dolaşan Kaptan-ı Deryâ Palabıyık Yusuf Paşa emrindeki donanmamızdan yardım göremeyince,…
Zaferlerimiz
Talas Meydan Muhârebesi

İ
lk müttefik Türk ve İslâm orduları ile Çin ordusu arasında yapılan meydan savaşı. İslâmiyeti henüz kabul etmeyen Türklerin, Orta Asya’da İslâm dînini tanıtıp yayan Araplarla berâber Çinlilere karşı Talas’ta yaptıkları bu harp sebep ve neticesi bakımından çok önemlidir.

Göktürk İmparatorluğunu yıkmış olan Çin’in…