Mostar Köprüsü

Mehmet Can 12.12.2012 3076
G
ünümüzde Osmanlı coğrafyasındaki camiler gibi köprülerde muhteşem Osmanlı-Türk kültür ve medeniyetinin ayakta kalan en güzel nümuneleridir.

Bu tarihi köprülerden birisi de Bosna’da Neretva nehri üzerinde Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle Mimar Hayrattin’in yaptığı Mostar köprüsüdür. Adı bütün dünyada mazlum bir güzelliği çağrıştıran Mostar köprüsü başlı başına bir estetik ve harika olarak hafızalarda yer etmiştir. Hiçbir köprü silüeti onun kadar hayranlık uyandırmamış, hiçbir köprü ismi onun kadar bir medeniyetle ve yüzlerce yıllık tarihi ile özdeşmemiştir. Bu köprü varlığıyla o topraklarda geçen 6 asırlık Osmanlı dönemine şahitlik etmektedir.

Evliya Çelebi onu bir gök kuşağına benzetip “ Kavs-i Kuza” demiştir; Aşık Çelebi ise “ Kudret Kemeri” demiştir.

Onu övmek ve ona en uygun benzetmeyi yapabilmek için yazarlar, şairler birbiri ile yarışmışlardır. Birine taştan dondurulmuş hilali, bir başkasına ulaşılmaz gök kubbeyi, hiç birşey ile ölçülemez sanat dehasını çağrıştırmıştır.

Bu köprü 12 metre tek kemeriyle İslamın tevhid inancını sembolize eder.

9 Kasım 1973 tarihinde Hırvat topluluğunun açtığı ateşle Mostar Köprüsü’nün Neratva Nehri sularına gömülüşü, Balkanları kan gölüne çeviren savaşın çirkin yüzünü bütün açıklığı ile ortaya koyuyordu. Savaşın insanlık için ne büyük bir felaket olduğu köprünün yıkılışını gösteren görüntülerle insanların zihnine kazındı.

İşin teselli veren yanı şu oldu ki Mostar Köprüsü’nün bir çocuk masumiyetiyle vurulup suya gark oluşu, binlerce insanın öldürülüşünden daha büyük bir infial meydana getirdi.

Savaşın bitişinden sonra köprünün yeniden inşası gündeme geldi. Çeşitli kuruluşlar el ele verdi ve köprünün suya düşen parçaları çıkartılarak aslına tam anlamıyla uygun bir şekilde inşa edildi.

Köprünün yeniden inşasında Türk mimarlar görev aldılar. Bu hususta Şener Mete’nin yazmış olduğu nefis bir şiiri aşağıya alıyoruz.


Hayrettin’in Neratvası

O uzaklardan çağıldardı
Yaz sabahlarında serin
Kış akşamlarında dondurucuydu.
Zaman akardı
Mevsimler geçer,
Yıllar yılları kovalardı.
Kâh içimizden 
Kâh gözümüzün önünden
Akarda akardı…
Yemyeşil ormanların billur kokusunu alır
Bir uçtan bir uca
Letâfet salardı.

Neratva, bir yeşil göl
Neratva, orman kokusu
Neratva…bir aşk rüzgarı.

Hüzünlüydü çok zamandır
Kolyesini çekip almış,
Paramparça yapmışlar da
İlan-ı alem etmişlerdi.

Bir gün bir başka hilâl,
Yanında yıldız…
Çıkageldi.
Hayrettin’in torunları bir baktılar aya
Bir Neratva’ya…
Tam tamına uğraşıverdiler
İki yıl üç ayda,
Bitirdi zanaatkârlar
Kavs-ı guzahı…
Taktılar Neratvanın boyuna
Altın taştan hilâli
Ercan’ı, Burhan’ı Tolga’sı*
Çağıldı Fatih’in tuğrası…
Durdu Neratva;
Yavaş yavaş takıldı hatırası.
Parlattı hilâl yeşil suları
Ve o gecenin hakikati
Sema sevinçten döktü damlaları…

Neratva, bir yeşil göl
Neratva, billur orman kokusu
Neratva, bir aşkın rüzgarı
Çağılda da çağılda…

* Ercan, Burhan, Tolga: Yeni Mostar Köprüsü mimarları.

Kaynak: Mostar

 

 

 

İlgili Makaleler

Muhteşem Mimarimiz
İstanbul’da En Yüksek Osmanlı Eseri: Beyazıt Kulesi
S
ultan II.Mahmut zamanında, 1828 yılında Mimar Senekerim Balyan'a yaptırıldı. 85 metre yüksekliğindedir. Gözetleme yerine kadar çıkan merdivenler 180 basamaktan ibarettir. 

Kule;

Nöbet Katı

İşaret Katı

Sancak Katı olmak üzere üç bölümden oluşur.

Osmanlı devleti zamanında yangınları gözetlemek, Cumhuriyet döneminde ise…
İstanbul’da En Yüksek Osmanlı Eseri: Beyazıt Kulesi
Muhteşem Mimarimiz
Semerkan’ta Şaheser Bir Külliye: Şah-ı Zinde
K
ur’an-ı Kerimin “Allah yolunda ölenlere ölüdür demeyiniz” hükmü gereğince (Bakara, 154. âyet, Al-i îmran, 168. âyet) Semerkand’lılar Hazreti Peygamber’in bu yakın akrabasının daima canlı olduğunu kabul ederek ona “Şah-ı Zinde” demişlerdir. “Kıyamet gününde üç zümreye şefaat edilir: Peygamberler, âlimler, şehîdler.” Ve…
Semerkan’ta Şaheser Bir Külliye: Şah-ı Zinde
Muhteşem Mimarimiz
Dekorasyon Bakımından Benzeri Olmayan Bir Şaheser: Yıldız Hamidiye Camii
B
eşiktaş ilçesinde, Yıldız Sarayı yolu üzerindedir. Caminin bânîsi Sultan II. Abdülhamid Han’dır. Cami, II. Abdülhamid Han’ın Yıldız Sarayı’na yerleşmesinden sonra, 1885-1886 yılında yaptırılmıştır. Son dönem Osmanlı mimarlığında mimarisi ve dekoratif unsurları bakımından benzeri olmayan bir yapıdır. Mimarı Sarkis…
Dekorasyon Bakımından Benzeri Olmayan Bir Şaheser: Yıldız Hamidiye Camii
Muhteşem Mimarimiz
İstanbul'un Sanat Şaheserlerinden Biri Tophane Meydan Çeşmesi
T
ophane meydan Çeşmesi, Beyoğlu İlçesi'nde Tophane Meydanı'nın ortasında bulunmaktadır. önceleri Haliç'in kıyısında bulunan çeşme, denizin zamanla doldurulmasıyla sahilden uzakta kalmıştır. 

Kılıç Ali Paşa Camii ile mimari bir bütünlük arz eden çeşme, Sultan Birinci Mahmud Han tarafından taksim Suyu Tesisleri'nin…
İstanbul'un Sanat Şaheserlerinden Biri Tophane Meydan Çeşmesi
Muhteşem Mimarimiz
Bulgaristan’da Bir Osmanlı Şaheseri: “Tombul Cami”
T

ombul Camii, Bulgaristan Türkleri ve Müslümanlarının hayatında özel bir yeri ve pahabiçilmez, eşsiz değeri vardır. Kubbesinden dolayı Tombul Cami denmektedir.


Osmanlı imparatorluğu döneminde Şumnu, özellikle 15-18. yüzyıllar arasında çok önemli askerî, ticarî, dinî ve kültür merkezi idi.


Bu yıllarda, diğer B…

Bulgaristan’da Bir Osmanlı Şaheseri: “Tombul Cami”
Muhteşem Mimarimiz
Muhteşem Süleyman’ın Muhteşem Türbesi
K
anunî Sultan Süleyman Türbesi tezhinatında ve bilhassa çinilerinde görülen nakışlar, tam manasıyla, Istanbul üslülbû vasıflarını taşımaktadır. Burada, hurdelenmiş rumî nakışları oldukça kıvrak ve dengelidir. Çizim kaideleri hususunda bazı esaslar göz ardı edilmiş gibi görünse de bu durum, o günün sanatkârının belli…
Muhteşem Süleyman’ın Muhteşem Türbesi
Muhteşem Mimarimiz
İstanbul’da En Yüksek Osmanlı Eseri: Beyazıt Kulesi
S
ultan II.Mahmut zamanında, 1828 yılında Mimar Senekerim Balyan'a yaptırıldı. 85 metre yüksekliğindedir. Gözetleme yerine kadar çıkan merdivenler 180 basamaktan ibarettir. 

Kule;

Nöbet Katı

İşaret Katı

Sancak Katı olmak üzere üç bölümden oluşur.

Osmanlı devleti zamanında yangınları gözetlemek, Cumhuriyet döneminde ise…
İstanbul’da En Yüksek Osmanlı Eseri: Beyazıt Kulesi
Muhteşem Mimarimiz
İstanbul’da Abidevî Bir Osmanlı Eseri: Hürrem Sultan Hamamı
İ
stanbul’un abidevî eserlerinden olan Hürrem Sultan Hamamı, Ayasofya ve Sultan Ahmet camileri arasında bulunmaktadır. Kanuni Sultan Süleyman’ın hanımı olan Hürrem Sultan tarafından, Mimar Sinan’a 1557 yılında yaptırılmıştır. 

Klasik devir Osmanlı hamamları üslubundaki yapı, çifte hamam şeklinde ve 75 m uzunluğundadır.…
İstanbul’da Abidevî Bir Osmanlı Eseri: Hürrem Sultan Hamamı
Muhteşem Mimarimiz
İstanbul’da en çok ziyaret edilen Eyüp Sultan Camii.
E
yüp Sultan Camii, İstanbul'da Eyüp semtinde Haliç kıyısında bulunur. Sahabe-i Kiram'dan Eyüp Sultan Hazretlerinin türbesi burada olmasından dolayı mukaddes bir ziyaret mahallidir.
 
Eyüp Sultan Camii, dikdörtgen planda, mihrabı çıkıntılıdır. Merkez kubbe altı sütun ve iki filayağına müstenit kemerlere yaslanır,…
İstanbul’da en çok ziyaret edilen Eyüp Sultan Camii.
Muhteşem Mimarimiz
Dokuz Asırlık Kayseri Ulu Cami Dimdik Ayakta
K
ayseri’de Selçukluların ilk eserlerinden biri olan Ulu Camide dokuz asırdan beri ibadet edilmektedir. Cami şehrin merkezinde olup, kalbi gibidir. Kapalıçarşı'nın yanında yer almaktadır. Ulu Cami olarak bilinmekle beraber değişik kaynaklarda Cami-i Kebir veya Sultan Camii olarak da anılmaktadır. 

Ulu Cami 1135 tarihinde…
Dokuz Asırlık Kayseri Ulu Cami Dimdik Ayakta
Muhteşem Mimarimiz
İstanbul’da Zerafet Timsali Bağdat Köşkü

T
opkapı Sarayı'nın köşklerinden en güzeli Bağdat Köşkü'dür. 1639'da Sultan 4.Murat tarafından, Bağdat'ın zaptından sonra, bu zaferin hatırasına yaptırılmıştır. Mimari Kasım Ağa'dır.

Köşk sekiz cephelidir. Dört girinti dört çıkıntı ve kubbe saçağı ile orijinal bir mimariye sahiptir. Çepçevre saçağın tavanı dört…

İstanbul’da Zerafet Timsali Bağdat Köşkü
Muhteşem Mimarimiz
Türkiye’nin Minareleri En Süslü Camii

Ş
ehzadebaşı Camii, Kanuni Sultan Süleyman'ın genç yaşta ölen oğlu Şehzade Mehmet adına Mimar Sinan tarafından yapılmıştır. Osmanlı İmparatorluğu'nun en parlak devrinin büyük mimarı Mimar Sinan, Şehzadebaşı Camii ve külliyesini 1544-48 tarihleri arasında dört yılda tamamlamıştır. Mimar Sinan daha sonra "Şehzadebaşı çıra…
Türkiye’nin Minareleri En Süslü Camii