Milona Meydan Savaşı ve Zaferi

xx 02.10.2012 3734

1
987’de Yunanistan’a karşı savaşın resmen ilân edilmesiyle birlikte üçüncü ve dördüncü tümenler Milona geçidine taarruz ettiler Üçüncü tümen sağda, dördüncü tümen soldaydı. Beş bataryadan kurulu Türk topçusu, Yunan mevzilerini 2.800 metreden ateş altına aldı.

Savaş, bütün şiddetiyle akşama kadar sürdü. Sonunda Türk topçusunun tahrip ettiği müstahkem yerler, üçüncü ve dördüncü tümenler tarafından zaptedildi. O gece, şiddeti biraz azalmış olmakla beraber, ateş sabaha kadar devam etti. Ertesi günü, bir gün evvel Dişkata'dan Alasonya'ya kaydırılmış olan beşinci ve Leftokarya'daki altıncı tümenler son kanattan hücum ettiler.

Altıncı tümen Analipsis kalesini ele geçirdi. Beşinci tümen de oldukça arazi kazanmıştı. Üçüncü tümen ise Albay Smolonski kumandasındaki bütün Yunan saldırılarına karşı koyuyordu. Alasonya'dan gelen dört tabur da savunmaya katılınca, düşman kesin şekilde durduruldu.

Bundan sonra savaşın insiyatifi tamamen Türk ordusuna geçti. Şafakla beraber taarruza geçen ikinci tümen, topçu ile birlikte Milona tepesine kadar ilerledi. Yunan ordusunda ise bu sırada yiyecek ve cephane sıkıntısı baş göstermiş bulunuyordu. Bunun sebebi, ulaştırma ve haberleşme kargaşasıydı. Askerler ise son derece yorgundu. Esasen Yunan ordusunda bir savaş geleneği mevcut değildi.

Rumlar muntazam muharebeye değil, çete savaşlarına, sivil ve savunmasız halka saldırmaya, yağma, tahrip ve soyguna alışıktılar Bu yüzden 20 Nisan'da dördüncü tümen Milona'ya doğru taarruza geçer geçmez. Prens Konstantin'in bütün gayretlerine rağmen, güneye doğru çekilmeye başladılar. Artık Türk ordusuna karşı koymak akıllarına bile gelmiyordu.

Bu çekiliş Milona-Tırnova yolunu Türkler'e açık bırakmıştı. Çekilen kuvvetler. General Marki kumandasındaki bir tugaydı. Bu tugay Kritri'ye doğru tehlikeli bir şekilde çekilince, sarılmak tehlikesine düşen General Marki, maiyetindeki bütün tümene çekilme emri vermek zorunda kaldı.

Hâlbuki bu tümenin çekilmesiyle, bu sefer Reveni ve Nezeros'daki kuvvetlerin yanları boş kalıyordu. Böyle bir durumda Tırnova'ya inecek olan Türk ordusu. Yunan ordusunu bir kaç parçaya bölebilirdi. Yunan kurmay heyeti General Marki'ye hiç bir şekilde çekilmemesini bildirdi. General buna karşılık sahte bir hücum hareketiyle çekilişi örtmeyi daha doğru buldu.

Ethem Paşa Taarruza Geçti

Türk ordusu, 23 Nisan gününe kadar hareketsiz kaldı. Bu sırada noksanlar tamamlanıyor, birlikler takviye ediliyordu. 23 Nisan'da Ethem Paşa taarruza geçti. Evvelâ Reveni boğazına kadar ilerledi, sonra burasını savunan kuvvetlerin arka tarafına düşmek için sol kanattan saldırıya geçti.

Beşinci ve altıncı tümenler; Deliler ve Musalar'a doğru ilerlediler. Beşinci tümen Karademirler yönünde ilerlemeye başlayınca. Yunanlılar Yenişehir yolu üzerine çekildiler.

Altıncı tümen Dereli'yi almış. Deliler'e doğru ilerlemişti. Aynı yere beşinci tümen de taarruz etti. İki taraftan sarılmış olan Yunanlılar, kasabayı boşaltıp Musalar'a çekildiler.

O gece beşinci tümen Akeropolo'ya altıncı tümen Deliler'e yerleşti. Ertesi sabah Türk taarruzu yeniden başladı.

Yunanlarda Bozgun ve Kaçış Başladı

İkinci ve üçüncü tümenler de taarruza katılmışlardı. Deliler'de yenilen General Mavromihalis. Prens Konstantin'e. Yenişehir'e doğru çekilmekte olduğunu bildirmişti. General Marki'nin çekilmesi ise tam bir bozgun hâlini almış bulunuyordu. Askerleri delice bir korkuya kapılmış olarak kaçmaktaydılar.

Palikaryalar. Atina ve Yenişehir sokaklarında gösterilerde bulunarak:

-"Harb isteriz..." diye avaz avaz haykırmakla harbin birbirinden tamamen ayrı şeyler olduğunu artık anlamış bulunuyorlardı. Yenişehir'e varan General Marki tümeninin er ve subayları, yorgunluk ve uykusuzluktan perişan bir halde sokaklara serilip kalmışlardı.

Prens Kostantin durumun ağırlığını anladı. Kurmay heyetinin tavsiyelerine uyarak hemen Yenişehir'i boşaltıp Çatalca (Pharsala)'ya kadar çekildi. Böylece, Yenişehir ve Tırnova, Türkler'in eline düştü. Pek çok da silâh, cephane ve esir ele geçirilmişti. Neticede Milona meydan savaşı, Türk ordusunun tam bir zaferiyle sona ermiş bulunuyordu.

Edhem Paşa düşmanın Tırhala'da toplandığını haber alarak 26 Nisan günü birinci tümeni hemen o tarafa doğru yola çıkardı. Ancak, Hayri Paşa oraya vardığı zaman şehri boşaltılmış halde bulup işgal etti. Yunanlılar yine kaçmışlardı.

İlgili Makaleler

Zaferlerimiz
Bursa'nın Fethi
B
ursa, Bizans'ın Marmara bölgesinde mühim ve müstahkem bir kalesi idi. Osman Gazi zamanından beri yakınına yapılan iki kale ile sıkı bir kuşatma ve kontrol altına alınmıştı. Orhan Gazi, hasta olan babasının yerine, 1320 senesinden itibaren sefer işlerini yürütüyordu.

İlk iş olarak Bursa'ya deniz yoluyla İ…
Bursa'nın Fethi
Zaferlerimiz
Talas Meydan Muhârebesi
İ
lk müttefik Türk ve İslâm orduları ile Çin ordusu arasında yapılan meydan savaşı. İslâmiyeti henüz kabul etmeyen Türklerin, Orta Asya’da İslâm dînini tanıtıp yayan Araplarla berâber Çinlilere karşı Talas’ta yaptıkları bu harp sebep ve neticesi bakımından çok önemlidir.

Göktürk İmparatorluğunu yıkmış olan Çin’in…

Talas  Meydan Muhârebesi
Zaferlerimiz
Estergon'un Fethi
E
stergon şehri Budin’in 45 km kuzeybatısında, Tuna kıyısında Vaç dirseğinin kuzeyinde yer almaktadır. Onuncu yüzyılın sonlarında Hıristiyanlığı benimseyen Macar Krallığının başkenti oldu (996). Dördüncü Kral Bela 12. yüzyılın ortalarında başkenti Budin’e taşıdı ise de şehir dînî merkez olma hüviyetini devam ettirdi.…
Estergon'un Fethi
Zaferlerimiz
Zigetvar Zaferi
C
ihan Hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman, ordusunun başında son seferine çıkıyordu. 13 yıldır, savaştan uzak yaşamıştı. Şehzade Mustafa ve Şehzade Bâyezîd gibi iki pırlanta evlâdından olmuş; yaşamak ve hükmetmek gözünden düşmüştü. Nitekim, Saraydan çıkmadan önce, oğlu Şehzade Selim’e kendi el yazısı ile…
Zigetvar Zaferi
Zaferlerimiz
Cerbe Muhârebesi
1
560’ta vukû bulan ve Haçlı donanmasının hezîmetiyle sonuçlanan, deniz muhârebesi. Preveze yenilgisinin izlerini silmek isteyen Avrupalılar, Türkleri Batı Akdeniz’den çıkarabilmek için, Turgut Reisi Cerbe’de vurup askerini imhâ etmek gâyesindeydiler. Ancak bu sâyede Tunus ve Trablus, İspanya’nın eline geçerdi.…
Cerbe Muhârebesi
Zaferlerimiz
Vâdi-üs-Seyl Zaferi
O
smanlı Devleti, Kanuni Sultan Süleyman zamanında Cezayir’i fethedince, batısında bulunan Fas ile komşu oldular. O tarihlerde Fas sultanı olan II. Muhammed, Osmanlıların kendi devletini de ele geçireceğinden korkarak, 80.000 kişilik bir ordu ile Cezayir üzerine yürüdü. Cezayir valisi olan Kazdağlı Salih Paşa bunu…
Vâdi-üs-Seyl Zaferi
Zaferlerimiz
Ridâniye Meydan Muhârebesi
O
smanlı ordusunun kesin zaferiyle netîcelenen Osmanlı-Memlûk meydan muhârebesi. 22 Ocak 1517 târihinde Kâhire yakınlarındaki Ridâniye mevkiinde Osmanlı Sultânı Birinci Selim Han ile Mısır Memlûk Sultanı Tomanbay arasında meydana geldi. Netîcesi îtibâriyle İslâm ve Osmanlı târihi bakımından önemli hâdise ve…
Ridâniye Meydan Muhârebesi
Zaferlerimiz
Çıldır Meydan Muhârebesi
Ç
ıldır Meydan Muhârebesi, 9 Ağustos 1578'de Osmanlı Devleti ile Safevi kuvvetleri arasında yapılan meydan savaşıdır. 1555 yılında imzalanan Amasya Antlaşması'yla Safevi Şahı I. Tahmasp; Osmanlıların Kars, Iğdır, Revan (Erivan) ve Tebriz çevresindeki egemenliğini kabul etmişti.

23 yıl sonra antlaşma bozuldu ve bu bölge…

Çıldır Meydan Muhârebesi
Zaferlerimiz
Uyvar Zaferi
Uyvar önünde bir Türk gibi kuvvetli

F

azıl Ahmed Paşa 'nın mühürdarı Hasan Ağa ile Erzurumlu Osman Dede, Orta Avrupa 'nın kapısı sayılan Uyvar'ın muhasara ve fethinde hazır bulunmuşlardı. Tarihimizin zaferler silsilesi içinde önemli bir yeri olan bu olayın hikâyesini, onların kalemlerinden sunuyoruz.
Budapeşte’nin 80 k…

Uyvar Zaferi
Zaferlerimiz
Dargo Meydan Muharebeleri
T
ürk harp tarihinin şanlı sayfaları arasına gömülmüş en kanlı savaşlardan birisi de muhakkak ki Dargo Meydan Muharebesidir. Bu savaş muazzam Rus ordularına karşı Şeyh Şamil’in enbüyük zaferi ile neticelenmiştir.

Dargo meydan muharebesi, Şâmil’in cihana sığmayan büyük askerî kudret ve dehâsını, şöhretin arşına çıkaran…
Dargo Meydan Muharebeleri
Zaferlerimiz
İstanbul'un Fethi
O
smanlı sultanlarından İkinci Mehmed Hanın 29 Mayıs 1453’te Bizans İmparatorluğunun başşehrini alması. Türk-İslâm mefkûresinde çok önemli bir yer işgâl eden İstanbul’un fethi, İslâmiyetle birlikte ortaya çıkan mukaddes bir ideâl, bir kızıl elma yâni yüce bir gâyedir. Bu ulvî gâye uğruna önce Araplar, sonra da Türkler,…
İstanbul'un Fethi
Zaferlerimiz
Koyun Adaları Zaferi

A
kdeniz’de bir hakimiyet kurmuş olan Venedik donanması, Papalık ve Malta hükümetlerinden de yardım görerek 7 Eylül 1694’te Sakız adasına büyük miktarda asker çıkarmıştı. Kalede bulunan pek az sayıda Türk kuvvetleri civar sularda dolaşan Kaptan-ı Deryâ Palabıyık Yusuf Paşa emrindeki donanmamızdan yardım göremeyince,…