Kunuri Zaferi

01.12.2012 6500
K

unuri muharebesi, Kore savaşının bir bölümüdür. 26-28 Kasım 1950'de cereyan eden Kunuri Savaşı, henüz Kore Savaşının ilk günlerinde gerçekleşmiş olmasına rağmen, toplam 4 yıl süren Kore Savaşının en zorlu anlarından biri olarak kabul edilmektedir. Savaş üç gün üç gece aralıksız sürmüştür. Türk Tugayı bu muharebede her zaman ki gibi bir çok kahramanlıklar göstermişleridir.

Türk Birlikleri kısa bir intibak eğitiminden sonra cepheye sürülmüş, 2. Amerikan Tümeninin doğusuna, bozguna uğrayıp çekilen 2. Güney Kore Kolordusunun açtığı yeri doldurmak için görevlendirilmişti.

Kunuri, Kuzey Kore'nin başkenti Pyonyang'ın daha kuzeyinde bir yerdir. BM ordusu Kuzey Kore ordusunu püskürtmüş. Kuzey Kore topraklarını da koministlerden temizlemek üzeredir. Fakat Çin'in 1 milyonluk askeri ile ani bir baskın düzenleyip savaşa dâhil olmuştur.

Çin destekli Kuzey Kore ordusu karşı taarruza geçmiş, bütün BM askerleri emir almadan ve haber vermeden geri çekilmeye başlamıştır. Burada dikkat çeken bir husus, bu geri çekilmelerde Türk tugayına haber verilmemiş. Türk Tugayı resmen yok olmaya terk edilmişti.

İşte emirsiz ve habersiz ilk çekilmede mevzilerini koruyan Türk Tugayı kalabalık Çin ordusu tarafından Kunuri'de çift çembere alınmıştır. BM ana karargâhı irtibatın da koptuğu Türk Birliklerinden ümidini kesmiş, haritalarda Türk Tugayının olduğu bölgeye tamamen imha oldular diye büyük bir çarpı işareti koymuşlardır. Durum öyle vahimdir ki Japon ve Amerikan radyoları Türk Tugayının tamamen imha olduğunu duyurmaya başlamıştır bile.

Pek Sank Ki (Budist, Güney Koreli savaş tercümanı), ilk düşman saldırısını şöyle anlatıyor: "Düşman davul ve zurna çalarak hayvanlar gibi uluma sesleri çıkararak ani ve kuvvetli bir saldırıya geçti. Sayılarının çokluğu, taburumuzun bulunduğu yere doğru bir insan seli teşekkül etmesi karşısında dondum kaldım.

Türk subaylarının hiç telaşa kapılmadılar bütün askerler savunma durumuna geçip, süngülerini taktılar. BütünTürk askerleri sözleşmiş gibi koyunlarından birer küçük paket çıkarıp öpüp öpüp alınlarına koyuyorlardı, bunun sonradan “Kuran-ı Kerim” olduğunu öğrendim.

Allah Allah!” Sesleri arasında süngü hücumuna kalkan Türk askeri 10 dakika kadar süren bir boğuşmaya girdi. Savaş alanı düşman ölü ve yaralıları ile doldu, kalanların kaçmaya başladı.

Yüzlerce ölü ve yaralı Çin askerine karşı, ilk saldırıda sadece 1 şehit ve 3 yaralı verilmiştir. İlk saldırı püskürtüldü, herkes sevince boğuldu."

Pek Sank Ki, daha sonra şöyle diyor: "Şu gerçeği belirteyim. Türk askerinin uzaktan yakından birçok taarruzuna şahit oldum. Bütün hücumlarda düşmanı püskürtüp yendiler, hiçbir zaman geri çekilmediler. Bu başarının sırrı neydi? Bu yumuşak başlı insanlar nasıl birden aslan kesiliyorlardı!"

Bu başarının sırrını yine kendi başka bir yerde anlatıyor. Türk askerinin başarısını iki şeye bağlıydı.

"Birincisi Türk Subayları hücumda hiç geri kalmıyorlardı. İleri fırlayıp tek başına saldıran subaylar gördüğünü, işte Türk askerinin burada devreye girdiğini, subayını korumak isteyen erlerin daha ileriye atıldığını anlatıyor. İkincisi olarak da düşmana saldıracakları zaman “Allah Allah” sesleri ile savaş meydanını etki altına alıyorlar diyor"

Pek Sang Ki şöyle devam ediyor: “Türk askeri düşman çemberi içinde iken bir de kurtarma harekâtı düzenlemiştir. Bir gün önce askerleri ile esir düşen ABD'li Albay Gumby. Çinlilerin hiç beklemediği bir anda ani bir baskınla kurtarılmıştır. Bu durum ABD'liler tarafında hiç unutulmayacaktır.

Yok olduğu sanılan Türk askerleri iki yarma harekatı ile çemberden kurtulmuşlar, ana karargahlarına varmışlardır. Bu durum bütün BM askerleri arasında ve dünyada büyük yankı bulmuş, övgüler ile karşılaşmıştı. BM Başkomutanı Mac Arthur durumu öğrenince çok şaşırmış, "Kutup Yıldızı" adını verdiği Mehmetçiklere çok sevinmişti.

Yabancı basın ve radyolar sürekli Türk Zaferinden bahsediyordu. Türk askerinin başarılı çemberden kurtulma harekâtının BM askerlerini kurtardığını anlatıyorlardı. Bu zaferin önemi de bundan kaynaklanıyor.

Bizimkiler sonradan öğrendiklerine göre, düşman ordusu BM ordusunu yarıp hızla çembere alıp yok etmeyi planlamış, ancak geride Türk birliğinin yok edilememesi bunu engellemişti. Özellikle ABD'lilerden oluşan 8. Ordu bu sayede kurtulmuştu.”

Kunuri zaferini İngiliz General Martin şöyle anlatıyor: " Türkler 10’ karşı birle aslanlar gibi savaştılar. Türkler uzun süre bu şekilde düşmanla çarpışırken ve ölürken İngiliz ve Amerikalılar geri çekiliyorlardı. Mermisi kalmayan Türk askeri süngüyle yumrukla büyük bir zafer kazandı."

Sovyetler, Amerikalılara "sizi bu sefer Türkler kurtardı" şeklinde yayınlar yapıyor, Türk askerinin başarısını tasdik ediyorlardı. Zaferden birkaç hafta sonra Türk tugayı için madalya töreni düzenlenmiş, bütün Türk askerleri adına seçilen 15 kişiye madalya verilmiştir. Türk askerlerine BM askerlerince “Number One" adı takılmış, Türk askerlerini gördükleri yerlerde herkes "Number One" diye onları selâmlamışlardır.

Kunuri Muharebesi'nde 12 subay, 7 astsubay, 199 erbaş ve er olmak üzere toplam 218 Türk askeri şehit oldu, 455 asker yaralandı.

İlgili Makaleler

Zaferlerimiz
Bursa'nın Fethi
B
ursa, Bizans'ın Marmara bölgesinde mühim ve müstahkem bir kalesi idi. Osman Gazi zamanından beri yakınına yapılan iki kale ile sıkı bir kuşatma ve kontrol altına alınmıştı. Orhan Gazi, hasta olan babasının yerine, 1320 senesinden itibaren sefer işlerini yürütüyordu.

İlk iş olarak Bursa'ya deniz yoluyla İ…
Bursa'nın Fethi
Zaferlerimiz
Talas Meydan Muhârebesi
İ
lk müttefik Türk ve İslâm orduları ile Çin ordusu arasında yapılan meydan savaşı. İslâmiyeti henüz kabul etmeyen Türklerin, Orta Asya’da İslâm dînini tanıtıp yayan Araplarla berâber Çinlilere karşı Talas’ta yaptıkları bu harp sebep ve neticesi bakımından çok önemlidir.

Göktürk İmparatorluğunu yıkmış olan Çin’in…

Talas  Meydan Muhârebesi
Zaferlerimiz
Estergon'un Fethi
E
stergon şehri Budin’in 45 km kuzeybatısında, Tuna kıyısında Vaç dirseğinin kuzeyinde yer almaktadır. Onuncu yüzyılın sonlarında Hıristiyanlığı benimseyen Macar Krallığının başkenti oldu (996). Dördüncü Kral Bela 12. yüzyılın ortalarında başkenti Budin’e taşıdı ise de şehir dînî merkez olma hüviyetini devam ettirdi.…
Estergon'un Fethi
Zaferlerimiz
Zigetvar Zaferi
C
ihan Hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman, ordusunun başında son seferine çıkıyordu. 13 yıldır, savaştan uzak yaşamıştı. Şehzade Mustafa ve Şehzade Bâyezîd gibi iki pırlanta evlâdından olmuş; yaşamak ve hükmetmek gözünden düşmüştü. Nitekim, Saraydan çıkmadan önce, oğlu Şehzade Selim’e kendi el yazısı ile…
Zigetvar Zaferi
Zaferlerimiz
Cerbe Muhârebesi
1
560’ta vukû bulan ve Haçlı donanmasının hezîmetiyle sonuçlanan, deniz muhârebesi. Preveze yenilgisinin izlerini silmek isteyen Avrupalılar, Türkleri Batı Akdeniz’den çıkarabilmek için, Turgut Reisi Cerbe’de vurup askerini imhâ etmek gâyesindeydiler. Ancak bu sâyede Tunus ve Trablus, İspanya’nın eline geçerdi.…
Cerbe Muhârebesi
Zaferlerimiz
Vâdi-üs-Seyl Zaferi
O
smanlı Devleti, Kanuni Sultan Süleyman zamanında Cezayir’i fethedince, batısında bulunan Fas ile komşu oldular. O tarihlerde Fas sultanı olan II. Muhammed, Osmanlıların kendi devletini de ele geçireceğinden korkarak, 80.000 kişilik bir ordu ile Cezayir üzerine yürüdü. Cezayir valisi olan Kazdağlı Salih Paşa bunu…
Vâdi-üs-Seyl Zaferi
Zaferlerimiz
Ridâniye Meydan Muhârebesi
O
smanlı ordusunun kesin zaferiyle netîcelenen Osmanlı-Memlûk meydan muhârebesi. 22 Ocak 1517 târihinde Kâhire yakınlarındaki Ridâniye mevkiinde Osmanlı Sultânı Birinci Selim Han ile Mısır Memlûk Sultanı Tomanbay arasında meydana geldi. Netîcesi îtibâriyle İslâm ve Osmanlı târihi bakımından önemli hâdise ve…
Ridâniye Meydan Muhârebesi
Zaferlerimiz
Çıldır Meydan Muhârebesi
Ç
ıldır Meydan Muhârebesi, 9 Ağustos 1578'de Osmanlı Devleti ile Safevi kuvvetleri arasında yapılan meydan savaşıdır. 1555 yılında imzalanan Amasya Antlaşması'yla Safevi Şahı I. Tahmasp; Osmanlıların Kars, Iğdır, Revan (Erivan) ve Tebriz çevresindeki egemenliğini kabul etmişti.

23 yıl sonra antlaşma bozuldu ve bu bölge…

Çıldır Meydan Muhârebesi
Zaferlerimiz
Uyvar Zaferi
Uyvar önünde bir Türk gibi kuvvetli

F

azıl Ahmed Paşa 'nın mühürdarı Hasan Ağa ile Erzurumlu Osman Dede, Orta Avrupa 'nın kapısı sayılan Uyvar'ın muhasara ve fethinde hazır bulunmuşlardı. Tarihimizin zaferler silsilesi içinde önemli bir yeri olan bu olayın hikâyesini, onların kalemlerinden sunuyoruz.
Budapeşte’nin 80 k…

Uyvar Zaferi
Zaferlerimiz
Dargo Meydan Muharebeleri
T
ürk harp tarihinin şanlı sayfaları arasına gömülmüş en kanlı savaşlardan birisi de muhakkak ki Dargo Meydan Muharebesidir. Bu savaş muazzam Rus ordularına karşı Şeyh Şamil’in enbüyük zaferi ile neticelenmiştir.

Dargo meydan muharebesi, Şâmil’in cihana sığmayan büyük askerî kudret ve dehâsını, şöhretin arşına çıkaran…
Dargo Meydan Muharebeleri
Zaferlerimiz
İstanbul'un Fethi
O
smanlı sultanlarından İkinci Mehmed Hanın 29 Mayıs 1453’te Bizans İmparatorluğunun başşehrini alması. Türk-İslâm mefkûresinde çok önemli bir yer işgâl eden İstanbul’un fethi, İslâmiyetle birlikte ortaya çıkan mukaddes bir ideâl, bir kızıl elma yâni yüce bir gâyedir. Bu ulvî gâye uğruna önce Araplar, sonra da Türkler,…
İstanbul'un Fethi
Zaferlerimiz
Koyun Adaları Zaferi

A
kdeniz’de bir hakimiyet kurmuş olan Venedik donanması, Papalık ve Malta hükümetlerinden de yardım görerek 7 Eylül 1694’te Sakız adasına büyük miktarda asker çıkarmıştı. Kalede bulunan pek az sayıda Türk kuvvetleri civar sularda dolaşan Kaptan-ı Deryâ Palabıyık Yusuf Paşa emrindeki donanmamızdan yardım göremeyince,…