Kosova Meydan Muhârebesi

d 24.01.2013 3107
I
.Murat Han’ın 1389 tarihinde Kosova Ovasında Haçlılara karşı kazandığı zafer.

Osmanlıların kuruluşundan îtibâren kuvvetlenmesi, Avrupa kıtasında fetihlerde bulunması, buradaki devletleri endişeye sevk etti. Tek başlarına karşı koyamayacaklarını anlayan bu devletler, anlaşıp birlik hâlinde harekete karar verdiler.

Sırp Kralı Lazar ile Bosna Kralı Tvartko ve Arnavut Prensi Jorj Kastriyota öncülüğündeki bu ittifâka; Bulgar, Arnavud, Ulah, Sırp prensleri de katıldı. Hayâtı muhârebe meydanlarında geçerek, İslâm dîninin cihad emrini yerine getiren, Birinci Sultan Murâd Han, Osmanlı Devleti aleyhine yapılan Hıristiyan ittifakından, câsuslar vâsıtasıyla haberdâr oldu.

Gerekli tedbirleri yerinde ve zamânında almak sûretiyle, düşmanın dikkatini çekmeden, plânlı olarak harbe hazırlandı. Haçlı ittifakına karşı, Anadolu Beyliklerinden yardımcı kuvvetler isteyerek gönüllüleri dâvet eyledi. Bu arada ittifâka girdiğini gizli tutan Bulgarları, müttefiklerle birleşmesine fırsat vermeden harb dışı bırakmayı tasarladı ve 1388’de Vezîr-i âzam Çandarlızâde Ali Paşa kumandasında otuz bin kişilik kuvvet gönderdi.

Sür’atle harekete geçen Ali Paşa Balkanları aşarak Provadi, Şumnu ve Bulgar Krallığının merkezi Tırnova’yı aldı. Bu sûretle Çandarlızâde, yapmış olduğu serî hareketle Bulgar Kralı Şişman’ı dize getirerek, kralın Balkan ittifakına girmesini veOsmanlı kuvvetlerini ansızın vurmasını önledi.

Türkleri Balkanlardan atmak için hazırlanan ittifaka karşı bütün hazırlıklarını tamamlayan Sultan Murâd Han, harp meclisinin ardından, Anadolu beylikleri kuvvetleri ve gönüllü Müslümanlar da dâhil olmak üzere altmış bini bulan ordusu ile 1389’da, Sırp Kralı Lazar’ın merkezi olan Priştine istikâmetine hareket etti. Rumeli akıncı kumandanı Gâzi Evrenos Bey ile Paşa Yiğit kumandasındaki Osmanlı öncü kuvvetleri, Kosova’da müttefik Haçlı kuvvetleriyle karşılaştılar.

Ola ki,Yarın Cennet’te Buluşuruz!

Osmanlı ordusunun, Balkanlarda ilerlerken, geçtiği yerlerde yağma, tahrîbât yapmaması, İslâmı Hıristiyanlara çok iyi tanıttı. İslâmiyet hakkında bilgileri olmayan halk, hayretler içinde kaldılar. İdârecilerinden zulüm, eziyet, kötü muâmeleden başka bir şey görmeyen ahâli, bundan sonraki seneler Türk idâresini arzu ve istekle beklediler ve benimsediler. Muhârebe öncesi toplanan harp dîvânında; istişâreden sonra Sultan Murâd-ı Hüdâvendigâr, kumandan ve heyete:

“Cümleniz berhudâr olasınız... Firâsetinizi açıkça bildirdiniz... Gayrı hepimiz biliriz ki, zafer ancak Allahü teâlânın yardımıyla gerçekleşir... Küffâr ordusu bizden fazladır. Fakat Müslüman mücâhid kâfirden şecâatlidir... Beğlerim, paşalarım, hadi göreyim sizi... Bu gece, asker evlâdcıklarımı hoşça tutasınız... Onlara, Yüce Allah’ımıza duâ etmelerini vasiyet edesiniz... helâllaşasınız. Ola ki, yarın çoğumuz Cennet’te buluşuruz.” hitabını yapıp, kendisi de mübârek Berât gecesi Kur’an-ı kerîm okuduktan sonra harb meydanındaki çadırında, fırtına devâm ederken, târihe geçen şu duayı Allahü teâlâdan niyâz etti:

“Ey Rabbim! Bu fırtına, şu âciz Murâd kulunun günâhları yüzünden çıktıysa, mâsum askerlerimi cezâlandırma. Onları bağışla... Allah’ım... Onlar ki, buraya kadar, sâdece senin adını yüceltmek, İslâm dînini kâfirlere duyurmak için geldiler. Bu fırtına âfetini onların üzerinden def eyle... Senin şânına lâyık bir zafer kazanmalarını nasib eyle... Onlara öyle bir zafer ver ki, bütün Müslümanlar bayram ede... Müslümanları mansûr ve muzaffer eyle ve dilersen o bayram gününde şu Murâd kulun sana kurbân olsun... Önce beni gâzî kıldın, sonra şehid et.”

Muharebe Taktiği

1389 yazında Kosova’da düşmana karşı harp nizâmı alan Osmanlı ordusuna Sultan Murâd Han kumanda edip, merkez kuvvetlerinin başındaydı. Vezîr-i âzam Ali Paşa, Sultanın yanındaydı. Ordunun sağ kolunda Şehzâde Bâyezîd, Rumeli Beylerbeyi Kara Timurtaş Paşa, Akıncı Beyi Evrenos Bey, sol kolda Karesi Sancakbeyi Yâkub Bey, Anadolu Beylerbeyi Saruca Paşa bulunuyor ve kumanda ediyordu. Merkez kuvvetlerinin önünde Yeniçeriler ve onların önünde de toplar vardı.

Her kolun önüne biner okçu yerleştirildi. Haçlı ordusunun merkezinde bulunan Sırp Despotu Lazar, birliklere komuta ediyordu. Sağ kola Lazar’ın yeğeni ve dâmâdı Brankoviç, sol kola Bosna Kralı Tvartko kumanda ediyordu. Düşman kuvvetleri Sırp, Bosna, Macar, Ulah, Arnavud, Leh ve Çeklerden meydana gelip, mevcudu Osmanlı kuvvetlerinden fazlaydı. Muhârebe 9 ağustos 1389 günü Haçlıların top atışıyla başladı.

Türk ordusunun kahramanlığı ve harp plânının mükemmelliği ve muvaffakiyetle tatbiki netîcesinde üstün Haçlı ordusu, sekiz saat içerisinde bozuldu. Sağ kalan Haçlı kuvvetleri geri çekilip, çâreyi kaçmakta buldular. Muhârebenin kazanılmasında, düşmanın imhâ ve tâkib edilmesinde, Şehzâde Bâyezîd’in büyük rolü oldu.Haçlı kumandanı Lazar ile oğlu, yüksek rütbeli kumandanlar ve maiyetleri esir edildiler.

Murâd Han, zaferden sonra Allahü teâlâya bahşettiği zafer sebebiyle şükrederek muhârebe meydanında dolaşırken, Lazar’ın dâmâdı, yaralı sırp asilzâdelerinden Miloş Obiliç tarafından şehid edildi. Sultan Murâd-ı Hüdâvendigâr’ın şehâdetinden önceki vasiyeti gereğince Bâyezîd Han, Osmanlı Sultanı oldu. Sultan Murâd Hanın şehid edilmesi üzerine Despot Lazar ve oğlu orada öldürüldüler. Kosova’da Kosova Zaferi netîcesinde, Osmanlı Devleti Balkanlara kesin olarak yerleşti ve Sırp Krallığı yıkılarak, Sırbistan, Türk hâkimiyetine geçti. Bölgeye, Türk ve İslâm nüfusu iskân edilerek, hâkimiyet pekiştirildi.

İlgili Makaleler

Zaferlerimiz
Bursa'nın Fethi
B
ursa, Bizans'ın Marmara bölgesinde mühim ve müstahkem bir kalesi idi. Osman Gazi zamanından beri yakınına yapılan iki kale ile sıkı bir kuşatma ve kontrol altına alınmıştı. Orhan Gazi, hasta olan babasının yerine, 1320 senesinden itibaren sefer işlerini yürütüyordu.

İlk iş olarak Bursa'ya deniz yoluyla İ…
Bursa'nın Fethi
Zaferlerimiz
Talas Meydan Muhârebesi
İ
lk müttefik Türk ve İslâm orduları ile Çin ordusu arasında yapılan meydan savaşı. İslâmiyeti henüz kabul etmeyen Türklerin, Orta Asya’da İslâm dînini tanıtıp yayan Araplarla berâber Çinlilere karşı Talas’ta yaptıkları bu harp sebep ve neticesi bakımından çok önemlidir.

Göktürk İmparatorluğunu yıkmış olan Çin’in…

Talas  Meydan Muhârebesi
Zaferlerimiz
Estergon'un Fethi
E
stergon şehri Budin’in 45 km kuzeybatısında, Tuna kıyısında Vaç dirseğinin kuzeyinde yer almaktadır. Onuncu yüzyılın sonlarında Hıristiyanlığı benimseyen Macar Krallığının başkenti oldu (996). Dördüncü Kral Bela 12. yüzyılın ortalarında başkenti Budin’e taşıdı ise de şehir dînî merkez olma hüviyetini devam ettirdi.…
Estergon'un Fethi
Zaferlerimiz
Zigetvar Zaferi
C
ihan Hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman, ordusunun başında son seferine çıkıyordu. 13 yıldır, savaştan uzak yaşamıştı. Şehzade Mustafa ve Şehzade Bâyezîd gibi iki pırlanta evlâdından olmuş; yaşamak ve hükmetmek gözünden düşmüştü. Nitekim, Saraydan çıkmadan önce, oğlu Şehzade Selim’e kendi el yazısı ile…
Zigetvar Zaferi
Zaferlerimiz
Cerbe Muhârebesi
1
560’ta vukû bulan ve Haçlı donanmasının hezîmetiyle sonuçlanan, deniz muhârebesi. Preveze yenilgisinin izlerini silmek isteyen Avrupalılar, Türkleri Batı Akdeniz’den çıkarabilmek için, Turgut Reisi Cerbe’de vurup askerini imhâ etmek gâyesindeydiler. Ancak bu sâyede Tunus ve Trablus, İspanya’nın eline geçerdi.…
Cerbe Muhârebesi
Zaferlerimiz
Vâdi-üs-Seyl Zaferi
O
smanlı Devleti, Kanuni Sultan Süleyman zamanında Cezayir’i fethedince, batısında bulunan Fas ile komşu oldular. O tarihlerde Fas sultanı olan II. Muhammed, Osmanlıların kendi devletini de ele geçireceğinden korkarak, 80.000 kişilik bir ordu ile Cezayir üzerine yürüdü. Cezayir valisi olan Kazdağlı Salih Paşa bunu…
Vâdi-üs-Seyl Zaferi
Zaferlerimiz
Ridâniye Meydan Muhârebesi
O
smanlı ordusunun kesin zaferiyle netîcelenen Osmanlı-Memlûk meydan muhârebesi. 22 Ocak 1517 târihinde Kâhire yakınlarındaki Ridâniye mevkiinde Osmanlı Sultânı Birinci Selim Han ile Mısır Memlûk Sultanı Tomanbay arasında meydana geldi. Netîcesi îtibâriyle İslâm ve Osmanlı târihi bakımından önemli hâdise ve…
Ridâniye Meydan Muhârebesi
Zaferlerimiz
Çıldır Meydan Muhârebesi
Ç
ıldır Meydan Muhârebesi, 9 Ağustos 1578'de Osmanlı Devleti ile Safevi kuvvetleri arasında yapılan meydan savaşıdır. 1555 yılında imzalanan Amasya Antlaşması'yla Safevi Şahı I. Tahmasp; Osmanlıların Kars, Iğdır, Revan (Erivan) ve Tebriz çevresindeki egemenliğini kabul etmişti.

23 yıl sonra antlaşma bozuldu ve bu bölge…

Çıldır Meydan Muhârebesi
Zaferlerimiz
Uyvar Zaferi
Uyvar önünde bir Türk gibi kuvvetli

F

azıl Ahmed Paşa 'nın mühürdarı Hasan Ağa ile Erzurumlu Osman Dede, Orta Avrupa 'nın kapısı sayılan Uyvar'ın muhasara ve fethinde hazır bulunmuşlardı. Tarihimizin zaferler silsilesi içinde önemli bir yeri olan bu olayın hikâyesini, onların kalemlerinden sunuyoruz.
Budapeşte’nin 80 k…

Uyvar Zaferi
Zaferlerimiz
Dargo Meydan Muharebeleri
T
ürk harp tarihinin şanlı sayfaları arasına gömülmüş en kanlı savaşlardan birisi de muhakkak ki Dargo Meydan Muharebesidir. Bu savaş muazzam Rus ordularına karşı Şeyh Şamil’in enbüyük zaferi ile neticelenmiştir.

Dargo meydan muharebesi, Şâmil’in cihana sığmayan büyük askerî kudret ve dehâsını, şöhretin arşına çıkaran…
Dargo Meydan Muharebeleri
Zaferlerimiz
İstanbul'un Fethi
O
smanlı sultanlarından İkinci Mehmed Hanın 29 Mayıs 1453’te Bizans İmparatorluğunun başşehrini alması. Türk-İslâm mefkûresinde çok önemli bir yer işgâl eden İstanbul’un fethi, İslâmiyetle birlikte ortaya çıkan mukaddes bir ideâl, bir kızıl elma yâni yüce bir gâyedir. Bu ulvî gâye uğruna önce Araplar, sonra da Türkler,…
İstanbul'un Fethi
Zaferlerimiz
Koyun Adaları Zaferi

A
kdeniz’de bir hakimiyet kurmuş olan Venedik donanması, Papalık ve Malta hükümetlerinden de yardım görerek 7 Eylül 1694’te Sakız adasına büyük miktarda asker çıkarmıştı. Kalede bulunan pek az sayıda Türk kuvvetleri civar sularda dolaşan Kaptan-ı Deryâ Palabıyık Yusuf Paşa emrindeki donanmamızdan yardım göremeyince,…