Hoca Ahmet Yesevî Külliyesi

17.10.2012 3492

B
ina Türkistan (Yesi) şehrine yaklaşılırken kilometrelerce uzaktan görülmeye başlar. 45x65 metre oturumlu dikdörtgenler prizması gövdesi ve muazzam taçkapısıyla çok büyük bir yapıdır, üzerinde üç farklı kubbe yer alır. Giriş cephesi tuğladandır. Diğer cepheler ve kubbeler boşluk kalmayacak şekilde tezyin edilmiş.

Giriş cephesini tek başına oluşturan taçkapı, beden duvarlarından %45-50 oranında daha yüksek. Taçkapının iki köşesinde birer minare, ortada cephenin üst hizasını da aşan (37.5 m. yükseklik, 18 m. kemer açıklığı ile) büyük giriş eyvanı yer alır. Minarelerin ezan okuma yeri (şerefesi) olmadığından kale burcu havası veriyor.

Eyvanın içinde sivri kemerli iki niş bulunur. Yukarıdaki yarım sekizgen biçimli ve kubbeli olan Abdullah Han Nişi diye adlandırılıyor. Ortadaki penceresinden büyük kubbenin kasnağındaki işlemeler görünür. Alttaki nişte giriş kapısı ve pencereler var. Burmak köşe sütunçeleri çini kaplıymış. Arada kalan çini parçaları da bunu ispatlıyor.

Cephenin yarısına kadar yükseklikteki kısmında ince nişler bulunur. Yukarısında ise küçük kare oyuklar var. Bu durum cephenin tamamlanmamış olmasına bağlanıyor. Eyvan içindeki hatıl ahşapları da halen duruyor. Subasman, 20. yüzyıl, Rus döneminde ilave edilmiş.

Diğer cepheler üç geniş bant ile bezenmiştir. Sokl bölümü altıgen taş levhalar ve arasında nakışlı küçük çini parçalarla meydana gelir. En üstteki yazı kuşağı En'am Suresi 59. ayetle tezyin olur.

Ortadaki geometrik desenlerin arası kufi hat ile dolguludur. Aynı üslupta fakat her cephede ayrı motifle işlenir. Yazılar ve desenler tuğla zeminde mor ve turkuaz renkli tuğlalarla meydana gelir. Bütün renkli sırlı tuğlalar düşey konumludur.

Küçüklü büyüklü pencereler aynı karakterdedir. İç mekanda gerekli görülen yerlere açıldığı için dışarıdan rastgete açılmış izlenimi veriyor. Pencere kafesleri ve köşelikleri çini bezemelidir.

Girişe göre sağ tarafta İlyas Han Nişi bulunur. Binadaki destek duvarları 19. yüzyılda ilave edilmiş.

Arka cephede gayet güzel bir portal daha var. Ancak ön cephedeki kapı öylesine haşmetlidir ki diğeri talî kalır. Cephenin köşelerinde birer sütunçe vardır. Sokl ile hat kuşağı arasına yerleşen sütunçeler geometrik desenler ve hatla süslenir.

"Muhammed Hanefî Kapısı" olarak adlandırılan kapı ileriye çıkartılarak vurgulanmış. Dış köşelerinde turkuvaz çiniden sütunçeler yer alır. Giriş eyvanının köşeliklerinde çini bezeme, üstünde kitabe, iki yanında da panolar var. Eyvan tonozu geniş yazı kuşağı ile tezyin olmuş.

Önemli odaların kubbeleri çift cidarlı yapılarak iyice yükseltilip uzaklardan görünmesi temin edilmiş. Büyük kubbe 18 m. iç ve 29 m. dış çapı ile Orta Asya'nın en büyük kubbesi unvanını taşıyor. Sekizgen kasnağı yazı kuşağı ile süslenir. Tabanındaki panolar kufi hat ve geometrik desenlerle bezenmiştir.

Türbenin dilimli yüksek kubbesi mozaik-çini palmetler ve madalyonlarla süslenmiştir. Dilimlerin bitimine mukarnas işlenmiş. Silindirik kasnağın üst kısmındaki çini bordürler 50x50 cm. levhalarla meydana gelir. Kasnağı "El Melik Allah" ve içine saklanmış "Ya Muhammed" yazılarıyla bezenen hat kuşatır. Mescitin kubbesi diğerlerine göre daha küçüktür.

Bu üç önemli mekânın iç tezyini diğer odalardan farklı. Duvarları 1.5 metre yükseklikte turkuvaz çini kaplıdır. Çini kaplama çiçekli bordürlerle sarılmış, arası da madalyonlarla bezenerek monotonluk kırılmış. Çini desenleri parçalı çini, yani çini kakma (Burada Kaşinburiş diye adlandırılıyor) tekniği ile yapılmıştır.

Taş süpürgelik kabartma motiflerle süslenir. Duvarların ortasında, mekânlar boyunca yükselen birer niş bulunur. Nişlerin üstü ve kubbelerin içi tamamen mukarnas tezyin edilmiş.

Büyük kapıdan Cemaathane'ye girilir. Merkezde 2.45 m. çapında dev kazan duruyor. 2 ton ağırlığındaki bu kazandan ötürü mekâna Kazanlık da deniyor. Eskiden duvarlarda sayısız kitabe varmış.

Türbe odasının hem cemaathaneden hem dışarıdan (Muhammed Hanefî kapısı) iki girişi var. Cemaathane'ye açılan kapı, pervazındaki işlemeler, ahşap oymalar ve metal kulplarla bezenmiştir. Duvarlarındaki çiniler diğer mekânlardan farklı olarak ördekbaşı yeşilidir. Üstlerinde altın ile yapılmış desenler varmış. Bugün çok dikkat edildiğinde izleri görülebilir. Ortada tek parça yeşil taştan (Serpantin breşi veya yeşim) büyük lahit görülür.

Mescitte kemerlerin içinde kalemisi nakış izleri görülüyor. Muhteşem mihrabı tamamen çinidendir. Yine çiniden kufi yazılı hat kuşağı ile sarılmıştır.

Diğer mekânlar çok sadedir.

Büyük Aksaray'ın (Mahkeme Odası) iki küçük kubbesi dışarıdan görülmez. Kudukhane'de Hoca Ahmet Yesevi'nin yaşarken çile için girdiği rivayet edilen küçük yeraltı hücresi var. Kütüphane'nin kubbesi alttan sekiz köşeli yıldız görünümü verir.

(Yüksek Mimar Gözde Ramazanoğlu)

İlgili Makaleler

Muhteşem Mimarimiz
İstanbul’da En Yüksek Osmanlı Eseri: Beyazıt Kulesi
S
ultan II.Mahmut zamanında, 1828 yılında Mimar Senekerim Balyan'a yaptırıldı. 85 metre yüksekliğindedir. Gözetleme yerine kadar çıkan merdivenler 180 basamaktan ibarettir. 

Kule;

Nöbet Katı

İşaret Katı

Sancak Katı olmak üzere üç bölümden oluşur.

Osmanlı devleti zamanında yangınları gözetlemek, Cumhuriyet döneminde ise…
İstanbul’da En Yüksek Osmanlı Eseri: Beyazıt Kulesi
Muhteşem Mimarimiz
Semerkan’ta Şaheser Bir Külliye: Şah-ı Zinde
K
ur’an-ı Kerimin “Allah yolunda ölenlere ölüdür demeyiniz” hükmü gereğince (Bakara, 154. âyet, Al-i îmran, 168. âyet) Semerkand’lılar Hazreti Peygamber’in bu yakın akrabasının daima canlı olduğunu kabul ederek ona “Şah-ı Zinde” demişlerdir. “Kıyamet gününde üç zümreye şefaat edilir: Peygamberler, âlimler, şehîdler.” Ve…
Semerkan’ta Şaheser Bir Külliye: Şah-ı Zinde
Muhteşem Mimarimiz
Dekorasyon Bakımından Benzeri Olmayan Bir Şaheser: Yıldız Hamidiye Camii
B
eşiktaş ilçesinde, Yıldız Sarayı yolu üzerindedir. Caminin bânîsi Sultan II. Abdülhamid Han’dır. Cami, II. Abdülhamid Han’ın Yıldız Sarayı’na yerleşmesinden sonra, 1885-1886 yılında yaptırılmıştır. Son dönem Osmanlı mimarlığında mimarisi ve dekoratif unsurları bakımından benzeri olmayan bir yapıdır. Mimarı Sarkis…
Dekorasyon Bakımından Benzeri Olmayan Bir Şaheser: Yıldız Hamidiye Camii
Muhteşem Mimarimiz
İstanbul'un Sanat Şaheserlerinden Biri Tophane Meydan Çeşmesi
T
ophane meydan Çeşmesi, Beyoğlu İlçesi'nde Tophane Meydanı'nın ortasında bulunmaktadır. önceleri Haliç'in kıyısında bulunan çeşme, denizin zamanla doldurulmasıyla sahilden uzakta kalmıştır. 

Kılıç Ali Paşa Camii ile mimari bir bütünlük arz eden çeşme, Sultan Birinci Mahmud Han tarafından taksim Suyu Tesisleri'nin…
İstanbul'un Sanat Şaheserlerinden Biri Tophane Meydan Çeşmesi
Muhteşem Mimarimiz
Bulgaristan’da Bir Osmanlı Şaheseri: “Tombul Cami”
T

ombul Camii, Bulgaristan Türkleri ve Müslümanlarının hayatında özel bir yeri ve pahabiçilmez, eşsiz değeri vardır. Kubbesinden dolayı Tombul Cami denmektedir.


Osmanlı imparatorluğu döneminde Şumnu, özellikle 15-18. yüzyıllar arasında çok önemli askerî, ticarî, dinî ve kültür merkezi idi.


Bu yıllarda, diğer B…

Bulgaristan’da Bir Osmanlı Şaheseri: “Tombul Cami”
Muhteşem Mimarimiz
Muhteşem Süleyman’ın Muhteşem Türbesi
K
anunî Sultan Süleyman Türbesi tezhinatında ve bilhassa çinilerinde görülen nakışlar, tam manasıyla, Istanbul üslülbû vasıflarını taşımaktadır. Burada, hurdelenmiş rumî nakışları oldukça kıvrak ve dengelidir. Çizim kaideleri hususunda bazı esaslar göz ardı edilmiş gibi görünse de bu durum, o günün sanatkârının belli…
Muhteşem Süleyman’ın Muhteşem Türbesi
Muhteşem Mimarimiz
İstanbul’da En Yüksek Osmanlı Eseri: Beyazıt Kulesi
S
ultan II.Mahmut zamanında, 1828 yılında Mimar Senekerim Balyan'a yaptırıldı. 85 metre yüksekliğindedir. Gözetleme yerine kadar çıkan merdivenler 180 basamaktan ibarettir. 

Kule;

Nöbet Katı

İşaret Katı

Sancak Katı olmak üzere üç bölümden oluşur.

Osmanlı devleti zamanında yangınları gözetlemek, Cumhuriyet döneminde ise…
İstanbul’da En Yüksek Osmanlı Eseri: Beyazıt Kulesi
Muhteşem Mimarimiz
İstanbul’da Abidevî Bir Osmanlı Eseri: Hürrem Sultan Hamamı
İ
stanbul’un abidevî eserlerinden olan Hürrem Sultan Hamamı, Ayasofya ve Sultan Ahmet camileri arasında bulunmaktadır. Kanuni Sultan Süleyman’ın hanımı olan Hürrem Sultan tarafından, Mimar Sinan’a 1557 yılında yaptırılmıştır. 

Klasik devir Osmanlı hamamları üslubundaki yapı, çifte hamam şeklinde ve 75 m uzunluğundadır.…
İstanbul’da Abidevî Bir Osmanlı Eseri: Hürrem Sultan Hamamı
Muhteşem Mimarimiz
İstanbul’da en çok ziyaret edilen Eyüp Sultan Camii.
E
yüp Sultan Camii, İstanbul'da Eyüp semtinde Haliç kıyısında bulunur. Sahabe-i Kiram'dan Eyüp Sultan Hazretlerinin türbesi burada olmasından dolayı mukaddes bir ziyaret mahallidir.
 
Eyüp Sultan Camii, dikdörtgen planda, mihrabı çıkıntılıdır. Merkez kubbe altı sütun ve iki filayağına müstenit kemerlere yaslanır,…
İstanbul’da en çok ziyaret edilen Eyüp Sultan Camii.
Muhteşem Mimarimiz
Dokuz Asırlık Kayseri Ulu Cami Dimdik Ayakta
K
ayseri’de Selçukluların ilk eserlerinden biri olan Ulu Camide dokuz asırdan beri ibadet edilmektedir. Cami şehrin merkezinde olup, kalbi gibidir. Kapalıçarşı'nın yanında yer almaktadır. Ulu Cami olarak bilinmekle beraber değişik kaynaklarda Cami-i Kebir veya Sultan Camii olarak da anılmaktadır. 

Ulu Cami 1135 tarihinde…
Dokuz Asırlık Kayseri Ulu Cami Dimdik Ayakta
Muhteşem Mimarimiz
İstanbul’da Zerafet Timsali Bağdat Köşkü

T
opkapı Sarayı'nın köşklerinden en güzeli Bağdat Köşkü'dür. 1639'da Sultan 4.Murat tarafından, Bağdat'ın zaptından sonra, bu zaferin hatırasına yaptırılmıştır. Mimari Kasım Ağa'dır.

Köşk sekiz cephelidir. Dört girinti dört çıkıntı ve kubbe saçağı ile orijinal bir mimariye sahiptir. Çepçevre saçağın tavanı dört…

İstanbul’da Zerafet Timsali Bağdat Köşkü
Muhteşem Mimarimiz
Türkiye’nin Minareleri En Süslü Camii

Ş
ehzadebaşı Camii, Kanuni Sultan Süleyman'ın genç yaşta ölen oğlu Şehzade Mehmet adına Mimar Sinan tarafından yapılmıştır. Osmanlı İmparatorluğu'nun en parlak devrinin büyük mimarı Mimar Sinan, Şehzadebaşı Camii ve külliyesini 1544-48 tarihleri arasında dört yılda tamamlamıştır. Mimar Sinan daha sonra "Şehzadebaşı çıra…
Türkiye’nin Minareleri En Süslü Camii