Hindistan'da Şaheser Bir Türk Zafer Abidesi

xxx 25.09.2012 3057
D

elhi yaylasının güney ucunda ve geniş kalıntı alanının sınırında Türk fâtihi Kutbeddin Aybek tarafından yaptırılan dev bir zafer sütunu var : "Kutbul Minar". Eski başkentin tam merkezinde kurulmuş bir sütun.

 Kutb adı verilen sütun yahut minare, Delhi'nin her yönünden görülecek tarzda yaptırılmış. Ancak bunu ve civarındaki kalıntıları gördükten sonra insan diğerlerine önemsiz nazariyle bakıyor.

 Belki hiç bir yerde tabiat Kutb'da olduğu kadar İnsanoğlunun yaptığı eserlerle bağdaşmamıştır. Genellikle şehir kalıntıları yaslı, ıssız olur. Sanki toprak bile, talihsiz şehri yıkan felaketten kendisini kurtaramamış gibidir. Burada ise aksine her şey taze, şen, güzel. Kuş sesleri, mis gibi çiçek kokan temiz havayı daha da hareketlendiriyor.

 Bu kapı her yüzeyinden dantel gibi işlenmiş bir kemer ve üzerinde bir kubbe ile bezenmiş, kare şeklinde bir pavyonu andırır, iç salon da en az yüzeyler kadar zengin bir şekilde dekore edilmiştir.

 Bu nefis girişten geçince, kendimizi birden Kutb-minâr'ın dibinde buluruz. Güzel bir avlunun orta yerinde tek başına yükselen bu dev minarenin yüksekliği hemen hemen 70 metredir Avrupa'da hiç bir yapı, bu devin karşısında ilk defa bulunduğunuz zaman duyduğunuz hissi size temin edemez.

  En yüksek katedrallerimizin, meselâ Strasbourg ve Fribourg katedrallerinin çatıları o kadar hatırı sayılır zeminler üzerinde durur ki, yükseklikleri ancak rakamla insanı etkiler. Burada ise yapının tek başına duruşu hatların sadeliği, ona gerçeğin de üzerinde bir yükseklik temin etmektedir. Mimar dahi sütuna yukarı doğru incelen bir biçim vererek, bu görünüşü mübalâgalı şekilde kullanmıştır.

 Her kat kimi yuvarlak, kimi köşeli dikey yivlerle çevrili. Çiçeklerden ve arabesk motiflerden mürekkep kuşaklar minareyi çevreliyor. Bunların arasında şerefeler var. Yapının tamamı kırmızı kumtaşından. Ancak yirmi yıl sonra tamamlan dev kısmı hariç. 1340'ta yıldırımın yıktığı iki kat, 1368'de  III. Fîrûiz Şâh tarafından yeniden yapılmış.

 Türk kumandanı Kutbeddin Aybek, Raca Rajput Pirthi-Raj'ın başkentini İşgal edince zaferinin hatırasını yaşatmak için yenik şehrin ortasında İslâm'ın Brahmanizm üzerine zaferini temsil edecek bir cami yaptırmak istemişti. Onun emriyle önce caminin minaresi yapıldı, ölümü üzerine caminin yapılması kaldı.

                                               ***
 
 Gazeteci Cengiz Çandar’da; " Kutbul Minar’ı gören ateist ya dindar olur veya insan oğlunun imanı, gücü, emeği, sebatı, kabiliyeti, ustalığı, dehası ve akla gelebilecek ne kadar olumlu sıfat olabilirse bunların hepsi karşısında saygının ötesinde, huşu ile eğilmekten başka elinden bir şey gelmez." Demektedir.


 

İlgili Makaleler

Muhteşem Mimarimiz
İstanbul’da En Yüksek Osmanlı Eseri: Beyazıt Kulesi
S
ultan II.Mahmut zamanında, 1828 yılında Mimar Senekerim Balyan'a yaptırıldı. 85 metre yüksekliğindedir. Gözetleme yerine kadar çıkan merdivenler 180 basamaktan ibarettir. 

Kule;

Nöbet Katı

İşaret Katı

Sancak Katı olmak üzere üç bölümden oluşur.

Osmanlı devleti zamanında yangınları gözetlemek, Cumhuriyet döneminde ise…
İstanbul’da En Yüksek Osmanlı Eseri: Beyazıt Kulesi
Muhteşem Mimarimiz
Semerkan’ta Şaheser Bir Külliye: Şah-ı Zinde
K
ur’an-ı Kerimin “Allah yolunda ölenlere ölüdür demeyiniz” hükmü gereğince (Bakara, 154. âyet, Al-i îmran, 168. âyet) Semerkand’lılar Hazreti Peygamber’in bu yakın akrabasının daima canlı olduğunu kabul ederek ona “Şah-ı Zinde” demişlerdir. “Kıyamet gününde üç zümreye şefaat edilir: Peygamberler, âlimler, şehîdler.” Ve…
Semerkan’ta Şaheser Bir Külliye: Şah-ı Zinde
Muhteşem Mimarimiz
Dekorasyon Bakımından Benzeri Olmayan Bir Şaheser: Yıldız Hamidiye Camii
B
eşiktaş ilçesinde, Yıldız Sarayı yolu üzerindedir. Caminin bânîsi Sultan II. Abdülhamid Han’dır. Cami, II. Abdülhamid Han’ın Yıldız Sarayı’na yerleşmesinden sonra, 1885-1886 yılında yaptırılmıştır. Son dönem Osmanlı mimarlığında mimarisi ve dekoratif unsurları bakımından benzeri olmayan bir yapıdır. Mimarı Sarkis…
Dekorasyon Bakımından Benzeri Olmayan Bir Şaheser: Yıldız Hamidiye Camii
Muhteşem Mimarimiz
İstanbul'un Sanat Şaheserlerinden Biri Tophane Meydan Çeşmesi
T
ophane meydan Çeşmesi, Beyoğlu İlçesi'nde Tophane Meydanı'nın ortasında bulunmaktadır. önceleri Haliç'in kıyısında bulunan çeşme, denizin zamanla doldurulmasıyla sahilden uzakta kalmıştır. 

Kılıç Ali Paşa Camii ile mimari bir bütünlük arz eden çeşme, Sultan Birinci Mahmud Han tarafından taksim Suyu Tesisleri'nin…
İstanbul'un Sanat Şaheserlerinden Biri Tophane Meydan Çeşmesi
Muhteşem Mimarimiz
Bulgaristan’da Bir Osmanlı Şaheseri: “Tombul Cami”
T

ombul Camii, Bulgaristan Türkleri ve Müslümanlarının hayatında özel bir yeri ve pahabiçilmez, eşsiz değeri vardır. Kubbesinden dolayı Tombul Cami denmektedir.


Osmanlı imparatorluğu döneminde Şumnu, özellikle 15-18. yüzyıllar arasında çok önemli askerî, ticarî, dinî ve kültür merkezi idi.


Bu yıllarda, diğer B…

Bulgaristan’da Bir Osmanlı Şaheseri: “Tombul Cami”
Muhteşem Mimarimiz
Muhteşem Süleyman’ın Muhteşem Türbesi
K
anunî Sultan Süleyman Türbesi tezhinatında ve bilhassa çinilerinde görülen nakışlar, tam manasıyla, Istanbul üslülbû vasıflarını taşımaktadır. Burada, hurdelenmiş rumî nakışları oldukça kıvrak ve dengelidir. Çizim kaideleri hususunda bazı esaslar göz ardı edilmiş gibi görünse de bu durum, o günün sanatkârının belli…
Muhteşem Süleyman’ın Muhteşem Türbesi
Muhteşem Mimarimiz
İstanbul’da En Yüksek Osmanlı Eseri: Beyazıt Kulesi
S
ultan II.Mahmut zamanında, 1828 yılında Mimar Senekerim Balyan'a yaptırıldı. 85 metre yüksekliğindedir. Gözetleme yerine kadar çıkan merdivenler 180 basamaktan ibarettir. 

Kule;

Nöbet Katı

İşaret Katı

Sancak Katı olmak üzere üç bölümden oluşur.

Osmanlı devleti zamanında yangınları gözetlemek, Cumhuriyet döneminde ise…
İstanbul’da En Yüksek Osmanlı Eseri: Beyazıt Kulesi
Muhteşem Mimarimiz
İstanbul’da Abidevî Bir Osmanlı Eseri: Hürrem Sultan Hamamı
İ
stanbul’un abidevî eserlerinden olan Hürrem Sultan Hamamı, Ayasofya ve Sultan Ahmet camileri arasında bulunmaktadır. Kanuni Sultan Süleyman’ın hanımı olan Hürrem Sultan tarafından, Mimar Sinan’a 1557 yılında yaptırılmıştır. 

Klasik devir Osmanlı hamamları üslubundaki yapı, çifte hamam şeklinde ve 75 m uzunluğundadır.…
İstanbul’da Abidevî Bir Osmanlı Eseri: Hürrem Sultan Hamamı
Muhteşem Mimarimiz
İstanbul’da en çok ziyaret edilen Eyüp Sultan Camii.
E
yüp Sultan Camii, İstanbul'da Eyüp semtinde Haliç kıyısında bulunur. Sahabe-i Kiram'dan Eyüp Sultan Hazretlerinin türbesi burada olmasından dolayı mukaddes bir ziyaret mahallidir.
 
Eyüp Sultan Camii, dikdörtgen planda, mihrabı çıkıntılıdır. Merkez kubbe altı sütun ve iki filayağına müstenit kemerlere yaslanır,…
İstanbul’da en çok ziyaret edilen Eyüp Sultan Camii.
Muhteşem Mimarimiz
Dokuz Asırlık Kayseri Ulu Cami Dimdik Ayakta
K
ayseri’de Selçukluların ilk eserlerinden biri olan Ulu Camide dokuz asırdan beri ibadet edilmektedir. Cami şehrin merkezinde olup, kalbi gibidir. Kapalıçarşı'nın yanında yer almaktadır. Ulu Cami olarak bilinmekle beraber değişik kaynaklarda Cami-i Kebir veya Sultan Camii olarak da anılmaktadır. 

Ulu Cami 1135 tarihinde…
Dokuz Asırlık Kayseri Ulu Cami Dimdik Ayakta
Muhteşem Mimarimiz
İstanbul’da Zerafet Timsali Bağdat Köşkü

T
opkapı Sarayı'nın köşklerinden en güzeli Bağdat Köşkü'dür. 1639'da Sultan 4.Murat tarafından, Bağdat'ın zaptından sonra, bu zaferin hatırasına yaptırılmıştır. Mimari Kasım Ağa'dır.

Köşk sekiz cephelidir. Dört girinti dört çıkıntı ve kubbe saçağı ile orijinal bir mimariye sahiptir. Çepçevre saçağın tavanı dört…

İstanbul’da Zerafet Timsali Bağdat Köşkü
Muhteşem Mimarimiz
Türkiye’nin Minareleri En Süslü Camii

Ş
ehzadebaşı Camii, Kanuni Sultan Süleyman'ın genç yaşta ölen oğlu Şehzade Mehmet adına Mimar Sinan tarafından yapılmıştır. Osmanlı İmparatorluğu'nun en parlak devrinin büyük mimarı Mimar Sinan, Şehzadebaşı Camii ve külliyesini 1544-48 tarihleri arasında dört yılda tamamlamıştır. Mimar Sinan daha sonra "Şehzadebaşı çıra…
Türkiye’nin Minareleri En Süslü Camii