azreti Mevlana’nın türbesi Selçuklu Emiri Süleyman Pervane’nin
karısı gürcü hatun, Emir Alameddin Kayser ve Mevlana’nın oğlu Sultan Veled
tarafından mimar Tebrizli Bedreddin’e yaptırılmıştır. Türbenin yapımında 130 bin
Selçuki dirhemi harcanmıştır.
Türbe dört fil ayağı üzerinde 25 m. yüksekliğindedir. Türbenin külahı turkuaz renk çinilerle kaplıdır. Bundan dolayı Yeşil Kubbe “Kubbe-i Hadra” adı verilmiştir. Gövdenin üst yanına beyaz renk sülus hatla besmele ve “Ayete’l-Kursi” yazılmıştır. Günümüze kadar geçen süre içerisinde pek çok defa tamir gören kubbe çinileri 1964 yılında Kütahya çinileriyle yenilenmiştir.
Kubbe, içten pramidal biçimli olup üç yönü açık, yalnızca güney yönü duvarlarla kapalıdır. Türbenin kubbesi, kemerleri, fil ayakları ile güney duvarı alçı kabartma tekniği ile süslenmiştir. Nebati motiflerin üzeri altın yaldızlarla, zeminleri ise çeşitli renklerle boyanmıştır.
Mevlana’nın türbesinden sonra Beylikler döneminde “Kıbabu’l-Aktab” denilen denilen mezarların kubbeli üst örtüsü, Osmanlılar döneminde de post kubbesi, semahane, mescid, derviş hücreleri, kapılar, matbah (mutfak), şadırvan ile bahçede yer alan türbeler yapılmıştır.
Türbede, Hazreti Mevlana ile oğlu sultan Veled’e ait iki mezar sandukası yer almaktadır. Kanuni döneminde de iki mezarı içinde alan mermer sanduka yaptırılmıştır. Sandukanın üzerine II. Abdülhamid tarafından yaptırılmış atlas üzerine altın ve gümüş tellerle sim sırma tekniğinde işlenmiş pûşide (örtü) yer almaktadır.
Hazreti Mevlana’nın babasının mezarı üzerinde bulunan ahşap sanduka; Hazreti Mevlana’nın kendisi için 1274 yılında ceviz ağacından kündekâri tekniğinde yapılmıştır. Üzerinde Mesnevi’den seçme beyitler ve Kur’ân-ı Kerîm’den ölümle ilgili ayetler bulunan sandukanın 16. yy.’da Kanunî Sultan Süleyman tarafından Mevlana ve oğlu Sultan Veled’in mezarları üzerine yeni bir mermer sanduka yaptırılınca, kaldırılıp babasının mezarının üzerine konulmuştur.