Dünyanın En Muhteşem Kapısı Divriği Ulu Camii’nde

Hülya Atakan 08.02.2014 3604
M

uhteşem, muazzam, mükemmel, harikulâde… Bildiğim bütün görkemli kelimeleri bir araya toplasam Divriği Külliyesi’nin “Taçkapı”larını tarif etmeye yetmez görünüyor. Pirimiz, Evliya’mız her zamanki gibi en güzelini yapmış, “Üstad-ı mermer bu camiyi öyle nakş-ı bukalemun eylemiş ki methini anlatmaya diller kısır kalır, kalemler kırık,” deyip bitirmiş meseleyi. Devamını getirmek de ancak cahil cesareti gösterebilecek bizlere kalmış.

Kapı, Anadolu’da he zaman iyiliğe, güzelliğe açılan bir semboldür. Rahmet kapısıdır, kısmet kapısıdır, talih kapısıdır, umut kapısıdır. Ulucami’nin taçkapısı maddi, manevi bütün güzelliklere sahip bir cennet kapısıdır. Ancak Cennet’te görülebilecek güzellikte birbirinden zarif çiçeklerle donatılmış bir kapıdan, dış âlemden iç âleme geçiş yapılır. Taçkapının iki yana açılan kanatları uzun bir koridordan mihraba yönlendirir insanları. Mihraba yani kıbleye, ilk taşını Âdem’in koyduğu, ilk harcını Nuh ile İbrahim’in kardığı Kâbe’ye, ilahî makama…

Caminin kapısı dış kirlerden arınmış bütün insanlara açıktır. Mihrabın kapısı ise derûni arınmayı gerektirir, ruhî dönüşümü. Anahtar, insanın niyetinde, ahlâkında ve davranışlarında saklıdır. Taçkapıdan girenler bu manevi dönüşümün ardından caminin çarşıya bakan cümle kapısından dışarı çıkarlar. Çarşı, öteki âlemde varılacak menzili belirleyen dünyadır. Artık burada tacir, terazisinde hile yapmayacak, kadı kararında adaleti gözetecek, şah, halkına hizmet etmekte yarışacaktır.

Taçkapı, mükemmelliğe dönüşümün simgesi olmuş Divriği’de. Ahlatlı Hürrem Şah taştan mücevher yontmuş, Doğu’nun bu kuş uçmaz kervan geçmez camisinin başına elmas ve pırlantalardan kuyumcu titizliğinde işlediği, ince ince bezediği, dillere destan bir taç kondurmuş. Taşlar işlendikçe ışıl ışıl pırlantalara dönüşmüş, bahçe içinde bahçe, çiçek içinde çiçek, yaprak içinde yaprak, yüzlerce hayat ağacı, sayısız bahar dalları birbiri ardına topraktan fışkırmış, göverivermiş boy boy.

Hayat ağacının dallarında dev yapraklar, kelebekler misali kapının her iki yanına konuvermiş, sanki her an kanatlanıp uçuşacaklar. Perdahlanıp sıralanmış taşların yanında taçkapı sahip olduğu kıymetin öylesine farkında ki, tıpkı bir kraliçe gibi büyük bir azametle yapının birkaç adım önüne çıkıyor ve birkaç kulaç yukarısına yükseliyor. Ne kadar kurumlansa yeri, asaletiyle, görgüsüyle, bilgisiyle bunu fazlasıyla hak ediyor.

Hürrem Usta’nın elinde taşçı kalemi, sihirli değnek gibi taşın katı kalbini yumuşatmış, önce kile, sonra Cennet bahçesine dönüştürmüş. Divriği Külliye’si aklın, aşkla, bilgelikle bütünleşmesinin bir sembolü olmuş. Burada gördüğüm her ayrıntı beni tek bir hedefe yönlendiriyor; insanın bu dünyadaki yolculuğuna, mükemmelleşmesine, kemale ermesine… Tıpkı Mevlana’nın belirttiği gibi; “Taş, taşlıktan çıkıp yok olmadıkça, mücevher olup yüzüğe takılır mı hiç?

(Hülya Atakan)

İlgili Makaleler

Muhteşem Mimarimiz
İstanbul’da En Yüksek Osmanlı Eseri: Beyazıt Kulesi
S
ultan II.Mahmut zamanında, 1828 yılında Mimar Senekerim Balyan'a yaptırıldı. 85 metre yüksekliğindedir. Gözetleme yerine kadar çıkan merdivenler 180 basamaktan ibarettir. 

Kule;

Nöbet Katı

İşaret Katı

Sancak Katı olmak üzere üç bölümden oluşur.

Osmanlı devleti zamanında yangınları gözetlemek, Cumhuriyet döneminde ise…
İstanbul’da En Yüksek Osmanlı Eseri: Beyazıt Kulesi
Muhteşem Mimarimiz
Semerkan’ta Şaheser Bir Külliye: Şah-ı Zinde
K
ur’an-ı Kerimin “Allah yolunda ölenlere ölüdür demeyiniz” hükmü gereğince (Bakara, 154. âyet, Al-i îmran, 168. âyet) Semerkand’lılar Hazreti Peygamber’in bu yakın akrabasının daima canlı olduğunu kabul ederek ona “Şah-ı Zinde” demişlerdir. “Kıyamet gününde üç zümreye şefaat edilir: Peygamberler, âlimler, şehîdler.” Ve…
Semerkan’ta Şaheser Bir Külliye: Şah-ı Zinde
Muhteşem Mimarimiz
Dekorasyon Bakımından Benzeri Olmayan Bir Şaheser: Yıldız Hamidiye Camii
B
eşiktaş ilçesinde, Yıldız Sarayı yolu üzerindedir. Caminin bânîsi Sultan II. Abdülhamid Han’dır. Cami, II. Abdülhamid Han’ın Yıldız Sarayı’na yerleşmesinden sonra, 1885-1886 yılında yaptırılmıştır. Son dönem Osmanlı mimarlığında mimarisi ve dekoratif unsurları bakımından benzeri olmayan bir yapıdır. Mimarı Sarkis…
Dekorasyon Bakımından Benzeri Olmayan Bir Şaheser: Yıldız Hamidiye Camii
Muhteşem Mimarimiz
İstanbul'un Sanat Şaheserlerinden Biri Tophane Meydan Çeşmesi
T
ophane meydan Çeşmesi, Beyoğlu İlçesi'nde Tophane Meydanı'nın ortasında bulunmaktadır. önceleri Haliç'in kıyısında bulunan çeşme, denizin zamanla doldurulmasıyla sahilden uzakta kalmıştır. 

Kılıç Ali Paşa Camii ile mimari bir bütünlük arz eden çeşme, Sultan Birinci Mahmud Han tarafından taksim Suyu Tesisleri'nin…
İstanbul'un Sanat Şaheserlerinden Biri Tophane Meydan Çeşmesi
Muhteşem Mimarimiz
Bulgaristan’da Bir Osmanlı Şaheseri: “Tombul Cami”
T

ombul Camii, Bulgaristan Türkleri ve Müslümanlarının hayatında özel bir yeri ve pahabiçilmez, eşsiz değeri vardır. Kubbesinden dolayı Tombul Cami denmektedir.


Osmanlı imparatorluğu döneminde Şumnu, özellikle 15-18. yüzyıllar arasında çok önemli askerî, ticarî, dinî ve kültür merkezi idi.


Bu yıllarda, diğer B…

Bulgaristan’da Bir Osmanlı Şaheseri: “Tombul Cami”
Muhteşem Mimarimiz
Muhteşem Süleyman’ın Muhteşem Türbesi
K
anunî Sultan Süleyman Türbesi tezhinatında ve bilhassa çinilerinde görülen nakışlar, tam manasıyla, Istanbul üslülbû vasıflarını taşımaktadır. Burada, hurdelenmiş rumî nakışları oldukça kıvrak ve dengelidir. Çizim kaideleri hususunda bazı esaslar göz ardı edilmiş gibi görünse de bu durum, o günün sanatkârının belli…
Muhteşem Süleyman’ın Muhteşem Türbesi
Muhteşem Mimarimiz
İstanbul’da En Yüksek Osmanlı Eseri: Beyazıt Kulesi
S
ultan II.Mahmut zamanında, 1828 yılında Mimar Senekerim Balyan'a yaptırıldı. 85 metre yüksekliğindedir. Gözetleme yerine kadar çıkan merdivenler 180 basamaktan ibarettir. 

Kule;

Nöbet Katı

İşaret Katı

Sancak Katı olmak üzere üç bölümden oluşur.

Osmanlı devleti zamanında yangınları gözetlemek, Cumhuriyet döneminde ise…
İstanbul’da En Yüksek Osmanlı Eseri: Beyazıt Kulesi
Muhteşem Mimarimiz
İstanbul’da Abidevî Bir Osmanlı Eseri: Hürrem Sultan Hamamı
İ
stanbul’un abidevî eserlerinden olan Hürrem Sultan Hamamı, Ayasofya ve Sultan Ahmet camileri arasında bulunmaktadır. Kanuni Sultan Süleyman’ın hanımı olan Hürrem Sultan tarafından, Mimar Sinan’a 1557 yılında yaptırılmıştır. 

Klasik devir Osmanlı hamamları üslubundaki yapı, çifte hamam şeklinde ve 75 m uzunluğundadır.…
İstanbul’da Abidevî Bir Osmanlı Eseri: Hürrem Sultan Hamamı
Muhteşem Mimarimiz
İstanbul’da en çok ziyaret edilen Eyüp Sultan Camii.
E
yüp Sultan Camii, İstanbul'da Eyüp semtinde Haliç kıyısında bulunur. Sahabe-i Kiram'dan Eyüp Sultan Hazretlerinin türbesi burada olmasından dolayı mukaddes bir ziyaret mahallidir.
 
Eyüp Sultan Camii, dikdörtgen planda, mihrabı çıkıntılıdır. Merkez kubbe altı sütun ve iki filayağına müstenit kemerlere yaslanır,…
İstanbul’da en çok ziyaret edilen Eyüp Sultan Camii.
Muhteşem Mimarimiz
Dokuz Asırlık Kayseri Ulu Cami Dimdik Ayakta
K
ayseri’de Selçukluların ilk eserlerinden biri olan Ulu Camide dokuz asırdan beri ibadet edilmektedir. Cami şehrin merkezinde olup, kalbi gibidir. Kapalıçarşı'nın yanında yer almaktadır. Ulu Cami olarak bilinmekle beraber değişik kaynaklarda Cami-i Kebir veya Sultan Camii olarak da anılmaktadır. 

Ulu Cami 1135 tarihinde…
Dokuz Asırlık Kayseri Ulu Cami Dimdik Ayakta
Muhteşem Mimarimiz
İstanbul’da Zerafet Timsali Bağdat Köşkü

T
opkapı Sarayı'nın köşklerinden en güzeli Bağdat Köşkü'dür. 1639'da Sultan 4.Murat tarafından, Bağdat'ın zaptından sonra, bu zaferin hatırasına yaptırılmıştır. Mimari Kasım Ağa'dır.

Köşk sekiz cephelidir. Dört girinti dört çıkıntı ve kubbe saçağı ile orijinal bir mimariye sahiptir. Çepçevre saçağın tavanı dört…

İstanbul’da Zerafet Timsali Bağdat Köşkü
Muhteşem Mimarimiz
Türkiye’nin Minareleri En Süslü Camii

Ş
ehzadebaşı Camii, Kanuni Sultan Süleyman'ın genç yaşta ölen oğlu Şehzade Mehmet adına Mimar Sinan tarafından yapılmıştır. Osmanlı İmparatorluğu'nun en parlak devrinin büyük mimarı Mimar Sinan, Şehzadebaşı Camii ve külliyesini 1544-48 tarihleri arasında dört yılda tamamlamıştır. Mimar Sinan daha sonra "Şehzadebaşı çıra…
Türkiye’nin Minareleri En Süslü Camii