Dünyada Altı Minareli Tek Camii: Sultanahmet

Mehmet Can 30.01.2013 2857

T

ürkiye’nin ve İstanbul’un altı minâreli tek câmii. Osmanlı Devletinin ihtişamını, kudretini o devrin sanattaki inceliğini, zarâfetini, tezyinâtını gösteren muhteşem bir âbidesidir. İstanbul’un Haliç yüzü Osmanlı yapısı nâdide eserlerle bezenince, Boğaz’dan ve Marmara’dan gelen gemilerin karşısında görünüş ve azâmetiyle dikkatleri çekecek bir câmiinin yapımına karar verildi. 

Böylece Sultanahmed Câimi, Bizans Hipodromunun doğu kenarında, At meydanında, Sultan Birinci Ahmed Hanın emirleriyle Başmimar Sedefkâr Mehmed Ağa tarafından yapılmaya başlandı.

1609 (H.1018) yılında câminin temeline ilk kazmayı bizzat Sultan Ahmed Han vurdu. Bu kazma bugün, Topkapı sarayı Müzesindedir. Temel kazılmaya başlayınca ilk önce Sultan Ahmed Han eteğiyle toprak taşıyarak:

“Ya Rab! Ahmed kulunun hizmetidir, kabul eyle…” diye duâ etti.

Osmanlı mimârisinin şâheseri olan bu câmii, 1616’da bitirildi. Câminin ön cephesi 72 m, yanı ise 64m’dir. Öndeki avlu da aynı ölçülerdedir. Altı minârenin üçer şerefeli olanları, câminin dört köşesinde, ikişer şerefeli olanları, câminin dört köşesinde, ikişer şerefeli ve diğerlerinden daha kısa olan ikisi ise, iç avlunun cephe duvarının iki ucundadır. Dört uzun minârenin ortasında kalan merkezî büyük kubbe 24 m çapındadır. Ayasofya kubbesi çapından 2,6 m büyüktür. Yerden tepesine kadar yüksekliği 43 metredir. Bu kubbe dört kemere, kemerler de silindirik dilimlerle süslenmiş, beş metre çapında dört büyük fil ayağı üzerine oturtulmuştur.

Câminin içi çok mâhirâne yerleştirilen 260 pencere sâyesinde ferah bir havaya bürünmüştür. Pencerelerin yerleştiriliş şeklinden dolayı büyük kubbe sanki havada asılı gibi durmaktadır. Mavi ve yeşil renkte örgülerle süslenen 21.043 parça beyaz çini, bu eşi az bulunan mâbede ayrı bir güzellik verir. Bu eşsiz zenginlikteki çinilerin hayranı olan Avrupalılar, bu sanat şâheserine "Mavi Câmi" adını verirler.

Câminin yazılarını devrinin büyük hat üstatlarından Diyarbakırlı Seyyid Kasım Gubârî yazmıştır. Bir pirinç tânesi üzerine mikroskobik yazı ile ihlâs-ı şerîf yazma başarısından dolayı “Gubarî” lâkabı verilmişti. Bu pirinç tânesi bugün Topkapı Sarayı Müzesinde muhâfaza edilmektedir.

Mihrap, hünkâr mahfeli, minber, pencere aralarındaki panolar, taç mermer işçiliği ve oymacılık sanatının şâheserlerdir. En nâdir, renk renk taşlardan, kuyumcu elinden çıkmış gibi oyulan yaprak, lâle, çiçek motifleri karşısında aklın durmaması âdeta imkânsızdır. 

İç avlunun zemini mermer döşeli, etrafı 26 kemerli revakla çevrilidir. Etrâfı tamâmen saran revak, yarım küre şeklindeki 30 küçük kubbeyle örtülmüştür. Dış avluya bakan duvarlarda 38 pencere vardır. İç avluya ikisi yanlardan, biri cepheden üç kapıyla girilir. Bu kapıların kanatları tunçtan yapılmıştır. İç avludaki şadırvan, altı mermer sütunlu saçak altında olup, yalnız su içmek için yapılmıştır. Abdest muslukları câminin dışındadır.

Bir külliye hâlinde yapılan Sultanahmed Câmii külliyesinde; câmi, kasr-ı hümâyun, tabhâne, imâret, medrese, mektep, dârüşşifâ, asker odaları, dükkanlar, bir sebil, Sultan Ahmed’in türbesi bulunmaktaydı.

Ayasofya’nın kütlevî ağırlığı yanında Sultanahmed Câmii; incelik, sanat ve zerâfetin yan yana geldiği Osmanlı ihtişamını temsil etmektedir. 

İlgili Makaleler

Muhteşem Mimarimiz
İstanbul’da En Yüksek Osmanlı Eseri: Beyazıt Kulesi
S
ultan II.Mahmut zamanında, 1828 yılında Mimar Senekerim Balyan'a yaptırıldı. 85 metre yüksekliğindedir. Gözetleme yerine kadar çıkan merdivenler 180 basamaktan ibarettir. 

Kule;

Nöbet Katı

İşaret Katı

Sancak Katı olmak üzere üç bölümden oluşur.

Osmanlı devleti zamanında yangınları gözetlemek, Cumhuriyet döneminde ise…
İstanbul’da En Yüksek Osmanlı Eseri: Beyazıt Kulesi
Muhteşem Mimarimiz
Semerkan’ta Şaheser Bir Külliye: Şah-ı Zinde
K
ur’an-ı Kerimin “Allah yolunda ölenlere ölüdür demeyiniz” hükmü gereğince (Bakara, 154. âyet, Al-i îmran, 168. âyet) Semerkand’lılar Hazreti Peygamber’in bu yakın akrabasının daima canlı olduğunu kabul ederek ona “Şah-ı Zinde” demişlerdir. “Kıyamet gününde üç zümreye şefaat edilir: Peygamberler, âlimler, şehîdler.” Ve…
Semerkan’ta Şaheser Bir Külliye: Şah-ı Zinde
Muhteşem Mimarimiz
Dekorasyon Bakımından Benzeri Olmayan Bir Şaheser: Yıldız Hamidiye Camii
B
eşiktaş ilçesinde, Yıldız Sarayı yolu üzerindedir. Caminin bânîsi Sultan II. Abdülhamid Han’dır. Cami, II. Abdülhamid Han’ın Yıldız Sarayı’na yerleşmesinden sonra, 1885-1886 yılında yaptırılmıştır. Son dönem Osmanlı mimarlığında mimarisi ve dekoratif unsurları bakımından benzeri olmayan bir yapıdır. Mimarı Sarkis…
Dekorasyon Bakımından Benzeri Olmayan Bir Şaheser: Yıldız Hamidiye Camii
Muhteşem Mimarimiz
İstanbul'un Sanat Şaheserlerinden Biri Tophane Meydan Çeşmesi
T
ophane meydan Çeşmesi, Beyoğlu İlçesi'nde Tophane Meydanı'nın ortasında bulunmaktadır. önceleri Haliç'in kıyısında bulunan çeşme, denizin zamanla doldurulmasıyla sahilden uzakta kalmıştır. 

Kılıç Ali Paşa Camii ile mimari bir bütünlük arz eden çeşme, Sultan Birinci Mahmud Han tarafından taksim Suyu Tesisleri'nin…
İstanbul'un Sanat Şaheserlerinden Biri Tophane Meydan Çeşmesi
Muhteşem Mimarimiz
Bulgaristan’da Bir Osmanlı Şaheseri: “Tombul Cami”
T

ombul Camii, Bulgaristan Türkleri ve Müslümanlarının hayatında özel bir yeri ve pahabiçilmez, eşsiz değeri vardır. Kubbesinden dolayı Tombul Cami denmektedir.


Osmanlı imparatorluğu döneminde Şumnu, özellikle 15-18. yüzyıllar arasında çok önemli askerî, ticarî, dinî ve kültür merkezi idi.


Bu yıllarda, diğer B…

Bulgaristan’da Bir Osmanlı Şaheseri: “Tombul Cami”
Muhteşem Mimarimiz
Muhteşem Süleyman’ın Muhteşem Türbesi
K
anunî Sultan Süleyman Türbesi tezhinatında ve bilhassa çinilerinde görülen nakışlar, tam manasıyla, Istanbul üslülbû vasıflarını taşımaktadır. Burada, hurdelenmiş rumî nakışları oldukça kıvrak ve dengelidir. Çizim kaideleri hususunda bazı esaslar göz ardı edilmiş gibi görünse de bu durum, o günün sanatkârının belli…
Muhteşem Süleyman’ın Muhteşem Türbesi
Muhteşem Mimarimiz
İstanbul’da En Yüksek Osmanlı Eseri: Beyazıt Kulesi
S
ultan II.Mahmut zamanında, 1828 yılında Mimar Senekerim Balyan'a yaptırıldı. 85 metre yüksekliğindedir. Gözetleme yerine kadar çıkan merdivenler 180 basamaktan ibarettir. 

Kule;

Nöbet Katı

İşaret Katı

Sancak Katı olmak üzere üç bölümden oluşur.

Osmanlı devleti zamanında yangınları gözetlemek, Cumhuriyet döneminde ise…
İstanbul’da En Yüksek Osmanlı Eseri: Beyazıt Kulesi
Muhteşem Mimarimiz
İstanbul’da Abidevî Bir Osmanlı Eseri: Hürrem Sultan Hamamı
İ
stanbul’un abidevî eserlerinden olan Hürrem Sultan Hamamı, Ayasofya ve Sultan Ahmet camileri arasında bulunmaktadır. Kanuni Sultan Süleyman’ın hanımı olan Hürrem Sultan tarafından, Mimar Sinan’a 1557 yılında yaptırılmıştır. 

Klasik devir Osmanlı hamamları üslubundaki yapı, çifte hamam şeklinde ve 75 m uzunluğundadır.…
İstanbul’da Abidevî Bir Osmanlı Eseri: Hürrem Sultan Hamamı
Muhteşem Mimarimiz
İstanbul’da en çok ziyaret edilen Eyüp Sultan Camii.
E
yüp Sultan Camii, İstanbul'da Eyüp semtinde Haliç kıyısında bulunur. Sahabe-i Kiram'dan Eyüp Sultan Hazretlerinin türbesi burada olmasından dolayı mukaddes bir ziyaret mahallidir.
 
Eyüp Sultan Camii, dikdörtgen planda, mihrabı çıkıntılıdır. Merkez kubbe altı sütun ve iki filayağına müstenit kemerlere yaslanır,…
İstanbul’da en çok ziyaret edilen Eyüp Sultan Camii.
Muhteşem Mimarimiz
Dokuz Asırlık Kayseri Ulu Cami Dimdik Ayakta
K
ayseri’de Selçukluların ilk eserlerinden biri olan Ulu Camide dokuz asırdan beri ibadet edilmektedir. Cami şehrin merkezinde olup, kalbi gibidir. Kapalıçarşı'nın yanında yer almaktadır. Ulu Cami olarak bilinmekle beraber değişik kaynaklarda Cami-i Kebir veya Sultan Camii olarak da anılmaktadır. 

Ulu Cami 1135 tarihinde…
Dokuz Asırlık Kayseri Ulu Cami Dimdik Ayakta
Muhteşem Mimarimiz
İstanbul’da Zerafet Timsali Bağdat Köşkü

T
opkapı Sarayı'nın köşklerinden en güzeli Bağdat Köşkü'dür. 1639'da Sultan 4.Murat tarafından, Bağdat'ın zaptından sonra, bu zaferin hatırasına yaptırılmıştır. Mimari Kasım Ağa'dır.

Köşk sekiz cephelidir. Dört girinti dört çıkıntı ve kubbe saçağı ile orijinal bir mimariye sahiptir. Çepçevre saçağın tavanı dört…

İstanbul’da Zerafet Timsali Bağdat Köşkü
Muhteşem Mimarimiz
Türkiye’nin Minareleri En Süslü Camii

Ş
ehzadebaşı Camii, Kanuni Sultan Süleyman'ın genç yaşta ölen oğlu Şehzade Mehmet adına Mimar Sinan tarafından yapılmıştır. Osmanlı İmparatorluğu'nun en parlak devrinin büyük mimarı Mimar Sinan, Şehzadebaşı Camii ve külliyesini 1544-48 tarihleri arasında dört yılda tamamlamıştır. Mimar Sinan daha sonra "Şehzadebaşı çıra…
Türkiye’nin Minareleri En Süslü Camii