Bakü'nün Kurtuluşu

18.03.2013 3878
1

917 Bolşevik ihtilalinden sonra Bakü’de 18 Mart- 1 Nisan tarihleri arasında Ermeniler Türklere karşı büyük bir soykırım hareketine başladılar. Bu soykırımda 20 bin Türk şehit edildi. Komünist Ermeni ve Rusların zulmünden kurtulmak için Bakü ahalisinin bir kısmı şehri terk etmek mecburiyetinde kaldı.

Kafkas İslam Ordusu kumandanı Nuri Paşa 25 Mayıs 1918’de Gence’ye gelerek karargâhını kurdu. Gence halkı büyük bir sevinç içerisinde kurbanlar keserek, binalara Türk bayrakları asarak Türk askerini karşıladı. Nuri Paşa Bakü’nün biran önce kurtulması için zaman kaybedilmeden harekât edilmesini istiyordu.

Bakü’deki Türkler’de şehrin zapt edilmesinin uzamasından ciddi şekilde rahatsız idiler. Şehrin biran evvel kurtulması için Türk askerine cesaret ve moral vermek için 10 Ağustos 1918’de bir tebliğ neşrettiler. Bu tebliğde özetle şöyle deniyordu:

“Bakü’nün kapıları önünde nice gündür galibiyet kuşunun kanatlarını tutmak isteyen Türk ordusuna: Servetler ve güzellikler şehri Bakü’yü eğer siz zapt edemezseniz, Türk’ün ve onun ordusunun şerefini şimdi dayandığınız mevziler içinde bastırmış olacaksınız.

Eğer siz, bu servet ve altın şehrini zapt edemezseniz ana vatanınıza güzel bir hediye takdim etmek imkânını elden kaçırmış olacaksınız.

Eğer siz, yeşil denizin bu meşhur şehrini zapt edemezseniz Kafkas Türkleri ve Türkistan Müslümanlarının yüreğine batırılmış hançerin üzerine ‘Yazık ki Türk bize yardıma gelmedi’ cümlesi yazılacak.  Kafkas feryad edecek, Türkistan ağlayacak.

Eğer siz, bu büyük İslam şehrini zapt edemezseniz Allah diyenleri ortadan kaldırmak isteyen düşmanlar, önden arkadan sizi çevreleyerek yeni zulümler için diş bileyeceklerdir.

Eğer siz, neft kuyularından dünyaya servet akıtan bu şehri zapt edemezseniz, tarih karşısında utanarak yere bakacaksınız. Ve bütün dost düşman ülkelerde, en küçük bir evde, en işsiz adamların bile dillerinde Bakü şehrinin ve Türkler’in perişanlığı düşmeyecektir. Düşmanlar çok büyük bir zaferin anahtarını ele geçirdiklerini, ilan edeceklerdir.

Ey Türk askeri! Eğer sen bu şehri almazsan Bakü’de senin için hazırlanan sofralar misafirsiz kalacak, senin için dikilen elbiseleri düşmanın giyecek. Senin için verilen kurbanlar kabul edilmeyecek, senin için kesilen kurbanlar düşmana kalacaktır. Senin için hazırlanan altın keseleri düşman eline geçecektir.

Eğer sen bu şehri alamazsan, gelinlerin duvaklarını kafirler yırtacak, yine mübarek İslam kanı kırmızı şaraplar gibi vahşi işgalcilerin yolunda akacaktır. Senin zaferin için dua eden elleri zalimler kesecektir.

Eğer sen bu sarı ışıklı kızıl şehri alamazsan, kadınlar saçlarını yolacak, aklını kaybedecektir. Şimdiye kadar akan kanlar boş yere akmış olacak, sen de bu toz-topraklı yerlerde perişan ve sefil olacaksın. Türk’ün gözlerini çıkarıp iplere dizen düşmanları şenlendireceksin.

Sen ey Türk askeri! İngilizlerin gücünü öz gücünle Çanakkale’de darmadağın ettin. En büyük düşman harp gemilerinin büyük mermilerine göğsünü siper ettin. Kut’ ül Ammera’da 14 bin esir götürdün. Karşındaki düşmanın çoğunluğu olan Ermenileri, Kars’tan beri önüne katarak bu şehre kadar sıkıştırdın. 

Türk adını yükseklere kaldıran Çanakkale, Kut’ül Ammera, Galiçya, Romanya’dan sonra Kafkas gelecek ve Bakü şehri yiğitlik tacının bir elmas tacı olacaktır.

Al Bakü’nü!  Vatana bir elmas armağan et.”

Bakü Kurtuluyor

1918 yılının Eylül 14’ünde saat gece 2’de Türk ordusu hücuma geçti. Bakü’nün müdafaa hattını yarmak için Bibiheybat-Bilacrai demiryolu istikametinde ilerlemeye başladı. Birinci Bakü müdafaa hattı gece saat 3’de, ikinci müdafaa hattı ise saat 6’da ele geçirildi. Salhana ve Salyanski mevzilerinden hücuma geçmeye hazırlanan düşman top atışıyla darmadağın oldu. Hücumun esas kahramanı olan 56. Alay Bakü’nün stratejik yüksekleri ele geçirip, karşısında dağınık halde kaçan düşman askerlerini şehre doğru sıkıştırmaya başladı. Daha sonra Türk askerleri saat 16’da şehrin batısındaki mahalleleri ele geçirdi.

Nuri Paşa 14 Eylül akşamı verdiği emirle 15 Eylül günü seher vakti hücum edilerek şehrin kurtulacağı bildirildi.

15 Eylül günü saat 15’e kadar devam eden harekât neticesinde Bakü’yü müdafaa eden Ermeni ve Rusların mukavemeti tamamen kırıldı. Şehrin teslim olmasından başka çare yok idi. Nuri Paşa 16 Eylül’de Bakü’nün kenarında cephedeki Türk birliklerinin resmi geçişini seyrettikten sonra, muzaffer Türk askeriyle beraber şehre girdiler.  Bakü’nün Türklerin eline geçmesiyle, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin yüz yıldır devam eden esareti sona erdi.

Bakü’nün kurtulması mübarek gün olan Kurban Bayramına tesadüf etmişti. Azerbaycan Türkleri iki bayramı birden yaşıyordu. Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Başvekili  “Kafkas İslam Ordusu’nun kumandanı saadetli Nuri Paşa Cenaplarına” diye başlayan mesajında: “Kumandanlığınız altındaki cesur Türk askerimiz tarafından Azerbaycan’ın payitahtı olan Bakü’nün düşmandan temizlenmesi münasebetiyle milletim, şahsınıza ve dünyanın en cesur ve soylu askeri olan Türk’ün oğullarına minnettar olduğumuzu arz etmekle iftihar duyarım” dedi.

İlgili Makaleler

Zaferlerimiz
Bursa'nın Fethi
B
ursa, Bizans'ın Marmara bölgesinde mühim ve müstahkem bir kalesi idi. Osman Gazi zamanından beri yakınına yapılan iki kale ile sıkı bir kuşatma ve kontrol altına alınmıştı. Orhan Gazi, hasta olan babasının yerine, 1320 senesinden itibaren sefer işlerini yürütüyordu.

İlk iş olarak Bursa'ya deniz yoluyla İ…
Bursa'nın Fethi
Zaferlerimiz
Talas Meydan Muhârebesi
İ
lk müttefik Türk ve İslâm orduları ile Çin ordusu arasında yapılan meydan savaşı. İslâmiyeti henüz kabul etmeyen Türklerin, Orta Asya’da İslâm dînini tanıtıp yayan Araplarla berâber Çinlilere karşı Talas’ta yaptıkları bu harp sebep ve neticesi bakımından çok önemlidir.

Göktürk İmparatorluğunu yıkmış olan Çin’in…

Talas  Meydan Muhârebesi
Zaferlerimiz
Estergon'un Fethi
E
stergon şehri Budin’in 45 km kuzeybatısında, Tuna kıyısında Vaç dirseğinin kuzeyinde yer almaktadır. Onuncu yüzyılın sonlarında Hıristiyanlığı benimseyen Macar Krallığının başkenti oldu (996). Dördüncü Kral Bela 12. yüzyılın ortalarında başkenti Budin’e taşıdı ise de şehir dînî merkez olma hüviyetini devam ettirdi.…
Estergon'un Fethi
Zaferlerimiz
Zigetvar Zaferi
C
ihan Hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman, ordusunun başında son seferine çıkıyordu. 13 yıldır, savaştan uzak yaşamıştı. Şehzade Mustafa ve Şehzade Bâyezîd gibi iki pırlanta evlâdından olmuş; yaşamak ve hükmetmek gözünden düşmüştü. Nitekim, Saraydan çıkmadan önce, oğlu Şehzade Selim’e kendi el yazısı ile…
Zigetvar Zaferi
Zaferlerimiz
Cerbe Muhârebesi
1
560’ta vukû bulan ve Haçlı donanmasının hezîmetiyle sonuçlanan, deniz muhârebesi. Preveze yenilgisinin izlerini silmek isteyen Avrupalılar, Türkleri Batı Akdeniz’den çıkarabilmek için, Turgut Reisi Cerbe’de vurup askerini imhâ etmek gâyesindeydiler. Ancak bu sâyede Tunus ve Trablus, İspanya’nın eline geçerdi.…
Cerbe Muhârebesi
Zaferlerimiz
Vâdi-üs-Seyl Zaferi
O
smanlı Devleti, Kanuni Sultan Süleyman zamanında Cezayir’i fethedince, batısında bulunan Fas ile komşu oldular. O tarihlerde Fas sultanı olan II. Muhammed, Osmanlıların kendi devletini de ele geçireceğinden korkarak, 80.000 kişilik bir ordu ile Cezayir üzerine yürüdü. Cezayir valisi olan Kazdağlı Salih Paşa bunu…
Vâdi-üs-Seyl Zaferi
Zaferlerimiz
Ridâniye Meydan Muhârebesi
O
smanlı ordusunun kesin zaferiyle netîcelenen Osmanlı-Memlûk meydan muhârebesi. 22 Ocak 1517 târihinde Kâhire yakınlarındaki Ridâniye mevkiinde Osmanlı Sultânı Birinci Selim Han ile Mısır Memlûk Sultanı Tomanbay arasında meydana geldi. Netîcesi îtibâriyle İslâm ve Osmanlı târihi bakımından önemli hâdise ve…
Ridâniye Meydan Muhârebesi
Zaferlerimiz
Çıldır Meydan Muhârebesi
Ç
ıldır Meydan Muhârebesi, 9 Ağustos 1578'de Osmanlı Devleti ile Safevi kuvvetleri arasında yapılan meydan savaşıdır. 1555 yılında imzalanan Amasya Antlaşması'yla Safevi Şahı I. Tahmasp; Osmanlıların Kars, Iğdır, Revan (Erivan) ve Tebriz çevresindeki egemenliğini kabul etmişti.

23 yıl sonra antlaşma bozuldu ve bu bölge…

Çıldır Meydan Muhârebesi
Zaferlerimiz
Uyvar Zaferi
Uyvar önünde bir Türk gibi kuvvetli

F

azıl Ahmed Paşa 'nın mühürdarı Hasan Ağa ile Erzurumlu Osman Dede, Orta Avrupa 'nın kapısı sayılan Uyvar'ın muhasara ve fethinde hazır bulunmuşlardı. Tarihimizin zaferler silsilesi içinde önemli bir yeri olan bu olayın hikâyesini, onların kalemlerinden sunuyoruz.
Budapeşte’nin 80 k…

Uyvar Zaferi
Zaferlerimiz
Dargo Meydan Muharebeleri
T
ürk harp tarihinin şanlı sayfaları arasına gömülmüş en kanlı savaşlardan birisi de muhakkak ki Dargo Meydan Muharebesidir. Bu savaş muazzam Rus ordularına karşı Şeyh Şamil’in enbüyük zaferi ile neticelenmiştir.

Dargo meydan muharebesi, Şâmil’in cihana sığmayan büyük askerî kudret ve dehâsını, şöhretin arşına çıkaran…
Dargo Meydan Muharebeleri
Zaferlerimiz
İstanbul'un Fethi
O
smanlı sultanlarından İkinci Mehmed Hanın 29 Mayıs 1453’te Bizans İmparatorluğunun başşehrini alması. Türk-İslâm mefkûresinde çok önemli bir yer işgâl eden İstanbul’un fethi, İslâmiyetle birlikte ortaya çıkan mukaddes bir ideâl, bir kızıl elma yâni yüce bir gâyedir. Bu ulvî gâye uğruna önce Araplar, sonra da Türkler,…
İstanbul'un Fethi
Zaferlerimiz
Koyun Adaları Zaferi

A
kdeniz’de bir hakimiyet kurmuş olan Venedik donanması, Papalık ve Malta hükümetlerinden de yardım görerek 7 Eylül 1694’te Sakız adasına büyük miktarda asker çıkarmıştı. Kalede bulunan pek az sayıda Türk kuvvetleri civar sularda dolaşan Kaptan-ı Deryâ Palabıyık Yusuf Paşa emrindeki donanmamızdan yardım göremeyince,…