Üsküp’te Türk çarşısı, zemin taş döşeli Yüz yılı aşmış Üsküp bizden ayrı düşeli Bilmezdim misal aldığını Bursa şehrini Beline kuşak yapmış Vardar nehrini Asırlardır sular ayağına vursa da törpü Dimdik ayakta, ecdat yadigârı Taşköprü Gökte hilal eşlik ediyor minarede âlemlere Duyurmak için adını, rahmet olanı âlemlere Teneffüs eder etmez havasını ciğerime Bir hançer gibi saplandı Üsküp yüreğime Daldı gözlerim, akıverdim maziye birden Bir haykırış duydum beş yüzyıl geriden Bu diyarlara saadeti sunan, altın tepsi ile Akınlarda idim ben, o mübarek gazilerle Vardar kıyısında, içimde kesif duygular Büyüyor yüreğim, Saraybosna’ya kadar Mustafa Paşa caminin yosun kaplı taşları Hazirede boyun bükmüş, eski kabir taşları Saadetli günlere özlem duyuyor, derinden Ferah rüzgârlar bekliyor dost ikliminden Ceddimin ruhu dolaşıyor hala bu şehirde Ürperiyorum, hatıra dolu her köşesinde Ey Üsküp, şimdi uzaklarda kalan nazlı yar Bizde senin için çarpan nice yürekler var |
Üsküp Duyguları
Recai Akdoğan
08.11.2022
810