Fetih Gününde...
Türklüğü tezyin için önce iman geliyor,
Sonra ışık halinde şerefle şanla geliyor.
Dokuzyüz yıl önce de eşsiz Anadolu’ya,
Tekbir sesleri ile, bir Alparslan geliyor.
Zaferler sizin diye izin vermiş Yaratan,
Süleyman Şah soyundan, Âl-i Osman geliyor.
Anadolu Hisarı mimarını beklerken,
Yıldırım ünvaniyle, Bayezıt Hân geliyor.
Çok şerefli bir baba, gönül ehli hükümdar,
İkinci Murad denen Koca Hâkan geliyor.
Mehmed’e ders vermeye davet edildiğinden,
Hacı Bayram-ı Velî, Ulu Sultan geliyor.
Değerli hocalarla yetişen bu çocuğun,
Dehâsına bir ışık, iz’an, irfan geliyor.
İlim, sanat öğrenmiş, savaşa dünden hazır,
Peygamberin müjdesi Vakti-zaman geliyor.
Yedi yüz tonluk toplar Edirne’den Bizans’a,
Üç hilâlin ardından destan destan geliyor.
Yüz yetmiş bin askerin kılıç-kalkan sesiyle,
Beyaz atı üstünde, asıl bir can geliyor.
Devletin bayrağını, surlara dikmek için,
Ulubatlı kahraman, Şehit Hasan geliyor.
Gemiler karadan Haliç’e indirilirken,
Konstantin zannetmiş ki büyük tufan geliyor.
Yanından kumandanlar ordusuyla birlikte,
Çağ kapamış çağ açmış başkumandan geliyor.
Sağında Akşemseddin, Ayasofya önüne.
Fâtih Sultan Mehmed Hân, büyük insan geliyor.
Beşyüz sene öncesi tuğrasını basarken,
Ne kudsî bir heyecan, sanki o an geliyor.
Türklüğü tezyin için önce iman geliyor,
Sonra ışık halinde şerefle şanla geliyor.
Dokuzyüz yıl önce de eşsiz Anadolu’ya,
Tekbir sesleri ile, bir Alparslan geliyor.
Zaferler sizin diye izin vermiş Yaratan,
Süleyman Şah soyundan, Âl-i Osman geliyor.
Anadolu Hisarı mimarını beklerken,
Yıldırım ünvaniyle, Bayezıt Hân geliyor.
Çok şerefli bir baba, gönül ehli hükümdar,
İkinci Murad denen Koca Hâkan geliyor.
Mehmed’e ders vermeye davet edildiğinden,
Hacı Bayram-ı Velî, Ulu Sultan geliyor.
Değerli hocalarla yetişen bu çocuğun,
Dehâsına bir ışık, iz’an, irfan geliyor.
İlim, sanat öğrenmiş, savaşa dünden hazır,
Peygamberin müjdesi Vakti-zaman geliyor.
Yedi yüz tonluk toplar Edirne’den Bizans’a,
Üç hilâlin ardından destan destan geliyor.
Yüz yetmiş bin askerin kılıç-kalkan sesiyle,
Beyaz atı üstünde, asıl bir can geliyor.
Devletin bayrağını, surlara dikmek için,
Ulubatlı kahraman, Şehit Hasan geliyor.
Gemiler karadan Haliç’e indirilirken,
Konstantin zannetmiş ki büyük tufan geliyor.
Yanından kumandanlar ordusuyla birlikte,
Çağ kapamış çağ açmış başkumandan geliyor.
Sağında Akşemseddin, Ayasofya önüne.
Fâtih Sultan Mehmed Hân, büyük insan geliyor.
Beşyüz sene öncesi tuğrasını basarken,
Ne kudsî bir heyecan, sanki o an geliyor.