Tarihi Akış
| Tarihin sinesine yazılmış bir destanız Şu Cihan-ı âleme hem şeref hem de şanız Güneşin tutulması elbette uzun sürmez Fazla devam ederse insanlığa ziyanız. İslâmın bayrağını asırlarca yüceltmiş Işıktan nasip almış gönüllerde sultanız Kıyamet kopmadıkça, bu dünyamız durdukça Sonsuzluğa açılmış kapılarda zamanız. Bereketli, lezzetli helâlinden yetişen Meyvası kurtlanmamış bahçe de bahçıvanız En doğru bir inancın ziynetiyle süslenmiş İki cihanda aziz olunacak insanız. Altaylarda Oğuzhan, Malazgirt'te Alp Arslan Ertuğrul oğlu Osman, Devlet kurmuş Orhan’ız. MOSKOF denen zalimi terbiye etmek için Altınordu da ÖZBEK, Kırım da GİRAYHAN'ız Kosova'da Murat Han ve Yıldırım Beyazıt Savaş meydanlarında yiğitlikte harmanız Kanije'de Tiryaki Hasanpaşa misali Kalesini vermemiş. Niğbolu'da Doğan’ız Fatihler yetiştirmiş Akşemseddinler gibi Hacı Bayram-ı veli, Hoca Molla Gürân’ız | Gemileri karadan yürüten büyük Fatih İstanbul surlarında Ulubatlı Hasan’ız. Hem yavuz hem kahraman, Çaldıran'da Selim Han Sonra Mısır'da sultan, MOHAÇ da Süleyman’ız Cihan haritasının üzerinde düşünen Büyük Kubbealtında kurulmuş bir divânız Karanlık bir devirde bulunan Avrupa'da Prut suyu üstünde köprü kurmuş Sinan’ız Preveze denince yalnız Akdeniz değil Karadeniz ve Hazar denizinde kaptanız En karışık hesabın neticesini almış Doğruluğuna şahit bilançoda mizanız. Esaret ve kölelik kitabımızda yoktur Asırlarca şerefle yaşamış bir hürcanız Yaratılış icabı milli karakterimiz Dostlarımıza rahmet, düşmanlara tufan’ız. Ezel'in mührü ile tasdik etmiş yaradan Allah bir Resulümüz hak Türküz ve Müslümanız |