Serancâm
Nazlı hilâlin peşinde, Türkistan'dan Turan'dan geçtik Kutlu sancağı devr aldı Ertuğrul Gazi oğlu Osman Kızılelma uğruna sayısız cândan cânândan geçtik Söğüt'e varmak için nice köknar, ardıç, çamdan geçtik Düşmedik yeise, sarıldık topyekûn Hakkîn ipine İntişâr ettik sür'âtle bir çınarın dalları gibi Malazgirt'te Bizans'ın cehennem kuyularından geçtik Karacahisar, İznik, Bursa derken tâ Tuna'dan geçtik Feth-i mübîn müyesser oldu, Anadolu Türk'ün yurdu Balkanlarda at koşturduk, kılıç kuşandık yıllar yılı Mühr vuruldu, âsâr-ı güzîde dolu Ahlat'tan geçtik Sırpsındığ'da Sultân Murâd-ı Hüdâvendigâr'dan geçtik Sevk-i ilahî mûcibince geldiğimiz topraklarda Dar mı geldi koca cihân iki büyük Türk hakanına Ehl-i salîbe fırsat vermedik, fırtınalardan geçtik Yıldırım düştü, devlet çöktü, fetret eyyâmından geçtik Komadık kefere girsin Kudüs'e, insin Harameyne Karanlık aydınlığa gebedir, musîbetler muştuya Ebâbîl-i sâniydik sanki, çetin imtihândan geçtik Müddet-i kalîlede bulduk kuvvet, buhrânlardan geçtik Kut verildi Kınık boyuna kurması için devleti Muştu Konstantiyye, muştulayan da Server-i Âlemdi Âl-i Selçuk ile bu yerde kurûn-ı vustâdan geçtik Ne güzel ceyş, ne güzel komutan, yüce makâmdan geçtik Maverâünnehr nâr-ı irfânında tutuşan çerağla Vazife idi hıfz u emân dîn-i mübîni İslâmı Mevlânâ, Hacı Bayram, Yûnus Emre diyârından geçtik Önde Resûl-i Ekrem, ardında Yavuz, Sinâ'dan geçtik Derken devrân döndü, Moğollar Anadolu'da göründü Fırsat vermedik, göz açtırmadık tefrîk olunsun dinde Nicesin odu ocağı söndü, yağma talandan geçtik Zarar görmesin diye ehl-i sünnet, Çaldıran'dan geçtik Âl-i Selçuk'tan alındı kut, gerekti yeni bir umut Bizim için Kânûnî idi adâletinden ötürü Kayı'da kılındı karar, Karaman, Germiyan'dan geçtik Ele Muhteşem haşmetiyle, Sultân Süleymân'dan geçtik |