Sekiz Yüz Elli Yedi (Nazım Hikmet)
"İslam'ın beklediği en şerefli gündür bu
Rum Konstantiniyye'si oldu Türk İstanbul'u
Cihana karşı koyan bir ordunun sahibi
Türk'ün genç padişahı, bir gök yarılır gibi
Girdi Eğrikapı'dan kır atının üstünde
Fethetti İstanbul'u sekiz hafta üç günde
O ne mutlu, mübarek bir kuluymuş Allah’ın!
Belde-i Tayyibe’yi fetheden padişahın,
Hak yerine getirdi en büyük niyazını
Kıldı Ayasofya’da ikindi namazını!
İşte o günden beri Türkün malı İstanbul,
Başkasının olursa, yıkılmalı İstanbul!
Editör'ün notu:
Nazım Hikmet de gençliğinde Türk milliyetçiymiş.
O da çağdaşı Necip Fazıl Kısakürek gibi
Seyyid Abdulhakim Arvasi Hazrerleri ile
karşılaşsaydı akıbeti böyle olmazdı...
Belde-i Tayyibe: İstanbul
Sekiz Yüz Elli Yedi:
“Belde-i tayyibe” ifadesinin ebced hesapla
karşılığı olan 857 ise hicrî tarihle İstanbul'un
fethinin olduğu zamanı işaret etmektedir.
"İslam'ın beklediği en şerefli gündür bu
Rum Konstantiniyye'si oldu Türk İstanbul'u
Cihana karşı koyan bir ordunun sahibi
Türk'ün genç padişahı, bir gök yarılır gibi
Girdi Eğrikapı'dan kır atının üstünde
Fethetti İstanbul'u sekiz hafta üç günde
O ne mutlu, mübarek bir kuluymuş Allah’ın!
Belde-i Tayyibe’yi fetheden padişahın,
Hak yerine getirdi en büyük niyazını
Kıldı Ayasofya’da ikindi namazını!
İşte o günden beri Türkün malı İstanbul,
Başkasının olursa, yıkılmalı İstanbul!
Editör'ün notu:
Nazım Hikmet de gençliğinde Türk milliyetçiymiş.
O da çağdaşı Necip Fazıl Kısakürek gibi
Seyyid Abdulhakim Arvasi Hazrerleri ile
karşılaşsaydı akıbeti böyle olmazdı...
Belde-i Tayyibe: İstanbul
Sekiz Yüz Elli Yedi:
“Belde-i tayyibe” ifadesinin ebced hesapla
karşılığı olan 857 ise hicrî tarihle İstanbul'un
fethinin olduğu zamanı işaret etmektedir.