Rumeli Ağıtı

Sefa Salih Kaplan 14.11.2014 4117
Rumeli Ağıtı

Bir Rumeli
Türküsü kanat çırptı gümüş vazolarda
Sımsıcak bir
dua yıkıldı ellerime
Burma
bıyıklı ağıtlar dizginledi zamanı
Kana batmış
toynaklarda, yeşil bir gül dillendi
Sessizlik
keklikleri makaslarken gökleri
Bir ezan
yağmuruyla tâ can evimden yandım
Ve yumdum
gözlerimi İstanbul'da
Üsküp'te,
Kalkandelen'de uyandım...

Dediler ki
şimdi cânım Üsküp
Göğsündeki
karanfillere küsüp
Dört kilit
asmış yüreğinin dört odasına.
Beşinci
kilit, erimiş öfkesinden, yasından
Sabah-akşam
bakarak Vardar Ovası'na
"Gitsem gerek!" der suların
arkasından.
Yaralı
ceylanlar gibi dönerek yuvasına
Selam bekler
İstanbul'dan, Buhara'dan...
Sonra başını
çevirip dünya haritasına
Ezan sesi
duyulunca Ayasofya'dan
Alaca Camii
bakmadan alacasına
Çekip
gidecek buralardan
Bin yıllık
hasret, Ortaasya'sına

Ötelerde
kanlar, câmiler, şadırvanlar...
Fatih
Köprüsü gülümser beride
Vardar
Ovası'nı titreten rüzgâr
Dalgalandırır
gönülleri de.
İsmine
Estergon derler
Bir yârim
var Rumeli'de...
Ağlayın
yıldızlarım ağlayın
Artık bizim
değil Rumeli'nin güzelleri de!...

Yürekler
dövülür Demirciler Çarşısı'nda
Sesi
Ötüken'den Ergenekon'dan gelir.
Şimşekler
parçalanır göklerde gece gündüz
Şimşeklere
gem vuracak zaman gelir,
Harâbâti
Baba'dan, Burmalı Camii'den
Avuçlar
dolusu ezan gelir.
Hünkâr
Otağı'nın halıları

Isparta'dan,
İsfahan’dan, Buhara'dan gelir...
Evlâd-ı
Fâtihân'ı ararsın dört köşede
Karşına acı,
yeşil bir orman gelir
Dillendirmek
için yetimlerini
Kosova'ya
Sultan Murad Han gelir...

Yüreğinde
Türkistan davulları gümbürdeyen bir şâir
Dokuz kez
dizler yeri, Sultan Murad otağında
Dokuz kurşun
saplanır bağrına, Şar Dağları’nın
Bir tesbih
uzanır Kosova'dan Malazgird'e
Bir tesbih
çekilir Taşkent'ten Belgrad'a
Dokuz damla
gözyaşı dökülür akşamlara,
Kaşı kara,
bahtı kara Alişim o eski plâkta
Ve burada,
dayamış sırtını Kosova gecelerine
Yavuz Bülent
Bâkiler tarihe ağlamakta...

İlgili Makaleler

Şiirlerimiz
ESTERGON
ESTERGON

Estergon içinde vîrân minâre,
Dertleşir Tunayla gönlü bin pâre,
Üç yüz elli yıldır ben bu ağyâre,
Sabâdan seslendim: Ezânım nerde? …
Şiirlerimiz
ASKER DUASI (İLÂHİ ORDU)
ASKER DUASI (İLÂHİ ORDU)

Elimde tüfenk, gönlümde îmân,
Dileğim iki: Din ile vatan,
Ocağım ordu, büyüğüm Sultan, …
Şiirlerimiz
Türkiye
Türkiye
Bu, gerçəkmi yalanmıdır, ilahi?
Yalan mülkü talanmıdır, ilahi?
Olmaz olay olanmıdır, ilahi,
Mən Türkiyə torpağına gəlmişəm?
Qardaşımın ocağına gəlmişəm? …
Şiirlerimiz
Fetih Gününde...
Fetih Gününde...

Türklüğü tezyin için önce iman geliyor,
Sonra ışık halinde şerefle şanla geliyor.

Dokuzyüz yıl önce de eşsiz Anadolu’ya, …
Şiirlerimiz
Anne
Anne
O sımsıcak sevgin içimde bir gül,
Yıllar geçse bile solmuyor anne!
Senin hasretinle taştı şu gönül;
Başka bir hasreti almıyor anne!.. …
Şiirlerimiz
Turan'a Hasret
Turan'a Hasret
Ayşe Fatma değil beni ağlatan,
Gülmeden ölürsem ona yanarım,
Ağlatan “Turan„dır, başka bir vatan!
Bulmadan ölürsem ona yanarım. …
Şiirlerimiz
Kırım Türküsü
Kırım Türküsü
Karadeniz saçına, aşkla konulan gülsün!
Dalgalan rüzgâr ile… Şu gönlüm kadar hürsün!
Yılın her günü çehren, hüsnü beyâna gelir!
Her yandan göçen kuşlar, sana seyrâne gelir!
Boğazlar ve bozkırlar, denge ararlar sende, …
Şiirlerimiz
Deniz Hasreti
Deniz Hasreti
Gözümde bir damla su deniz olup taşıyor
Çöllerde kalmış gibi yanıyor, yanıyorum
Bütün gemicilerin ruhu bende yaşıyor
Başımdaki gökleri bir deniz sanıyorum …
Şiirlerimiz
Doğu Türkistan
Doğu Türkistan

Bütün kelimeler suskun
Sessizliğin girdabında
Ağlamak mı
Çaremi gözyaşları bir tarihin ağıdına …
Şiirlerimiz
Destanlarla Yaşamak
Destanlarla Yaşamak
Gazi alperenler işe koyulun
Gayrı söze vakit az verilmeli
Bidevi atlara rüzgarca soluk
Ve yıldırımlarca hız verilmeli …
Şiirlerimiz
BULGAR MEZALİMİ
BULGAR MEZALİMİ

Rumeli’nin dağı taşı ağlıyor!
Kan içinde her subaşı ağlıyor!
Parçalanmış gövdelerin yanında
Can çekişen arkadaşı ağlıyor! …
Şiirlerimiz
Anadolu
Anadolu

“Sultan Osman'ın yurdu.
Tuğrul Bey'ın konağıdır o eller!
Milletimiz orda doğdu, büyüdü,
Bize ana kucağıdır o eller! …