Rumeli Ağıtı

Sefa Salih Kaplan 14.11.2014 4038
Rumeli Ağıtı

Bir Rumeli Türküsü kanat çırptı gümüş vazolarda
Sımsıcak bir dua yıkıldı ellerime
Burma bıyıklı ağıtlar dizginledi zamanı
Kana batmış toynaklarda, yeşil bir gül dillendi
Sessizlik keklikleri makaslarken gökleri
Bir ezan yağmuruyla tâ can evimden yandım
Ve yumdum gözlerimi İstanbul'da
Üsküp'te, Kalkandelen'de uyandım... 

Dediler ki şimdi cânım Üsküp
Göğsündeki karanfillere küsüp
Dört kilit asmış yüreğinin dört odasına.
Beşinci kilit, erimiş öfkesinden, yasından
Sabah-akşam bakarak Vardar Ovası'na
"Gitsem gerek!" der suların arkasından.
Yaralı ceylanlar gibi dönerek yuvasına
Selam bekler İstanbul'dan, Buhara'dan...
Sonra başını çevirip dünya haritasına
Ezan sesi duyulunca Ayasofya'dan
Alaca Camii bakmadan alacasına
Çekip gidecek buralardan
Bin yıllık hasret, Ortaasya'sına 

Ötelerde kanlar, câmiler, şadırvanlar...
Fatih Köprüsü gülümser beride
Vardar Ovası'nı titreten rüzgâr
Dalgalandırır gönülleri de.
İsmine Estergon derler
Bir yârim var Rumeli'de...
Ağlayın yıldızlarım ağlayın
Artık bizim değil Rumeli'nin güzelleri de!... 

Yürekler dövülür Demirciler Çarşısı'nda
Sesi Ötüken'den Ergenekon'dan gelir.
Şimşekler parçalanır göklerde gece gündüz
Şimşeklere gem vuracak zaman gelir,
Harâbâti Baba'dan, Burmalı Camii'den
Avuçlar dolusu ezan gelir.
Hünkâr Otağı'nın halıları 

Isparta'dan, İsfahan’dan, Buhara'dan gelir...
Evlâd-ı Fâtihân'ı ararsın dört köşede
Karşına acı, yeşil bir orman gelir
Dillendirmek için yetimlerini
Kosova'ya Sultan Murad Han gelir...

Yüreğinde Türkistan davulları gümbürdeyen bir şâir
Dokuz kez dizler yeri, Sultan Murad otağında
Dokuz kurşun saplanır bağrına, Şar Dağları’nın
Bir tesbih uzanır Kosova'dan Malazgird'e
Bir tesbih çekilir Taşkent'ten Belgrad'a
Dokuz damla gözyaşı dökülür akşamlara,
Kaşı kara, bahtı kara Alişim o eski plâkta
Ve burada, dayamış sırtını Kosova gecelerine
Yavuz Bülent Bâkiler tarihe ağlamakta... 

İlgili Makaleler

Şiirlerimiz
Türkiye
Türkiye
Bu, gerçəkmi yalanmıdır, ilahi?
Yalan mülkü talanmıdır, ilahi?
Olmaz olay olanmıdır, ilahi,
Mən Türkiyə torpağına gəlmişəm?
Qardaşımın ocağına gəlmişəm?
Şiirlerimiz
Fetih Gününde...
Fetih Gününde...

Türklüğü tezyin için önce iman geliyor,
Sonra ışık halinde şerefle şanla geliyor.

Dokuzyüz yıl önce de eşsiz Anadolu’ya,
Tekbir sesleri ile, bir Alparslan geliyor.

Zaferler sizin diye izin vermiş Yaratan,
Süleyman Şah soyundan, Âl-i Osman geliyor.
Şiirlerimiz
Anne
Anne
O sımsıcak sevgin içimde bir gül, 
Yıllar geçse bile solmuyor anne!
Senin hasretinle taştı şu gönül;
Başka bir hasreti almıyor anne!..

Yokluğun bir yara, acısı derin
İnan hiçbir şeyle dolmuyor yerin...
Seninle tattığım eski zevkelerin
Sensiz tadı tuzu kalmıyor anne!..

Muziplik yapardım, gülerdin hani
Hep mutlu olmamı dilerd…
Şiirlerimiz
Turan'a Hasret
Turan'a Hasret
Ayşe Fatma değil beni ağlatan, 
Gülmeden ölürsem ona yanarım, 
Ağlatan “Turan„dır, başka bir vatan! 
Bulmadan ölürsem ona yanarım.

Bulur bulmaz öpeceğim taşını, 
Çok özledim ekmeğini, aşını, 
Esir Türk'ün gözündeki yaşını, 
Silmeden ölürsem ona yanarım.

Silinen gözlerin hasreti katı, 
Kırım'dan Hazara koştursam at…
Şiirlerimiz
Kırım Türküsü
Kırım Türküsü
Karadeniz saçına, aşkla konulan gülsün!
Dalgalan rüzgâr ile… Şu gönlüm kadar hürsün!
Yılın her günü çehren, hüsnü beyâna gelir!
Her yandan göçen kuşlar, sana seyrâne gelir!
Boğazlar ve bozkırlar, denge ararlar sende,
Dört mevsimin askeri, talim ederler sende!
Korkusuzdur rüzgârın, dört yandan eser, kişner
Kim dem…
Şiirlerimiz
Deniz Hasreti
Deniz Hasreti
Gözümde bir damla su deniz olup taşıyor
Çöllerde kalmış gibi yanıyor, yanıyorum
Bütün gemicilerin ruhu bende yaşıyor
Başımdaki gökleri bir deniz sanıyorum

Nasıl yaşayacağım ey deniz senden uzak
Yanıp sönüyor gözlerimde fenerin
Uyuyor mu limanda her gece sallanarak
Altından çivilerle çakılmış gemilerin?

Sevmiyorum…
Şiirlerimiz
Doğu Türkistan
Doğu Türkistan

Bütün kelimeler suskun
Sessizliğin girdabında
Ağlamak mı
Çaremi gözyaşları bir tarihin ağıdına
Gölgesine yıldırımlar mı düştü
Nasırlaşmış kalplerin,
Neden bu kadar mahzun, çaresiz..
İnsanlığın nasibi yok mu
Baharı mı yitmiş ümitlerin..
Gözlerimde sönüyor yıldızlar..
Uzak iklimlerin sam yeli dokunan avuçlarıma
Şiirlerimiz
Destanlarla Yaşamak
Destanlarla Yaşamak
Gazi alperenler işe koyulun
Gayrı söze vakit az verilmeli
Bidevi atlara rüzgarca soluk
Ve yıldırımlarca hız verilmeli

Şanlı kitap önderimiz kılındı
İman sancak gönderimiz kılındı
İklim-i Rum,minderiniz kılındı
Ol mindere kavi diz verilmeli.

Barak Baba,Sarı Saltuk orada,
Hacı Bektaş Veli,Taptuk orada,
Bir mübar…
Şiirlerimiz
BULGAR MEZALİMİ
R
BULGAR MEZALİMİ

Rumeli’nin dağı taşı ağlıyor!
Kan içinde her subaşı ağlıyor!
Parçalanmış gövdelerin yanında
Can çekişen arkadaşı ağlıyor! 

Bak şu yurda tek bir ocak tütmüyor!
Issız kalmış bülbülleri ötmüyor!
O sevimli ovaları kurd almış
Bir çobancık davarları gütmüyor!

Kara toprak kandan olmuş kı…
Şiirlerimiz
Anadolu
Anadolu

 “Sultan Osman'ın yurdu.
Tuğrul Bey'ın konağıdır o eller!
Milletimiz orda doğdu, büyüdü,
Bize ana kucağıdır o eller!

Osmanlılar unutmasın soyunu;
Anadolu'dan aştık hudud boyunu,
Orda oldu zorlu ateş oyunu,
Ataların ocağıdır o eller!

Bu devlete orda temel atıldı.
O meydanda can alınıp satıldı;
Yaylasında za…
Şiirlerimiz
Vardım Ki Yurdundan


VARDIM Kİ YURDUNDAN


Vardım ki yurdundan ayak götürmüş
Yavru gitmiş ıssız kalmış otağı
Camlar şikest olmuş meyler dökülmüş
Sakiler meclisten çekmiş ayağı

Hangi dağda bulsam ben o merali
Hangi yerde görsem çeşm-i gazalı
Şiirlerimiz
Bursa'da Akşam


BURSA’DA AKŞAM

Bugün de sonbahardan süzülüp doğdu akşam 
Dağların yere indi koyu serin gölgesi.
Uludağ etekleri al ipekten bu akşam
Düştü yeşil ovaya kubbelerin gölgesi.

Ufuklarda bu akşam ne sis var, ne bulut var
Selvilerin içinde bir alev Emir Sultan.