Nal Sesleri
Beyaz atlar, siyah atlar, kızıl atlar, nicesi…
Atılırken o kopan fırtına, fethin nefesi.
Beyaz atlar, siyah atlar tozu katmış dumana,
Nice asker uçuyor hazla zafer rüzgârına.
Yelelerden giderek yükseliyor şevk alevi.
Yıkıyor sedleri meydandaki cengin o devi.
Gerilip ağzı atın hırsla köpükler saçıyor.
Kıvranan kâfiri hem çiğneyerek yol açıyor.
Göğsü kalkan gibi sert, elde kılıç, er geliyor;
Yeni yerler açacak tâze yiğitler geliyor.
O ne heybet, o ne haşmetli geliş, titredi yer,
Ve o gün şahlanarak girdi bu topraklara er.
Biz Malazgird’deki hengâmede açtık bu yeri;
Mâcerâmız sürüyor hem kaç asırdan beri.
Burada bir kök gibi târih ile toprak karışık.
Ve vatan bağrına aks etmede bir şanlı ışık.
Ceddimin yâdı o fâtih kanı nabzımda atan,
Dile gelmiş bana târihimi söyler her ân…
Şehsüvâr namlı cihan fâtihiyiz, Türk’üz biz.
Dinle bak, çın çın öter gökde o nal seslerimiz…
Beyaz atlar, siyah atlar, kızıl atlar, nicesi…
Atılırken o kopan fırtına, fethin nefesi.
Beyaz atlar, siyah atlar tozu katmış dumana,
Nice asker uçuyor hazla zafer rüzgârına.
Yelelerden giderek yükseliyor şevk alevi.
Yıkıyor sedleri meydandaki cengin o devi.
Gerilip ağzı atın hırsla köpükler saçıyor.
Kıvranan kâfiri hem çiğneyerek yol açıyor.
Göğsü kalkan gibi sert, elde kılıç, er geliyor;
Yeni yerler açacak tâze yiğitler geliyor.
O ne heybet, o ne haşmetli geliş, titredi yer,
Ve o gün şahlanarak girdi bu topraklara er.
Biz Malazgird’deki hengâmede açtık bu yeri;
Mâcerâmız sürüyor hem kaç asırdan beri.
Burada bir kök gibi târih ile toprak karışık.
Ve vatan bağrına aks etmede bir şanlı ışık.
Ceddimin yâdı o fâtih kanı nabzımda atan,
Dile gelmiş bana târihimi söyler her ân…
Şehsüvâr namlı cihan fâtihiyiz, Türk’üz biz.
Dinle bak, çın çın öter gökde o nal seslerimiz…