Kerkük’te Vuruldu Bir Türkmen Bala
Vuruldu Kerkük'te bir Türkmen bala;
Bakışları âhû, gözleri ala.
Belli ki çok idi çile-ezâsı;
Mübarekti yalnız, onun gazâsı.
Hâlinde bir melek edâsı vardı;
Ne bir şikâyeti-sedâsı vardı.
Küçücük kalbinde aşk taşıyordu;
Bu aşkı taştıkça, o yaşıyordu.
Çocuktu... Balaydı... O, bir yavruydu...
Gözyaşları duru, hem dupduruydu.
Kan, suyla yıkanır; kan ile yunmaz;
Düşman karşısında derin uyunmaz.
Kerkük caddesine döküldü kanı;
Artırdı her damla bin heyecanı.
Çok şükür, bayrağı, milleti hürdü;
Böylece ülküsü daha büyürdü.
Kerkük'te vuruldu bir Türkmen bala;
Bakışları âhû, gözleri ala.
Vuruldu Kerkük'te bir Türkmen bala;
Bakışları âhû, gözleri ala.
Belli ki çok idi çile-ezâsı;
Mübarekti yalnız, onun gazâsı.
Hâlinde bir melek edâsı vardı;
Ne bir şikâyeti-sedâsı vardı.
Küçücük kalbinde aşk taşıyordu;
Bu aşkı taştıkça, o yaşıyordu.
Çocuktu... Balaydı... O, bir yavruydu...
Gözyaşları duru, hem dupduruydu.
Kan, suyla yıkanır; kan ile yunmaz;
Düşman karşısında derin uyunmaz.
Kerkük caddesine döküldü kanı;
Artırdı her damla bin heyecanı.
Çok şükür, bayrağı, milleti hürdü;
Böylece ülküsü daha büyürdü.
Kerkük'te vuruldu bir Türkmen bala;
Bakışları âhû, gözleri ala.