| Bu Şehir Bursa Taşına, tarihin mührü vurulmuş, Bağrına, evliyâ tahtı kurulmuş, Mânevî mîraslar, ehlini bulmuş, Kim bana, bu şehrin adını sorsa; Tereddüt etmeden, derim ki; Bursa. Erenler saf tutmuş, aşk otağında, Bülbül meşke dalmış, gönül bağında, Yeşil, beyaz, raks ediyor dağında, Kim bana, dünyada cenneti sorsa; Gözümde canlanır, mübârek Bursa. Emir Sultan, postu sermiş Hak yola, Üftâdeler, Hüdâyiler kol kola. Nesiller koşuyor, vermeden mola. Kim bana, tasavvuf ceddimi sorsa, Derim ki; onların, adresi Bursa. Molla Fenârîler, kalpte yaşıyor, Somuncu Babalar, bayrak taşıyor, Misyonları.. Yüzyılları aşıyor, Kim bana, bu aşkın sırrını sorsa; Derim ki; sevdânın harmanı Bursa. Adâlet tâc olmuş, şanlı mâziye, Ruhlar, selâm durmuş, Osman Gâzi’ye, Şehitlere.. Gerekmiyor tâziye, Kim bana, bu neslin aslını sorsa; Derim ki; hikmetin kaynağı Bursa. Ulu Mâbet, heybetiyle duruyor, Minâreler arşa, köprü kuruyor. Bütün yürekler; Allah için vuruyor, Ne zaman ârifan, saflara dursa; Önünde Peygamber, ardında Bursa. Bir yer ki; insanlar, gönül zengini, İrfanla tartıyor, ahlâk dengini. Bir yer ki; hak etmiş, yeşil rengini, Kim bana, ilâhî ihsânı sorsa; Derim ki; lâyıktır, bu şehir Bursa. Bir yer ki; üstünde, bu mirâs varken, Altında binlerce velî yatarken, Bir yer ki; âlimler nöbet tutarken, Kim bana, bu şehre bir rakip sorsa; Derim ki; Bursa’nın, rakibi Bursa. |
Bu Şehir Bursa
Cengiz Numanoğlu
04.04.2018
2558