Bir Mabedin Feryadı

Ahmet Mahir Pekşen 28.06.2010 3534
Bir Mabedin Feryadı

"Bir mabedin kapılarında kilit,
içinde melekler saf bağlıyorlar,
Eğil de kulak ver, feryadı işit,
Kurtar Rabbim diye, hep ağlıyorlar."

Susun!.. Susun dinleyin, Ayasofya ağlıyor !..
Kubbesinde çınlayan tekbirleri arıyor...

Kubbelerde bir manâ, kalmış Akşemseddin'den,
Bu manâ kurtulunca bir sel gibi seddinden,
İstanbul'un ufkundan bulutları kovacak,
O sabah İstanbul'a, güneş başka doğacak.

ALÇALARAK KİMSEDEN MERHAMET ARANILMAZ,
MABEDİ KİTLİ TUTUP BATIYA YARANILMAZ.

Kilitli kalmak değil bilirim ki talihin.
Ruhu sızlar  kabrinde Hanlar Han'ı Fatih'in.
Dinle!.. Dinle, duyarsın; kubbelerde şikayet,
Bütün dertleri duymak Kur'an'ı ayet ayet.

YILLARIN HASRETİ BU, BEKLEDİKÇE ÇIĞLAŞAN,
SESSİZLİKLER İÇİNDE MELEKLERDİR  AĞLAŞAN.
SARSARKEN MİNARENİ ÇILGIN DİSKO- POP MÜZİK,
AĞLIYORSUN ÇARESİZ, KÜSKÜN VE MANEN EZİK.

OKŞARKEN EZAN SESİ EZANSIZ MİNARENİ,
SULTANAHMED BİLİYOR, DERDİNİ VE ÇARENİ.

Halin bir zelzeledir düşüncede fikirde,
Etrafın çıplak dolu, minareler  zikirde.
Bu esaret bildiğin gibi esaret değil,
Açmamak korkaklıktır, açmak cesaret değil,
Bir gün, bir el mutlaka bulur o cesareti,
Açar kilitlerini, bitirir esareti.

Ey devlet... Güçlü devlet, artık benliğini bul,
Kuklalık sana zûldür, bir peyk olmaktan kurtul.
Olur mu inciterek ceddimizin ruhunu,
Mutlu etmek batıyı, o haçlı güruhunu?

AYASOFYA AĞLARKEN HERGÜN EZAN VAKTİ KAN.
GÜLÜYOR, SEVİNİYOR ATİNA VE VATİKAN.

Düşün oklar altında burca sancak asanı,
Kara toprağa düşen Ulubatlı Hasan'ı
Avrupa'yı güldürür bu mabedin bu hali,
Sorunuz, "Açılsın" der, yüz de yüz bu ahali.
Ama engel olurlar localar ve kulüpler,
Mezarında titrerken o Hazreti Eyyüpler.


BU MABEDDE GEÇMİŞE HASRET BURAM BURAMDIR,
BEŞ ASIRDIR KUBBELER BİR HAFIZ- KUR'AN'DIR.

Senelerdir kubbeler okuyorlar ezberden,
okuyorlar Kur'an'ı susturulduğu yerden...
Gülemez Ayasofya bu garip halde iken,
Ayasofya'da kilit, benim bağrımda diken.
Kanı bozuktur ki ki; geçmişi etse inkâr,
şu hali bir görseydi, ağlardı Koca Hünkâr.

Peygamber övgüsüne mazhar olan kumandan,
Ezanlar yükselecek yine Ayasofya'ndan.

NUR ALINLARI YiNE SECCADELER ÖPECEK,
O ZAMAN AYASOFYA SEVİNÇ YAŞI DÖKECEK...

Perukla örtülemez batının hoyrat keli,
Fatih'i yadedemez ne köprü ne heykeli,
Ayasofya'da mahkûm ruhunu edin azad,
Etmeyin büyük fethi, ortak pazarda mezad.

KUR'AN'A HASRET TÜTER HER TAŞTAN HALKA HALKA,
AYASOFYA AÇILSIN ARTIK MÜSLÜMAN HALKA.

İlgili Makaleler

Şiirlerimiz
Türkiye
Türkiye
Bu, gerçəkmi yalanmıdır, ilahi?
Yalan mülkü talanmıdır, ilahi?
Olmaz olay olanmıdır, ilahi,
Mən Türkiyə torpağına gəlmişəm?
Qardaşımın ocağına gəlmişəm?
Şiirlerimiz
Fetih Gününde...
Fetih Gününde...

Türklüğü tezyin için önce iman geliyor,
Sonra ışık halinde şerefle şanla geliyor.

Dokuzyüz yıl önce de eşsiz Anadolu’ya,
Tekbir sesleri ile, bir Alparslan geliyor.

Zaferler sizin diye izin vermiş Yaratan,
Süleyman Şah soyundan, Âl-i Osman geliyor.
Şiirlerimiz
Anne
Anne
O sımsıcak sevgin içimde bir gül, 
Yıllar geçse bile solmuyor anne!
Senin hasretinle taştı şu gönül;
Başka bir hasreti almıyor anne!..

Yokluğun bir yara, acısı derin
İnan hiçbir şeyle dolmuyor yerin...
Seninle tattığım eski zevkelerin
Sensiz tadı tuzu kalmıyor anne!..

Muziplik yapardım, gülerdin hani
Hep mutlu olmamı dilerd…
Şiirlerimiz
Turan'a Hasret
Turan'a Hasret
Ayşe Fatma değil beni ağlatan, 
Gülmeden ölürsem ona yanarım, 
Ağlatan “Turan„dır, başka bir vatan! 
Bulmadan ölürsem ona yanarım.

Bulur bulmaz öpeceğim taşını, 
Çok özledim ekmeğini, aşını, 
Esir Türk'ün gözündeki yaşını, 
Silmeden ölürsem ona yanarım.

Silinen gözlerin hasreti katı, 
Kırım'dan Hazara koştursam at…
Şiirlerimiz
Kırım Türküsü
Kırım Türküsü
Karadeniz saçına, aşkla konulan gülsün!
Dalgalan rüzgâr ile… Şu gönlüm kadar hürsün!
Yılın her günü çehren, hüsnü beyâna gelir!
Her yandan göçen kuşlar, sana seyrâne gelir!
Boğazlar ve bozkırlar, denge ararlar sende,
Dört mevsimin askeri, talim ederler sende!
Korkusuzdur rüzgârın, dört yandan eser, kişner
Kim dem…
Şiirlerimiz
Deniz Hasreti
Deniz Hasreti
Gözümde bir damla su deniz olup taşıyor
Çöllerde kalmış gibi yanıyor, yanıyorum
Bütün gemicilerin ruhu bende yaşıyor
Başımdaki gökleri bir deniz sanıyorum

Nasıl yaşayacağım ey deniz senden uzak
Yanıp sönüyor gözlerimde fenerin
Uyuyor mu limanda her gece sallanarak
Altından çivilerle çakılmış gemilerin?

Sevmiyorum…
Şiirlerimiz
Doğu Türkistan
Doğu Türkistan

Bütün kelimeler suskun
Sessizliğin girdabında
Ağlamak mı
Çaremi gözyaşları bir tarihin ağıdına
Gölgesine yıldırımlar mı düştü
Nasırlaşmış kalplerin,
Neden bu kadar mahzun, çaresiz..
İnsanlığın nasibi yok mu
Baharı mı yitmiş ümitlerin..
Gözlerimde sönüyor yıldızlar..
Uzak iklimlerin sam yeli dokunan avuçlarıma
Şiirlerimiz
Destanlarla Yaşamak
Destanlarla Yaşamak
Gazi alperenler işe koyulun
Gayrı söze vakit az verilmeli
Bidevi atlara rüzgarca soluk
Ve yıldırımlarca hız verilmeli

Şanlı kitap önderimiz kılındı
İman sancak gönderimiz kılındı
İklim-i Rum,minderiniz kılındı
Ol mindere kavi diz verilmeli.

Barak Baba,Sarı Saltuk orada,
Hacı Bektaş Veli,Taptuk orada,
Bir mübar…
Şiirlerimiz
BULGAR MEZALİMİ
R
BULGAR MEZALİMİ

Rumeli’nin dağı taşı ağlıyor!
Kan içinde her subaşı ağlıyor!
Parçalanmış gövdelerin yanında
Can çekişen arkadaşı ağlıyor! 

Bak şu yurda tek bir ocak tütmüyor!
Issız kalmış bülbülleri ötmüyor!
O sevimli ovaları kurd almış
Bir çobancık davarları gütmüyor!

Kara toprak kandan olmuş kı…
Şiirlerimiz
Anadolu
Anadolu

 “Sultan Osman'ın yurdu.
Tuğrul Bey'ın konağıdır o eller!
Milletimiz orda doğdu, büyüdü,
Bize ana kucağıdır o eller!

Osmanlılar unutmasın soyunu;
Anadolu'dan aştık hudud boyunu,
Orda oldu zorlu ateş oyunu,
Ataların ocağıdır o eller!

Bu devlete orda temel atıldı.
O meydanda can alınıp satıldı;
Yaylasında za…
Şiirlerimiz
Vardım Ki Yurdundan


VARDIM Kİ YURDUNDAN


Vardım ki yurdundan ayak götürmüş
Yavru gitmiş ıssız kalmış otağı
Camlar şikest olmuş meyler dökülmüş
Sakiler meclisten çekmiş ayağı

Hangi dağda bulsam ben o merali
Hangi yerde görsem çeşm-i gazalı
Şiirlerimiz
Bursa'da Akşam


BURSA’DA AKŞAM

Bugün de sonbahardan süzülüp doğdu akşam 
Dağların yere indi koyu serin gölgesi.
Uludağ etekleri al ipekten bu akşam
Düştü yeşil ovaya kubbelerin gölgesi.

Ufuklarda bu akşam ne sis var, ne bulut var
Selvilerin içinde bir alev Emir Sultan.