|
Ben Ahıska'yım, ben Ahıska'yım Tarihin en parlak sayfalarına sor Ben Ahıska'yım yüz yılın mahkûmuyum Şimdi gör beni, şimdi gör.
Bir zamanlar El'im vardı, tuğum vardı Türküler söylerdim, sesim soluğum vardı Kafkas Elleri'nde düşman çatlatan Mutluluğum vardı.
Bey geldim, Âl-i Osman'a Paşa kaldım Tez geçti baharım, bir bitmez kışa kaldım Şimdi ne bilir kimse, ne anar beni Derdimle ızdırâbımla baş başa kaldım.
Moskof geldi, kahramanca dikildim Uğursuz bir günün seherinde yandım yıkıldım Bilmezsiniz ah, bilmezsiniz Kaç defa burcumdan bedenimden söküldüm.
Yurdum yuvam ele kaldı, viran oldu Azgur, Ahılkelek, Kobliyan talan oldu Zaman geçti, yüz yıl oldu Tarihim, şerefim kardeş indinde yalan oldu. |
Bayraksız direğim, ezansız minarem Kâfir yaman etti, olmadı çârem Susmakta şimdi Kars, Erzurum, Ardahan ki, her biri eski ciğerpârem.
Ben Ahıska'yım, ellerin hasırıyım Orta Asya çöllerinde sürgünler sevdasıyım Tütmeyen ocaklarda, elleri koynunda Binlerce ananın kara yasıyım
Özbek ülkesinde dökülen kan benim Fergana Vadisi'nde figân benim Kardeş hânesinde ansızın hançerlenen Gözü yaşlı, gönlü yaralı mihman benim.
Şimdi gurbetten gurbete sürülen benim Öz yavrularına çok görülen benim Dost hâin çıktı, düşman zâlim Ümitleri örümcek ağında örülen benim.
Sağır mısın ey Çoruh, Kür, Aras Duy beni Ağrı, dinle beni Erciyas Hürriyet istiyorum, hürriyet istiyorum Yol ver bana Hazar, al beni Kafkas!... |